Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 2, Bölüm 67: Hayatımda Değer Verdiğim Tek Kişi Sensin


Ravedo döneli iki hafta oluyordu. Birinci katta tesisini kurmakla uğraşmıştı. Ustası Beau ile arası diğer öğrenci ve ustalara göre daha farklıydı. Onlar birbirlerinin aynısıydı. Çoğu zaman Beau, asıl kardeşinin Reau yerine Ravedo olabileceğini düşünürdü. Öğrencisi için örnek tesis gezisi ayarlamak istiyordu. Reau'ya uzunca dil dökmüş ve sonunda başarmıştı. Reau, öğrencisi Alucard'ın tesisini gezmelerine izin vermişti. Ravedo göreceği her şeyi aklına yazmaya karar verdi. Aslında diğer iki albayın tesislerini gezmeyi düşünmüyordu. Sonuçta onlarla kendisi aynı kulvarda değillerdi. Onun kanatları varken diğer ikisinin boynuzları vardı. Kafasına yediği hafif darbeyle kendine geldi. Ustası Beau ona vurmuştu.


'Aklından ne geçtiğini biliyorum. Diğer albaylardan üstün olduğunu düşünüyorsun çünkü senin kanatların varken onların boynuzları var. Hiyerarşik olarak üstünsün ama hepsi o kadar. Generaller arasında en güçlümüz boynuzları olan Medas'tır. Bunu aklından çıkarma.'


Beau'nun kanatları yoktu. İki kuyruğu vardı. Bu onu orta düzey yaratık yapıyordu ama bir general olduğunu unutmamak gerek. Ordu kayıtlarında bahsedildiği gibi; uzuvlar asla birincil kıyaslama için kullanılmazdı. Yaratığın potansiyelini gösterirdi. 


'Onlarla şu an eşitim, ama yarın olmayacağım. Bir gün gelecek senin gibi general olacağım ve bir gün daha gelecek ki o gün seni de geçeceğim.' dedi Ravedo kararlılıkla.


Beau ona sarıldı. Kişiliği renkli olan tek general oydu. Öğrencisinin yeni soğuk imajı ona havalı görünmüştü.


'Böyle konuşurken çok havalı oluyorsun Ravedo. Güçleneceksin, hepimiz beraber güçleneceğiz. Yerimde saymayacağım. Paragon seviyesine çıkacağım ve Mareşal rütbesine yükseleceğim. Her zaman benim minik Ravedom olarak kalacaksın.' 


Ravedo'yu iyice sıktı. Hayatı ve kişiliği yalandan oluşan Ravedo ustası Beau'nun yanındayken sahte olmayan duygular hissediyordu. Sahte olmadığını düşündüğü hislerdi bunlar. Neyin gerçek olduğunu söylemesi zordu ama bunun yalan olmadığından emindi. Samimi gülümsedi. Kalbinde gerçekten değer verdiği biri varsa o da ustası Beau'dan başkası değildi. Birbirlerine ünvanlar olmadan sadece isimleriyle sesleniyorlardı.


'Senden öğrenecek çok şeyim var Beau. Albay olduğum için beni bırakabileceğini sakın düşünme. İkimiz asla ayrılmayacağız. Çok güçlü olacağım. Bizi ayırmak isteyenleri ortadan kaldıracağım. İkimizi bir araya getiren bu çatıyı, karanlığı, koruyacağım.'


'Beni ağlatmak mı istiyorsun? Biraz yüzün gülsün. Albay oldun, asıl bedenini kazandın. Seni daha çok gülerken görmek istiyorum.' Ravedo gülümsedi. 'İşte böyle.' dedi Beau.


Gülümsemem sana özel Beau. Gülümsememi sadece senin görmeni istiyorum.


İkisinin arasındaki ilişki abla ve kardeş ilişkisine dayanıyordu. Kardeşlik kan bağı gerektirmez. İnsanda olsan, yaratıkta bu kural evrenseldi.


Dördüncü kata gelmişlerdi. Burası Beau'nun kardeşi Reau'nun katıydı. Birbirine hiç benzemeyen kardeşlerin tuhaf bir ilişkisi vardı. Nefret ve sevgi ilişkilerini dengeliyordu. Beau onları durdurdu.


'Ne oldu? Gelmiştik.' dedi Ravedo.


Beau askerlerine seslendi. İki asker ellerindeki kafesleri yere bıraktılar. Ravedo ilgiyle Beau'nun yapacağını izliyordu. Beau kafesteki hayvanlardan birini aldı. Minik kediyi sevdi. Sonra onu yere bıraktı. Diğer kafesteki yavru kediyi de serbest bıraktı. Kediler tatlı tatlı karanlık koridorda koşturuyorlardı.


'Az sonra burada olur.'


'Kim?'


'Kardeşim.'


Ravedo uğursuz enerjiyi hissetti. Kasları gerildi. Savaşmaya hazırlandı. 


'Sakin ol, hedefi biz değiliz.'


'Biz değil miyiz?' 


Karanlıkta uzayan bir pençe kediyi kaptığı gibi kayboldu. Diğer kedi tüylerini dikerek karanlığa tısladı. Ona karşılık karanlıktan çıkıp ışıkta belirginleşen sivri dişler kediye tısladı. Yavru kedi korkuyla olduğu yere pıstı. Pençe onu yakaladı sonra kayboldu. Ravedo kısa süre uğursuz enerjinin kaybolduğunu fark etti. Fakat daha yakınında tekrar belirmişti. Pençesini enerjinin geldiği yere çevirdi. Karanlıktan uzayan el onu yakaladı. Hissettiği şey bir uçurumdu. Uçurumun dibinde ölüm vardı.


'Güzel kanatlar.' dedi nefret dolu ses. 'Onları sergilemeyi sevdiğin kadar korumasını bilmelisin. Bazı yaşlılarımız gibi tekini kaybetmek zorunda kalmayasın.' dedi Reau. Kastettiği kişi aldığı ceza yüzünden tek kuyruğunu kaybeden Desmo'ydu.


Ravedo elini hemen çekti. Reau'nun eli soğuktu. Albay ve general rütbeleri arasındaki uçurumu hissetmişti. Biri Tanrı seviyeyken diğeri Nirvana zirvesindeydi. Aralarında Tanrı Lordu seviyesi vardı.


'Dikkat ederim General Reau.'


'Ravedom'u rahat bırak Reau. Kedileri odana götürdüğünü fark etmedim sanma. Sonunda seveceğin hayvanı buldum.' dedi Beau kıs kıs gülerek.


'Kediler… Onlar farklılar. Minicik boyuna bakmadan bana nasıl tısladığını gördün. Cesur hayvan. Yaşamayı hak etti.'


'Bunu kedileri seviyorsun olarak yorumlayacağım.'


'Senin yorumuna ihtiyacım yok Beau.' diye tısladı Reau.


'Odama geldiğin zamanları hatırlatırım. Beraber rüya gördüğümüz günleri.'


'Onlar…' Reau gardını düşürmüştü. Beau rüya yaratabiliyordu. Lord ile ilgili değişik rüyalarına Reau'nun da girmesine sık sık izin vermişti. 'Onlar ikimiz arasında asla başkalarının yanında dile getirilmemesi gereken konular Beau.' Göz ucuyla Ravedo'ya baktı.


'Biliyorum, seninle dalga geçmeyi seviyorum kardeşim. Kedilere iyi bak. Onlar bizim gibi değil, yemek ve suya ihtiyaçları var.'


Reau tısladı. Odasına çekilmeden önce konuştu.


'Öğrencim Albay Alucard sizi tesisinde bekliyor. Bir daha katıma hayvan getirmeyi bırak.'


Beau uzun listesini çıkardı ve kedi kelimesini daire içine aldı.


'Kedilere iyi bakacağına söz verirsen getirmem.' Cevap olarak uzun bir tıslama aldı. 




Reau odasına, kediciklerin yanına gitti. Dumanla kaplı bedenini dağıttı. Asıl bedenine geçti. Yatağının üstünde birbirleriyle oynayan iki yavruya baktı.


Neden bu kadar sevimlisiniz? diye düşündü.




Ravedo, Beau'nun elindeki uzun listeyi gördü. Üstü çizilmiş çok sayıda kelime vardı. İkisi Alucard'ın tesisine vardılar. Katın tamamı loş ışıklarla aydınlatılmıştı. Geniş araziye kurulmuş tesis hareketliydi. Askerker oradan oraya koşturuyordu. Bazıları toplu antrenman yapıyordu. Savaşa hazır havayı hissedebiliyordunuz. Albay Alucard onlara doğru geldi. Kaslı ve uzun boyluydu. Teninin simsiyah olması Ravedo'ya tuhaf geldi. Gerilen kasların altından ortaya çıkan sarılıklar adamda mistik bir hava yaratıyordu. Sarı boynuzlarıyla son derece ilginç bir görünüşü vardı. İlgi çekici demek daha doğru olurdu.


Benzer düşünceleri Alucard Ravedo'ya karşı düşünüyordu. Kanatları olduğunu görünce tüm bakışı değişmişti. Kadında onlarda olduğundan farklı bir enerji hakimdi. Evie'de böyle bir enerji yoktu. Farklı kulvarlarda olduklarını hemen anladı ama pes edecek değildi. Liderlik tüm çaylaklar döndüğünde belli olacaktı. Üçü buradaydı. Geriye üç kişi kalmıştı. Eğer ölmedilerse. Alucard, Nicolay'ın hala dönmemesine endişeliydi. Başına kötü şeyler gelmiş olabileceğinden şüpheleniyordu.


'Burada iyi işler başardın Alucard.' dedi Beau. 'Beş yüzden fazla askere kısa sürede ulaştın. Yanındaki AP rütbe stratejistin olmalı.'


Bir yıl önce emrine giren BP.043 artık AP.043'tü. Alucard'ın şu an iki tane AP rütbe askeri vardı. Bir diğeri ise emrine ilk verilen CP.043'tü. CP.043 AP.043 olduğunda eski ve yeni iki askerin kod adları aynı olmuştu. Bu yüzden Alucard eski askerinin koduna bir rakam daha eklemişti. Rütbesinin getirdiği yetkilerden birisi de askerkerinin sayısal kodlarını değiştirebilmekti. CP.043'ten AP rütbe olan asker artık AP.0431 olarak anılıyordu. 


Ravedo rütbe sistemini yeni yeni öğreniyordu. Askerleri yetiştirmenin zorluğunu biliyordu. Lord'un General Beau'ya hediye ettiği SSP rütbe asker olay konusu olmuştu. Ordu kayıtlarında, "SSP rütbe asker bulunmuyor yazısı, sayısı bilinmiyor" ile değiştirilmiş ve "Lord'un özel askerleridir." ibaresi eklenmişti. Alucard generali saygıyla selamladı. 


'Ben ve adamlarım sıkı çalışıyoruz efendim. Evet bu stratejistim AP.043 ve bu da bölük komutanım AP.0431.' İki AP rütbe asker generale selam durdu. 'Gezimize başlayalım. Albay Ravedo, aklına takılan bir şey olursa sormaktan çekinme.' Alucard tesis gezisini başlattı. 






Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1485

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 795

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17338 Üye Sayısı
    • 779 Seri Sayısı
    • 35944 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr