Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Cehennem Online - Bölüm 88-Zindan Çöker


“Son sözünüz bu mu?”

Cevap vermedik, dediği gibi son sözümüzü söylemiştik.

“İstediğiniz gibi olsun. Yadigâr, Ejder, öldürün!”

Patron iki korumasına emrini verdikten sonra masanın üzerindeki kesme bardağı alarak içindekinden bir yudum çekti.

“Şükrücük, Toraman, Rimel, kendimizi tutmamıza gerek yok son savaşa hazırlanın!”

Çok uzun zaman sonra sayısal olarak avantajlı bir durumdaydık, düşman yetenekli görünse de gerçekten büyük avantajdı bu.

“Abi, bir tanesini tutabilir misin?”

Böl, parçala, yok et. İzbandutlardan birini oyalayarak diğerine odaklandık, önce Toro’nun şifalı değneği bacağına indi.

Hafif aksadı düşman ama yıkılmadı, hızla içeri girip bir sol kroşe indirdim. Bu kez oldu, çenesine aldığı darbeyle beraber kitlendi dizleri. Şükrücük diğerini zapt ederken yarı linç, yarı dayak kıvamında ufaladık herifi.

Birbirlerinin aynısı olduklarından Yadigâr’ı mı yoksa Ejder’ i mi hallettik bilmiyorum, az sonra diğeri de ölünce bir anlamı kalmayacak nasıl olsa.

“Çocuklar, halledin!”

Sırtı bize dönük adam bağırdıktan sonra masanın altından bazı gölgeler fırladı. Kısa sürede etrafımızı sardılar, geri sayım beş dakikadayken Patron yeni yancılar çıkardı.

“Ya bu ne, ciddi misin sen?”

Şükrücük bir sağa bir sola bakarken bağırdı, yarışma alanlarında bize yardımcı olan hostesler ellerinde kırbaçlarla bize bakıyordu.

Masum görünüşleri tamamen değişmiş, gözleri ölümcüldü. Dört bir yandan saldırdılar, ne bir uyarı ne de bağırtı vardı.

Formasyona geçtik ama bunlar yanımıza gelme ihtiyacı hissetmeyen moblardı, savunmada kalmak dışında seçeneğimiz yoktu.

Dört dakika kaldı ve biz hâlen kafamızda şaklayan kırbaçlardan korunmak için uğraşıyoruz. Toro ile Şükrücük iyiydi de, ben çıplak elle ne yapabilirdim ki.

Yıldırım hızıyla inen ince deri kırbaçlar kollarımda çoktan birçok yara açmıştı, Rimel sadece bana çalışıyordu bu anlarda.

“Yetti be!”

Hırsla elimi bir salladım. Ne göreyim, yakalamışım kırbacın birini.

“Come here!”

Artık hemşeri olduğumuz Scorpion abimizin hareketiyle, hosteslerden birini havaya kaldırdım. Sol elimle kırbaca asıldım, sağ aparkatla da gelişine yapıştırdım. O an kırbaç şaklamaları durdu, arkadaşlarının akıbetini gören diğerleri tedirgin olmuştu.

“Saldırın!”

Patron kükredi, verdiği emrin uygulanmaması kızdırdı sırt güzelini. Mini etekli moblar hemen atağa kalktılar, ne yazık ki artık işi çözmüştüm.

Kamçıdan yakaladığımı zıplattım, üç dakika kaldığında tertemiz oldu etraf. Aceleyle dikildik karşısına, tam elimi uzatacağım koltuk kendiliğinden dönmeye başladı.

Ne göreyim, kurbanda kessek sadece işkembesi için on metrekare arazi gerekecek bir sığır bana bakıyor. Duble gerdanını altın kolyeyle kaplamış, bileğinde kan dolaşımını engelleyen bir künye taşıyan, şişko bir tip.

Elindeki viski bardağını yavaşça masaya bırakıp ayağa kalktı Patron, ağzını sonuna kadar açıp kusmaya başladı. Patır patır döküldü her şey, kimi yiyip yuttuysa hepsi çıktı içinden, köylü, esnaf, işçi, alışveriş merkeziyle beraber ufaladıkları önümüzde şimdi.

“Öldürün, yok edin şunları!”

Sesi zar zor çıktı, bedenindekileri dökünce bir deri bir kemik kaldı, adeta yaşayan ölüye döndü azametli Patron.  

“Akıncılar, saldırın!”

Son iki buçuk dakika, sayıları neredeyse yüzü bulan düşmanla yüzleşmemiz için kalan zaman sadece bu kadar. Savunmayı unutup daldık içlerine, birkaç adım geriye atan Rimel hariç üç koç yiğit ataktayız.

Toraman direkt gökten inerek başladı atağa, Ara Gazı aktif hale getirdikten sonra elindeki silahın özelliklerinden birini kullanmak için toplu moblara saldırdı.

Şükrücük, ilk yeteneğini kullanmıyor, aktif saldırı yapabilmek adına sadece gelin başına benzeyen topuzunu savuruyor.

Benim de gözüm karardı bir kere, kafam hafifçe sallanıyor, kendimi boks ringinde gibi hissediyorum. Yalnızca rakibim bir kişi değil, onlarca düşmanın arasında yaprak gibi savruluyorum.

Üzerimde sürekli ışıldamalar vardı, Rimel yine ağır baskı altında kalmıştı. Bunun dışında kim ne yapıyor hiç bilmiyorum. Delicesine yumruklarımı savuruyor, bana bir vurana üç taneyle karşılık veriyorum.

“Pasif Yetenek- Dövüş Konsantrasyonu açıldı.”

Sistem uyarısı beynime çakılan bir çivi gibi zıplattı beni. Kafamı kaldırıp bir baktım iki arkadaşımın etrafı çevrilmiş, hatta Rimel dahi peşindekilerden kaçıyor.

İki herif biraz daha dayanabilirdi, arkalarından sinsice yanaşıp şifacımızın peşindekileri indirdim evvela. Yeniden serbest kalan Rimel, şifa yeteneğini kullanmaya başlayınca Toro’ya doğru yöneldim.

Hiç sakınamazdım kendimi, direkt Durdurulamaz Yumruk yeteneğini kullandım, dibe inen enerjim için iksir kullanıp devam ettim.

Genç irisini de sağ salim kalınca, aradan bir ses çınladı kulağımda.

“Ben iyiyim, Patron’u indirin!”

Şükrücük yarıya inmiş Hp barına aldırmadan bir dakikamızın kaldığını kolluyordu, korkusuzca asıl hedefimize yönlendirdi bizi.

“Rimel, Şükrücük sakın ölmesin!”

Her zaman orta yaşlı adam bizi koruyacak değildi, sıra bizdeydi. Elimde bir tane Hp, bir tane de Enerji iksiri kaldı, onu da Rimel’e fırlatıp Patron’ un üzerine yürüdüm.

Hedefe kilitlendiğim gibi etraftaki tüm objeler aradan çıktı, sadece o ve ben vardım. Yanımda koşan Toraman’ı dahi görmüyordum, yerden kalkan tozla beraber sağa savrulan düşmanın kaçış yoluna bir direk çıkardım.

Geri geri tökezledi, içindekileri çıkardıktan itibaren tüm görkemi gitmiş, Hint fakirine dönmüştü herifçioğlu. Kaçış yoluna inen sopayı gördükten sonra yığıldım, enerjimin el verdiği kadar yeteneği aynı anda boşattım üstüne.

Sonra birinin beni yakaladığını hissettim, kollarımı tutuyorlardı, ulan yoksa başka yancılar mı çıkardı bu boss.

“Bitti yeğenim, bitti. Öldürdük Patron’u.

Ekşi mayalı ekmek kokan nefesi aldığım an kendime geldim, bir yandan Şükrücük diğer yandan Toraman sakinleştirmeye çalışıyordu beni.

Şöyle bir silkelenip kendime geline gördüm ki gerçekten bitmiş, aldığı darbelerden sonra bedeni sekize dönmüş Patron yerde soluksuz yatıyor. Süreye baktım hemen, daha yirmi saniye var ve geri sayım da durmuş.

“Gerçekten bitti mi?”

“Bitti hocam bitti!”

Detone olan Rıdvan Dilmen gibi cevap veriyor soruma Toraman, Patron’ un cansız bedenine tekmeyi vurduğu gibi harap olmuş meydanın diğer ucuna savuruyor.

“Alışveriş Merkezi Zindanı %100 Başarıyla Tamamlanmıştır!”

Tamamen emindim artık sıkılı yumruklarımı gevşetebilirim. Koskoca yerde sağ kalan sadece bizleriz, harbiden Akıncılar’ız, dört kişi koca kaleyi aldık.

“Dünya Duyurusu!”

Sistem bir kez daha konuşmaya başladı ama ilk sözleri karşısında apışıp kaldık.

“Başlangıç Köyü Zindanını %100 başarıyla tamamlayan ilk takım Akıncılar olmuştur!”

Kısa ve öz oldu duyuru ancak içerisinde birçok anlam barındırıyordu. Daha önceki anonslarda ‘Dünya Duyurusu’ diye bir şey hiç belirtilmedi, demek ki birbirinden ayrı bölgeler bulunuyor ve normal anonslar sadece o bölgeye özel oluyordu.

Tamamlayan ilk takım demedi ayrıca, %100 tamamlayan ilk takım dedi, bizden önce ilk veya son teklifi kabul edenler oldu yani.

Olsun, biz alnımızın akıyla hallettik ya, ayrıca Dünya Duyurusu geldiyse ardından kallavi hediyelerde geliyordur muhakkak.

Bunu düşünen sadece ben değildim, tankımız omuzlarını devire devire oynamaya başladı. Anons eşittir hediye mantığı çoktan yerleşmişti Şükrücük’ ün aklına.

Oturduk beklemeye başladık, Patron ile beraber tüm alışveriş merkezi silinmeye başladı. Yerler çimene dönüyordu yavaşça, kırık sütunların yerinde ağaçlar belirdi. Hemen beş adım yanımızda bir küçük su akıyor, eşofmanlarını çekmiş altı adam yumruklarını sağa sola savurarak koşuyorlar.

Çoluk çocuk yayıldı etrafa, gülüp oynuyor, neşe içinde koşuşturuyorlar. Hafif meltem rüzgârı yüzümü yalayıp geçerken, çiçeklerin tatlı kokusunu burnuma taşıdı.

Zindan tamamen değişti, alışveriş merkezi gidip yerine devasa bir ormanı bırakıyordu. Şaşkınlık içinde bakınıyoruz, her şey alt üst oldu bir anda.

“Hey çocuklar ne bakınıyorsunuz, gelsenize!”

Babacan bir ses tonuyla söylenmiş kelimeler kulaklarımıza ulaşınca arkamızı döndük, koskoca bir yer sofrasının başından bize sesleniyorlar.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1252

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1072

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 698

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 651

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 634

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 522

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 367

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 194

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 187

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15290 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 20393 Bölüm Sayısı


creator
manga tr