"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Charm of the Soul Pets - Bölüm 54: Komutan Seviyesinde Bir Ruh Hayvanına Karşı


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 


Chu Mu diğer soruları da görmezden gelerek andacını ruh hayvanı bölgesine soktu. Zira az önce Mo Xie’den belirsiz bir ses gelmişti.


Xin Xue göz ardı edildiğini hissedince ifadesi hemen değişti. Ama ruh hâlini tam olarak göstermeye cesaret edemediğinden oldukça garip bir ifade sergiledi.


“Wuwuwuwu”


Mo Xie’nin sesi, Chu Mu’nun bilinç denizinde bir kez daha yankılandı. Ve bu tür bir sesin, Chu Mu’ya oldukça aşina olduğu söylenebilirdi.


“Seviye atlıyorsun!” Chu Mu’nun içinde bir coşku yükseldi.


Ardı ardına yapılan savaşlar ruh hayvanlarına seviye atlatabilirdi. Chu Mu son birkaç gündür Mo Xie’yi Semavi Mavi Gyokuro Pungen ile beslemekteydi ve ormandaki savaşlarla birlikte Mo Xie’nin bu ilaçla birlikte üçüncü seviyeye ulaşmasını garanti altına almıştı. Bundan dolayı Mo Xie’nin yakın zamanda seviye atlayacağını tahmin ediyordu ama büyüme parlaklığının savaş bittikten hemen sonra başlayacağını düşünmemişti.


Seviye atlama parıltısı Mo Xie’yi çevreledi ve Mo Xie’nin bedeninin diğer kısımları gözle görülür bir değişikliğe uğramasa da, gümüş pençelerinde göze çarpan bir değişim oldu. Pençelerinde garip ve kırmızı bir ışık titremesi meydana geldi. Daha dikkatli incelendiğinde, keskin pençelerindeki pembe-altın parıltılar görülebilirdi.


“Cezalandırıcı Pençelerin ikinci aşamanın geç seviyesine ulaşmış!” Chu Mu’nun içinde bir mutluluk yükselerek onu daha heyecanlı hâle getirdi.


Ayışığı Tilkisi, şeytan öznitelikli bir ruh hayvanıydı ve üçüncü evreye ulaşsa bile pençelerinin bu seviyeye gelmesi çok zordu. Ama Mo Xie bunu başarmıştı. Chu Mu dahi, Mo Xie’nin devamlı dönüşüme müsait kan bağına sahip bir ruh hayvanı olduğunu bilmeseydi, hizmetçi seviyesinde bir ruh hayvanının beden parçalarının seviyelerinin bu kadar hızlı yükselmesini inanılmaz bulurdu!


İkinci evre dördüncü seviye! Pençeler ikinci aşamanın geç seviyesine, koruyucu kürk ikinci aşamanın başlangıç seviyesine ulaşmıştı ve Ay Bıçağı ile Kanlı Bölen Pençe olmak üzere iki tane çok güçlü saldırı tekniğine sahipti. Ateş özniteliğinin de kazanılmasıyla birlikte, ateş tipi bir teknik olan Alev Dikeni’ni de kullanabilirdi!


Bu şekilde, Mo Xie’nin savaş gücü, ikinci evre yedinci seviyede olan hizmetçi seviyesinde ruh hayvanlarına ulaşmıştı!


Takip eden savaşlarda, diğer adalardan gelen takımlarla savaşacaklardı. Üstelik sıradaki rakipleri, rakiplerini elemiş, güçlü takımlar olacaktı.


Her adanın güç seviyesi arasında büyük bir boşluk vardı. Chu Mu özellikle Gölge ruh hayvanına sahip takım liderinin olduğu takımda bunu açıkça hissedebiliyordu.


Gölge, Şeytan Krallığı’ndan -şeytan öznitelikli- karanlık türü bir ruh hayvanıydı. Gölgeler, oldukça nadir ruh hayvanlarıydı. Yüksek hizmetçi seviyesinde olsalar da, iyi bir eğitimle, güçleri düşük komutan seviye ruh hayvanlarını aşabilirdi.


Gölge’nin efendisi, siyah kıyafetli bir gençti. Tüm varlığı karanlık ve kasvetliydi. Bunun sebebinin karanlık öznitelikli ruh çekirdekleriyle temas kurmasından dolayı olduğu açıktı.


Chu Mu, Gölge’nin ikinci evrenin üçüncü seviyesine ulaşmış olduğunu düşünüyordu. Bununla birlikte, takımdaşları da aynı derecede güçlüydü. Bu yüzden Gölge tüm gücünü sergilemeden rakiplerini kolayca yendiler.


Gölge dışında, Chu Mu nispeten endişe verici birkaç ruh hayvanı daha gördü. Onlar arasında, ikinci evrenin dokuzuncu seviyesinde bir ruh hayvanı da vardı. O ruh hayvanının, amelelerin sahip olduğu ruh hayvanları arasında en yüksek seviyeli olduğu söylenebilirdi. Ne yazık ki, düşük hizmetçi seviyesindeydi. Bu yüzden ikinci evrenin dokuzuncu seviyesine ulaşmış olsa dahi, ruh hayvanları mevcut güçlerine göre sıralanacak olsaydı, anca ilk beşe girebilirdi. Yani en güçlüsü değildi.


“İşler nasıl? Onunla ilgileneceğini garanti edebilir misin?” Cao Yi fısıldadı.


“Merak etme, her şey ayarlandı. Bir sonraki savaşta, seninkiler benimkilerle savaşacak. O velet kesinlikle ölecek!” dedi Liu Zheng.


