Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Cehennem Online - Bölüm 21-Güçlenen Bağlar


“Ha ha ha! İşte böyle yakalanırsınız işte, sizi fırsat düşkünü ibişler!”

Ben türlü düşünceler içinde kaybolmuşken parti arkadaşlarım kan, ter, gözyaşı ile kazanılmış ilk zaferimizi kutluyordu.

“Teker teker değil, böyle alayınız gelsin ulan!”

Birden kafamda bir baskı hissedecektim, daha ne oluyor demeden Toraman yanıma gelmişti bile.

“Yürü lan, sinek gibi ezerim seni!”

Kendimden geçmiş halde yatarken bir kişi gelip kafama vurmuştu, anons sonrası kalkanın dışına çıkıp saldırmaya korkmuş bu kişi halimden faydalanmak istemişti besbelli.

Tuhaf olan vuruş sonrası sadece hafif bir baskı hissedecektim, ne acı çekmiş ne de hp kaybetmiştim. Arkamı döndüğümde genç irisinin isminin de normale döndüğünü görünce iyice emin olacaktım ki, kalkanın içinde kalan bölgede kim olursa olsun herkes güvendeydi.

“Hadi geçmiş olsun, bir gün burada bekleyeceğiz ama neyse ki hiçbirimiz ölmeden dönebildik!”

Başımda duran arkadaşlarıma bakarken içim tarif edilmez bir huzurla doluyordu, ilk sınavımız vermiş ve bana kalırsa tam not ile de geçmiştik.

“Ee lider şimdi ne yapıyoruz, bunca zaman boş duracak halimiz yok değil mi?”

Konuşan Toraman’dı, beni kurtardığı için ona borçlu kalmıştım. Lider derken yaptığı kinayeli vurguyu bu seferlik görmezden gelmem sırf bu yüzdendi.

“Önce ne olur ne olmaz tüm değerlerimizin dolmasını bekleyelim, bu sırada herkes ne kadar para kazandığını söyleyebilir mi?

Ceplerim şangır şungur etmese de epey bakır sikke toplamıştım, diğerlerinin hasılatını öğrendikten sonra onları bütünlemek için dükkânlara yönelebilirdik.

“Bende 3580 bakır sikke var!”

Şükrücük tamamen kesime odaklandığı için en çok parayı toplayan kişi olmuştu,

“2100 tane de bende var!”

Toro’ da fena değildi hani, benim 1000 sikke gerimde kalsa da yetenek kullandığı ve Büyüsel Enerjisi çabuk tükendiği için bu fark normaldi.

Partinin son üyesine geldiğinde yine sarkmış bir alt dudak ve utançtan kızarmış yanaklar beni karşıladı, Rimel’e sadece yetenek kullan dediğimden dolayı genç kızın cepleri bomboştu.

“Tamam, abicim, sen yeteneğini geliştir yeter. Bak sen olmasaydın hepimiz ölmüş olurduk değil mi?”

Bu sefer, Şükrücük benden önce davranıp gelecekteki şifacımızın gönlünü almıştı, anlaşılan ekipteki koruma kollama görevine iyiden iyiye ısınıyordu hırçın adam.

Bu felaket benzeri olayın bize birçok faydası olmuştu aslında, en önemlisi kırılgan bir yapısı olduğunu sandığım partimin taş gibi çıkmasıydı.

Yeteneğimi birden fazla hedefe yönelik kullanabileceğimi de keşfetmiştim, eğer sıkışık düzen arka arkaya duruyorlarsa bir koydum mu hepsini alıyordum aşağıya.

Rimel göründüğünden daha cesur bir kızdı ve zorluklar karşısında kaçmak yerine arkadaşlarının yanında durabilecek cesarete sahipti.

En can alıcı nokta ise, Toraman’ın grup savaşlarında kullanabileceği pek çok stratejiye ve hareket yelpazesine sahip olduğunu görmüştüm. Safta takılarak ilgiyi üstüne çekmeyen bu genç irisinin, hiç küçümsenmeyecek bir dövüş gücü ve tecrübesi var gibi duruyordu.

Ben bunların muhakemesini yaparken, çoktan paraların değiştirme işleminin yapıldığı Market’in önüne gelmiştik. Tam olarak elimizde 8780 bakır sikke vardı, bunu önce 878 gümüşe, daha sonra 87 altın sikkeye çevirmiştik.

Buraya ilk geldiğimde fiyatlar aşırı uçuk görünüyordu fakat şimdi üç kişinin yarım günlük sıkı çalışması ile neredeyse bir silah veya beceri kitabı alacak paramız vardı.

Silah Dükkânının önünden geçerken görevli ile soğuk bir bakış değiş tokuşu yaşadık, ne o beni, ne de ben onu unutmamıştık belli ki.

Bugün kimseyle didişecek değildim tabii ki, Kaçak durumu kazanmış olmak yeterde artarken bir de sistemin adamlarını karşıma alamazdım.

“Max, benim değerlerim yenilendi fakat bir konu çok tuhafıma gitmekte, sen de kontrol etsene kendinde dediğim yeri!”

Şükrücük tam adını söyleyemese de bahsettiği sayaç tecrübe barıydı, kendisininkinin %20 yi gösterdiğini söyleyince ışık hızıyla görüşümün sağ üst köşesine odaklandım.

Seviye atladıktan sonra hiç mob kesmeden Rimel ile Şükrücük’ ün yanına gitmiştim, yani ne yaptıysam kaçarken öldürdüğüm Günahkârlar ile sınırlıydı. İçimden bizim hırçın kafacı yanlış görmüştür diye düşünürken, %5 olmuş barı dikizlememle beraber olduğum yerde taş kesecektim.

“Ne oldu Max, sende durumlar ne?”

Şükrücük kolumdan tutup dürtüyordu ama benim kafamda şu anda elli türlü olasılık birbirleri ile güreş etmekteydi.

“Benim de tecrübe puanım çok hızlı artmış abi ama neden olduğunu tam anlamadım!”

“Sadece iki seçenek geliyor aklıma, ya bize saldıranları öldürdüğümüzde çok güzel tecrübe kazanıyoruz veya grup halinde mob keserken kazandığımız tecrübe miktarı artıyor.

Aklıma başka bir neden gelmemişti, kim bilir belki ikisi birden oluyordu ama denemeden bir karar verebilmemiz mümkün değildi.

“Ne duruyoruz bizim peşimize düşenler çoktan ölmüştür, gidip bu fırsattan istifade seviyemizi yükseltelim.”

Toraman ikinci seviyeye yükselememişti, bunu pek taktığını düşünmesem de geride kalmayı istemediğini belli edercesine acele ettirmek istiyordu bizi.

“Madem bir kere Günahkâr öldürmeye başladık, biride bir bini de bir bu saatten sonra. Bizi öldürmeye çalışacak kadar cahil olan birileri varsa, kaderlerine de razı olacaklar!”

Şu sıralar zayıflık gösteremezdim, istim üstündeki arkadaşlarımın momentumunu kırmadan akılcı çözümler sunmaktı vazifem.

“Yalnızca önceki gibi geniş bir alanı temizlemeyeceğiz ilk başta, bize ulaşmalarını engelleyecek kadar içe doğru yol alarak önce parti halindeki tecrübe kazanma hızımıza bakacağız!”

Her şeyi bir anda gözlemlememiz mümkün değildi, ortaya attığım tezlerden birini denemek nispeten diğerine göre daha tehlikesizdi.

“Bu şekilde Rimel’i ikinci seviyeye kadar çıkaracağız, geçen sürede Toraman’da gelişeceği için tekrardan toplu Günahkâr kesme denemesi yapabilecek hale geliriz!”

Oyunu kurmuştum, bundan sonrası sadece zaman meselesiydi. Aklımda iksir satan dükkânları gezmek olsa da, ateşin korunu söndürmemek adına ekibimle Sosyal Medya bölgesine geri dönüyordum.

Dört kişi yan yana bölgeye adım attığımız an tüm bakışlar bize yöneldi, kimisi korku, kimisi beklenti, birçoğu da sadece neye benzediğimizi merak ettiği için buradaydı.

Yavaş adımlarla kalkana doğru ilerlerken toplanmış insan sürüsü etrafımızı sarmaya başlamıştı, bize burada bir zarar veremeyeceklerini bilsek bile tedirgin edici bir atmosfer oluşuyordu yamacımızda.

“Beni dinleyen! Sizi sadece bir kez uyaracağım, eğer içinizde peşimize düşmek isteyenler varsa bunu bir daha düşünsün!”

Çıkarabildiğim kadar yüksek bir sesle bağırmıştım, hepsini vazgeçirmem mümkün değildi ama birazını tedirgin edebilsem bile amacıma ulaşmış sayacaktım kendimi.

“Hadi oradan artist, çıkın dışarı da görelim bakalım boyunuzu!”

“Karı gibi içeri kaçarken böyle konuşmuyordun az önce!”

Her zaman birkaç çıkıntı olmak zorundaydı, belli ki ilk yarma girişimimiz sırasında kalkanın içinden çıkamamış zavallı kişilerdi bunlar.

“Bedavacı düşman ekle!”

“Boşboğaz düşman ekle!”

Yüksek sesle konuşan ikiliyi düşman olarak eklediğimde, parti arkadaşlarımda aynı işlemi hemen ardımdan tekrarladı.

Bir an önce herkesin ki gibi yarı saydam olan isimleri kırmızıya dönecekti ikilinin, garip hareketlerimiz yüzünden bizi çembere almış kalabalık biraz açılırken Toraman ortamın nabzını yakalamıştı bile.

“Biz sözümüzü söyledik, bundan sonra götü yiyen gelir kalkanın dışında bizi bulur!”

Hırslanmıştı genç irisi, tam devam edecekti ki dirseğimle dürtüp yanımdaki Rimel’i işaret ederek susmasını sağlayacaktım.

İnsanların korkmasını sağlamak yeterliydi; tam Toraman’ın kulağına eğilerek abartıp işi çığırından çıkarmanın lüzumu yok gibisinden nasihatler etmek üzereydim ki, yer gök çok tanıdık bir sesle inledi.

“Hepinize tek giydiricem etek, dansöz edip oynatıcam alayınızı!”

 

 

Yazar Notu

Merhaba Değerli Okur Dostlarım

Tatile çıkacağım için bu haftanın bölümlerini küçük bir toplu şeklinde sizinle paylaşmayı uygun gördüm. Bildiğiniz üzere serimiz haftalık üç bölüm olarak ilerlemekte fakat bunun okurlar için pek yeterli gelmediğinin de farkındayım.

Şöyle bir etkinlik yapmayı düşünüyorum bu durum için, eğer ki serinin beğeni sayısı 50 yi geçerse haftalık üç yerine dört bölüm olacak güncel sayısı.

Okuma sayılarına bakılırsa bunun gayet okur dostu bir etkinlik olduğunu anlayabilirsiniz, önümüzdeki hafta dört bölüm okumak için tek yapmanız gereken seri ana sayfasındaki beğen butonuna tıklamak.

Sevgiye Kalın, Keyifli Okumalar...




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1074

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 974

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 817

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 769

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 586

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 581

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 569

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 514

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11644 Üye Sayısı
  • 323 Seri Sayısı
  • 16472 Bölüm Sayısı


creator
manga tr