Bölüm 499: Chu Klanı Sürgünü, Chu Tianqi

avatar
1603 0

Charm of the Soul Pets - Bölüm 499: Chu Klanı Sürgünü, Chu Tianqi


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

 

Restoranda…

 

Oturduktan sonra, Chu Xing ve Chu Ning, Chu Mu’ya durumu daha ayrıntılı olarak açıkladı.

 

Ailenin gelişimi nispeten istikrarlıydı ve fazla bir sorunla karşılaşmamıştılar. Ailedeki herkes de iyiye gidiyordu.

 

Ailenin istikrarlı bir şekilde geliştiğini duyunca, Chu Mu biraz rahatladı. Chu Mu dışarıda eğitimdeyken, en çok ailesinin durumu hakkında endişeleniyordu. Sonuçta güçleri sınırlıydı. Dışarıdan bir uzman müdahale ederse, kolayca aileyi paramparça edebilirdi.

 

Chu Ming’in klan efendisi olarak göç kararı gerçekten doğru bir tercihti. Bu şekilde yavaşça güçlenebilirlerdi ve hiçbir klan yollarına taş koymazdı…

 

“Sürekli uzakta olduğumdan klan için pek bir şey yapamıyorum. Birinci Kardeş, Üçüncü Kardeş, aile size güvenmek zorunda kalacak.” dedi Chu Mu.

 

Chu Mu’nun klanı ilgilenecek bir pozisyonda olmaksızın terk etmesi onun endişelerinin sebebi değildi. Klanla bağı ortaya çıkarsa ölümcül bir durum olabilirdi, bu yüzden bu sorumluluk Chu Xing ve Chu Ning’in omuzlarında olmalıydı.

 

Chu Xing ve Chu Ning bunu anlayıp başlarıyla onayladı. “Ayrılırken büyükbabam bize bir şey söyledi; dedi ki, onu bulmalı ve geri getirmeliymişiz.”

 

“Kimi?” diye sordu Chu Mu.

 

“Küçükken sürekli neden Üçüncü Amcamız’ı görmediğimizi sorduğumuzu hatırlıyor musun?” dedi Chu Ning.

 

“En, ne, erken yaşta ölmemiş miydi?” dedi Chu Mu.

 

Chu Mu’nun babası Chu Tianmang, Chu Ming’in dördüncü oğluydu ve ondan bir önce üçüncü oğlu Chu Tianqi vardı. Üçüncü nesillerden neredeyse hiç kimse onu görmemişti, onu sordukları zaman da, yabanda eğitim yaparken talihsiz bir kaza sonucu hayatını kaybettiğini söylemişlerdi.

 

Chu Mu bu olay hakkında hiç düşünmemiş olduğundan Chu Xing ve Chu Ning’in neden bir anda bu konuya girdiklerini merak ediyordu.

 

“Üçüncü Amca Chu Tianqi aslında eğitim için çok erken yaşta klanı terk etmiş. Büyükbabamın anlattığına göre, Dördüncü Amca Chu Tiancheng daha güçlü değilken Chu Tianqi tüm dünyada tanınmaya başlamış. Ama büyükbabamla kişilikleri zıtmış ve büyükbabamı kızdıran bir olay sonucu anlaşmalık yaşamışlar, sonra da yıllar boyu klana dönmemiş. Yıllar sonra geri döndüğünde çok güçlüymüş zaten…” dedi Chu Xing.

 

“Böyle mi olmuş?” Chu Mu Üçüncü Amca’nın ölmemiş olduğunu bilmiyordu.

 

“En, Üçüncü Amca geri döndükten sonra daha da kibirli olmuş. O zamanlar büyükbabamızdan daha güçlü olduğundan büyükbabamız onunla başa çıkamamış. Çok geçmeden baban da dışarıdan dönmüş. Üçüncü Amca Chu Tianqi’nin tavrından memnun olmadığından bir anlaşmazlık yaşamışlar. Baban Üçüncü Amca’dan biraz daha güçlü olduğundan onu yenmiş ve sonrasında Üçüncü Amca klanı terk etmiş. O zamandan beri ondan bir haber yokmuş…” Chu Xing devam etti.

 

Chu Mu Chu Klanı’nda çok kısa bir süre kaldığından bunu duymamıştı. Chu Tianmang, kendi neslinin en güçlü beş kişisinden biri olarak onurlandırılmıştı. Üçüncü Amca Chu Tianqi ona meydan okuyabilecek seviyedeyse gücü de çok büyük olmalıydı.

 

“Üçüncü Amca Chu Tianqi her zaman büyükbabamızı kızdırmış. Büyükbabam yine de üzülmeyelim diye Üçüncü Amca’nın öldüğünü söylemiş ve diğer oğullarının da onun hakkında konuşmasını yasaklamış. Bu hikayeyi bize büyükbabam anlattı.”

 

“Yıllar geçmiş olsa da büyükbabam her zaman onun hakkında endişelenmiş ve şimdi de onun durumunu bilmek istiyor…”

 

Chu Xing bu noktada iç geçirdi ve Chu Mu’ya bakarak devam etti: “Büyükbabam daha önce bu duygularını gizleyebiliyor olsa da, şimdi yaşlanıyor. Çoğu zaman yalnız başına oturup Üçüncü Amca’yı düşünüyor. Diğerleri de Üçüncü Amca’nın klana geri dönmesini istiyor. Sonuçta onlar baba oğul.”

 

Chu Mu, bu sözleri Chu Xing’den duyduğunda kalbinin sızladığını hissetti. Chu Mu ne zaman onu görmeye gitse, Chu Ming aklında bir şey varmış gibi görünürdü. Görünüşe göre, gizemli Üçüncü Amca Chu Tianqi’ydi.

 

Chu Mu, babası Chu Tianmang’ın evlatlık olduğunu biliyordu. Chu Ming ona gerçek oğlu gibi davranmış olsa da kan bağları yoktu. Chu Xing’in söylediklerine bakılırsa, Chu Tianqi keslinlikle Chu Ming’in favorisiydi ve en büyük umuduydu, bu yüzden sonunun böyle olması…

 

Duygular, on yıl, yirmi yıl boyunca gizlenebilecek şeylerdi ama bütün ömür boyunca gizlenemezdiler. Chu Ming yaşlanıyordu ve hayatının sonuna yaklaşırken bu pişmanlığı düzeltemezse kesinlikle pişmanlık içinde ölecekti.

 

“Büyükbabamın klan düşerken bile göç etmek istememesinin sebebi Üçüncü Amca’nın geri geleceğini ummasıydı. Şimdi aile göç ettiğinden, büyükbabam bunun hakkında çok endişeleniyor. Ayrılırken bize özellikle bu talimatı verdi…”

 

“Büyükbabam dedi ki: Bir gün Üçüncü Amcanız’ı görürseniz ona büyükbabanızın mezarının yerini söyleyin, hiç değilse artık meşgul olmadığı zaman gelip ziyaret edebilir.” dedi Chu Xing üzüntüyle.

 

“Herhangi bir bilgiye sahip misiniz?” diye sordu Chu Mu.

 

Bunca insanın içinde birini bulmak çok zordu. Chu Tianqi çok ünlü bir ruh hayvanı eğitmeni olmadığı sürece bulmak çok zor olurdu.

 

“Babam her zaman büyükbabamın Üçüncü Amca’dan haber almasına yardım etmiş. Kesin olmayan kaynaklara göre, Üçüncü Amca bir takma ad altında Tianxia Şehri’nde yaşıyormuş. Bir takma adı varsa onu bulmak çok zor olacak.”

 

“Yavaşça uzmanların dünyasına doğru ilerliyorsun sen. Amcam, Üçüncü Amca’nın ruh hayvanı eğitmeni dünyasında çok güçlü bir uzman olduğunu söyledi. İkimiz sınırlı güce sahip olduğumuzdan gerçek uzmanlara ulaşamayız. Bu işte sana güvenmemiz gerekecek. Mesajı Üçüncü Amca’ya ulaştırabilirsen büyükbabamız artık pişmanlık duymaz.” dedi Chu Ning.

 

Chu Mu başıyla onayladı. Böyle bir görevden kaçınamazdı. Sonuçta Chu Ming, Chu Mu’ya her zaman çok iyi davranmıştı, onu nasıl yüzüstü bırakabilirdi ki?

 

“Afedersiniz, Chu Xing ve Chu Ning Kardeşler burada mı?” O sırada dışarıdan bir kadının sesi geldi.

 

Chu Xing ve Chu Ning birbirlerine baktılar. Yabancı bir ortamda olduklarından konuşmalarını gizlemeye zahmet etmemiştiler. Birinin ince perdeden onları duyması sıra dışı değildi.

 

“Menger değil miydi o?” Chu Ning, Qin Menger’in sesini tanıdı.

 

Chu Xing başıyla onayladı ve hizmetçiden perdeyi açmasını istedi.

 

Perde açılınca, gerçekten de Qin Menger’in orada olduğunu ve Chu Ailesi’nden üç kardeşi koca gözleriyle izlediğini gördüler.

 

“İçeri...İçeri gelebilir miyim?” dedi Qin Menger kısık sesle.

 

“Oh, elbette.” Chu Xing başıyla onayladı.

 

Qin Menger başını eğerek dikkatlice içeri girdi. Bir süre sonra özür diledi: “Olanlar için gerçekten üzgünüm. İki kardeşimi sevgiyle kucaklamak isterdim ama kıdemlime itaatsizlik edemezdim…”

 

“Önemli bir şey değil, böyle şeylere alışkınız.” dedi Chu Ning önemsemeden.