Cao Yi’nin ağzının köşesi kıvrılırken aklından geçenler de şunlardı: ‘Chu Mu...Chu Mu...Sadece kendi şanssızlığını suçlayabilirsin. Bedenindeki Beyaz Kabus’u suçla!’


Cao Yi’nin Chu Mu’yu öldürmek istemesinin bir nedeni daha vardı; o da, Beyaz Kabus’ta gözü olmasıydı. Beyaz Kabus’un değeri, tüm Camgöbeği Kabus Adası’ndan daha yüksekti. Bir yanda Kıdemli Xia vardı ve ona açıkça karşı gelmeye cesaret edemezdi, ama diğer yandan da Beyaz Kabus gibi bir fırsatı heba edemezdi.


“Haha, Kıdemli Cao, arkadaşlıklar kavgayla başlarmış. Seninkiler, bir kez daha benimkilerle karşılaşacak!” Kurayı çeken Liu Zheng çarpık bir gülümseme sergilerken bir yandan da konuşmaya devam etti.


Cao Yi öfkelenmiş gibi yaptı. Liu Zheng’le karşılıklı bir tiyatronun içindeydiler.


“Kıdemli Cao, ne olacağını izlemek için savaş alanına gidelim. Bu şekilde işler daha ilginç olur.” dedi Liu Zheng.


“Peki.” Cao Yi ayağa kalktı ve beraberce savaş alanına doğru yürüdüler.


Cao Yi ayağa kalktığında, yanındaki tali ada efendileri küçümseyerek gülümsedi. “Cao Yi, neden her şeye burnunu sokuyorsun? Neden sadece burada durup izlemekle yetinmiyorsun? Nasılsa kaybedeceksin zaten. Duygularını kontrol edemeyeceksin ve tüm amelelerin ölecek. Bu senen de boşa gidecek!”


Cao Yi gülümsedi ve tali ada efendilerinin alaylarını görmezden gelerek Chu Mu ve diğerlerine doğru yürümeye başladı.


“Cao Yi geliyor. Kesinlikle bizi burada öldürmeye cesaret edemez, ama elinin altındaki teknikler karın ağrısı olabilir.” Zeng Ze çok kısık bir sesle Chu Mu’ya fısıldadı.


Chu Mu başıyla onayladı ve kasvetli Cao Yi’ye baktı. Cao Yi’nin ona ne yapacağını düşünmeye çalışırken aklındakiler de ifadesi de çabucak değişti.


“Savaş alanına girin!” Yukarıdan Ada Efendisi’nin sesi duyuldu.


Chu Mu ve diğerleri savaş alanına yürüdüler. Diğer ameleler de çirkin ifadelere sahipti. Nedeni de basitti, rakiplerinin daha deminki savaşını izlemiştiler. Daha savaşa çıkmadan bile bu sefer kaybedeceklerine emindiler!


Rakipleri, Liu Zheng’in ameleleriydi. Liderleri, komutan seviyesinde bir ruh hayvanına bile rakip olabilecek ikinci evrenin üçüncü seviyesindeki Gölge’ye sahip olan kişiydi.


“İkinci evrenin üçüncü seviyesinde, yüksek hizmetçi seviyesinde bir Gölge; ikinci evrenin birinci seviyesinde, yüksek hizmetçi seviyesinde Alevkuyruk; ikinci evrenin ikinci seviyesinde, orta hizmetçi seviyesinde Rüzgar Perisi, ikinci evrenin beşinci seviyesinde, düşük hizmetçi seviyesinde Diken Şeytanı…”


Tür ya da güç seviyeleri ne olursa olsun, Liu Zheng’in ameleleri, Cao Yi’nin amelelerinden daha güçlüydü. Ayışığı Tilkisi’nin daha önceki muhteşem savaşı bile, diğerlerine göre, bu insanların karşısında işe yaramayacak gibiydi!


“Hepimiz dikkatli olmalıyız. Onları yenemezseniz ruh hayvanlarınızı geri çağırın. Ruh hayvanlarınızın ölmesine müsaade etmeyin.” Feng Gu, takımdaşlarına hitaben akılcı bir şekilde konuştu.


Güçteki eşitsizlik çok büyüktü. Durumu zorlamak, onları korkunç bir yenilgiye sürükleyebilirdi. En önemli şey, tüm amelelerin Kabusları’nı belli bir seviyeye ulaştırmak zorunda olmalarıydı. Ruh hayvanlarını kaybederler ve en baştan başlamak zorunda kalırlarsa, kendi yetişimleri çok yavaşlayacaktı ve eninde sonunda Kabusları tarafından yutulacaklardı.


Diğer bir deyişle, ruh hayvanları ölürse, kendileri de çok geçmeden ölürlerdi.


Böyle güçlü bir takımın karşısına çıktığında, Chu Mu da kaşlarını kırıştırdı. Bu savaşta zafer umudu olmadığı söylenebilirdi. Chu Mu, Mo Xie’nin tüm gücünü ortaya çıkarmak istemiyordu ama bunu yapmazsa, ruh tekniği seçme fırsatını kaybettiği için pişman olabilirdi.


“Ruh hayvanlarınızı çağırın!” Ada Efendisi ağzını açıp yavaşça konuşmadan önce, bakışlarıyla savaş alanında dizilmiş yirmi kişiyi taradı.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 673

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 616

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 528

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13185 Üye Sayısı
  • 387 Seri Sayısı
  • 18071 Bölüm Sayısı


creator
manga tr