Korku dağları bekler. #Atasözü

Cehennem Online - Bölüm 12-Şükrücük ve Bitmeyen Çilesi


Yeni bir şey daha keşfetmiştim, davranışlarım nedeniyle toplayabileceğim iki çeşit puan vardı; iyilik ve kötülük puanları, acaba işin sonunda nasıl etkileri olacaktı bunların?

“Arkadaşım, nasıl yaptınız bunu?”

Kafamda deli sorular dolanırken yanımdan gelen bir sesle irkildim, ilk defa gördüğüm biri az önce olanlar nedeniyle bana yanaşmıştı.

“Neyi nasıl yaptık?”

Safa yatarak cevap verdim, ağzındaki baklayı çıkarmasını istiyordum

“Adama bir şeyler söyledin, sonra o da gitti Düşmüş’ü rahatça öldürdü, nasıl yaptın bunu?”

Boşuna dememişler Şeyh uçmaz mürit uçurur diye, olan bitenden bir haber bu kişi Şükrücük’ün özelliğini benim kerametim sanmıştı.

“Bende özel yetenek var, bir okuyup üflüyorum yaratıkların saldırısından etkilenmiyorsun!”

Neden böyle bir şey söyledim hiç bilmiyorum fakat düşününce davranış puanlarının mantığını kavramak için yaptığımı anlayacaktım.

“Hocam, sekiz saat azap çekmek istemiyorum beni de bir okuyup üfleseniz!”

Çaresizlik ve bilgisizlik ne kötüydü, görüntüsünden orta yaşlarda olduğunu anladığım bu kişi sadece bir sözümle kendi kaderini ellerime bırakmıştı.

“Geç karşıma kapa gözlerini, sana bir üfleyim kasırgaya döneceksin!”

Kendimi iyice kaptırmıştım oyuna, bir besmele çekip hafifçe mırıldandıktan sonra içime çektiğim derin nefesi adamın suratına üfledim.

“Hadi aslanım, şu kenardakini parçala bakalım!”

Zavallı adamı gruptan hafifçe ayrılmış bir Düşmüş’ ün üstüne sürerken gözlerim ışıl ışıldı, neredeyse bir gün geçmişti burada lakin içimin yaşama sevinciyle dolduğu, adeta eğlencenin doruklarına çıktığım an bu andı.

“Bittiniz ulan!”

Adamda gaza gelmeye ne müsaitmiş, Apaçi lvl 1 adlı Düşmüş’ ün yanına geldiğinde hunharca bağırıyordu, onun da benim gibi keyfi yerindeydi fakat pis pis sırıtan ve ayakları kalkanın içinde olan bana karşın, o maalesef mobun atak menzilindeydi.

“Çatla patla, Çatla Patla!”

“Çatla Patla, olmadı bi daha!”

Üstüne doğru koşan insanı gören Düşmüş, kafasını ileri geri sallayarak oynamaya başladı. Bir saniye geçmeden elleriyle mutfak mikseri gibi çırpma hareketleri yapmaya başlarken, kurbanının etrafında fır dönüyordu.

“Yalancı, şerefsiz onun bunun çocuğu!”

Deli gibi küfür etmeye başlamıştı orta yaşlı adam, bir yandan da ritme uymak için o da çılgınca dönüyordu.

Çok sürmedi bu iş, bir dakika geçmeden yere yığılan kader kurbanı yok olup gidecekti.

“Vay enayiye bak, her salatalığım var diyene tuzla koşulur mu lan ibiş!”

Ben ise hunharca kahkaha atıyordum, yirmi küsur senelik ömrümde böyle mutlu olduğum bir an hatırlamıyordum.

“Kötülük puanı alındı +5!”

“İlk tuzağa düşürme bonusu +5!”

Kafamda çınlayan ses geri gelmişti, ardından büyük defterin açıldığı gördüm. Kan kırmızısı sayfanın üstünde hareketlilik vardı, beyaz harfler sesin söylediklerini yazıyordu.

Sanki enseme buzlu sular dökülmüş gibi oldum, ne yapıyordum ben? Hangi akla hizmet adamı mobların içine yolladım, durdurulamayan bir tutkunun esiri olmuş gibiydim.

Kafamı toplayarak bu konu hakkında düşünmeliydim, yaptığım hareketlerin nedenini bulamazsam ileride aynı hatayı tekrarlamam sürpriz olmazdı.

Yarım saatten fazla bir süre geçmiş olmalıydı tek başıma otururken, birçok düşünce aklımdan geçerken mantık eleğinden onları süzmekteydim.

“Buradan dolayı olmalı, Cehennem’ de olduğum için kötülük yapmak bana tahmin edilmez bir haz vermiş olmalı!”

