Bölüm 535: Li Hong, Tahtın Üzerinde On Yıl

avatar
1547 0

Charm of the Soul Pets - Bölüm 535: Li Hong, Tahtın Üzerinde On Yıl


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

 

Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı’nı güçlendirirken ufak bir sorun meydana geldi ve iki yüz milyonluk ruh nesneleri onun sekizinci evre darboğazını aşmasını sağlayamadı.

 

Yaşlı Li, Karanlık’ın bedeninde bir tutukluk olduğunu ve bir süre bekledikten ya da savaştıktan sonra dokuzuncu evreye geçeceğini söyledi.

 

Chu Mu da darboğazı aşmak için kullanılan ruh nesnelerinin %100 sonuç vermediğini biliyordu. Karanlık’ı rahatlattıktan sonra Buz Perisi’ni güçlendirmeye başladı.

 

Son birkaç ayda, Buz Perisi bir sürü fayda kazanmıştı. Düşük seviye hükümdarla orta seviye hükümdar arasındaki boşluk küçük değildi ama Chu Mu’nun bu süreçte sürekli buz tipi ruh nesneleri kullanması onun sekizinci evrenin dokuzuncu seviyesinde orta seviye hükümdara ulaşmasını sağlamıştı.

 

Chu Mu’nun elindeki iki yüz milyonluk ruh nesneleri onun üzerinde de kullanılabilirdi ama sürekli ruh nesnelerinden yararlanan Buz Perisi’ne daha fazlasını verse bile onu güçlendiremeyecekti muhtemelen. Ancak savaşarak dokuzuncu evreye geçebilirdi.

 

Chu Mu’nun elindeki ruh nesnelerinin, Chu Mu’nun hayatta kalma umudu olduğu söylenebilirdi. Ye Qingzi tarafından hazırlanan buz tipi ruh nesneleri, ruh sıcaklığını ancak şu anki sıcaklığa kadar düşürebilirdi. Göklerin Altındaki Savaş bir süre devam edecekti ve Chu Mu o sırada ruh sıcaklığını kontrol altında tutmak için bu ruh nesnelerine güvenecekti.

 

Artık sıradan buz tipi ruh nesneleri onun için kullanışsızdı, önümüzdeki yarım yıl için daha güçlü ruh nesneleri bulamazsa, Yarı Şeytan tarafından ele geçirilme ihtimali artacaktı.

 

Başka bir ifadeyle, Liu Binglan yarım yıl içinde Dünyevi Ölümsüz Buz’u bulup gelmezse, Chu Mu’nun hayatı tehlikede olacaktı.

 

İki yüz milyonluk ruh nesnelerini kendi üzerinde kullandıktan sonra, Buz Perisi’nin güç seviysi artmasa da yeni bir sekizinci aşama teknik öğrendi: Yıldız Düşüren Buz!

 

Chu Mu bu tekniğin gücünü bilmiyordu, ne kadar güçlü olduğunu anlamak için de bir sonraki savaşı bekleyebilirdi. Tahminlerine göre, Buz Perisi orta seviye hükümdar gücüne ulaştığından muhtemelen dokuzuncu aşama tekniğin gücüne ulaşmış olmalıydı.

 

Doğru ruh ekipmanı bulmak oldukça kolaydı. Tam teşekküllü saldırı ruh ekipmanını Zhan Ye’nin ruhuna bağladıktan sonra, Zhan Ye’nin savaş gücü orta seviye hükümdar sınıfına ulaştı. Cesur Sızlayan Kalp ve Parçalanmış Organ Yeniden Doğuşu’yla birlikte, gücü zirveye ulaştığında Bağlayıcı Rüzgar Ruhu’ndan bile daha korkunç bir yaratık olacaktı.

 

Güçlendirmeleri tamamladıktan sonra, Chu Mu görevini almadan önce bir süre dinlendi, sonrasında görevi için iyi bildiği Antik Çöl’e gitti.

 

Doğruca Dehşet Kurdu bölgesine yöneldi. Geçen sefer buraya girdiğinde, anormal derecede safil bir duruma düşmüştü. Kaçmayı başarmadan önce tüm ruh hayvanlarının savaş güçlerini son damlasına kadar kullanmak zorunda kalmıştı.

 

Ama bu kez korkacak bir şeyi yoktu. Mo Xie ve Bağlayıcı Rüzgar Ruhu’yla birlikte, onuncu evrede olan bir Dehşet Kurdu’yla bile kolaya başa çıkabilirdi. Kendini güçlendirmiş ve hükümdar sınıfına ulaşmış bir onuncu evre Dehşet Kurdu’yla ya da Dehşet Kurdu sürüsüyle karşılaşmadıktan sonra korkacak hiçbir şeyi yoktu.

