“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Cehennem Online - Bölüm 2-Son Gece, Her şeyin Sonu


Nihayet yarının işlerini bitirdiğimizde çıkma vaktimiz gelmişti, beş sap rotamızı İstiklal’e doğru cevirdik. Otobüsten artık yer altına alınmış duraklarda indik, bir yer ne kadar değişebilirdi ki? Burası artık Taksim değil Sirkeci yer altı pazarı gibiydi.

Bu gece eğlenmeye geldiğimizi hatırladım hemen, ne beton olmuş meydan, ne de halı sahadan bozma nostaljik tramvay yolu moralimi bozamazdı.

Sallana sallana akşamı geçireceğimiz meyhanenin kapısına kadar savrulduk, ilk başlarda aşırı yadırgasam da bu adamların muhabbetleri gitgide sarmaya başlamıştı. Suçları yoktu aslında, aldıkları eğitim ve bulundukları ortamların içinde ancak bu kadar geliştirebilmişlerdi kendilerini.

Bir bakıma yurtdışına kaçış planlarımdaki ana etkenlerden biriydi bu insanlar, giderek bende onlar gibi içinden çıkılamaz kısır döngülerin esiri olurum diye korkmuştum.

 Ev aldık onu ödemek için fazla mesai yapmam lazım, arabanın kredisinin bitmesine daha çok var kemerleri sıkalım, bizim çocuğun kafası çalışmıyor zaten okumayacak lafları günlük hayatımın parçası olmadan uzaklaşmak istiyordum.

Ara sıcaklar gelmişti bu düşüncelerle haşır neşirken, ben hariç herkes içeceği için altlık yapmak adına çatallar inip inip kalkıyordu sofranın üzerinde. Bu arada benim alkollü içeceklerle hiç aram yoktur, ilk duyan herkeste dini bir nedenle olduğunun izlenimi oluşsa da, beni tanıdıkça dinlerle de aram olmadığını görüp işin aslını kabul edebiliyorlardı.

Kelimenin tam anlamıyla içemiyordum, her türlüsünü denedim fakat ne çare, bardaktan ağzıma döküldükleri anda geri çıkmaları bir olmaktaydı. Veda gecemde de bu değişecek gibi durmuyordu, yetmişlik açıldığı anda burnuma dolan anason kokusu bile yetmişti bana.

Tüm günün açlığıyla mezelere yumuldum, içecek işini acılı şalgamla halledecektim. Yaşımız yirmiyi geçmişti artık, annesiyle çay bahçesine gelmiş çocuk gibi kola veya sarı gazoz söyleyecek halimde yoktu meyhanede.

Mesai arkadaşlarım çoktan ilk kadehleri coşkuyla devirmiş, ikincileri içmeden önce olanca sesleriyle kadeh tokuşturmaktaydılar. Nasıl bir sevinç vardı içlerinde, ulan bu kadar mı bıkmıştınız benden?

Tabii ki işin aslı bu değildi her şeyi anlıyordum, at gözlüğü takmış kişilerdi onlar, ne kadar anlatmak istesem de kabul etmediklerinden dolayı bir süre sonra vazgeçmiştim bu gerçeği yüzlerine vurma işinden.

Şu hallerine bakınca bedbaht hayatlarının dışındaki bir yerden, sadece huzur ve mutluluğun olduğu engin maviliklerden bir tutam zevk çalmış gibiydiler. Onlara uymaktan başka yolum olamazdı, zaten dansöz bizim masaya çıktığından beri bende bir hoş olmuştum.

Şimdi anlıyorum o para saçan adamların ruh halini, garibanlığıma aldırmadan bir ellik sıkıştırmıştım kalçası ile beni nakavt eden hatuna. Gecenin adamı benden başkası değildi, en çok ben göbek attım beline kadar uzanan saçlarını yüzüme doğru savurarak dans eden bu dilberle.

Zaman su gibi akmış, biz ise sanki dünyanın son günüymüşçesine ne kadar kurdumuz varsa dökmüştük.

‘’Beyler, artık kapatıyoruz!’’

Öyle bir mutluluk dalgasında yüzüyorduk ki, kendimiz çalıp kendimiz söylediğimizi garsonun mahcup ses tonuyla yaptığı uyarı sonrası anlayabildik. Bir anda etrafımı sarmaları tam bu sözün üstüne oldu, ne olduğunu anlamadan ağzımın önünde bir kadeh sek rakı vardı.

‘’Hadi oğlum, bir dikişte yuvarla!’’

Muharrem abi durmuş durmuş son anda yine bir şeytanlık peşine düşmüştü, yandığım an bu andı. İhtiyarın ısrarları meşhurdu, bir taktımı elinden kurtulmanın imkânı olmuyordu.

“Abi yapma, biliyorsun içemiyorum işte!”