 

Chu Xing ve Chu Ning artık sabırsız ve cevval insanlar değildi, bu tür meseleleri gerçekten umursamıyorlardı artık. Qin Menger’in de kendi sorunları olduğunu tahmin edebiliyorlardı.

 

Chu Xing ve Chu Ning’in umursamadığını görünce, Qin Menger gülümsedi. İki kardeşin onun bir koca avcısı olduğunu sanmasından korkuyordu.

 

ÇN: Gold-digger işte, koca avcısı dedim ama kadınlığını kullanarak -zengin- erkeklerin parasını yiyen tipler. Kendimce bir yüzde vermiştim ama şimdi tatsızlık çıkmasın.

 

“Bu kim?” Qin Menger hemen Chu Xing ve Chu Ning arasında oturan Chu Mu’yu fark etti.

 

“Oh, bu bizim Üçüncü Amcamız’ın oğlu Chu Chen. Onu daha önce görmemişsindir muhtemelen. Aslında biz de onu neredeyse on yıldır görmüyoruz. Şans eseri burada karşılaştık, ahaha!” Chu Xing, Chu Mu’nun kimliğini çok akıllıca sakladı.

 

“Evet, öyle.” Chu Ning hemen Chu Xing’in yalanına katılarak başıyla onayladı.

 

Chu Mu da gülümseyerek başıyla onayladı. Qin Menger geldiğinde ruh andacını kullanarak kardeşlerin onun Chu Mu olduğunu saklamalarını söylemişti.

 

“Menger? Menger?” O anda Luo Bölgesi Tarikatı’ndan olan genç adamın sesi geldi.

 

Qin Menger iğrenme ve çaresizlik ifadesi gösterdi ve tekrar özür dileyerek dedi ki: “Lütfen bana iletişim bilgilerinizi verin. Fırsatım olduğunda sizi tekrar ararım. Luo Bölgesi Tarikatı’ndan bir Kıdemli’yi görmek için kıdemli öğrenciyle gitmem gerekiyor şimdi.”

 

“Demek buradaydın…” Menger’in kıdemlisi hemen içeri daldı. Menger’in daha önceki iki kişiyle konuştuğunu görünce, kafası karıştı ve onların restorana nasıl girebildiklerini merak etti.

 

“Sizsiniz demek, siz kız kardeşimin memleketten arkadaşlarısınız, değil mi?” Kayıtsızca konuşarak üstünkörü bir selam verdi.

 

Qin Menger’in kıdemli öğrencisi bozuk ağzını açmasa da bakışlarındaki küçümseme ve aşağılama bakiydi. Bu dünyada başkalarına nasıl saygı duyacaklarını bilmeyen ya da duygularını nasıl gizleyeceklerini bilmeyen insanlardan bol bir şey yoktu. Qin Menger’in kıdemli öğrencisi her ikisini de bilmiyordu.

 

Chu Xing ve Chu Ning onun yüzüne tükürmek istediler ama bunu saklayarak sahte bir gülümseme takındılar.

 

Chu Mu da elbette kardeşlerinin bu herifi sevmediklerini anlayabildiğinden içten içe soğukça gülmeye başladı.

 

“Siz çocuklar Ruh Sarayı’na mı gidiyorsunuz? Mükemmel, biz de oraya gideceğiz, hadi birlikte gidelim!” dedi Chu Mu ayağa kalkarak.

 

“Ah? Ruh Sarayı’na mı gideceğiz?” dedi Chu Ning merakla.

 

Chu Mu ona bir bakış atınca Chu Ning hemen tavrını değiştirip dedi ki: “Elbette, Ruh Sarayı’na gidecektik. O kadar içtim ki bunu bile hatırlamakta zorlanıyorum. Arkadaşın beraber gitmemize bir şey demez, değil mi Menger?”

 

“Neden umursayacakmışım ki? Ruh Sarayı’na istediğimiz gibi girebiliriz, sizi de içeri sokmamız büyük bir olay değil.” dedi Qin Menger’in kıdemli öğrencisi gülerek.

 

Chu Ning ve Chu Xing başka bir şey söylemeden ayağa kalktı. Her ikisi de Chu Mu’nun üçüncü sınıfın zirvesinde bir uzman olduğunu biliyordu. Luo Bölgesi Tarikatı’ndan olan piç, Chu Mu için önemli biri değildi kesinlikle. Her ikisi de zamanlarını onunla harcamak istemiyordu ama yine de Chu Mu’nun ona saygı hakkında vereceği dersi görüp içlerinin soğumasını istediler.

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18124 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37388 Bölüm Sayısı


creator
manga tr