Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Cehennem Online - Bölüm 67-Felsefenin Bittiği Yer


Birkaç ileri geri sözün ve bolca laf dalaşının ardından beklenen son gelmişti; felsefenin bittiği yerde kemikler çarpışacak, metalin eti keserken çıkardığı ses kulaklarda çınlayacaktı.

Yalnızca bu sefer işimiz kolay değil gibiydi, kır saçlı adam düşük ihtimal eski asker, muhtemelen de emekli bir emniyet amiriydi.

Yanında getirdiği on kişinin uzun yılardır onunla beraber olduğuna zaten şüphe yoktu, koskoca alışveriş merkezinin güvenliğini halletmek için en iyi bildiği adamlarla çalışması gerekirdi.

Kafamda düşünceler şekillenirken güvenliklerin amiri şimşek gibi fırlayarak Rimel’ in olduğu yere doğru hızlandı, eski çakal ilk önce şifacımızı indirmek istemişti.

“Yavaş gel koçum!”

İlk defa bu durumla karşılaşmıyorduk, tankımız düşmanın gözündeki niyeti okuyarak çoktan genç kızın önündeki yerini almıştı.

“Vay, çenen kadar elinde çalışıyormuş senin!”

Bu orta yaşlı adamların derdi neydi ki birbirleriyle? Copla kalkanın buluştuğu anlarda sadece bakışları değil, ağızları da işlemeyi bırakmamıştı.

“Bu tip bende çocuklar, siz geride kalan üç kişiyi halledin!”

Birbirlerine kitlenen ikiliden amir olanı altındaki elemanlarına gereken emri verdiğinde hiçbir dirençle karşılaşmadı, artık nasıl birbirlerine bağlıysalar adam ne derse sorgusuz yapıyorlardı.

“Bu sefer işimiz epey zor Max, Rimel’ in ve iksirlerin desteğiyle altı tanesini tutabilirim, sen ne yapacağına karar verdin mi?”

Kulübenin içindeki güvenlikle işini bitiren Toraman yanıma geldiğinde, hiç hoş olmayan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu görecekti. Alışık olduğu ortam karşısında hızlıca analizini yapmış, gereken bilgileri benimle paylaşıyordu.

“Birbirimizden ayrılırsak hiç şansımız kalmaz, uzun zaman önce böyle bir şeyin başımıza gelebileceğini düşünmüştük, şimdi pratiğe dökme vakti geldi!”

Dört kişiden oluşan küçük partimizin yolculuğu gerçekten hiç kolay olmamıştı, buraya gelene kadar ufak tefek mücadeleler boyunca epey badire atlatacaktık.

Bazen tankımız kısa sürede olsa bizi koruyamayacak durumlara düşebiliyordu, yaşadıklarımız ışığında konu ile alakalı bazı tedbirler almamız gerektiğini birkaç kez konuşmak zorunda kalmıştık.

“Sana çok iş düşüyor, başarabilecek misiniz?”

Farklı durumlar altında birçok benzetim gerçekleştirdik, hepsinin temelinde Rimel’ in güvenliği yatıyordu ancak saldırılar ve savunma duruşlarının şekli sürekli değişmekteydi.

“Zorundayım, eğer ölürsem sakın savaşmaya devam etmeyin, hemen buradan kaçıp zindandan çıkın!”

Akla en yatkın gelen yöntemde saldırı gücünü oluşturmak bu fakire kalmıştı, uzun sopası ve güçlü sezgileri nedeniyle Toraman savunma yapmak için çok daha iyi bir seçenekti.

Biz konuşurken on kişilik ekip etrafımızı sararak kaçış yolumuzu tıkamıştı, sabit durmayıp sürekli hareket halinde kalarak aklımızı karışmaktan da geri durmuyorlardı.

İşin doğalı, sayıca az olan ekibin sabit kalarak saldırıları karşılamasıydı, beklenen olmanın Cehennem de iş yarayacağı düşünecek kadar safsanız bilemeyeceğim ama eğer bu şekilde yürümek isterseniz sizi bekleyen tek son 8 saatlik azap olacaktır.

Akıncılar olarak ilkleri başaran biz ise hızla yerimizden fırlayıp tam sağımızda kalan güvenlik görevlisine doğru saldırıya geçtik.

“Toraman, Ara Gazı!”

Kendimizi sakınacak vakit değildi, elimizde ne varsa ortaya dökmek için acele etmeliydik. Güçlendirici etkiyi de alınca gözümü hedefime kilitledim, en kısa sürede işini bitirmeliydim.

Tabii ki bizimle beraber etrafımızı kuşatan güvenliklerde harekete geçtiler, saldırıya uğrayacağını anladıkları arkadaşlarının yardımına ilk önce her iki yanında bulunanlar koştu.

O an bir sopanın neredeyse aynı anda iki yanımda şakladığını gördüm, rüzgârını kulaklarımda hissettiğim bu hamle şüphesiz Toraman’dan gelmişti.

Beni es geçse bile ardışık iki vuruş hedeflerine ulaşıp geri savrulmalarını sağlayacaktı, durumu ona karşı üçten, bire bire indirmeyi başarmıştık.

Hedefime koşuyordum ancak onu nasıl öldüreceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu, aklımdaki tek şey yumruklarımı kullanarak ona vurmaktı.

Birbirimize iki adımlık mesafeye geldiğimizde, aynı amiri gibi bu güvenlik de copunu eline alarak kafama doğru yatay bir savuruş gerçekleştirdi.

Atak gelişini göremeyeceğim kadar hızlı olmasa da hareket halindeydim ve durmak için gereken zamandan mahrumdum.

Gözümde hızlı bir sahne yanıp sönene kadarda ne yapacağımı bilememiştim; bir anlık sürede kalın enseli, kısa boylu boksörün rakibinin yumruğunun altından süzülüp vuruşunu yaptığını görmüştüm.

Bedenim sanki komut almışçasına aynı hareketi tekrarladığında, vınlayarak kafamın üstünden geçen cop saçlarıma sürterek ilerliyordu. Olmuştu, ilk saldırıyı atlatmayı başarmıştım, üstelik bu başarım bana düşmanın açıkta kalan bedenine vuruş yapma şansını da beraberinde getirecekti.

Öyle bir açıyla süzülmüştüm ki sol kroşe vurmak için gereken tüm koşullar sağlanmıştı, durur muydum hiç?

Ölümcül Kroşe

Özellikle izlemeseniz de en az bir kere boks maçlarının tanıtım videolarına denk gelmişsinizdir ve orada çok klişe bir söz vardır: Karaciğer diye keskin bir ses tonuyla bağırır spiker.

Tam olarak olan da buydu, etkinleştirdiğim yeteneğim ile hedefin karaciğerine okkalı bir darbe vurmuştum, rakibimin iki büklüm olduğunu gördüğüm anda ise hiç durmadan önce sağ, sonra yeniden sol kroşeyi bu sefer kafasına yerleştirecektim.

Kullandığım vuruşların hepsi yeteneklerim ile güçlendirilmişti, beş saniye bile sürmeyen kısacak zamanda iki kere Ölümcül Kroşe, bir kez de Durdurulamayan Yumruk kullanarak maksimum hasarı vermeyi amaçlıyordum.

İlk vuruşum rakibin gövdesine olduğundan %15 fazla hasara yol açtı, ardından sağ direkle başlayıp kafaya sol kroşeyle bitirdiğim kombine atağım ise hem %20 kritik şansımı arttırıp, hem de son vuruşun %15 daha güçlü olmasını sağlamıştı.

Kritik hasar verememek canımı sıkacaktı, güzel başladığım saldırının yüksek hasarla bitmesini diliyordum. Hüsrana uğrayacak gibi olmuştum ancak rakibimin Hp si bu kadarına dayanamayarak onu ölüme teslim edince derin bir oh çektim.

Çemberin diğer tarafındaki güvenlikler neredeyse ensemizde bitmişken, bir tanesini aradan çıkaramamış olsaydım kendimi çok kötü hissederdim şüphesiz.

“Arkama geçin!”

Düşüncelerimden Toro’nun sesi ile uyandım, iki güvenliği savurmuş olsa da kalan yedi kişi üç yönden üzerimize yürüyordu.

Çabuk gaza geliyor, bazen de istemeden pot kırıyordu ama genç irisini çok seviyordum, özelliklede etrafımız düşmanla sarılı olduğu vakitler.

Doğal yeteneğe sahipti puşt, ne kadar organize olurlarsa olsunlar topluca saldıran düşmanların zayıf noktalarını bularak bizi kurtarıyordu.

Bu seferde hikâye değişmeyecekti, kaşla göz arasında tek bir kişinin daha büyük alanı tutmak zorunda olduğunu görüp, o yöne doğru delme hareketine başlamıştı.

Etrafımız sarılırsa direnemezdik lakin zincirin zayıf halkasını kırdığımız anda kaçış fırsatını yakalamamız işten bile değildi, üstelik sadece bununla da yetinmek zorunda değildik.

“Toraman, aynı taktikten devam, bunu da indireceğim!”

Dişime kan değmişti bir kere, teke tek yakalayabileceğim tüm rakiplere karşı sonsuz özgüvene sahiptim.

Hızla yanaştığım güvenlik arkadaşının akıbetini görmüş olacak ki copunu yandan değil direkt cepheden kafama doğru indirdi ancak bilmediği şey bedenimin o küçük ipucunu aldıktan sonra artık eskisi gibi olmadığıydı.

Önce sağa küçücük bir adım attım, ardından kendimi hızla sola savurarak gözümün önünden geçen coptan kurtuluverdim.

Durdurulamayan Yumruk

Rakip benim kafamı hedeflemişken ben neden aynı şeyi yapmayacaktım; bir sağ, ardından okkalı bir sol ile yokladım hasmımı.

Kritik Vuruş

Oldu be, iki yeteneğimi kombine ettiğim saldırı sonucu sol kroşemin hasarı %15 arttı ve bonus olarak gelen kritik vuruşla beraber, bundan sonra sadece sekiz kişi ile uğraşmak zorunda kalacaktık.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1258

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 375

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15558 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20929 Bölüm Sayısı


creator
manga tr