Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Charm of the Soul Pets - Bölüm 128: Savaş Şimdi Başlıyor!


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

 


“Eh? Öyleyse muhteşem bir savaş olmuş olmalı!” dedi Prenses Jin Rou.


“Öyleyse Kız Kardeş Jin Rou kimin kazanacağını düşünüyor?” diye sordu Lu Shanli.


“Benim maiyetimden olduğuna göre onun kazanacağını düşünüyorum elbet!” diye cevap verdi Prenses Jin Rou kayıtsız bir sesle.


Chu Mu yukarıdaki prensese baktı ama onların, bunu zaman öldürecek bir oyun olarak görmelerinden hoşlanmadı.


Yine de statüsü düşüktü ve bu durumdan kurtulamazdı. Eninde sonunda mutlak özgürlüğü elde etmek için hem Xia Guanghan’ın hem Kabus Sarayı’nın kontrolünden kurtulmak zorundaydı.


Chu Mu üç yıl önce Prenses Jin Rou’yu gördüğünde, güzel ve narin bedeniyle genç bir hanımdı sadece ve muhteşem yüzü bir peçeyle örtülmüş olsa da, hüzün dolu büyüleyici gözlere sahipti. Zarif ve seçkin bir his uyandırıyordu.


Üç yıl sonra onu tekrar gördüğünde, dalgalanan peçesi ve büyüleyici, hüzün dolu gözleri hâlâ oradaydı. Ayrıca, o genç hanımın melankolisini göstermese de soğukluğa ve ihtişama sahipti.


Elbette Chu Mu, genç prensesin lüks kıyafetlerinin altındaki bedeninin her erkeğe fantastik gündüz düşleri kurdurmaya yeteceğini kabul etmek zorundaydı. Ama nedendir bilinmez, Chu Mu, genç prensesin, şimdi bakışları daha afallatıcı ve mizacı daha zarifken, geminin güvertesinde olduğu gibi kalbini pırpır ettirmediğini hissetti.


Doğruyu söylemek gerekirse, Chu Mu şu anda farklı olanın ne olduğunu biliyordu. O, Kabus Sarayı’nın içinde, ulaşılamayacak bir prensesti. Başkalarının önünde, bir prensese yakışan sakinliği ve akıllılığı sergilemek zorundaydı.


Ama okyanusa yelken açtıklarında, Prenses Jin Rou’nun önündeki tek şey dokunaklı ve güzel okyanustu. Daha fazla genç prenses tavrını korumak zorunda kalmamıştı.


“Prenses Jin Rou’nun savaşınızı izlemesinin büyük bir onur olduğunu bilmelisiniz. Tam gücünüzü kullanacağınıza eminim. İkiniz de statüsü olan insanlarsınız. Prensesin önünde, kan dökmemek için elinizden geleni yapın!” dedi Lu Shanli.


Lu Shanli, bu savaş sırasında bir ölümün daha yaşanmaması isteğini sözleriyle açıkça ortaya koymuştu.


Lu Shanli’nin sözleri, Mavi ve Camgöbeği Kabus Sarayı Efendileri’nin hoşnutsuz olmalarına neden oldu. Sessizce düşündüler ki: “Bu Lu Shanli tam bir şerefsiz. Daha demin, savaşanların savaş sırasında ölebileceklerini kabullendiklerini söylüyordu. Şimdi başkalarını öldürmemelerini söylüyor. Resmen Chu Mu piçine çalışıyor göt!”


“Anca o teslim olunca dururum. Kan dökülmeyeceğini de garanti edemem.” dedi Chu Mu başını kaldırıp umursamaz gözlerle Lu Shanli’ye bakarken.


Chu Mu’nun sözleri pek çok insanın kaşlarının çatılmasına sebep oldu ama Camgöbeği ve Mavi Kabus Sarayı Efendileri’nin yüzlerinde bir gülümseme ortaya çıktı.


“Chu Mu, prensesle Kabus Prensi Lu’nu önünde saygısızlık yapma!” dedi Xia Guanghan açık açık.


Chu Mu, buz gibi gözlerini ona dikmiş Xia Guanghan’a bakıp dedi ki: “Dört yıl önce sıradan bir hayata sahipken Kabus Sarayı’na girdim. Sizler de bana nasıl öldüreceğimi, nasıl acımasız olacağımı öğrettiniz. Dört yıl sonra, öldürmeyi kanıksamışken bana savaşın sonucu kesinleştiğinde savaşmayı bırakmamı ve merhamet göstermemi mi söylüyorsun? Korkarım ki, bu benim için çok zor olacak!”