Başka açıklaması yoktu, Şükrücük’e yardım ederken hiçbir değişiklik yoktu ruh halimde ama adamı ölüme yollarken çocuklar gibi şendim.

Bu kadar kolay olamazdı değil mi? Belki Cehennemin Birinci Katında cezalandırılıyorduk ama yine de adına yaraşır zorlukları olmalıydı.

“Heyt be! Valla doğru söylüyormuşsun, tam olarak senin dediklerini söyledi biçimsiz ışık!”

Bizim hırçın delikanlı geri dönmüştü bu sırada, yaşadığım olayı kulağıma küpe yapmaya karar vermiştim bende; şu ufacık hareket bu kadar hislerimi uyardıysa, daha büyük kötülüklerde stajyer zebani olarak iş başı yapacak hale gelebilirdim.

“Bizde yalan yok abi, şimdi şu senin yetenek kitabına bir bakalım istersen!”

Sözlerim üzerine elinde tuttuğu kitabın yüzünü çevirdi Şükrücük, soluk altın varaklı harflerle iki kelime yazıyordu üstünde

“Kırılamaz İrade”

Tecrübe ettiklerinin yeni ortağımı çok heyecanlandırdığı her halinden belli oluyordu, fazla beklemedi, hızlıca kapağını açarak kitabı okumaya başladı.

On saniye puta dönmüştü Şükrücük, sıkıca kapattığı gözlerini açtığında etrafa saçılan alevleri neredeyse bende görebiliyordum.

“Önce isim, sonra bu yetenek, şaka mı bu arkadaş, yani bir insanın üstüne bu kadar mı gidilir!”

Neler olduğunun farkındaydım, yeteneğimle ilk tanışmamda bende aynı hisleri yaşamıştım; neyse ki ironi olarak bana verilen yumruk atma o kadar da kötü değildi.

“Abi sen sakin ol, ilk önce bana İsim diye başlayan listeyi okusana, bakalım bir değişiklik var mı seninkin de.”

“Bir dakika, dur şimdi nasıldı? Heh buldum, iyi dinle söylüyom!”

 

İsim: Şükrücük

Unvanı: Günahkâr

Seviye: 1

Hayat Puanı: 10

Büyü Puanı: 10

Enerji:10

Atak: 10

Savunma: 10

Güç:1

Dayanıklılık: 1

Çeviklik: 1

Bilgelik: 1

Yetenek: Kırılamaz İrade

Meslek: Yok

Şükrücük tüm bunları bir nefeste söylerken bende kendi istatistiklerimle karşılaştırıyordum, sonuç olarak yeteneklerimizin farklı olması dışında her şey aynıydı.

“Abi yetenekler dışında tüm değerler eşit, bir de yeteneğin açıklamasını söylesene bana!”

“Ya onu hiç sorma, baktıkça deliye dönüyorum!”

Adam renkten renge girmişti isteğim karşısında, belli ki yine keskin bir mizah vardı ortada

“Olan oldu, hadi de bakalım neymiş senin kerametin!”

Onun konuşma stiline yakın bir şekilde konuşarak ikna etmeye çalıştım Şükrücük’ü, neyse ki çok direnmeden döküldü yeteneğinin özelliklerini

Kırılamaz İrade

- Düzey 1

-Alınan hasarın %10 u hayat puanını geri doldurmakta kullanılır, birden fazla düşmandan alınan darbeler kişi başına %2 artarak katlanır.

-Gelen darbelere karşılık verilmesi durumunda, bir saniyelik donma etkisi alınır.

- Düzey iki gereksinimi – Teknik aktifken 10.000 darbe almak.

Yetenek özelliklerini tamamen duyduğum zaman yere yatıp secde edesim gelmişti, bu nasıl bir sınavdı böyle, adamı resmen şamar oğlanına çevirmişti bu kitap.

“Kardeş anladın mı şimdi sıkıntımı, bunlar hep bana vuracak, ben karşılık verdim mi bir saniye boyunca hareketsiz kalmak zorunda olucam. Bu nasıl yetenek, benim ellerim armut mu topluyor, gelen geçen dövecek mi beni şimdi!”

Şükrücük isyan ediyordu ve sonuna kadar da haklıydı kendince, benim acilen onu sakinleştirecek bir şey söylemem gerekiyordu.

“Abi dur panik yapma, sakin ol!”

“Ya bırak nasıl sakin olucam, Yeşilçam figüranı gibi mi dolanıcam ortada!”

“Bak ben anlatacağım şimdi sana olayı, sen hele bir gel otur iki dakika nefeslen, her şey çok güzel olacak korkma!”

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 665

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15642 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21146 Bölüm Sayısı


creator
manga tr