Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Cehennem Online - Bölüm 68-Neler Yaptım Ben ?


“Aslanlarım be, ne oldu artist? Kesiverdiler seninkilerin kıçını?”

Bir dakika geçmeden, iki mobu alıp kendimizi çemberin dışına atınca uzaklardan bir kahkaha yükseldi, güvenliklerin amiri ile tek başına yüzleşen Şükrücük’ ün keyfine diyecek yoktu.

“Aptallar, birbirinizden ayrılmayın!”

Kır saçlı adam, yan gözle izlediği mücadelenin ardından tankımızın aksine ateş saçıyordu, teke tek mücadelede bizimle yüzleşemeyeceklerinin farkındaydı ve elemanlarını grup savaşı yapmaları için yönlendiriyordu.

“Toplanın toplanın, öyle içe içe girin ki tek vuruşta alayım aklınızı!”

Toraman da istim üstündeydi, ağzında gevelediği laflara bakılırsa güvenlik amirinin sözleri onun düşündüklerini uygulaması için gereken ortamı sağlayacaktı.

“Max bu bir klasiktir, linçe gelenlerden bir iki tanesini indirince böyle bok böceği gibi toparlanıverirler. Fırsat ayağımıza geliyor, belki biraz pot harcamak zorunda kalacağız ancak sakın tereddüt etme, saldırımla beraber neyin varsa saç dök ortaya.

“Rimel, bizi şifa yeteneğinle desteklemeni istiyorum ancak mobun biri üzerine doğru gelmeye başlarsa kaçarak uzaklaş yanımızdan!”

Toro büyük bir hamleye hazırlanıyor gibiydi, sesinin tonundan tut da, sopasının heyecandan titreyen eline ayak uydurarak hafifçe sallanmasına kadar her şey, bana birazdan kıyametin kopacağını duyuruyordu.

“Gidiyoruz!”

Bir araya gelmiş sekiz mobun üzerine yürümeye başladığımızda, durmaksızın mücadele halindeki orta yaşlı adamlara dönüp baktım ve içim bir kez daha güvenle doldu.

Güvenlik amiri aptala dönmüştü, ilk hareketimizi mantıklı bulsa da şimdi kendi sayımızın neredeyse üç katı olan kalabalığa karşı yürüyüşümüze inanamıyordu.

Onun aksine tankımızın gözleri ışıldıyordu, ne yaparsan yap seni destekleyeceğini bildiğin kimselere has olan bu özelliği nerede olsam tanırdım.

Amirleri bu haldeyken, astları nasıl olabilirdi sizce? Koşmaya başladığımızda iyice şaşırarak düzgünce savunma duruşuna geçmeyi dahi beceremediler.

Devasa kütüğün göklerden inerek onları ikiye ayırmasına kadar geçen zamanda elleri ayaklarına dolaşmıştı, dörder kişilik iki gruba ayrılana kadarda kendilerine gelemeyeceklerdi.

“Salaklar, sadece iki kişiler ne duruyorsunuz?”

Kır saçlı amir deliriyordu, kendisini sürekli baskılayan Şükrücük nedeniyle direkt müdahale edemediği savaşa ancak komutlarla karışabiliyordu.

Yapmak başka, duyduğunu anlayarak harekete geçmek bambaşka bir konuydu, doğru iki kişiydik ancak koyun sürüsüne dalmış iki kurt mu daha tehlikeliydi yoksa yüzlerce koyun mu?

Beklenmeyen olmak, anahtar nokta buydu, ölmeden önce başaramadığım yegâne şeydi, aynı son gün asansörde yaptığım gibi kendimi sakınmadan ortaya dökerdim hep.

Oysa Toraman, dış görüntüsünün onu patates kafaymış gibi göstermesinin aksine hep beklenmeyen olmuştu, gözüne kestirebilenin zorbalık edebileceğini düşündüğü iri ama çekingen görünüşüyle her zaman bir hamle önde başlıyordu mücadeleye.

“Vur Max, darbe almaktan korkma, sadece vur!”

Benim de aklımdan geçen tam olarak buydu be aslan parçası, ardı ardına vuruş yaptıkça hasarı artan yeteneklerim için biçilmiş kaftan olan bu yerde, sadece durmaksızın çalışmalıydım.

Öylede yaptım, on beş kişi olmasa da dört kişiye korkusuzca saldırdım. Yaşadığım aydınlanma anı sağ olsun, bedenim sağa sola savrulurken nokta atışı vuruşlar yaparak önemli zararlar verdim hasımlarıma, bu arada birkaç darbe de alacaktım ama Rimel’ in gözü hep üstümüzdeydi.

“Geri çekiliyoruz!”

Toraman’ın komutunu duyana kadar bir rüya âleminde gibiydim, kan ve ter içinde yüzdüğüm, yumruğumun üzerindeki derinin soyulduğunu dahi fark edemediğim bir çeşit meditasyon durumuydu bu.

Geri çekilmek istiyordum lakin ne çare, düşmanın karşısındayken hissettiğim duygular benliğimi esir almış, bir adım dahi uzaklaşmamı engellemekteydiler.

“Savaş çılgınlığı dedikleri böyle bir şey olsa gerek!”