Chu Mu, genç prensesin gelmesi yüzünden kendi savaş tarzını değiştirmeyecekti. Böyle kısıtlı bir mücadelede savaşmaya çalışmak, intihardan farksızdı.


“Chu Mu! Yaşamaktan sıkıldın mı? Kıdemli Xia ile böyle konuşmaya nasıl cesaret edersin?” Feng Xiang ona ters ters bakarak azarladı.


“Xia Guanghan, Hapis Adası Kralı senin astın değil mi? Neden sözünü dinlemiyor? Prenses ve Kabus Prensi Lu, onun için bu kadar mı önemsiz ki, onları küçümsüyor?” Mavi Kabus Sarayı Efendisi hemen zevk alır bir ifade sergiledi ve sözleriyle ateşe körükle gitti.


Xia Guanghan, Mavi Kabus Sarayı Efendisi’nin kışkırtıcı sözlerini görmezden geldi. Ama bu kibirli davranışı, Mavi Kabus Sarayı Efendisi’ni biraz sinirlendirdi.


“Bir savaşı çekici kılan, ölüm-kalım riskidir. Kısıtlı bir şekilde savaşmaktan hoşlanmıyorum. Kabus Prensi Lu ve Prenses öyle savaşlardan hoşlanıyorlarsa, lütfen bizim yerimize işe yaramaz insanları buraya çıkartıp onları izlesinler!” Tian Ji, meydan okumalarını geri çeken dört kişiyi işaret edip açık açık konuştu.


Tian Ji sözlerini bitirdikten sonra, meydan okumalarını geri çeken dört gencin yüzleri mosmor oldu.


Mavi Kabus Sarayı Efendisi’nin de kaşları çatıldı. Tian Ji’nin hem prensesle hem de Kabus Prensi Lu’yla ters düşmesi, yapabileceği en iyi şey değildi. Kabus Presi Lu ve prenses bunu ciddiye alırsa, başına bela açılabilirdi.


Chu Mu kafasını çevirip Tian Ji’ye baktı, şimdi onu yeni bir ışıkta görüyordu. Görünüşe bakılırsa, Tian Ji sıradan bir adam değildi.


“İkinizde öfkeli insanlarsınız, ama böyle insanları severim. Çünkü onlar sıradan değildir. Sıradan insanlar yaptıklarının sorumluluklarını üstlenecek yeteneğe ya da tabiata sahip değildir. İkiniz de sınırları zorlamaktan zevk alıyorsunuz madem, sizin dediğiniz gibi olsun! Genç prensesimiz de kan görmeyi kaldıramayacak güçsüz bir çocuk değil nasıl olsa!” dedi Lu Shanli, yüzünde bir gülümsemeyle.


Prenses Jin Rou ikisine bakarak yavaşça konuştu: “Rakibiniz savaşamayacak duruma gelirse, öldürmeyeceksiniz…”


Chu Mu ve Tian Ji bunu saygıyla kabul etti ve savaş alanına doğru yürüdüler.


O anda bir rüzgar esti ve savaş alanını süpürüp yerdeki küçük kum tanelerini havalandırdı. Bununla beraber, şiddetli bir uğultu sesi çıktı.


Siyah kıyafetli Chu Mu ve gri kıyafetli Tian Ji yarığın karşılıklı taraflarında durdu. Aralarında yirmi metre vardı ve her ikisi de karşısındakine soğuk gözlerle bakıyordu.


“Sana saygı duyuyorum ve seni öldürmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım!” dedi Tian Ji.


“Ben de!” dedi Chu Mu kısaca.


Chu Mu’nun iki ruh hayvanı savaş alanındaydı zaten. Beşinci evrenin altıncı seviyesinde Şeytan Ağacı Askeri ve altıncı evrenin birinci seviyesinde Buz Perisi. İki ruh hayvanı zaten savaş alanında olduğundan Chu Mu onları değiştirmedi.


Tian Ji daha fazla düşünmedi ve iki ruh hayvanı çağırmak için Çift Çağrı’nın büyü sözlerini okudu.


Yavaş yavaş mavi şeytan alevi deseni ortaya çıktı. Bu özel, koyu mavi alevler buz gibi bir his veriyordu. Ortaya çıkan Mavi Kabus’un korkunç gözlerine baktıktan sonra, insanlar tüm bedenleri koyu mavi cehennem alevlerine gömülmüş gibi hissederdi.


Beşinci evrenin dördüncü seviyesinde Mavi Kabus. Tian Ji ilk olarak bağlı bulunduğu Mavi Kabus Sarayı’nın onunla özdeşleşen ruh hayvanını, Mavi Kabus’u çağırmıştı!


Ama Chu Mu’yu asıl şaşırtan şey, Tian Ji’nin çağırdığı ikinci ruh hayvanının da koyu mavi şeytan alevleriyle ortaya çıkışıydı. Şeytan alevi deseninden, ilk çağırdığı Mavi Kabus’a kıyasla, daha coşkun şeytan alevleri çıkıyordu!


Beşinci evrenin altıncı seviyesinde Mavi Kabus! Şaşırtıcı bir şekilde, Tian Ji iki tane Mavi Kabus’a sahipti!


Yüksek komutan sınıfı bir ruh hayvanı olsa da, komutan sınıfı ruh hayvanlarının arasında Mavi Kabus’un dengi olabilecek ruh hayvanı pek yoktu. Dahası, Tian Ji’nin Mavi Kabusları’nın ikisi de büyük yeteneğe sahipti. Auralarına bakılırsa, Su Yu’nun güçsüz Mavi Kabusu’ndan çok çok daha güçlüydüler!


Tian Ji konuşmakla hiç zaman kaybetmeden Mavi Kabusları’na hareket etmelerini, Chu Mu’nun ruh hayvanlarıyla arasındaki mesafeyi kapatmalarını emretti. Buz Perisi’ne buz tipi büyü kullanması için zaman vermemeyi planlıyordu.


“Ning, Şeytan Ağacı Askeri üzerinde Buz Zırhı’nı kullan!”


Chu Mu savaşa hazırlandı.


Şeytan Ağacı Askeri ağaç tipi olduğundan, ateş tipine karşı muazzam bir dezavantajı vardı. Buz Zırhı olmadan uzun süre dayanamazdı.


Buz Perisi, Buz Zırhı’nı kullanmada olağanüstü bir ustalığa ulaşmıştı ve kalın Buz Zırhı’nı Şeytan Ağacı Askeri üzerinde uygularken büyü sözü okumaya bile ihtiyaç duymamıştı.


“İki Mavi Kabus karşısında uzun menzilli buz tipi ve kısa menzilli ağaç tipi kombinasyonu çok sıkıntılı. Sonsuz Okyanus Kabus Prensi’nin ruh hayvanlarını değiştirmesi gerekiyor gibi.” dedi Lu Shanli kayıtsızca.


Bu sözleri herkes onayladı. İki tane beşinci evre yüksek komutan sınıfına karşı yüksek savaşçı sınıfı ruh hayvanları…


Chu Mu da ruh hayvanlarının tür seviyelerinin daha düşük olduğunu biliyordu ama onları değiştirme gereği hissetmemişti.


“Şeytan Ağacı Askeri, yer altına gir; Buz Perisi, havada kal.”


Chu Mu hemen emirlerini verdi. Daha sonra da Mavi Kabuslar’ın saldırılarına hedef olmamak için geri çekildi.


Şeytan Ağacı Askeri kükredikten sonra bedeninden birkaç kök çıkardı ve onları yeraltına soktu.


Buz Perisi yavaşça uğuldayan fırtınanın ortasına doğru süzüldü ve yirmi metre havaya yükseldi.


Buz Perisi’nin buz tipi büyüsü, komutan sınıfı Mavi Kabuslar için büyük bir tehditti. Havaya yükseldikten sonra Buz Perisi’nin buz tipi büyüsüyle onların canına ot tıkamaması için, Mavi Kabuslar’ın tehdit edici bir tavırla onu kısıtlamaktan başka şansları yoktu.


“Yanan Meteor, Buz Perisi’ne.” Tian Ji zihinsel bağlantısını kullanarak emrini iletti.


Acımasız Mavi Kabuslar hemen tiz çığlıklar attılar ve aniden korkunç bir şeytan alevi ortaya çıkardılar. Tüyleri diken diken oldu ve gökyüzünde Yanan Meteor yoğunlaşmaya başladı!