 

Chu Mu Dehşet Kurdu katliamıyla çok zaman harcamadı. Yüz milyonluk görevi bitirdiğinde, Göklerin Altındaki Savaş çok yaklaşmıştı.

 

Göklerin Altındaki Savaş resmi olarak başlamadan yedi gün önce açılış töreni başladı!

 

……….

 

Açılış töreni bugündü. Âlem Tahtı Meydanı’nda sayısız genç nesil uzman bir araya geldi. Âlem Tahtı’na sahip en güçlü ruh hayvanı eğitmeni Li Hong, herkesin önünde ortaya çıktı!

 

Ruh hayvanı eğitmenlerinin en yücesi işte bu adamdı!

 

Bu ruh hayvanı eğitmeni en yüce sarayda ortaya çıktığında, sayısız genç uzman çığlıklar atmaya, tezahüratlar yapmaya başladı. Tüm Tianxia Şehri bir curcunaya kapıldı!

 

Bu, krala gösterilen saygıydı. En güçlüğü varlığa duyulan hayranlık. Böyle bir uzmanın önünde sakin kalabilecek hiçbir genç yoktu. Genç neslin zirvesine ulaşmış sayısız genç insan bu adamın görkemine ve ihtişamına hayranlık duyuyordu.

 

“Doğudan yeni döndüm ve ayağımın tozuyla kendi sınırlarını aşmaya uğraşan siz çocukları izlemeye geldim. Size göre belki Âlem Tahtı her şeydir. Ama gerçek şu ki, dünya sınırsızdır. Küçük bir altın saray ve küçük bir altın taht asla zirve olamaz. Aranızdan, bu tahta oturmakla yetinmeyip beni de aşacak olanların çıkacağına inanıyorum!” İmparator Li Hong ona tapıyormuş gibi görünen gençlere baktı ve katı bir sesle konuştu.

 

Güçlü ruh hayvanı eğitmenlerinin hepsi kendi inançlarına, kendi arzularına sahipti. En yüce onuru elde etmek, en güçlü ruh hayvanına sahip olmak, en büyük güce ya da servete ulaşmak, herkesin üzerinde durup herkese tepeden bakmak, arzuladıkları bazı kadınları elde etmek için daha önceleri kendilerinden yukarı gördükleri uzmanları aşmak…

 

Her erkek için Âlem Tahtı şunlar demekti: İhtişam, güç, zenginlik, onur, nüfuz ve kadınlar.

 

Taht, her isteklerini gerçek kılabilirdi. Ruh hayvanı eğitmeni olma yoluna adım atan her genç bunları en yüksek onur olarak görürdü. Tehlikeler sınırsız olsa da, yol ölümle ve yaşamla dolu olsa da, altın basamaklara doğru durmaksızın yürürlerdi. Bu yolda ne kadar kan döküldüğü, geride kaç ceset kaldığı önemli değildi.

 

“O, Semavi Camgöbeği Gizli Ejderha’ya karşı savaşabilecek tek kişi.” Chu Mu nefesini tuttu ve kendini sakinleştirmeye çalıştı.

 

“Evet, o senin çok uzağında.” dedi Yaşlı Li.

 

Chu Mu’nun da istediği şeyler vardı. Babasının gözlerini mutluluk gözyaşlarıyla doldurmak; Ruh İttifakı’nın diktatörlüğünden korkmayacağı güce ulaşmak; hain ruh hayvanına kaybettiği onurunu geri kazanmak…

 

Tianxia Meydanı’ndaki insan selinin içinde duran Chu Mu, etrafındaki genç uzmanların baskısını hissedemiyor, bunun yerine bunca uzman arasında olağanüstü olma arzularını hissediyordu. Bu gerçek ve dolayısıyla acımasız bir meydan okumaydı. Bu, yüz milyonlarca ruh hayvanı eğitmeninin bulunduğu engin bir dünyaydı ama Âlem Tahtı’na çıkan tek bir yol vardı ve her on yılda sadece bir kişi çıkabilirdi.

 

Chu Mu bir gün altın cübbeli adamın oturduğu yüce tahta oturup meydandaki kalabalığı izlemek istedi. Onlara, onu aşmalarını söylemek istedi!

 

“Chu Mu bu kadını Wogu Şehri’ndeki Büyük Chu Ailesi’nde görmemiş miydik?” Ye Wansheng Chu Mu’nun kolunu çekti ve saygın insanların oturduğu koltuklarda oturan peçeli kadını işaret etti.

 

“Mhm, Kabus Sarayı’nın Genç Prensesi.” Chu Mu başını salladı. Daima gizemli bir aurayla sarılı olan prensese baktı.

 

Peçesi, nesillerdir görünmemiş güzelliğini kapatıyordu. Görünen tek şey, sakin ve bilge gözleriydi. Çevresinde sayısız takipçi vardı. Chu Mu ona her baktığında ona saygı duymadan edemiyordu, aralarında daima bir uçurum ve uçurumu dolduran aşırı yüksek statülü insanlar vardı.

 

Chu Mu daha önce onu hayalindeki kadın olarak görmüş, onun asil, güzel ve nazik doğasından etkilenmişti. Batı Krallığı’nda ufak bir macera bile yaşamıştılar hatta.

 

Ama Chu Mu akıllıca davranarak ayrılmaya karar vermişti. Onun gibi bir kadın asla takipçilerden, ona aşık olanlardan, onun için ölmek isteyenlerden mahrum kalmazdı. Chu Mu ne o insanlardan biri olabilirdi ne de onun için kendini feda ederdi. Chu Mu onu aşmadan önce, ne yaparsa yapsın, prenses için onun peşinde koşan takipçilerden fazlası olamayacağını, onun kalbine dokunamayacağını biliyordu.

 

“Sen Ruh Sarayı’nın Genç Efendisi değil misin? Neden Kabus Sarayı’nın Genç Prensesi böyle göze çarpan bir yerde oturup böyle bir muamele görüyor? Neden sen onunla eşit şartlarda değilsin? Neden kalabalığın kalanıyla birliktesin? Ruh Sarayı’nın güzelliği Ting Lan senin peşinden koşup durmuyor mu? Neden o prensesin bir kademe altında da olsa orada oturuyorken sen buradasın. Ruh Sarayı Genç Efendisi olarak kimliğin resmi olarak onaylanmamış ya da duyurulmamış olsa da onun yanında oturman gerekirdi.” dedi Ye Wansheng.

 

“Kendi gücüme inanıyorum ben. Ha orada oturmuşum ha burada durmuşum, ne fark eder?” dedi Chu Mu.

 

“Tutkulusun, haha. Öyleyse biz en dipten gelen uzmanlarız. Orada oturanların ezberledin mi? Hangisi şikayetçi? Hepsi kendinden memnun görünüyor, değil mi? Göklerin Altındaki Savaş’ta onlarla karşı karşıya geldiğimizde onları ezer geçer ve paralarıyla ve statüleriyle yetişim yapmış bu uzmanlardan hangisinin kibirli olma hakkına sahip olduğuna bir daha bakarız!” dedi Ye Wansheng gülerek.

 

Chu Mu Göklerin Altındaki Savaş’a Ruh Sarayı adına katılmıyordu. Arkasında sayısız uzman toplayan o genç efendiler ya da diğer oluşum uzmanları gibi değildi. Kendi yolunda giderken destekçilerin güçlerini de ödünç almıyordu.

 

Chu Mu yaptığı her şeyi kendi başına yapmıştı, bu yüzden Ye Wansheng haksız değildi, en dipten gelen bir uzmandı.

 

Ruh Sarayı’yla Kabus Sarayı’nın arası iyi değildi ama herkesin içinde saygı çerçevesinde iletişim kuruyorlardı. Birbirlerine düşmanlık gütmeleri olası değildi.

 

Açılış töreninin ardından bu toplantı, komploların kurulduğu, arkadaşlıkların oluştuğu ve büyük oluşumların birbirlerine gizlice meydana okuduğu bir toplantıya dönüştü. Çeşitli oluşumların genç uzmanları bir salonda bir araya getirilmiş gibiydi. Aralarında kıvılcımlar uçuşuyordu ve Göklerin Altındaki Savaş daha rekabetçi bir hâle geliyordu.

 

“Neden Kabus Sarayı’nın Genç Prensesi’nden saklanıyormuşsun gibi duruyorsun?” Ye Qingzi güzel gözleriyle Chu Mu’ya bakarken bir soru sordu.

 

Chu Mu daha demin prensesle konuşma fırsatı bulmuştu. Prenses Jin Rou, Chu Chen ismini duyduğunda ya da gördüğünde Chu Mu’ya bakacak ve onun kendisini selamlamasını bekleyecekti.

 

Ama Chu Mu ona bulaşmadı. Ye Qingzi’nin yanında durmaya devam etti. Ye Qingzi, Wogu Bölgesi’de Chu Mu ve prenses arasında bir şey olduğunu hatırlıyordu. Chu Mu’nun çekinmesine gerek olmadığını düşünüyordu.

 

“Hakkımda birkaç sır biliyor ve şu anda nerede durduğunu bilmiyorum. Böyle durumlarda biraz mesafeli olmak en iyisidir. Qingzi, kıskanıp yanlış sonuçlar çıkarıyorsun.” diye açıkladı Chu Mu.


“Kim yanlış sonuçlar çıkarıyormuş?” Ye Qingzi gözlerini devirdi ve Chu Mu’nun gün geçtikçe daha utanmaz davrandığını düşündü.

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18192 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37535 Bölüm Sayısı


creator
manga tr