"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

BRONX - Bölüm Beş: Geçmiş-1


"Neden bana yardımcı oluyorsun? Senden yardım mı istedim?" dedi kahverengi saçlı çocuk çocuk. Üstü başı toz içinde bir  haldeyken.

Karşısındaki gözlüklü çocuk, elindeki deftere bir şeyler karalıyordu. Soruyu duyunca durdu.  Gülerek cevap verdi 

"Doğru, benden yardım istemedin. zaten ben de bu yüzden yerden kalkmana yardım etmiyorum."

Pekala, bu çocuk kesinlikle fazla ukala ve egoist bir tipti. Bu durum William'ı kesinlikle rahatsız ediyordu. Eğer buradaki çocuklardan birisi olsa kesinlikle ona yumruğunu atmaktan çekinmezdi. Ancak giyim tarzı ve hareketleri buraya evlat edinmeye gelen bir ailenin çocuğu olduğu aşikardı. 

William çocuğa baktı. Ondan en fazla iki yaş büyük olmalıydı. Sarı ve uzun kıvırcık saçları sol gözünü kapatmıştı. Ancak açıkta kalan sağ taraftan, etrafına ezici bir güç hissi yayan gri gözü görünüyordu. Etrafını hızla inceliyor, sonra da elindeki deftere bir şeyler karalıyordu.

"Hey , sen neden anneciğinin ve babacığının yanına gitmiyorsun? "  dedi William öfkeyle.  Çocuk ise  onu iplemiyordu bile.  Yaptığı işe öyle odaklanmıştı ki sesini çıkarmadan yere oturdu ve işine ara vermeden devam etti.

William üstünü başını silkeleyip  merakla çocuğa baktı. Ne ile uğraşıyordu öyle? 

Sessizce yanına doğru yaklaştı. Sarışın çocuğun onub yaklaşması umrunda bile değildi. Defterine odaklanmıştı sadece. 

William deftere doğru baktı.  Defterde karaklalem ile ustalıkla çizilmiş bir resim vardı. Resimde at üzerinde bir adam elindeki meşale ile etrafında toplanan insanları ve çevresini aydınlatıyordu.  William resmi daha dikkatli incelenmeye başladı. Her incelemesinde başka bir ayrıntı ile karşılaştı. Ama onun dikkatini en çok; meşaleyi  tutan adam tasvirinin , kendine benzemesiydi .

Evet, hiç şüphesiz sarışın çocuk William'ın verdiği tepkileri teker teker ezberlemiş ve beyninde bu resme uydurmuştu. William hayranlığını gizleyemedi. Ukala biri olabilirdi ama kesinlikle çok iyi bir çizim yeteneği vardı.

"Fena değil, hatta çok iyi..." dedi William  istemsizce.  Sarışın çocuk kafasını defterden kaldırıp William'a doğru baktı.

"Pardon, anlamadım?"

"Diyorum ki; Her ne kadar sinir bozucu olsan da, hakkını verelim iyi çizim yapıyorsun."  dedi William. Yiğidi öldür hakkını yeme. Will'in meşhur felsefesi...

"Çizdiğim bir resme ilk defa biri yorum yapıyor"  dedi çocuk şaşkınlıkla "Bu garip bir hismiş."

Will gülmeye başladı. Çocuk hakkında yanılmış mıydı acaba? Sadece tuhaf bir mizacı olan birisi miydi?

"Buradaki uğraşı görmemek için kör olmak lazım. Hey bu arada, az önceki tavrım için kusura bakma. Buradakiler benden nefret ettiğinden alışkanlık olmuş.  Biri benden bir fayda sağlamaya çalışıyor sanıyorum." 

"Fazla kafa yoruyorsun." dedi sarışın çocuk "Birinin senden fayda sağlayacağını hissedersen; o eli kendinden uzaklaştır ve canın ne kadar yanarsa yansın, Önünde gülecek şekilde ayağa kalk!"

Pekâlâ, cidden bu çocuk hakkında yanılmıştı sanırım. Az önceki kavgaya karışıp, kendisine sataşan Ayı Jacob lakaplı çocuğu hallaç pamuğu gibi yere yapıştırmasını bırakırsak, William'ın yerden kalmasına yardım etmeme sebebini anlamıştı Willliam.

"Kafan kesinlikle çalışıyor  Entelektüel görünümlü bir tipe göre hem de..."

"Entelektüel mi? Güldürme beni" dedi sarışın çocuk. defteri kapatırken " Hepsi bir avuç kibarlık budalası sadece. Her gün böyle birbirine yalandan samimiyet ve kibarlık gösteren budalalar ile olmak nasıl bir duygu bilmezsin "

"Ohooo, demek  çevrenden memnun değilsin...* dedi Will alaycı bir gülüşle "Gerçi haklısn, muhtemelen berbat bir durumdur. Düşündüm de... Amanın be! düşünmesi bile korkunç..."

Will halen çocuğa adını sornadığını farketti bir anda. Konuşmalarına rağmen birbirlerine adlarını sormamışlardı.

"Baksana, aklımda varken sorayım. Senin adını bile bilmiyorum. Sahi moruk, adın ne senin?  Mesela benim Adım William. Ama Will desen de olur." diye sordu Will sonunda.

"Hmm... Moruk şuanki ismim için iyi bir alternatif olabilir. Ancak bunun için uğraşmak muhtemelen şuan yapabileceğim bir şey değil"

Bir süre durdu. Bir şey düşünüyor gibiydi. Sonra silinerek düşüncelerinden kurtuldu.

"Ah, kusura bakma. Aklıma saçma bir düşünce geldi de...

İsmimi sormuştun, değil mi?

Cod desen yeter..."

 

Devam Edecek...




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1285

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1093

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 907

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 831

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 717

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 557

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 398

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16063 Üye Sayısı
  • 427 Seri Sayısı
  • 21055 Bölüm Sayısı


creator
manga tr