Neyse ki genç irisi kıyafetimin yakasından tuttuğu gibi geriye savuracaktı beni, öyle deliye dönmüştüm ki havada süzülürken bile boşluğa yumruklar savuruyordum.

“Vay aslanlarıma bak be, vurun ulan inlesin meydan, âlem adam görsün adam!”

Kendine gelmen Şükrücük sayesinde olacak deselerdi mümkünü yok inanmazdım, normalde görevim olan sakin kalmayı bir tek ben başaramamıştım.

“Max abi, iyi misin?

Genç kızımızın titrek sesini duyduğumda tamamen kendimdeydim, cevap vermek istiyordum ama önümdeki manzara karşısında dilim tutulmuştu.

Toraman havaya zıplayarak elindeki asasıyla beraber mitolojik bir tanrı gibi yere indiğinde, ikiye bölünmüş sekiz kişi vardı karşımızda.

Gözüm kararmış, Hp potlarımın yarısını, Enerji potlarımında üçte birini tüketmiştim, şimdi tüm bu çabanın sonucuna bakarken kendimi pis pis gülmekten alı koyamıyordum.

Sekiz kişi vardı demiştim değil mi? Artık yoktu, güvenlik amirinin emrindeki mobların sayısı an itibari ile sadece üçtü.

“Toraman neler oldu?”

Dilim çözüldüğünde ilk iş hatırlayamadığım kısımda gerçekleşenleri öğrenmek oldu, duyacaklarımın beni gördüklerimden fazla şaşırtacağını bilemezdim.

“Kardeşim sen ne çeşit bir yaratıkmışsın böyle, nasılda safa yatmışsın bunca zamandır, helal olsun valla!”

“Toraman çatlatma adamı, neler oldu anlatsana!”

Ne yapmıştım ben, önce uzaklardan Şükrücük, şimdi de Toro övüp duruyordu beni, meraklandıkça meraklanmıştım.

“Birader nasıl daldıysan adamların arasına ortalık bir anda karıştı, hepsine saldırmaya başladın. Bir birine, bir diğerine vuruyordun, tutmak istediklerinde ellerinden kayıyor, hemen sonra başka moba yumruğu yerleştiriyordun!”

“Onca sene dövüştüm, çoğu da kalabalık insan topluluklarına karşı oldu ama böyle bir stili ne gördüm ne işittim. Dövüştüğüm moblar beni bırakıp senin üstüne koşmaya başlamasalardı, herhalde heriflerin dördünü birden indirecektin!”

Beni mi anlatıyordu genç irisi? Sanki aşırı fantastik uzak doğu filmlerinden bir sahneyi dinliyor gibiydim, öyle kafasına göre uçan, canı isteyince kaçan birini tarif ediyordu bizimki.

“Bir yandan da iyi oldu, senin tarafa koşarlarken bende bir tanesini daha öldürebildim, eğer sen üç ben bir kişi indirebilseydim epey utanırdım!”

Kaç kişi vardı kalan, üç. Toraman iki öldürdüyse, benim kaç öldürmem gerekiyor? Harbiden tek dalışta neredeyse hepsini temizliyormuşum, muhakkak o anlarda yakaladığım duyguyu hatırlamam gerekiyor.

“Bekleyin, yardıma geliyorum!”

Ekibinin yaşadığı dramatik kayıp sanırım amiri ilk planından vazgeçmeye zorlamıştı, üçe üç kalınca, astlarına olan tüm güveni buhar olup uçmuştu.

“Nereye yakışıklı, var mı öyle canın isteyince çekip gitmek!”

İlk atağı yaparak oyunu başlattığından itibaren kendisi ile uğraşan tankımızın, başladığı işi bitirme huyu olduğunu öğrenmek zorunda kalacaktı kır saçlı adam.

“Çekil önümden, ben onların amiriyim!”

“Yapma ya, ben de diğerlerinin abisiyim, buradan bir adım dahi ileri atamazsın!”

Raconu kesmişti Şükrücük, ne kadar zaman geçerse geçsin bugünü hiç unutamayacaktım. İleride karşılaşacağımız birçok badireyi atlatmamızın temeli, belki de şu an tankımızın söylediği sözlere dayanıyordu.

Copunu hırsla sallamaktan başka çaresi yoktu amirin, ilk başta bizi Şükrücük’ ten ayırmak için giriştiği işin başına dert açacağını düşünemezdi orta yaşlı adam.

Ona üç dövüşte üstünlük kurduğumuz düşmanlarımızla artık aynı sayıdaydık, morallerimiz yerindeydi ve Rimel’ in hızı sayesinde Hp değerlerimiz fullenmişti.

“Savunma yapmaktan bir haber olduğunuzu anladık, hadi bakalım şimdi siz saldırında neyden yapılmış olduğunuzu test etme şansımız olsun!”

Toraman gerçek yüzünü nihayet gösteriyordu, rakipleri yenmekten öte, bizi izlediğini bildiğimiz amirlerine karşı yaptığı bir hamleydi bu.

 

Yazar Notu

Merhaba Sevgili Okur Dostlarım

İki serimizde dolu dizgin ilerlemekte, sizlerden ricam çevrenizdeki fantastik kurgu seven kişilere zevkle okuduğunuzu düşündüğüm serileri tavsiye etmeniz.

Şimdiden Teşekkür Ederim




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13992 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr