"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Cehennem Online - Bölüm 48-Alt Parti


Toprak derin gök ise yüksekti ancak buna rağmen Şükrücük ’ün kaçacak hiçbir yeri olmaması ne kadar ilginçti.

“Tamam, giyeceğim pelerini ama bundan ben değil siz utanın!”

En sonunda pes etmişti tankımız, bir nesnenin kuşanıldığını belirten ışıltılar içinde mahzun gözlerle bize bakıyordu.

Bir sonraki an gördüklerimden sonra keşke hiç giymeseydi diyeceğimi tahmin edemezdim, envanterde göründüğünden daha beter çıkmıştı pelerin.

“Şahtın şahbaz oldun abi valla!”

Toraman hiç bu fırsatı kaçırır mıydı? Kıpkırmızı kumaşın üstüne mor dudak desenlerinin işlendiği uzun pelerinin altın nakışlı kenarından tutarken, kahkahalar içinde konuşuyordu.

“Lafı ağzımdan aldın iri besili köy tosunu, eşyanın ismi tam da dediğin gibi!”

Şahbazın Pelerini

Seviye – 10

Savunma Puanı - 15

Hayat Puanı - 15

Çeviklik – 15

Baştan aşağı güzellik abidesisiniz lafı şu anda tam olarak karşılığını Şükrücük ile buluyordu, birbirinden tamamen alakasız ekipmanları ile her yeri yamalı çingene bohçasına dönmüştü.

“Abi, diğer item bir ayakkabı, bakmak ister misin?”

Pelerini kitledikten sonra Nasreddin Hoca misali ya tutarsa diye zorladım ama beni çiğ çiğ yiyecek gibi bakan tankımızın niyetinin olmadığını görebiliyordum.

“O zaman bu eşya da Rimel’e gidiyor, eminim ona çok yakışacak!”

Genç kız eşyasını aldığı gibi giydi, hoş elbisesinin altında beliren rengârenk babet sanki mağazadan alınmış gibi tüm kombini tamamlıyordu.

“Max abi, bu ayakkabı çok güzel ancak ismi biraz tuhaf geldi bana!”

“Rimel, kestiğimiz bossun nesi normaldi ki düşen eşyaları normal olsun!”

Yani Şapdudak kendinden şekilli bir tipti, cehennemde bile tuhaf kaçan görünümünün altında ancak bu tarz itemler gizleyebilirdi.

Civeleğin Babeti

Seviye – 10

Savunma Puanı - 15

Dayanıklılık - 15

Çeviklik – 15

Bunu da Şükrücük’e giydirmeyi canı yürekten istemekteydim, eğer pelerin yerine bunu sunsaydım eminim ki sorgusuz sualsiz kabul edecekti.

“Tüm birinci katmanı temizledik, ne olacak şimdi?”

Toraman belki de hepimizin aklında olan ama sormayı unuttuğumuz soruyu dile getirdiğinde, sistem de sanki bunu bekliyormuş gibi harekete geçmişti.

“Akıncılar adlı parti, Başlangıç Köyü ilk katmanı temizlemiştir!”

“Bölgelerde bulunan Düşmüşler günlük 10, Bosslar ise sadece 1 defa dirilebilecektir!”

“Akıncılar adlı partiye kendilerine bağlı alt parti oluşturma hakkı verilmiş, bu partide ilk katmandaki tüm Düşmüşlerin verdiği etkilere karşı bağışıklık kazanmıştır!”

Güzel haberler duymuştum, bunun bize ne faydası olacak bilmeme rağmen bir ilerleme kaydettiğimizin tescillenmesi iyi hissetmemi sağlayacaktı.

“Safi rüzgâr, insan bir iki donanım verir hediye olarak!”

Bu sözlerin kime ait olduğunu söylememe gerek var mı? Tahmin etmiştim zaten bildiğinizi, Çin genelevi gibi olmuş tankımız iteme doyamıyordu bir türlü.

“Güzünü toprak doyursun diyeceğim lakin onun bile doyuramadığı belli iken sadece ağzım açık kalıyor sana karşı Şükrücük abi!”

“Bak sen, bossları tutarken iyiydi de şimdi mi kötü oldu ekipmanlar. Kusura bakmayın arkadaşlar, isimleri tuhaf olabilir, hatta ele güne karşı beni zor durumda bırakabilirler ancak neye benzerlerse benzesinler önemli değil, üzerimdeki tüm ekipmanlar benim canım ciğerimdir!”

Hemen hedef saptırmaya çalıştı tankımız, ben onun açgözlülüğünden dem vururken o hangi sularda yüzüyordu.

“Ben köye dönüp Kakao’nun lider olacağı bir alt parti kuracağım, sizde bu arada kendinizi ikinci katmana girmek için hazırlayın!”

Bizimkileri kendi hallerine bırakarak tüm hikâyenin başladığı yere, Başlangıç Köyüne dönmek için adımımı atıyordum ki arkamdan biri heyecanla bana seslendi.

“Max yeğenim bende seninle geleyim, malum çocukları biraz yalnız bırakmak gerekiyor!”

Ulan Şükrücük hayatın dümen olmuş senin be, millete poz kesmek istiyorum demiyor da duyar kasıyor bana yalandan.

“Gel abi ben lafın gelişi söyledim zaten, mob kesmiyorken herkes kafasına göre takılabilir!”

Parti kurduk diye anasından yeni ayrılan ilkokul bebesi gibi kol kola gezmemizin bir anlamı yoktu, bu zamana kadar sürekli aksiyonun içinde olduğumuz için ayrılamasak da, kişisel alan kavramını ekibe oturmam gerekiyordu.

“Doğru dedin, şu dükkânlar açılınca düşen altınları da pay edelim de, belki bir şeyler almak isteyenler olur!”

Bu neymiş ya, elini veren kolunu senetle geri alıyor köçek katilinden, şimdi de en planlı ve programlı harcamamız gereken kaynağa göz dikmişti.

“Abi sen güzel aklını hiç yorma bu konularla, bak herkes toplanmış senin geri dönmeni bekliyor!”

Ne desem bir kulağından girip diğerinden çıkacağı için onu en sevdiği yere, Günahkârların hayran bakışları ile boğulacağı ilgi denizine yollayacaktım.

Daha cümlem bitmeden kaybolmuştu Şükrücük, üzerimdeki yükten kurtulmanın verdiği hafiflikle ben de adımları hızlandırarak partimizin destek elemanının yanına ilerledim.

“Hepiniz gibi bende duydum söylenenleri, sabredin, ana partinin dönmesi yakındır!”

Sistemin yaptığı anons belli ki civardaki tüm Günahkârlar tarafından işitilmişti, ayrı bir parti kurulacağının haberini alan yüzlerce kişi bizim beyaz atlı prensin etrafına toplanıyordu an itibariyle.

“Hayırlı işler Kakao, bereket versin ne zaman gelsem dükkân tıka basa dolu!”

Şöyle umursamaz bir giriş yapayım dedim ancak ne mümkün, beni gördükleri gibi insanlar bastı çığlığı. Alkışlar, tebrikler, beklenti dolu gözlerin hemen aşağısında duran dudaklardan hep bir ağızdan dökülüyordu, adeta bayram yerine dönmüştü Başlangıç Köyü.

Amansız mücadelemize başladığımızın üstünden bir hafta geçmişti çoktan ve şu anda delice sevinen insanların neredeyse tamamı 24 saatlik günün 8 saati azap çekiyorlardı.

Yalan konuşamam, içimde zayıf bir ses Şükrücük’le aynı tondan şarkı söylüyordu, güftesinde ise neden bir kez daha yüksek özellikli donanım değil de, sadece alt parti kurma hakkı verildiğinden dem vurulmaktaydı.

Ancak ne zamanki şu insanların yüzlerindeki tebessümü gözlerindeki umut kıvılcımını gördüm, tüm soru işaretleri daha önce var olmamış gibi kaybolup gittiler zihnimden.

“Hoş geldin Lider, bizde sizi bekliyorduk!”

“Arkadaşlar neler olduğunu hepiniz biliyorsunuz sanırım, daha önce size verilmiş bir sözümüz vardı ve bunu tutmaya devam edeceğiz!”

Sabırsız bakışların kıskacı altında vakit geçirmeye niyetli olmadığım için yekten konuya girmiştim.

“Uymanız gereken iki kural var, bunlara harfiyen riayet ettikten sonra bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum!”

“Bir, alt parti lideri Kakao’nun her dediğine harfiyen uyulacak. Aksi halde partiden bir daha girmemek üzere atılacaksınız, ilk ve en önemli kuralı umarım çok iyi anlamışsınızdır!”

“İki, Düşmüşleri kestiğinizde bazı eşyaların düşme şansı bulunmaktadır, bunları kesinlikle yerde bırakmıyorsunuz, ne olursa olsun düşenleri toplamanız gerekiyor. Uyulmaması durumunda, birinci kuralda belirtilen cezaya razı olacaksınız demektir!”

“Son olarak sakın ha, üç beş bozguncunun lafına uyup toplu halde bir eylemde bulunmayı aklınızdan geçirmeyin, işi gücü bırakır sizi ezmek için buraya gelirim!”

Bu mutlu günde böyle sert çıkışmayı inanın hiç istemezdim, kısa süren hayatım boyuna insanları tanıma fırsatım olmasaydı eminim ki böyle konuşmazdım. Şimdi cehennemin negatif etkilerine maruz kalmışken ne yapacaklarını hiç kestiremiyordum, ben de en kolay yolu, korku ile yönetmeyi seçtim.

“Alt parti lideri atama – Kakao!”

Önceki parti davetinden dolayı asistanım pozisyonuna geçen beyaz gölge ne yapacağını biliyordu, iki nefes sürmeden görüşümde bir parti sekmesi daha belirmişti.

“Çok güzel, birazdan insanları azaptan kurtarmaya başlayabiliriz!”

Ne tuhaftı, sert sözlerim sonrası dudakları sarkan kalabalık, onları azaptan kurtaracağımı hatırlatınca hemen cana gelip sıra oluşturma başlamıştı.

“Herkes yerlerine!”

“Lideri duydunuz, söz dinlemeyenin sonu sonsuz azap!”

Kakao’nun yanına yerleştirdiğim iki yamyamın nerede olduğunu tam sormayı düşünürken, bir anda sahne ışıklarının altında beliriverdiler.

Nasılda azim ve hırsla düzeni sağlamaya çalışıyorlardı, bu performanslarını görünce ilerde onları Şükrücük ‘ün yanına vermenin daha uygun olduğunu hissetmeye başladım.

“Biz ikinci kalkana giriyoruz, büyük ihtimal temizlemeden dönmeyiz!”

“Kendinize iyi bakın!”

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1245

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 629

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15206 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20132 Bölüm Sayısı


creator
manga tr