"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Charm of the Soul Pets - Bölüm 229: Bir Araya Gelme, Gezgin Abi ve Kız Kardeş


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

 

Soğuk Havuz Şehri, tüm şehir boyunca uzanan kalabalık bir caddeye sahipti. Chu Mu’nun üzerinde bir milyon altın vardı ve ruh çekirdekleri alması gerekiyordu.

 

Xia Guanghan tarafından kovalandığı dönemde, ruh çekirdeği almak için zaman bulamamıştı, bu yüzden erzakları azalmıştı.

 

Mo Ye dışındaki tüm ruh hayvanlarının altıncı seviye ruh çekirdekleri yemeye ihtiyacı vardı ve yediği ruh çekirdeklerinin tipleri de onlara uygun olmalıydı.

 

Daha fazla tip içeren ve daha saf olan ruh çekirdekleri doğal olarak daha pahalıydı. Chu Mu içine bir şeyler koyabilmek için beş yüz bin altın verip bir uzamsal yüzük aldı, kalanıyla da ruh hayvanlarının ihtiyaç duyduğu ruh çekirdeklerini aldı.

 

Ruh çekirdeklerini aldıktan sonra, Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı’nı sürerek geceyi geçirebileceği bir otele gitti ve dağlara gitmeden önce dinlenmeye karar verdi.

 

“Wuwuwu----” Konforlu odada, temizliği seven Mo Xie hemen keyifli sesler çıkararak aromalı suyla dolu banyo küvetine atladı.

 

Mo Xie’nin bedeninde hemen Şeytan Ateşinin Uğursuz Alevleri tutuştu ve suya sızdı. Alevlerin titremesiyle su bir anda ısındı ve buharlar çıkarmaya başladı…

 

“Aha, ben de yıkanmak istiyorum, ben de biraz kirlendim.” Yaşlı Li birkaç ‘shua’ sesiyle gülünç kıyafetlerini çıkardı ve kedi kıllarıyla kaplı kısa bedenini ortaya çıkardı. Yıkanmak için küvete sıçradı.

 

Ama Yaşlı Li’nin bedeni daha havadayken, Mo Xie kuyruklarından birini suyun dışına çıkarıp savurdu ve doğruca kirli yaşlı adama vurdu.

 

“Dongdongdong----” Kapıdan aniden tıklama sesi geldi.

 

Chu Mu, pencereden dışarı uçan Yaşlı Li’yi umursamadı bile. Ayağa kalkıp kapıyı açmak için yürüdü.

 

“Haha, gerçekten Chu Mu!” Chu Mu kapıyı açtığında, karşısında şaşırmış iki tanıdık yüz gördü.

 

Chu Mu da şaşırdı. Bir süre bu iki adama baktıktan sonra afallamış bir şekilde gülmeye başladı. “Büyük Kardeş, Üçüncü Kardeş, neden buradasınız?”

 

Kapıdakiler Chu Xing ve Chu Ning’di. Chu Mu randevulaşmadan Güney Bölgesi’ne göç eden kardeşleriyle Soğuk Havuz Şehri’nde karşılaşmayı beklememişti.

 

“Buradan geçiyorken, insanların ana caddeden Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı’nın sırtında ışık gibi geçip giden yakışıklı bir gençten bahsettiklerini duyduk ve aklımıza senin Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanın geldi. Bu yüzden nereye gittiğini sora sora burayı bulduk sonunda. Kapıyı çaldığımızda, aslında karşımıza çıkanın sen olacağını düşünmemiştik.” Chu Ning gülerek açıkladı.

 

Düş Hayvanı, oldukça nadir bir komutan sınıfı ruh hayvanıydı ve Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı gibi çift özniteliğe sahip olanlar daha da nadirdi. Chu Xing ve Chu Ning Karanlık Yıldırım Düşü Hayvanı’nı süren kişinin Chu Mu olabileceğini düşünüp sadece şanslarını denemek istemiştiler.

 

Chu Mu ikisini odasına davet etti ve neden Soğuk Havuz Şehri’ne geldiklerini dinlemeye başladı.

 

Aslında, Chu Ailesi, Günah Kaynağı Sıradağları’nın kuzeydoğusundaki bir şehre göç etmişti. Soğuk Havuz Şehri’ne çok uzak sayılmazdı. Arada altı günlük bir yol vardı sadece, daha yüksek niteliklere sahip bir ruh hayvanına binilirse dört gün yeterliydi.

 

Aile, Qingfan Şehri’ne yeni yerleşmişti ve ailenin gelişimi için çevreden çeşitli kaynaklara ihtiyaçları vardı. Bu yüzden genç nesilden öğrenciler ikişerli gruplara ayrılarak dört bir yana dağılmış ve aileye değerli nesneler götürmek için ellerinden geleni yapmaya başlamıştı…

 

Chu Xing ve Chu Ning de bir takım olmuş ve yükselme döneminin avantajından yararlanarak Günah Kaynağı Soğuk Havuz suları bulmak için ünlü Günah Kaynağı Soğuk Havuzlar’a gönderilmişlerdi.

