Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Cehennem Online - Bölüm 71-Büyük İddia


 

Zeminin altında kalan mal kabulden giriş kata çıkan merdivenleri bitirdiğimizde, sessiz koridorlar koşuşturan insanlarla kaplanmış bir şekilde hoş geldiniz dediler bize.

Mutsuz yüzleriyle bir oraya bir buraya savrulan kalabalığın arasına karışmadan mutlu insanların arasına atmak istiyorduk kendimizi, çoğunluğu sahtede olsa insan gülen yüzleri özlüyordu.

Hızlıca ilerlerken bana olağan ama diğer arkadaşlarıma bambaşka bir dünyayı tecrübe ediyormuş gibi gelen zamanlar yaşıyorduk, o çok sevdikleri yerin mutfağının halini gören Rimel’ in hali hemen göze çarpıyordu.

Neyse ki bu eziyet çok sürmedi, kanatları hem içeri hem dışarı açılan kapıya yüklendiğim gibi ışıltılı dünyaya geri döndüm, parti arkadaşlarımda annesini kaybetmemek için dibinden yürüyen ördek yavruları gibi peşimdeydi.

“Şimdi ne yapıyoruz yeğenim?”

Belki de en önemli soru buydu, ne yapıp edip içeri girmiştik lakin ben naçiz anlatıcınızda ne yapmamız gerektiğini bilmiyordum.

“Abi, silahları envantere alalım önce, sonrasındaysa biraz dolaşıp etrafı kontrol edelim derim!”

Zindanın içinde böyle koca bir yer varsa illaki nedeni olmalıydı, vakitten bol bir şeyimiz olmadığı için en mantıklı hareket bunu aramaktı an itibari ile.

“Acaba iki takıma ayrılıp mı gezsek?”

Toraman enteresan önerisi ile geldiğinde, aklıma Aydemir Akbaş’ın bir filmde söylediği o unutulmaz replik düşüverdi.

“Biz neredeyiz, bu müptezel pezevenk nerede?”

İstanbul’a gelmiş taşralı gibi alışveriş merkezi turu istiyordu genç irisi, üstelik aklınca Rimel ile beraber yalnız dolaşacaklardı.

“Olabilir aslında, sen Şükrücük abiyle gez, biz de Rimel’le dolaşalım!”

Daha yaptığı çıkıntılık tazeliğini korurken bu ne cesaretti böyle? Gençlik heyecanı güzel şeydi zira onu tam yaşamayan insanların ne kadar eksik kaldığına kendi gözlerimle şahit oluyordum her gün ancak kelle koltukta gizlice girdiğimiz bir yerde de bu kadar rahat olmazdık.

“Yok, biz abiyle pek anlaşamıyoruz!”

Hastasıydım şu kıvırmalarının, çakallık yapmak istese de aslında özünde temiz bir insan olduğu, beceremediği geri viteslerinden belli oluyordu.

“Laklağı bırakalım, yolumuz hem uzun, hem belirsiz, bir an önce harekete geçelim!”

Böylece dev alışveriş merkezinin içinde turlamaya başladık, lise yıllarıma dönmüştüm sanki, cepte beş kuruş yokken aynı bu tarz boş gezenin boş kalfası misali dolanırdık ışıltılı mağazaların arasında.

“Buldum Max abi, baksana!”

Silahlarımızı gizledikten sonra bir sıkıntı çıkmadan dolaşıyorduk ki, genç kızımız orta alandaki boşlukta sergilenen tek kapılı spor arabayı gösterirken bağırmaya başladı.

Dikkatimi o noktaya çevirince, önce her erkeğin rüyası arabayı, ardındansa yanındaki dev afişi gördüm.

“Siz de rüyalarınıza kavuşun, alışveriş merkezimizin içindeki dört oyunu bitirerek talih çarkını çevirme şansını yakalayabilirsiniz!”

Gerçekten aradığımız ipucunu yakalamıştık, seri adımlarla hediyenin yanında kurulmuş standa doğru yanaştık. İki hostes bize gereken tüm bilgileri vereceklerdi, dört katlı yerin her katında bir oyun vardı ve eğer hepsini tamamlayıp rozetlerimizle gelirsek, talih çarkı adını verdikleri üzerinde çeşitli hediyelerin ismi yazan nesneyi çevirebilecektik.

Durmak olur muydu, bulunduğumuz katın oyununun yerini öğrenir öğrenmez soluğu orada aldık. Uzun bir kuyruk bizi ilk karşılayan olacaktı, birbirinden yağız delikanlılar art arda dizilmiş sıralarının gelmesini bekliyorlardı.

“Ne bekliyor bunlar böyle acaba?”

Şükrücük konuştuğundan cevap çok gecikmedi, ne zaman yanımıza geldiğini anlayamadığımız bir hostes konuşmaya başlayacaktı.

“Alışveriş merkezimizin yıldönümü şenliği oyunlarından biri olan, Köstebek Avı’na hoş geldiniz!”

Tövbe tövbe bile diyemedim, Başlangıç Köyü satıcıları gibi sistemin adamı olduğunu bilsem de, aniden dibimde biten kız karşısında korkudan hafifçe olduğum yerde sekecektim.

“Nasıl bir oyun düzenlediniz?”

Benim aksime Şükrücük muhabbeti koyulaştırmaktan kaçınmıyordu, rekabetin olduğu yerlerin doğal bitki örtüsü olan abimiz çoktan kıpırdanmaya başlamıştı bile.

“Efendim, katılımcıların girdiği özel alanda birçok delik bulunmakta, deliklerden rastlantısal olarak çıkan köstebeklere vurarak puan kazanabiliyorsunuz. Her dört saatte bir sonuçlar açıklanıyor ve en yüksek puana sahip kişi çekiliş hakkı için rozet kazanıyor!”

“Unutmadan söyleyeyim, herkesin günlük bir katılım hakkı bulunmaktadır!”

“Çok teşekkür ederiz, biz bir öne kadar gidip nasıl oynandığını izleyelim!”

Kuralları anladıktan itibaren tecrübe kazanmak için hep beraber yarışmanın düzenlendiği alan doğru ilerledik, vardığımızda etrafı tellerle çevrilmiş büyükçe bir odanın içindeki yarışmacı elindeki uzun sopa ile beklemekteydi.

Yarışmanın mantığı, elinde tokmakla küçük panelin üstündeki deliklerden çıkan mekanik köstebeklere vurulan oyunla aynıydı lakin bu versiyonunda panel yerine beş adıma beş adım büyüklüğünde bir oda vardı.

Yarışmacı deliklerin arasında duruyor, zeminden fırlayan köstebeklere vurmak için sadece kolunu oynatması değil tüm bedenini işin içine katması gerekiyordu.

Derken oyun başladı ve biz ilk izlenimlerimizi edinmek için dört gözle neler olacağını beklemeye koyulduk. Odanın içindeki çocuk çok gayretliydi, ne zaman deliklerden fırlayan bir hedef olsa hızla hareketlenerek yanında bitiyordu.

“Kazanması mümkün değil, çok amatör!”

Konsantre şekilde izlerken kulağımın dibinde bu kelimeler bitiverdi, tahmin etiğiniz üzeri tüm dikkatim dağılmıştı.

“Vay Toraman’ıma bak sen, beğenemedin mi içerideki yakışıklıyı!”

Şükrücük’ de doğal olarak genç irisinin konuşmasını duymuştu, bu ikiliden biri ne zaman iddialı konuşsa başına iş aldığından dolayı, diğeri yüklenmek için hiç beklemezdi.

“Beğenmek mi, gözlerim kapalı halde bundan fazla puan toplarım!”

“Yavaş konuş yiğidim, heybetin çakalları ürkütüyor!”

Tankımız yanan ateşe odun atmaktan çekinmiyordu, sürekli takıldığı Toro’nun gaza geldiğini görünce daha da şevklenmişti.

“İstersen iddiaya girelim, ikinciye iki katı fark atmazsan sen kazanmış sayılırsın!”

Hayda, iş çığırından çıkmıştı! Genç irisi bol keseden mi atıyordu yoksa kendine bu kadar mı güveniyordu inanın şu noktada ayrımı yapacak durumda değildim.

“Tamam ulan, nesine giriyoruz?”

Hem rekabet olacak, hem de bu kadar avans verilecek ve bizim Şükrücük geri duracak ha, bir kez daha ölüp yine cehenneme düşsem de inanmazdım buna.

“Ben kazanırsam kaskları değiştiririz, sen kazanırsan, bundan sonra bana düşen üç ekipmanı sana veririm!”

Toraman gözünü karartmıştı desem bile bu olayı tam anlamıyla tarif edemezdim, kazanması çok zor olan bir rekabet için olmayacak ödülleri ortaya koymuştu.

“Bu eşyayı çok istediğini biliyordum zaten, öyle olsun bakalım!”

Yarı kişner, yarı konuşur halde, ağzı bir karış açık şekilde kabul etmişti tankımız şartları, kahkahalar ile gülmemek için kendisini zor tutuyordu.

“Hadi o zaman, sıranın sonuna geçelim bizde!”

Diyecek tek söz buydu, parti lideri olsam da iki üyenin kendi aralarındaki meseleleri halletme stillerine karışacak değildim.

“Artiste bak hele!”

“Mabadı da pek kalkmış şişkonun!”

Tabii biz konuşurken etrafımızdakilerde her şeyi duymuştu, konu özel olsa da ikincinin iki katı puan alacağım lafı biraz tahrik edici gelmişti diğer insanlara.

Yerimize geçene kadar bunun gibi pek çok sataşma ile karşılaştık ancak ilginç bir şekilde ne tankımız ne de Toraman dönüp cevap vermemişti.

İkisi de çoktan düellonun ateşi ile sarılmıştı, etraflarında olan bitenlerden kendilerini çoktan soyutlamış, sadece aralarındaki iddiaya odaklanmışlardı.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13991 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr