Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Cehennem Online - Bölüm 49-İkinci Katmana Hızlı Giriş


“İçeri girebileceğimiz en uygun yer burası mı?”

“Evet, yakınlarda hiç Düşmüş yok ve etraf epey sakin!”

Yaklaşık bir saatlik aramadan sonra ikinci kalkana geçebileceğimiz yeri nihayet bulmuştuk, tüm ihtimallere karşı önde Şükrücük, arkasında ben ve diğerleri şeklinde ilerliyorduk.

Ne tesadüftür ki bu nokta, bir parti olarak işe başladığımız yer ile aynı bölgedeydi, Rimel’ in bağışıklığı olduğu yerden başlıyorduk bir kez daha.

Yavaşça perde misali önümüzde süzülen kalkanının diğer tarafına geçtik, sürekli tetikteydik ancak gerçekten etrafta kimseler yoktu.

“Dizilişi bozmuyoruz, abi sen önü al!”

İleri doğru gitmeyi düşünmüyorduk, kalkana paralel olarak yürürken önümüze çıkacak mobları kesecektik. Plan buydu ve çok geçmeden, uzaklardan bir grup Düşmüş’ ün siluetleri belirmeye başlayacaktı.

♫Cehennem merkez patlıyo herkes, günahı yapan sonsuza kadar yanıyo ses kes

Görüntü ile beraber bazı seslerde geliyordu kulaklarımıza, nedendir bilinmez bu anlarda elim kolum kendi kendine hafiften de olsa hareket etmeye çalışıyordu.

Hızla kafamı çevirdiğimde Rimel’i gayet normal bir şekilde yürürken gördüm, önüme bakınca Şükrücük’ de de bir sıkıntı yok gibiydi.

“Max bana bir şeyler oluyor, içim içime sığmıyor, şimdi oynamaya başlıycam!”

Dört kişilik partimizin iki üyesinde bir sıkıntı yokken, benim de içinde bulunduğum diğer ikili garip bir etkinin altına girmişti.

Adımlarımın değiştiğini hissediyordum, Japonların ürettiği ilk robot gibi pixel pixel yürümeye başlamıştım.

“Rimel, Arındırma!”

En son iki elimi göğüs hizasına kaldırıp air ball yapmaya başladığımda çaresizlik içinde bağıracaktım, artık net bir şekilde görebildiğimiz Düşmüşlerden etki aldığımız kesindi.

“Şükrücük saldırıyoruz, uzun mesafeli atak yapıyor bunlar!”

Arındırmadan sonra belli bir süre bağışıklık kazanacaktık, her ne kadar yeteneğin seviyesi yükseldikçe bu süre artsa da, yine de kısıtlı bir zaman olduğu gerçeği değişmemişti.

Koşmaya başlayan tankımızın iki yanındaki yerimizi aldık hemen, önümüzde çılgın hareketlerle dans eden gruba doğru ilerliyorduk, bu sırada şarkı söyleyen mob iyice coşmuştu.

♫Üç var beş var beş yok üç yok, görende sanacak zebaniyi satın alıyok

Yeteneğin verdiği bağışıklık geçmemişti ama kulak tırmalayan sesin tınıları ile süslenen manzaranın yaydığı enerji başımı döndürmekten geri kalmıyordu.

Avucunun içinde sıkı sıkıya tuttuğu cep telefonuna aldırmadan ellerini kollarını sallayarak şarkı söyleyen tip başlı başına olaydı; giydiği kıyafetlerin üzerinde logosu olan spor giyim markasının sahibi bile böyle bir ürün ürettiklerini bilmiyordu bence, hele o şapkasının kenarlarından hunharca bükülmüş terek kısmı yok mu, adamı kesin kalpten götürürdü.

Bu tipin hemen arkasında, onunla aynı tuhaf giyim tarzına sahip dört kişi az önce benim yapmaya başladığım tarzda el ve kol hareketleriyle ritmin içinde adeta yüzüyorlardı. Önlerinde çılgınca tekeri yakılan düşük cc li motorun yarattığı cılız duman, havaya karışan lastik kokusuyla beraber bünyelerindeki maddeleri çeşit çeşit reaksiyonlara sokuyordu.

Bunların dışında bir kişi daha vardı ve bence bu tablodaki en tuhaf kişi oydu, cep telefonu ile arkadaşlarının çekerken salyalar akan ağzından hep aynı kelimeler dökülmekteydi.

“Dayıııı, bunu yutuba koyarsak elli milyon izlenir dayıııı!”

Aklımda bir şimşek çakmıştı çakmasına amma velakin önce Şükrücük’ ün kalkanı ile giriştiği ekibin işini bitirmeliydik.

Bizim kafacının ilk hedefi, oynayan arkadaşlarını sürekli gazlayan kameraman çocuktu, somaliden gelip de sanayi tipi beyazlatıcıya maruz kalmış gibi bir fiziğe sahip olan zarganaya acımadan çakmıştı kalkanı Şükrücük.

“Çoluğu çocuğu ziyan ettiniz yutup yutup diye diye, kırıcam kafanızı hepinizin!”

Gördüğü dans figürleri deliye çevirmeye yetmişti Şükrücük’ü, nerede görsem tanırdım ben bu tepkiyi tamamen kişisel alıyordu tankımız konuyu.

“Lannn, noluyo lannnn!”

“Gel buraya, seni pis ederim haa!”

Birbirine fünye ile bağlanmış seri düzenek gibi patlamaya başlayacaktı moblar, ellerini ceplerine attıkları gibi çeşit çeşit kesici aleti çıkararak üstüne atladılar tankımızın.

Etrafı sarılan Şükrücük her yandan saldırı alırken sadece savunma duruşundaydı, belli ki yeteneğini kullanıyordu şu anlarda.

Hp barı düzensizleşmişti; çok keskin inişler çıkışlar yaşanırken, sadece her an bir miktar canının azalıyor olması bakiydi.

Son kestiğimiz boss bile bu kadar ciddi değişikliklere neden olamamıştı, demek 15. Seviye bir mob grubunun gücü buydu.

Durdurulamaz Yumruk

Karşımızdaki yedi kişinin bir tanesi şimdilik devre dışı kalmış gibiydi, durumun ehemmiyetine binaen sizlerin de yüksek müsaadeleri ile ben de yeteneğimi kullanmak konusunda imtina etmeyecektim.

İçime kaçan Ayhan Işık tavrı ile vurdum yumruğu, bu sırada gelenekselleşmiş bir hal alan Toraman’ın değneği vuruş fest başlamıştı bile.

Tek darbede %45 hp çekecektim, birbiri ile asla yan yana gelmemesi gereken iki renkten oluşan kazağının kollarını avucunun içinde tutan tipten, sonuç beklediğimden iyi olmuştu ancak ufak bir sıkıntı çıkacaktı.

Tankımız tüm ekibi üstüne toplanmıştı, ta ki benim yüksek zarar veren yumruğuma kadar. Hp si önemli miktarda azalan genconun yeni hedefi artık bendim, ne yapacağımı bilemez halde birkaç adım geri atarak zaman kazanmaktan başka aklıma hiçbir şey gelmiyordu an itibari ile.

Üzerimde belli zaman aralıkları ile parlayan ışıklardan anladığım kadarıyla Rimel’ in yeteneği ile verdiği destek sürüyordu, onun bulunduğu yere doğru daha fazla geri çekilemezdim.

Aklıma Şükrücük’e yeniden dikkatleri üstüne çekmesini söylemek gelmişti, bağırmadan önce göz ucuyla ona bakınca fikrimi değiştirmek zorunda kalacaktım.

Dört mob orta yaşlı adamın adeta boğazına çökmüş, bir saniye olsun nefes aldırmıyorlardı ona, şu anda değil aggro çekmek doğru düzgün nefes bile alamıyordu zavallı.

“Max, bana doğru gel!”

Soluk soluğa bir ses kulağımda çınladığı an kafam berraklaşacaktı, tankımızın diğer yanında başka bir mobla cebelleşen Toraman üzerime doğru kapatmış geliyordu.

Onunda peşinde bir Düşmüş vardı ve en az benimki kadar kızgındı, anlaşılan bizim genç irisi odunu sağlam vurmuştu beline video klip yancısının.

Kısa sayılamayacak bir süredir beraber savaştığımız için parti arkadaşımın amacını rahatlıkla anlayabilmiştim, çağrısına cevap vermek için bir nefes bile beklemedim.

Sağ yumruğumu belime doğru çekip sımsıkı kapattım, adım adım Toraman’a yaklaşırken gözüm sürekli arkasından koşan Düşmüşün üzerindeydi.

Biz tüm bunları yaşarken düşmanlarımızda boş durmuyordu, zayıf bedenleri ve bünyelerinde dolaşımda olan şeyler yüzünden artan hızlarını bizi yakalamak için kullanıyorlardı, nefesini ensemde hissettiğim mobun bir benzeri de genç irisinin bir adım arkasındaydı.

“Şimdi!”

Partiyi yönetmek nasıl benim işim ise, savaş konusunda talimat vermek de genç irisinin hakkıydı, komutunu aldığım gibi hiç düşünmeden onun arkasından koşarak gelen mobun ağzının ortasına geçirdim yumruğu.

“Kritik Hasar x2!”

İşte bu be! Ters yönlerden birbirine yaklaşan iki cisimden biri olan ben, fizik sorusu gibi olan durumdan maksimum kazançla çıkıyordum.

Arkadaşımın yüzündeki hınzır gülümseme ve sopası ile budadığı mobun yok olmasına bakarsak, o da benimle aynı şansı paylaşmaktaydı.

“Toro, iki kişi bir Düşmüş’e saldıralım, bunları tekte almamız mümkün değil!”

İlk katmandaki ezici üstünlüğümüz sanırım bizi biraz tedbirsiz davranmaya itmişti, yeni bir mekân ve yepyeni koşullara ayak uydurmamız için gereken dersi almıştık.

 

Yazar Notu

Merhaba Değerli Okur Dostlarım

Seri söylediğim gibi haftada iki gün olacak şekilde ilerleyecektir, arada bir iki gün gecikme olsa da toplam bölüm olarak eksilme olmayacak.

Sevgilerimle

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1261

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 701

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 661

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15586 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 20991 Bölüm Sayısı


creator
manga tr