Kaderimden kaçmaya çalışıyordum, akıntıya karşı kürek çekmekle eş anlama gelen bu eylemimin kaşarlanmış ihtiyarın üstünde en ufak etkisi olmamıştı.

“İç ulan kerhaneci, bir kadeh rakıdan kime ne olmuş!”

Yandığımın resmiydi, gözümü kararttım bende, bardağı aldığım gibi bir dikişte bitiriverdim. Çıkarken alkış kıyamet yıkılıyordu mekân sanırsın ki çok matah bir bok yemişim, sinirle koluna asıldım dört küçük camla nostaljik bir hava verilmiş dış kapının.

Gece sona ermişti besbelli, sabahın habercisi insanın içini ürperti ile dolduran rüzgârlar yüzüme vuruyordu. Uzun saatler boyunca alkol, sıcak ve heyecan yüzünden artmış vücut ısımla, çarpışan esintinin küçük münakaşası sonrası sertçe hapşırmak zorunda kaldım.

‘’Çok yaşa!’’

‘’İyi yaşa!’’

Kafaları bir milyon olan mesai arkadaşlarım hep bir ağızdan bağrışıyordu,  küçücük olayın onların neşelerinin cilası olması ne tuhaftı. Normalde yüzlerinden düşen bin parça mütemadiyen gergin bu adamlar, şimdi küçükken mahallede maç yaptıktan sonra bakkala gazoz almaya giden çocuklar kadar şendi.

“Sağ olun, hep beraber!’’

Bu laf bizde klasiktir, kim derse desin ardından sen de ayıp olmasın diye söylersin ama belki de hayatım boyunca ilk defa bu kadar dolu dolu çıkmıştı ağzımdan.

Çalıştım çabaladım hayalim için para topladım, vize başvurum dil okulum hepsi hazır ve yarından tezi yok bir kuş gibi uçuyorum çok uzaklara. Son gecem kâh kavga ettiğim, kâh arkasını kolladığım, iki sene omuz omuza çalıştığım insanların sıcak yüzlerini görmemle son buluyordu, ölsem bile gam yememem şu saatten sonra.

“Allâhu Ekber Allâhu Ekber”

“Hayda, sabah ezanı vakti mi olmuş?”

Ekipteki biri hayretler içinde konuştu, adam sıkıcı hayatının içinde biraz eğlenme fırsatı bulunca nasıl zaman meftununu kaybetmişti.

‘’Bbbbbuuuuuuuuuuvuvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv!’’

Ezanın bitimi ile beraber dehşet verici bir boru sesi duyuldu, kalelerde düşman kuvvetlerinin yaklaştığını herkese haber veren cinsten bir enstrümanın sesini andırıyordu.

Akabinde sağ yanımdan yığılma sesi gelmesi ile irkildim, hızla o yöne döndüğümde Muharrem Abi’yi yerde diz çökmüş ellerini açmış dua ederken buldum.

‘’Allah’ım sen beni affet, yaptığım günahları bağışla. Sen büyüksün, sen kadirsin!”

Öyle bir hızla ve nefes vererek dua ediyordu ki sigaradan bıyıklarının uçları sararmış adam, ortama karışan rakı kokusundan hafiften açılmış zihnim yeniden sarhoş olmak üzereydi.

Bir sonraki an ekibin hepsini aynı hareketleri yaparken buldum, ne oldu ki durup dururken böyle korku içinde tapınmaya başladılar.

Aklımı meşgul eden bu düşünceden kafama yeni doğan güneşin ışıkları vurunca kurtulacaktım, zira neler olduğunu yavaşta olsa anlamıştım.

Herkesin bir iyi olduğu yanı vardır bu hayatta, kimisi rakamlarla, kimisi kelimelerle arkadaşlık edebilme yeteneğine sahiptir. Benim ise yön bulma kabiliyetim doğuştan diğer insanlardan sıyrılmamı sağlıyordu, ayaklı pusula gibi bir bakışta yönleri söyleyebilirdim size.

Neşeli geçen gecenin aynı hızla süren sabahının son bulmasına, güneşin batıdan doğuşunu izleyerek şahit olduğumu bilmem bu yüzdendi.

Sonra neler olduğunu hiç hatırlamıyorum, gözlerimi açtığımda her ırktan her milletten insanın balık istifi sıkıştığı bir yerdeydim. Yer kuru, toprak çatlamıştı, son hatırladığımda gökyüzünde bulunan güneşte neredeyse kafamın üstüne gelmiş yakıcı ışınlarını kılıç gibi saplıyordu.

Olmadığına kendimi inandırdığım her şey olmuştu, sanırım kıyamet kopmuş, tüm insanlar hesabın kitâbın yapılacağı anı beklemek için toplanmıştık.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1149

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 618

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13259 Üye Sayısı
  • 394 Seri Sayısı
  • 18113 Bölüm Sayısı


creator
manga tr