"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Charm of the Soul Pets - Bölüm 251: Chu Ailesi Uzmanlarıyla Savaşmak İçin Ye Qingzi İle Takım Oluşturmak


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

 

 

Gece sisi asılı kalmaya devam ederken, yalnız dağ zirvesi kedere boğulmaya devam etti.

 

Yüce dağdan kalp titreten kükremeler geldi. Bu sesleri duyanların tüyleri diken diken oldu.

 

Soğuk bir rüzgar Chu Mu’nun yüzüne çarptı ve saçlarını dağıttı.

 

Chu Mu bacaklarını aşağı sarkıtarak uçurumun kenarında oturuyordu. Gözleri uzak doğuya odaklanmıştı. Kucağında uzanan Mo Xie’nin de gümüş kürkü rüzgarla dalgalanıyordu. Ara sıra başını kaldırıp sessiz Chu Mu’ya bakıyor, sonra da başını indirip “Wu Wu” fısıltıları çıkarıyordu.

 

“Mühürlenmiş Ruh Hayvanları, Özyıkım!”

 

Bu cümle, Chu Mu’nun kulaklarında durmadan uğulduyordu. Yaşadığı bu duygu ve şok, uzun süre boyunca kalbinin sakinleşmesine engel oldu.

 

Mühürlü bir ruh hayvanı çağrılmış hâlde kalır, eğitmenin ruhunu işgal ederdi. Bir hapishanede mühürlenmişse ve ruh hayvanı eğitmeninin ruh hayvanı bölgesine dönmesi imkansızsa, sadece ölümüyle ruh hayvanı eğitmeninin ruhu özgür kalabilirdi.

 

Chu Mu, Chu Tianmang ve ana ruh hayvanları arasındaki ilişkinin derinliğini anlamak konusunda yetersiz olsa da, üç ana ruh hayvanı mühürlü kulede kendilerini öldürdükten sonra oluşacak ve asla silinmeyecek kederi hissedebiliyordu ve bu da, ruhunun sarsılmasına neden oluyordu.

 

“Genç Efendi, bu kadar çok kederli olmamalısın. Belki bu babanız için yeni bir başlangıçtır. Olağanüstü bir ruh andacı kontrol yeteneğine sahip. Ruh hayvanları hakkında, hatta diğer tip ruh hayvanları hakkında bile, eşsiz bir anlayışa sahip. Ruh hayvanlarının fedakârlığı sayesinde ruhundaki zincirlerden azad edildi. Çok geçmeden Ruh İttifakının uzmanlarını ezip geçecek, geçmişin intikamını alacak!” Yaşlı Li Chu Mu’nun arkasında durdu ve onunla konuştu.

 

Chu Mu başıyla onayladı ama Mo Xie’nin kürkünü okşarken hiçbir şey söylemedi.

 

“Güç, iktidar, prestij, zenginlik. Chu Tianmang sadece güce sahipti. Kısıtlamalarından dolayı kendini tatmin edemedi. Mutlak iktidara sahip insanlar, böyle insanlardan rahatsız olurlar. Özellikle de çatışma yaşamanın onlar için yararlı olduğu durumlarda...gerçeği söylemek gerekirse, herkesin üzerinde duran bir insan olmak istiyorsanız, Majesteleri’yle birlikte Ruh Sarayı’na gitmelisiniz…”

 

Chu Mu, Kabus Adası’na gittiğinde gücün önemini çok iyi kavramıştı. Yaşlı Li’nin sözleri ise, gücün her şeye yetmeyeceğini belirtiyordu.

 

Ama Chu Mu buna inanmıyordu. Tahminine göre, Chu Tianmang ruh hayvanları mühürlendiğinde çok yaşlı değildi. Muhtemelen Chu Tianmang’ın ruh hayvanları, Ruh İttifakı insanlarına direnecek güce henüz sahip olamamıştılar…

 

İktidar, Chu Mu’nnun istediği bir şey değildi. Aksine, Chu Mu’ya göre güç, iktidarın baltalayamayacağı bir şeydi!

 

Yaşlı Li, Chu Mu’yu ikna edemediğini görünce iç çekerek dedi ki: “Genç Efendi, sizden saklamıyorum, önceki efendim oldukça güçlü bir ruh hayvanı eğitmeniydi. Belki de hiç kimsenin onu yenemeyeceği bir seviyeye ulaşmıştı. Ama pek çok şey sadece güçle çözülmez…”

 

Bir rüzgar dalgası Yaşlı Li’nin ağzına dolunca öksürmeye başladı…

 

Öksürürken de böyle şeylerden bahsetmenin bir anlamı olmadığını fark etti. Şu anda Chu Mu’nun en çok ihtiyacı olan şey güçtü, yoksa bu dünyada kendine bir yer edinemeyecekti. Bu yüzden sözlerini yarıda kesti.

 

“Genç Efendi, Yaşlı Tu sadece birkaç önemsiz öğrenciye sahiptir. Büyük Chu Ailesi Yarışması’na katılmak isterseniz Yaşlı Tu’nun ismi altında katılabiliriz.” Yaşlı Li konuyu değiştirdi.

 

“Tamam, diğer üyeyi bana bırak.” dedi Chu Mu.

 

“Genç Efendi, Ye kardeşlerle birlikte mi olmak istiyor?” diye sordu Yaşlı Li.

 

Chu Mu başıyla onayladı. Ye kardeşler hâlâ gerçek güçlerini göstermemiş olsa da, Chu Mu onların çok güçlü olduğuna emindi. Onunla birlikte çalışırsalar, ilk üçü elde etmek sorun olmazdı.

 

Büyük Chu Ailesi’nin bu kadar züppe olması, Chu Mu’nun kalbinde bir iğrenme duygusuna yol açtı. Chu Tianmang gibi, buradan ayrılmadan önce tüm genç nesil uzmanlarını bir kez daha ezip geçmesinin bir sakıncası olmazdı!

 

…………

 

“Reddediyorum. Tereddütsüz reddediyorum. Ruh hâlin iyi değil ve başkalarını da yanına çekmek istiyorsun. Neden bize geldin? Dünyayı dolaşan insanlarız sadece, güvenecek kimsemiz yok. Büyük Chu Ailesi’nin etkisi de küçük değil, tek bir hatamızlar başımıza bir Ruh Lordu ya da Ruh İmparatoru sarabilirler. Yaptığın bizim hayatlarımızı istemek değil mi? Buraya sevimli böcek tipi ruh hayvanlarıyla dolu Büyük Çökmüş Izdırap Vadisi’ni gezmeye geldik. Veletlerden birini kızdırsak bile babacıklarını çağırırlar…” Ye Washeng, Chu Mu’nun yarışmaya katılmak istediğini duyunca hemen sarımsak dövermiş gibi kafasını salladı.

 

“İlk üç, ödül olarak beş milyon altın değerinde ruh nesnesi alacak. Dahası, temsil ettiğimiz Yaşlı Tu, bize beş milyon daha verecek. İlk üçe girersek kişi başına beş milyon alacağız…” Chu Mu doğrudan ödülden bahsetti.

 

“Daha önce söyleseydin ya! Bizi koruyacak bir moruk varsa iş değişir. Kabul ediyorum, kabul ediyorum. Ama önce açıklığa kavuşturmamız gereken bir şey var; rakip çok güçlüyse geri çekileceğiz…” dedi Ye Wansheng.

 

“Ben seninleyim.” Ye Qingzi Chu Mu’ya baktı ve kayıtsızca konuştu.

 

“Güzel.” Chu Mu başıyla onayladı ve gülümsedi.

 

“...” Ye Wansheng Chu Mu ile kurallar hakkında konuşmak istiyordu ama kız kardeşi ona destek olmak yerine lafını kesmişti.

 

“Bu yaşta bir kız evlenmiş olmalı. Bu kadar hızlı olduğuna göre biriyle kaçmayı mı planlıyorsun yoksa?” Ye Wansheng kederli bir şekilde iç çekti.

 

Ye Qingzi ağabeyinin saçmalıklarını görmezden geldi. Ye Qingzi, Chu Mu’nu bugünkü ruh hâlini görmüş ve onun Büyük Chu Ailesi’yle sıkıntı yaşadığını tahmin etmişti. Savaşmak, tecrübeyle ilgili bir şeydi ve Chu Mu’yla koordineli olması gerekiyordu.

 

Ye Qingzi, gerçek bir destek tipi ruh hayvanı eğitmeniydi. Chu Mu da onun gibi birine ihtiyaç duyuyordu.

 

“Önce bunu netleştirelim, rakip çok güçlüyse geri çekileceğiz. Ana ruh hayvanımı çağırmam pek uygun değil.” dedi Ye Qingzi.

 

“Tamam, sorun değil.” dedi Chu Mu. Yarışmalar, ölümüne yapılan savaşlar değildi neticede. Kendinden güçlü bir rakiple karşılaşırsa inatçı davranıp ruh hayvanını yenemeyeceği bir rakiple savaştırmazdı.

 

“Tamam peki tamam, beni dışlayın siz. Eğlencenize bakın vicdansızlar, ben tek başıma Büyük Çökmüş Izdırap Vadisi’ne gideceğim.” Ye Wansheng, ikisinin de onu görmezden geldiğini görünce öfkeyle konuştu…

 

“Öyleyse, önce çağıracağımız ruh hayvanlarını konuşalım.” dedi Chu Mu. Takım olacaklarına göre, saklanacak bir şey yoktu. Kendilerini anlamazlarsa uyumlu davranamaz ve doğal olarak hatalar yapardılar.

 

“Tamam, önce sen söyle. Ruh hayvanlarına uygun ruh hayvanları seçeceğim.” Ye Qingzi başıyla onayladı.

 

Daha sonra, en uygun savaş planını oluşturmak için ruh hayvanlarını seçmeye ve değiştirmeye başladılar. Kendi başına Büyük Çökmüş Izdırap Vadisi’ne gitmek istediğini söyleyen huysuzun ise, yüzü gittikçe meymenetsizleşmeye başladı. Onu tamamen görmezden gelen bu ikisinin ümüklerini sıkmak istiyordu…

 

…………..

 

Yarışma, iki kişinin koordineli bir şekilde savaştığı üçlü kontrol savaşıydı ve ruh hayvanları değiştirilemezdi. Chu Mu’nun seçtiği üç ruh hayvanı Mo Xie, Ning ve Zhan Ye’ydi.

 

Ye Qingzi’nin de Chu Mu’nun ruh hayvanlarına uygun olarak seçtiği ruh hayvanları Mor Kaftanlı Düş Hayvanı, Su Ayı ve Buz-Ateş Şeytan Perisi’ydi.

 

Chu Mu, Ye Qingzi’nin Mor Kaftanlı Düş Hayvanı’nı görmüştü zaten. Gündüzleri savaş gücü, Chu Mu’nun Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı’ndan biraz daha güçlüydü. Sekizinci evredeki Su Ayı’nın ise, iyileştirme ve destek yetenekleri epey sıra dışıydı. Ağır yaralanmış ruh hayvanlarını bile ölümün eşiğinden geri döndürebilirdi. Su Ayı varken, güç seviyesi düşük olan Zhan Ye neredeyse ölümsüz olacaktı.

 

Buz-Ateş Şeytan Perisi: Elemental Dünyası’ndan - buz tipi (ateş tipi) - Elemental Şeytan Perisi türü, Buz-Ateş Şeytan Perisi alt türü, komutan sınıfı bir ruh hayvanıydı.