Gökyüzünde yavaşça iki koyu mavi ateş topu oluştu ve alevler etkileyici bir şekilde çoğalıp şiddetlendi!


Ama Mavi Kabuslar Yanan Meteor tekniğini tamamlayacağı anda yarığın dibindeki duvar aniden patladı. Altı pitona benzer kök, hemen onlara doğru atıldı. Buz Zırhı’yla birlikte etkili bir şekilde Mavi Kabuslar’a fırladılar.


Mavi Kabuslar’ın şeytan alevleri bir kez daha şiddetle yanmaya başladı. Beklenmedik şekilde büyük köklerin saldırısını görmezden geldiler!


“Pai!!”


Altı kök aynı anda Mavi Kabuslara vurmuş gibi göründü. Mavi Kabuslar Yanan Meteor’u oluşturmuştu ki, köklerin saldırısından dolayı acı çektiklerinden kendi saldırılarının rotalarını karıştırdılar.


Yanan Meteorlar’ın yönü değiştiğinde ise, Buz Perisi onlardan pek etkilenmeden kolayca saldırıdan kaçındı.


“Şeytan Alevi Uzantısı!”


Tian Ji, saldırısının Buz Perisi’ni etkilemediğini görünce, Mavi Kabuslar’a alevlerini altı kök üzerinde kullanmalarını emretti. Kökleri kullanarak şeytan alevlerini Şeytan Ağacı Askeri’nin bedenine ulaştırmak istedi.


Ama Şeytan Ağacı Askeri, saldırısını sadece taciz için yapmış gibiydi. Tacizden sonra yine yer altına gömüldü, şeytan alevleri onu yarığın dibindeki duvara kadar izleyebilse de, yer altına giremezdi.


“Doğrudan ona saldırın!”


Tian Ji bir kez daha hedefini değiştirdi. Mavi Kabuslar’a yarığı aşarak Chu Mu’ya saldırmalarını emretti.


Chu Mu, Tian Ji’nin ona odaklanacağını daha önce tahmin etmişti ve Rüzgar Binişi’ni kendi üstünde kullanarak arkasına bile bakmadan geri çekilmişti. Mavi Kabuslar ile arasındaki mesafeyi arttırırken, aynı anda Buz Perisi’ne buz tipi teknikler kullanarak Mavi Kabuslar’a saldırmasını emretti.


Chu Mu’nun daha da uzaklaştığını görünce, onu kovalamaya devam ederse Mavi Kabusları’nın korkunç buz tipi yeteneklerden ötürü acı çekeceğini anladı Tian Ji. Chu Mu’ya saldırmaktan vazgeçmekten başka seçeneği yoktu. İlk önce en büyük sorundan, Buz Perisi’nden kurtulmalıydı.


“Bu adam ve ruh hayvanları arasındaki koordinasyon çok iyi. Hiç açık bırakmıyor!”


Olanları görebilenler, Chu Mu’nun savaş taktikleri kullanma konusunda çok yetenekli olduğunu anladılar. Onların saldırılarından tamamen kaçınarak kasten Mavi Kabuslar’ın enerjileri ve fiziksel güçleri üzerine oynuyordu.


Herkes, savaş başlar başlamaz Chu Mu’nun çok geçmeden ruh hayvanlarını değiştirmesi gerekeceğini düşünmüştü. Ama Chu Mu’nun daha güçsüz ruh hayvanları ile, Tian Ji’nin Mavi Kabusları’nı zorlamasından ve onu üçüncü ruh hayvanı çağırmak zorunda bırakmasından dolayı şaşırdılar.


Tian Ji üçüncü ruh hayvanını çağırırken, Chu Mu da tereddüt etmeden Şeytan Ağacı Askeri’ni ruh hayvanı bölgesine geri çekti.


“Savaş şimdi başlıyor!” Ruh hayvanını geri çekip yerine Mo Xie’yi çağırırken Chu Mu’nun yüzüne bir gülümseme yayıldı!


Chu Mu’nun bu savaşları kabul etmekteki gerçek amacı, ruh kristali eğitimini bitirdikten sonra altıncı evreye geçmiş Mo Xie’ye dilediği gibi savaşma fırsatı vermek istemesiydi!

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 673

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 616

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 528

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13185 Üye Sayısı
  • 387 Seri Sayısı
  • 18071 Bölüm Sayısı


creator
manga tr