"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Cehennem Online - Bölüm 62-Korkutan Gerçek


Henüz ikinci katmana ulaşabilen kimse olmadığından, yolumuzu açmak için birazda olsa mücadeleye girişmek zorunda kalacaktık; neyse ki, amaç sadece geçip gitmek olunca üstümüze yoktu.

Hedefimize varmamıza ramak kalmıştı artık, bu sırada tanıdık bir duyguda üzerimize hücum etmekteydi, tıpkı ilk defa kalkanın dışına çıkıp Düşmüş kestiğimiz zamanki gibi aşırı heyecanlıydık.

Sonunda zindanın farklı renkteki girişine ulaşabilmiştik, yavaşça elimi uzattım ve metalik sesin ne diyeceğini beklemeye koyuldum.

Akıncılar Partisi Zindan Giriş Talebi Kabul Edildi.

Gereken Şartlar Yerine Getirildi.

-İlk Katman Bosslarını Temizle.

-İkinci Katman Bosslarını Temizle.

-Doğru Seçimi Yap.

Bir saniyede sırtımdan aşağı soğuk terler boşanacaktı, daha önce soru işaretleri içerisindeki satır gitmiş, yerine son şartın açık ilanı gelmişti.

Şüphesiz son bossu da kestiğimizde bize sorulan iki seçenekli sorudan bahsediliyordu burada, istem dışı olarak aklım zor seçimi yaptığımız o zamana gidecekti.

“Akıncılar partisi lideri Max, seçim yapma zamanınız geldi!”

Her şey bu anons ile başlayacaktı

“İki seçeneğiniz var, iyi düşünüp taşının, bu kararın dönüşü olmayacaktır!”

O zaman çok dikkatimi çekmemişti ama bu kararın dönüşü olmayacaktır demesinin anlamını şimdi çok daha iyi anlıyordum.

Eğer sadece kendimizi düşünerek ilk seçeneği seçmiş olsaydık zindana giriş yeterliliklerini karşılayamayacaktık, tekrar cevap verme şansımızın olmadığı daha önceden belirtildiği için de, süreç Başlangıç Köyü içerisinde sıkışmamızla son bulacaktı.

Bugüne kadar birkaç kere çok korkmuştum, bunların hepsi 8 saatlik azabın dehşeti nedeniyle de fakat şimdi asıl dehşetin ne demek olduğunu tüm hücrelerimde hissediyorum.

Nasıl bir felaketin eşiğinden dönmüştük böyle, Rimel’ in naif ısrarı sonucu ikinci şıkkı yani tüm köy halkının iyiliğini seçtiğimiz an, kendi kaderimizin üstüne vurulacak mührü de kırmıştık adeta.

Aksi durumda, bizim seçimimiz nedeniyle kaçınılmaz azaba mahkûm edilmiş insanlarla bir arada sonsuza kadar yaşamak zorunda kalacaktık.

Yeni hiçbir şey olmadan her günü rutin bir biçimde geçirecektik, düşünebiliyor musunuz bir değil, iki değil, sonsuza kadar bu döngünün içine hapis olduğunuzu?

“Rimel teşekkür ederim!”

Arkamı dönüp genç kıza baktığımda onun da yüzü kirece dönmüştü, diğerleri gibi o da olan bitenin farkında olması nedeniyle büyük bir şok yaşamaktaydı.

Durumu görünce, zindana girmeden önce sakinleşip bu sarsıcı deneyimi sindirmemiz gerektiğine karar verdim.

Yaklaşık bir gün boyunca durum değerlendirmesi yaptık, birbirimizi bulup kalkanın dışına çıkmamızla başlayan süreç boyunca yaptıklarımızı gözden geçirerek aramızda istişare ettik.

Bir musibet bin nasihatten yeğdir sözü ne kadar da doğruymuş, güç kazandıkça bulunduğumuz yeri hafife aldığımızı keşfedecektik artık bir şeyi çok iyi biliyorduk, vereceğimiz her yanlış kararda umudumuz ve kaderimiz yitip gidebilirdi.

“Şükrücük abi, Toraman, biz her iksirden 10 ar tane alacağız, kalanlar Rimel’ in üzerinde olacak!”

Zindana girmeden önceki son sözümü söyledikten sonra, tuhaf renkli girişe doğru yürüyerek bilinmezin içine doğru adımımı atacaktım.

Işıklar üzerimden akarken kendimi küçük bir açıklıkta buldum, etrafıma baktığımda dört yanı dik kayalarla çevrili bu yerin sonunda dar bir yol olduğu görülüyordu.

“Sabit savunma düzeni alarak ilerliyoruz, herkes tetikte olsun!”

Parti arkadaşlarım yanımda belirdiğinde işe başlama vaktimizin geldiğini anlayacaktım, ortaya Rimel’i alıp bizim etrafında bir üçgen oluşturduğumuz yer değişimsiz savunma düzenimize geçmiştik.

Her zamanki gibi Şükrücük önümüze tekabül eden köşeyi tutuyordu, Toraman ve ben ise diğer iki köşeye geçmiş uygun adım ilerlemekteydik.

Dar geçidin içine girdiğimizde sonunun çok da uzakta olmadığını gördüm, sanırım burası zindanın girişinde güvenli bir alan yaratmak için tasarlanmıştı.

Hızımızı kesmeden yürüdüğümüzden çabucak bizi bekleyen asıl zindana kavuştuk, kısa bir sürede olsa loş bir ortamda bulunmamızdan ötürü ilk anda parlak ışık gözümü alacaktı, daha baştan böyle savunmasız bir duruma düşeceğimizi hiç düşünmemiştim.

“Merkelllll, Merkellllll ne oldu Almanyaaaaa!”

Kulağımızın dibinde biri bağırıyordu ama görüşüm henüz geri gelmediğinden kim olduğunu çıkaramamıştım. Neyse ki birkaç saniye sonra her şey yavaş yavaş normale dönecekti ancak keşke dönmeseydi, bu tipi göreceğime biraz daha böyle dolaşmayı yeğlerdim.

Kel kafasını gizlemek için taktığı tuhaf şapkası, biçimsiz gömleğinin üstüne giydiği şişme yeleği ve eline geçirdiği bir mikrofon ile beraber dibimizde bağıran tip, tüm motivasyonumu sıfırlayacaktı.

“Bu ne Max!”

Toraman’ın sesi kulaklarıma eriştiğinde hemen o yöne baktım ki bir de ne göreyim, etrafımızda bağıranın tip bizim genç irisini tutmuş formasyonun dışına çıkarmaya çalışıyor.

“Toro vur kafasına acıma, vur öldür!”

Kör istedi bir göz yaradan verdi iki göz misali, ağaç dalından hallice sopa kel kafasında oynamaya başlayacaktı zindanda rastladığımız ilk mobun.

Vurdukça sesi yükseliyordu mahlûkatın, nasıl bir dayanıklılığı varsa Toraman’ın ardı arda beş atağına karşı dayanmıştı.

“Yetişin, dış güçler saldırıyor!”

Bende ne zaman yardım çağıracak diye merak ediyordum, bir eli ile kendini koruyup diğeri ile bizim genç irisini tutan Düşmüş, sesini bir perde daha yükselterek haykırmaktaydı.

Sağdan soldan ayak sesleri yükselirken artık tüm parti kendine gelmişti, bize musallat olan mob Şükrücük’ ün kalkan darbesi ile savrulmuştu fakat şimdi çağırdığı tiplerle beraber etrafımızı sarmıştılar.

“Klasik savunma düzenine geçiyoruz!”

Asrın son icadı, dünyadaki tüm ünlülerin kullandığı formasyon olan Klasik Savunma Düzenimize geçtiğimizde, saldırgan bakışlar iyice üzerimizde yoğunlaşmıştı.

Buna karşın bizde Cehenneme yeni düşmüş o yavru ceylanlar değildik, aynı sertlikle onlara cevap verirken, bir yandan da bulunduğumuz yerin özelliklerini inceliyorduk.

Yerler eski moda Arnavut kaldırımıydı, yılların eskitmesine dayanamadığından dolayı taşların kimisi aşağıda, kimisi biraz daha yukarıda kalmıştı. Bakıldığında çok ufak bir detaydı ancak hızla hareket etmeye çalıştığınız bir anda bu nedenle tökezlerseniz, hakkınızda pek de hayırlısı olmazdı.

Küçük küçük dükkânların gölgeleri uzaktan gözüme çarpsa da bulunduğumuz alanla arasında epey mesafe var gibiydi bu yapıların, arkamı döndüğümde ise dik bir kayalık duvarın göz alabildiğine uzandığını fark ettim.

Anlaşılan biz henüz gözleri açılmayan kedi yavrusu modundayken çoktan kapana kıstırılmıştık, at hırsızına benzeyen birçok insan tarafından üç yandan kuşatılmış bir halde bekliyorduk.

Dakika bir, gol bir olmuştu, savunmamızı almış mobların nasıl bir hareket düzeni içerisinde hareket edeceğini kestirmeye çalışıyorduk.

“Vatan haini bunlar, vatana, bayrağa küfür ettiler!”

Zindana girdiğimiz gibi bize musallat olan Habeş maymunu bas bas bağırıyordu yine, küçükken buna kimse toplum içinde nasıl konuşulacağını öğretmemişti belli ki.

“Vay namussuzlar!”

“Yazık ulan, yazık size!”

“Memleket kimlerin eline kaldı!”

Linç is coming rüzgârları esiyordu dört bir yanda, neyi düğü belirsiz bir tipin laflarını bakarak, anlamadan dinlemeden üzerimize yürümeye başlamıştı öfkeli kalabalık.

“Şu şalvarlı olan beni taciz etti!”

Dur abla zaten ortalık karışık diyemeden bir provokatör daha çıkacaktı ortaya, onun hedefi ise tüm parti değil sadece Şükrücük’tü.

“Tövbe valla yok öyle bir şey, ben işimde gücümde bir adamım, iftira atma bana!”

Mor kırmızıydı an itibari ile tankımız, çaresizce kendini savunmak adına karşısındakilerden daha çok bağırmaya başlamıştı.

Bir sonraki an hedef bendim, az sonra Toraman ve nihayet dilleri Rimel’e kadar uzanmıştı hadsiz mobların, deli gibi birbirimize bağırıyorduk, onlar bir arttırdılarsa seslerini biz üç katı fazla yırtıyorduk kendimizi.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1149

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1029

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 618

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 311

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13284 Üye Sayısı
  • 395 Seri Sayısı
  • 18131 Bölüm Sayısı


creator
manga tr