Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Charm of the Soul Pets - Bölüm 12: Çalışma, Eğitim, Gelişim


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 


Chu Mu kampa yaklaştığı zaman Kabus Adası’nın diğer sakinlerini görebildi.


Birçoğu sessizdi. Chu Mu’yu gördüklerinde, Chu Mu onların düşmanı olduğundan ve düşmanı anlamanın elzem olduğundan ilk olarak yanında getirdiği ruh hayvanına baktılar.


“Chu Mu, sen de bir prenses oldun demek, hahahaha, beni öldürüyorsun!” Alaycı bir ses duyuldu.


Chu Mu sesi takip etti ve uzun yüzlü bir çocuğa ilgisizce baktı.


Bu uzun yüzlü oğlanın adı Tang Xian’dı ve Kabus Adası’na, Chu Mu’yla birlikte gelen gruptandı. Kendini beğenmiş yönünü saklamayan iğrenç bir kişiliği vardı.


Yanında, bir metre uzunluğunda, seyrek pullu, kocaman bir kemirgen ruh hayvanı vardı ve ağzından çıkan iki beyaz ön dişiyle sahibine bakıyordu…


Chu Mu bu hayvanı tanıdı; tür seviyesi yüksek olan en bilinir Çelik Diş cinsiydi. Çelik Diş’in şekline bakılırsa, muhtemelen gücü üçüncü seviyedeydi!


“Küçük tilkini yere indir de Çelik Dişim’le kapışsın, hahaha!” Tang Xian dalga geçti.


Chu Mu bu adamla uğraşmak için çok tembel olduğundan sessizce kamp alanı boyunca yürüyerek tüm rakiplerinin ruh hayvanlarını inceledi.


“Başka bir sıkıntılı rakip…” Chu Mu kendi kendine mırıldanırken arkasından gelen kahkahalar daha rahat bir hâle geldi.


Tang Xian’ın Çelik Dişi’nin seviyesi yüksekti ve gücü üçüncü seviyedeydi. İki aylık eğitimle sekizinci seviyeye ulaşabilirdi ki, muhtemelen ilk gün karşı karşıya geldikleri Avcı Kurtlar’dan daha güçlü olurdu. Chu Mu buna karşı önlem almak zorundaydı. Sonuçta Mo Xie dönüşüm geçirmeden önce, vasatın altında olacaktı.


Ahşap kulübesine geri döndüğünde Mo Xie’yi yere bıraktı ve önce bir duş aldı, ardından daha fazla enfekte olmasınlar diye iltihaplı yaralarına merhem sürdü.


Küçük Mo Xie de temizlikten hoşlanıyormuş gibiydi. Chu Mu duş alırken o da suyun içine atladı. Ardından Ting Yu’nun yumuşak yatağına çıkarak kendini kurulamak için yuvarlandı.


“Err...her neyse, sanırım yakın zamanda geri gelmeyecek.” Chu Mu böyle düşündüğünden Mo Xie’nin Ting Yu’nun yatağını batırmasını engellemedi.


Ruh hayvanlarının eğitimi, anlamayla başlardı. Bu yüzden de Mo Xie’nin sahip olduğu karakteri ve uygulayabildiği teknikleri öğrenmek zorundaydı.


Ayışığı Tilkileri çok yaygın olmadığından Chu Mu onları çok iyi tanımıyordu.


Yatağının yanındaki dolaptan kalın bir ‘Hayvan Ansiklopedisi’ aldı. Onu açarak Ayışığı Tilkileri hakkında bilgiler aramaya başladı.


Ayışığı Tilkisi: Hayvan Dünyası - şeytan tipi - Şeytan Tilki türü - Ayışığı Tilkisi alt türü


“Aha, Ayışığı Tilkileri şeytan tipi canlılarmış, ben onların hayvan türü olduğunu sanmıştım…”


“Ayışığı Tilkileri’nin seviyeleri, vasatın altındadır. Sıradan bir savaş gücü olan çevik hayvanlar olarak sınıflandırılırlar. Temel saldırı araçları, pençeleridir. Kürkü biraz savunma sağlayabilir, gözleriyle düşmanın savaşma arzusunu azaltacak büyüler yapabilirler.”


“Ayışığı Tilkisi’nin tür yeteneği: Ayışığı Özü”


“Ayışığı Tilkisi’nin temel yetenekleri: Ay Gölgesi, Büyü ve Acınası Görünüş”


“Ayışığı Tilkisi’nin ana yetenekleri: Yırtan Pençe, Tuzak”


“Ayışığı Tilkisi’nin ileri yetenekleri: Ayışığı Kesişi”


Taslakları ve açıklamaları okuduktan sonra, Chu Mu zoraki bir gülümseme sergilemekten başka bir şey yapamadı. Yumuşak yatakta yuvarlanan küçük Mo Xie’yi izleyerek iç geçirdi.


“Düşük seviye, hemen hemen hiç tekniği yok, tekniklerinden sadece ikisi ya da üçü saldırı için, daha ne kadar kötü olabilirdi…”


Ayışığı Özü, her Ayışığı Tilkisi’nin bildiği tür yeteneğiydi, bu yüzden onu düzgün bir şekilde kullanabilmesi için eğitim gerekmiyordu.


Temel yetenekleri olan Ay Gölgesi, Büyü ve Acınası’na gelince, Chu Mu, küçük Mo Xie’yi Ay Gölgesi kullanırken görmüştü. Diğer ikisi hakkında ise, henüz bir şey bilmiyordu. Ama Mo Xie’nin gelişme sürecinde onları öğrenmesi gerekiyordu.


“Adım adım öyleyse.”


Chu Mu bunu kendini rahatlatmak için söyledi. Küçük Mo Xie’nin inanılmaz bir potansiyeli vardı, ama şu an için en önemli şey, onun savaş gücünü arttırmaktı. İlk ona giremezse, Chu Mu ölecekti.


Chu Mu ahşap kulübesinde biraz dinlendikten sonra Mo Xie’yle birlikte kampın dışına çıktı. Mo Xie’nin resmi eğitimine açıklık, çimenlik alanda başladı.


“Mo Xie, Ay Gölgesi’nden başka hangi yetenekleri biliyorsun? Bana göstersene!” dedi Chu Mu.


Küçük Mo Xie gönülsüzce parlak güneş ışığına baktı ve acınası bir ses çıkardı ki, bu da güçlerini sadece ayışığı altında kullanabileceği anlamına geliyordu.


“Bana pençelerini göster” dedi Chu Mu, küçük Mo Xie’ye.


Mo Xie çok uysal bir şekilde küçük, yumuşak patilerini uzattı ve patilerinin yumuşak tabanlarını Chu Mu’nu eline yerleştirdi.


“Pençelerini çıkar.” dedi Chu Mu.


“Shua!!” Mo Xie’nin patilerindeki pençeler aniden dışarı çıktı. Yaklaşık dört santim uzunluğundaydılar ve bıçaklar kadar keskindiler. Chu Mu hemen ellerinde bir soğukluk hissetti ve derisinin dış tabakası kesildi.


Chu Mu bu küçük yaralara aldırış etmeyerek Mo Xie’nin pençelerini dikkatli bir şekilde inceledi. “Gerçekten de küçük yavru pençelerin birinci seviyede. Hızın zaten iyi, hadi saldırı gücünü arttırmayla başlayalım. İlk seviyedeki pençelerini orta seviyeye ulaştıralım. O zaman saldırı gücün de daha fazla olacaktır.”


“Wuwu---” Küçük Mo Xie surat astı.


“Yırtan Pençe’nin işe yaraması için pençelerinin yırtma etkisinin orta seviyeye ulaşması gerek. Hadi bir ağaç gövdesiyle eğitime başlayalım.”


Küçük Mo Xie de daha güçlü olmak istiyordu, bu yüzden çabucak on santim kalınlığında bir ağaca kilitlendi ve küçük pençeleriyle saldırmaya başladı!


“Shua!!”


Küçük pençesi çarptığında ağaç kabuğu hemen soyuldu ve odun parçaları her yana saçıldı.


“Devam et.” dedi Chu Mu.


“Shua!! Shua!! Shua!!”


Küçük Mo Xie üst üste üç kez saldırarak on santim kalınlığındaki ağaç üzerinde oldukça derin bir iz bıraktı.


“Ağacı yıkana kadar devam et.” dedi Chu Mu.


Küçük Mo Xie tekrar ‘wuwu’ladı ve pençelerini bilemeye devam etti.


“Shua!!”


Sonunda, sekizinci pençenin ardından ağaç devrildi.


“Wuwu---”


Küçük Mo Xie’nin pençeleri hâlâ en narin olduğu evredeydi. Ağaca saldırmak, pençelerini ciddi bir şekilde aşındırıyordu. Şimdi pençelerinde biraz kan vardı.


“Devam et.” dedi Chu Mu tekrar.


“Wuwu.”


Küçük Mo Xie hemen ona karşı çıktı, kanlı pençelerini kaldırarak pençelerinin acıdığını söylemeye çalıştı.


“Onları sertleştirmezsen, pençelerin daima ilk seviyede kalacaktır. Endişelenme, pençelerin yarın iyileşecek ve bugünkünden daha keskin olacak.” dedi Chu Mu rahatlatıcı bir şekilde.

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1063

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 968

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 811

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 766

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 639

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 585

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 577

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 568

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 510

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 479

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 271

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 166

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 77

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11533 Üye Sayısı
  • 309 Seri Sayısı
  • 16278 Bölüm Sayısı


creator
manga tr