 

Ye Qingzi’nin Buz-Ateş Şeytan Perisi yedinci evredeydi ve muhtemelen Ye Qingzi’nin ana ruh hayvanlarından biriydi. Sadece buz ve ateş destek yeteneklerine sahip değildi, çift özniteliğin olağanüstü yıkıcı gücüne de sahipti.

 

Tür ya da güç seviyelerine bakıldığında, Ye Qingzi’nin ruh hayvanlarının hepsi, Chu Mu’nunkilerden daha yüksekti. Chu Mu’nun tahmini yanlış değildi, Ye kardeşler çok güçlüydü. Genç nesiller arasında, onlara denk olabilecek bir avuç kişi vardı sadece.

 

…………

 

“Chu Mu, gerçekten yarışmaya katılmak istiyor musun? Büyük Chu Ailesi’nde pek çok uzman var. Katılacaksan çok dikkatli olmalısın.” Chu Qian, Chu Mu’nun yarışmaya katılmak istediğini öğrendiğinde biraz endişelendi.

 

Chu Qian, Chu Mu’nun biraz güçlü olduğunu biliyordu ama hâlâ çok gençti. Büyük Chu Ailesi’nin uzmanlarıysa, bulutlar gibiydi; üç ruh hayvanı çağırabilen Chu Yue gibi bir uzmanla karşılaşırsa, Chu Mu kesinlikle onların rakibi olamazdı. Bu da, Chu Mu’nun kendine güvenine ağır bir darbe indirirdi.

 

“Chu Chen, Chu Yue’nin ruh hayvanlarından birini yenebildin diye her şeyi yapabileceğini sanma. Zamanı geldiğinde, nasıl kaybettiğini bile anlamazsın. Daha alçak gönüllü olmanı tavsiye ediyorum.” Chu Xi de tekrar küçümser bir tavır takınmaya başladı.

 

Chu Qian ve Chu Xi de yarışmaya katılabilirlerdi ama ortalama aile üyelerinden birazcık daha güçlü olduklarından düşük bir sıralama elde edeceklerdi. Gerçek bir uzmanla karşılaşırsalar çabucak yenileceklerdi. Bu nedenle katılmamayı seçmiştiler ama yine de, Chu Yue’nin sözlerinden sonra, Chu Mu’nun gerçekten aile yarışmasına katılmasını beklememiştiler.

 

Chu Mu çok fazla açıklama yapmadı. Daha fazla açıklama yapsa bile ona inanıp inanmayacakları muallaktaydı. Ona inansalar bile daha fazla can sıkıcı soruyla karşılaşacaktı. En iyisi, her şeyi savaşlarda açıklamaktı.

 

………..

 

………..

 

“Haha, o velet gerçekten katılacak? Kimin adına savaşacak?” Haberi aldıktan sonra, Chu Yue kahkaha atmaya başladı.

 

“Kimin adına savaşacağını bilmiyorum, duyurulmamış. Ye Qingzi diye biriyle katılacak.” dedi Chu Jia.

 

“Ye Qingzi? Nasıl biri bu Ye Qingzi?” diye sordu Chu Yue.

 

“Chu Chen’in yanında getirdiği kardeşlerden kız olanı. Adı gibi. Chu Qian’dan bile daha güzel. Onu görürsen kesinlikle sahip olmak istersin.” Ye Qingzi’den bahsederken, Chu Jia’nın ağzı sulandı.

 

Ye Qingzi gibi nadir güzeller, kesinlikle hazineydi. Özellikle de insanı azdıran ince bacakları. Chu Jia şimdi bile o bacakları unutamıyordu.

 

ÇN: Qingzi, insanları mahvedebilecek güzellik demekmiş.

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1008

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 930

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 768

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 735

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 542

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 531

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 462

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 429

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 228

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 161

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 111

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 94

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 67

Site İstatistikleri

  • 9261 Üye Sayısı
  • 245 Seri Sayısı
  • 14314 Bölüm Sayısı


creator
manga tr