 

Şansları yaver gitmese ve bir şey bulamasalar da, Günah Kaynağı Sıradağları’nda tecrübe edinip kendilerini geliştirebilirlerdi.

 

“Büyük Chu Ailesi’nin de bu şehre bazı insanlar gönderdiğini duydum. Büyük Kız Kardeş Chu Qian da buralarda olabilir!” dedi Chu Ning.

 

“Kız Kardeş Qian Qian da mı Soğuk Havuz Şehri’nde?” Chu Mu biraz şaşırdı. Chu Qian’ı oldukça severdi; onu senelerdir görmemişti ve Büyük Chu Ailesi’nde ne yaptığı hakkında bir fikri yoktu.

 

“Öyle olmamalı, yoksa mektuplarında bahsederdi.” dedi Chu Xing.

 

“Bir süredir Soğuk Havuz Şehri’ndeyiz ve oldukça fazla bilgi topladık. Yola çıkmak için hazırız, bu yüzden tam zamanında geldin. Sen varken şansımız daha fazla olacaktır. Büyük güçlerin üyeleriyle karşılaşsak bile endişelenmemize gerek kalmaz.” dedi Chu Ning, gülerek.

 

“Ben de beni dağa götürmesi için bir kılavuz kiralamak üzereydim. Öyleyse, yarın sabah erkenden yola çıkabiliriz.” Chu Mu da güldü.

 

Chu Xing ve Chu Ning yollarını belirlemişti zaten ve ikisi de güvenebileceği kişilerdi, bu yüzden artık başkalarını bulmasına ihtiyaç kalmamıştı.

 

“Ayrıca iki kardeş de bulduk. Günah Kaynağı Soğuk Havuzları’na gitmeyi planlıyorlardı ama bilgi edinmek için çok tembel insanlardı. İkisi de oldukça güçlü. Onları tanımayanlar bile deneyimli insanlar olduklarını anlayabilir. Yarın sabah bizimle buluşacaklar. Böylece bu yolculukta beş kişi olacağız.” dedi Chu Xing.

 

Chu Mu başıyla onayladı. Günah Kaynağı Soğuk Havuzları’nın hepsi nahoş dağlardaydı. Dokuzuncu seviye Yanıltıcı Dünya gibi bir yer olmasa da, tehlikeler oldukça fazlaydı. Daha fazla insan olması, işleri daha kolaylaştırabilirdi.

 

“O kardeşler güvenilir mi?” diye sordu Chu Mu.

 

“Birkaç gün önce tanıştık. Adam çok rahat biri, başkalarına laf atıp tartışmayı seviyor, ama kötü niyetli birine benzemiyor. Kız kardeşi ise, oldukça uyumlu ve insanlara nazik davranıyor.” dedi Chu Xing.

 

“Büyük Kardeş, ondan hoşlanmış görünüyorsun!” dedi Chu Ning garip bir sesle.

 

Chu Xing utanmış bir şekilde öksürdü ve daha fazla konuşmadı.

 

Chu Mu ikisinin neden bahsettiğini anlamadı ve onlar da bunun üzerinde çok durmadıklarından bunun hakkında daha fazla düşünmedi.

 

Chu Mu, Chu Xing ve Chu Ning’in onunla beraber kalmasını istedi. Gece her zamanki rutinini izledi. Ruh gücünün %50’siyle Beyaz Kabus’u besledi ve şafak vaktinde uyumaya başlamadan önce meditasyon yaptı.

 

………..

 

Sabahın erken saatlerinde, sabırla tüm ruh hayvanlarını besledi ve Chu Xing ile Chu Ning’in ayrılmaya hazırlanmasını bekledi.

 

Mo Xie’yi omzuna aldı ve Yaşlı Li’yi onun izni olmadan kimseyle konuşmaması için uyardıktan sonra, Chu Xing ve Chu Ning’i, kardeşlerle buluşacakları şehrin doğusuna doğru izledi.

 

Şehrin doğusu insanlarla doluydu. Ruh hayvanlarına binerek şehir kapılarından geçen ruh hayvanları eğitmenleri görülebiliyordu. Grup hâlinde dolaşıyorlardı ve görünüşe göre, su içeren bir Soğuk Havuz bulmak için Günah Kaynağı Soğuk Havuzları’na gidiyorlardı.

 

“Oradalar...Yi, neden birileriyle tartışıyormuş gibi görünüyorlar?” Chu Xing çabucak kardeşleri fark etti ve onların üç başka insanla düşmanca karşı karşıya durduklarını gördü.

