Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Cehennem Online - Bölüm 41-Bir Acayip Durum


Konuşmam bittiği gibi, sırtımda taşıdığım Toraman’ın omzumun üstüne düşmüş başına baktım gayriihtiyari bir şekilde, Rimel’e güzellik diye hitap ettiğimi duymasından korkmuştum sanırım.

“Ben, hiç böyle düşünmemiştim Max abi!”

Neyse ki, genç kızda içtenlikle söylediğim kelimeyi yanlış anlamadan sadece asıl konumuza odaklanıyordu. Lider pozisyonu bende olduğundan dolayı, bundan sonra sivri çıkışlar ve hareketler yapmamam gerektiğini anlayacaktım, aksi halde ekip arkadaşlarımın bunların benim sabit fikirlerim olduğunu sanma ihtimali yüksekti.

“Buradakiler iyice çocuk oyuncağı geldi bana, çabuk olun biraz daha içerilere doğru ilerleyelim!”

Şu sıkıntılı durumlar içinde biraz olsun anlayış kazanmak üzereydim ki, sağ olsun partimizin tankı Şükrücük Efendi yine gelip muhabbetin içine turp sıkacaktı.

“Vakit geldi Rimel, uyandır şu tosunu yoksa valla belimi alıcam elime!”

Şaka bir yana Toraman’da küçük bir manda gibiydi adeta, yavaşça yere bırakayım derken bir toz kalktı havaya sormayın gitsin.

Arındırma

Etrafında küçük ışıltılar meydana gelen Rimel, elindeki büyü asasını kendisinden hoşlanan aslan parçasının üzerine tutarak yeteneğini kullanmıştı.

“Günaydın!”

“Kahvaltıyı kaldırdınız mı, sucuklu yumurta bitti mi?

Göğsünün önünde çapraz birleştirdiği kollarını ağzı ile eş zamanlı olarak yanlara açan beyimiz, kendini köyündeki odun sobası ile ısıtılmış sıcak odasında sanıyordu galiba.

“Biter mi hiç? Yanına bal kaymak yaptım, hadi kalk da ye aslanım!”

Kafamın atmasına az kalmıştı, bozulan ayarlarımı dengelemek için mecbur işi deliliğe vuruyordum bu anlarda.

“Oğlum hadi kendine gel, hiç yaramıyormuş sana da içmek!”

Şükrücük, engin düğün tecrübeleri sayesinde sarhoşlarla uğraşma konusunda hepimizden bir adım öndeydi, Rimel’ in yeteneğinden sonra yer ve zaman mefhumu kaybolan Toraman’ı hızlıca kendine getirecekti.

“Ne çok içmişim be!”

Kollarını sürekli iki yana açıp esnediğinden dolayı koca ağzını kapatamıyordu genç irisi, sanırım kendisine gelmesi için biraz daha zaman gerekliydi.

Odağımı Toraman’dan çekip tankımızın temizlediği bölgeye verdiğimde, gerçekten başarılı bir çalışmanın arta kalanları beni karşıladı, seviyesinin üstünlüğünü ekipmanlarının kalitesi ile birleştiren Şükrücük neredeyse bossa kadar olan alanı temizlemişti.

“Arkadaşlar, yaşadığımız karışık olaylar biraz hızımızı kesti sanki. Haydi, şu bölgeyi halledelim!”

İş başı yapma vakti gelip çatmıştı çoktan, içine girmeye başladığımız durağan halden kurtulmamız gerekiyordu.

“Max, ben buraları hallettikten sonra meraktan biraz daha ilerlere de baktım ama pek kimseyi göremedim!

Bu ilginç bir haberdi, hiç beklemeden neler döndüğünü öğrenmek için öne atılıp bilinmezlikle dolu yere doğru yürümeye başladım.

Önde ben, birkaç adım arkamda arkadaşlarım yavaş sayılamayacak bir hızda ilerlerken, çok değil on metre ilerken bir gölge görünmeye başladı.

Beline kadar çekili pantolonunun üstüne giydiği eskimiş boğazlı kazağı leş gibi olmuş ufak çocuk, tek gözü yarı kapalı bir halde bize bakıyordu. Sırtının hafif kambur duruşundan pek hayra alamet bir tip olmadığını ilan eden bu cinsin, amacı neydi acaba?

“Ne bakıyonuz lan s.kikler!”

Edilen küfürü ilk duyduğumuzda hiçbirimiz tepki veremeyecektik, ta ki bu laflar makinalı tüfek gibi tekrarlanana kadar.

“İbnelere bak, adam olun oraya gelirsem …!”

Nereden çıktığı belli olmayan çocuk tam son cümlesini de tamamlıyordu ki, yüksek oktanlı tankımız alev alıvermişti.

“Gel ulan buraya piç kurusu, kafanı gözünü yarıcam senin!”

Eh olacağı buydu zaten, tankımız çocuğun peşine düşmese yeni yeni ayılan Toraman çiğnemeden yutacaktı veledi.

Yalnızca bu sahneler bana bir yerlerden çok tanıdık geliyordu, Şükrücük henüz görüş menzilimden çıkmadan hızlıca düşünmeye başladım.

Biraz üzerine düşünce çok zorlanmadan ne olacağını çözecektim lakin umarım geç olmadan yetişebilirdim tankımıza.

“Şükrücük abi, dur gitme tuzak kurdu bunlar bize!”

Nasıl olurda ilk anda uyanmazdım, bu tip bir kışkırtma taktiği 90 ların en klasik yöntemlerinden biriydi. Önce bulunan ortamdaki yamuk sıfatlı bir piç dövülmek istenen gruba sataşır, daha sonra esas kavga çıkarmak isteyen tipler ortaya çıkıverirdi.

“Toraman, silahını çek kafadan giriyoruz!”

Orta yaşlı oynak Şükrücük’ ün duracağı yoktu, bayır aşağı freni patlamış Dodge kamyon gibi salmıştı bir kere kendisini, istese de duramayacaktı.

Rimel’i biraz arkamızda bırakarak hızımızı arttırdığımızda, kaygılarımın yersiz olmadığını acıda olsa görecektim, 8. Seviyenin üzerindeki tüm moblar bir yere toplanmış onlara doğru koşan tankımızı bekliyorlardı.

“Hay anasını, bir bu eksikti!”

Adım adım yaklaşıyorduk arkadaşımıza ama bu süreç bize başka bir şeyi de fark etme şansını sağlayacaktı, kalabalık Düşmüşlerin arkasında onların en az iki katı büyüklüğünde bir gölge daha vardı.

“Şükrücük abi, kalkanını çek, yeteneğini aktifleştir çabuk!”

Sesimi duyurabileceğim noktaya geldiğimde avazım çıktığı kadar bağırdım, amacım tüm dikkati bize küfür eden piçin üstünde olan orta yaşlı adamı çapraz ateşe girmeden durdurmaktı.

Bu sefer olmuştu galiba, haykırışıma kulak veren Şükrücük üç beş adım sonra yavaşlayıp etrafına bakmaya başlamıştı. Neler döndüğünü anladığında ise çok geçti, sayıları yüzün üzerinde olan mob sürüsü çoktan etrafını sarmış her yandan saldırıyorlardı.

Neyse ki tam zamanında olmasa da yetişip onu uyardık, artık geçilmez savunması ile bir süre idare edebilir diye düşünürken, çok önemli bir konuyu atladığımızı fark edememiştik. Burası Şükrücük’ ün bağışıklığı olan bir bölge değildi ve onu aldığı etkilerden kurtaracak kişi epey arkamızda kalmıştı.

Mob akınının ilk dalgası tankımıza vurduğunda, garip Şükrücük etki alarak tamamen savunmasız bir duruma düşecekti, etkin olarak kullanamadığı ekipmanlarının sadece istatistikleri işe yarar haldeydi.

Göz ucuyla Hp barına baktığımda, çok değil sadece %8 lik bir düşüş görmemle beraber yüreğime serin sular döküldü, yaklaşık yirmi kişiden darbe alan Şükrücük bir süre daha dayanabilecek gibi görünüyordu.

“Max girmiyor muyuz?

Toraman önünde cereyan eden hadise nedeniyle iyiden iyiye gerilmişti, partimizin tankı ve abimiz konumundaki adam şamar oğlanına dönerken sadece izlemek istemiyordu.

“Rimel’i bekleyeceğiz şimdilik, Şükrücük böyle kolayca ölecek biri değil!”

Gerçekten aklımdan geçenler bunlardı ama birinci katman bossunun işe dâhil olacağını nereden bilebilirdim?

Kalın bir alt eşofmanın üstüne giydiği polar kazağı şişme montla tamamlayan boss, yıldırım gibi yanına geldiği tankımıza sağlam bir tekme geçirecekti. Darbeyi alan Şükrücük ne olduğunu anlamadan yerden üç metre havalanmış, üzerimizden uçarak arkamızda bir yere sertçe düşmüştü.

Aklım hemen ona ne olduğuna gitmişti ancak deli gibi bağıran hislerim bana sakın bunu yapma, hemen kaç diyordu.

“Toraman bu patlıyor, hemen kaç!”

Kesinlikle yanılmıyordum, hızlı hareketlerine eşlik eden sakızından tutunda, Cehennemin Birinci katında lahana gibi kendisini sarıp sarmalamasına kadar her şey bana bossun patlangoç olduğunu bağırıyordu.

Takım çalışmamız mükemmel olmasa da, yaşadığımız iki boss tecrübesinden sonra değişen durumlara karşı hızlı tepki verme alışkanlığı edinmiştik.

Sözlerimle beraber birbirine zıt iki yöne doğru koşmaya başladık, bu sefer sadece boss değil sayıları yüzü bulan Düşmüş de peşimizdeydi.

Tahmin ettiğim gibi moblar iki ayrılmıştı, daha öncekilere hiç benzemeyen bir hıza da sahiptiler üstelik.

An itibari ile tek amacımız etki almadan tankımızın yanına ulaşmaya çalışmaktı, bunun içinde fazla geniş olmayan bir yay çizerek geldiğimiz yöne doğru dönüyorduk.

Kısa süre içinde yaptığımız plan başarılı gibi görünse de, çok geçmeden büyük bir sıkıntımızın olduğunu görecektim, o da bossun bizle ilgilenmeyip az önce tayyareye çevirdiği Şükrücük’ ün üzerine doğru koşmasıydı.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1074

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 974

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 817

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 769

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 586

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 581

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 569

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 514

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11644 Üye Sayısı
  • 323 Seri Sayısı
  • 16471 Bölüm Sayısı


creator
manga tr