 

“Yanlarına gitmeli miyiz?” diye sordu Chu Ning, Chu Mu’ya bakarak.

 

“Hadi yanlarına gidelim.” dedi Chu Mu.

 

Yakınlaştıklarında, Chu Mu, Chu Xing ve Chu Ning’in anlattığı kardeşleri gördü. Chu Xing’in dediği gibi, bu adam kayıtsız ve rahattı. Saç kesiminden de kıyafetlerinden de göçebe bir genç olduğu anlaşılıyordu. Bilhassa, kafasındaki garip şekilli ve tüylü şapkadan.

 

Kız ise, omuzlarından aşağı dökülen düz ve siyah saçlara sahipti. Yüzü güzel ve zarifti. Birkaç bakışın ardından, insanın duygularını kabartıyordu.

 

Kızın en çok dikkat çeken özelliği figürüydü. Açık tenli, zarif bedenine, büyüleyici kıvrımlarını ortaya çıkaran dar kesim bir gömlek giymişti ve gömleği, kalçalarına kadar uzanıyordu. Altına bacaklarını sıkı sıkıya sarıp dolgunluğunu vurgulayan ince bir pantolon giymişti. Ve basit çizmeleri, bacaklarının daha da güzel görünmesini sağlıyordu…

 

Sade ve temiz, ama güzel ve karakterli...bu kız, Chu Mu’da iyi bir izlenim bıraktı.

 

“Gözlerini oyacağıma inanmyor musun?” İğneleyici bir ses, Chu Mu’nun kıza hayran hayran bakışlarını kesti.

 

“Onları oyup göğsüne koy, ben de istediğim kadar görebilirim böylece.” Sıradan giyimli adam, ciddiymiş gibi konuştu.

 

“Lan!! Şerefsiz!! Seni öldürürüm bak!!!” Kadının yüzü kıpkırmızı oldu, ruh hayvanını çağırmak istiyormuş gibiydi.

 

Şehirde, bineklerin dışında ruh hayvanı çağırmanın yasak olduğu pek çok yer vardı, ama yine de ruh hayvanı eğitmenleri sık sık savaşırdı. Ama kız ne kadar öfkeli olsa da, muhafızların önünde ruh hayvanı çağırıp şehrin düzenini bozmaya cesaret edemedi.

 

“Yang Lin, boşver gitsin. Bu terbiyesiz maymuna aldırma. Herkes bizi dışarıda bekliyor zaten.” dedi koyu sarı, kısa bir gömlek ve uzun ipek bir pantolon giyen kız.

 

“Terbiyesiz mi? Kızım, kocaman memelerin var diye her istediğini söyleyebileceğini mi sanıyorsun?” Adam gerçekten de terbiyesizce konuştu.

 

Karşılarındaki üç kişinin ikisi kadın, birisi erkekti. Yang Lin isimli kız iyi bir görünüşe sahipti. Bilhassa, gömleğini yırtıp dışarı çıkacakmış gibi duran memeleri.

 

Bu tartışmanın nedenini tahmin etmesi epey kolaydı. Büyük ihtimalle, adam o çekici şeylere gözlerini dikip kalmıştı, kadın da rahatsız olarak onunla tartışmaya girmişti.

 

Asıl garip olan şey, abisi iki kız ve bir erkeğe terbiyesizce küfürler ederken, kız kardeşinin duygusuz ve anormal sakin bir şekilde onun yanında durmasıydı.

 

Sıkılmış gibi bekledikleri kişilerin gelip gelmediğini görmek için etrafına bakındı ve Chu Ning ile Chu Xing’in onlara doğru yürüdüğünü fark etti.

 

“Ağabey, geliyorlar.” Kız kardeşi, hâlâ iki kadınla tartışmakta olan ağabeyinin yakasından çekti. Ağabeyinin lafını bitirmesini beklemeden onu sürüklemeye başladı.

 

“Ne? Burada maganda ben miyim? Adam gibi kıyafet giymeden sokakta cilveli cilveli geziyorsun ama sana baktığım için beni mi suçluyorsun? Namuslu biriysen adam gibi giyin ve odandan dışarı çıkma…” Gezgin adam, kız kardeşi tarafından götürülüyor olsa bile iki kadına laf atmayı unutmadı.

 

Karşılarındaki üç kişi, adamı dövecekmiş gibi öfkeliydi, ama aynı zamanda acil bir işleri varmış gibi görünüyorlardı, bu yüzden öfkelerini bastırdılar ve küfürler savurarak şehrin doğu kapısına doğru hızla yürüdüler.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 673

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 616

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 528

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13186 Üye Sayısı
  • 387 Seri Sayısı
  • 18072 Bölüm Sayısı


creator
manga tr