Kitap 2, Bölüm 62: Işığın Kalbinde Bir Tutam Karanlık

avatar
102 0

Beyond Eternity - Kitap 2, Bölüm 62: Işığın Kalbinde Bir Tutam Karanlık


Salonun dışında Albay Evie, Albay Alucard'a veda ederek kendi katına döndü. İnşa işlemini yakınen takip ediyordu. Alucard yakın geçmişte Evie'yi pısırık bir kadın olarak nitelendirmişti. Gücün bir insanı ne derece ciddi yapabildiğine hayret etti. Kendisinin neye dönüşeceğini merak ediyordu.


Ucubeye benzemediğim sürece sorun yok. Mümkünse iki başımda olmasın.


'Albay Alucard, ben sizin yeni stratejistiniz BP.043. Ben ve yüz adamınız bundan sonra sizin emrinizdeyiz.'


'İlk ekibimdeki askerler nerede?'


'Buradalar efendim. Hala size hizmet edecekler.'


'Güzel. Bilmem gereken her şeyi anlatmadan önce ödülümü alayım.'


'Emredersiniz.' 


Minik kutuyu Alucard'a uzattı. Ufak mor su dalması boyutundaki hapı nazikçe aldı. Onu yuttu. Bedeni titredi. Kaslarının şiştiğini ve büyüdüklerini hissetti. Derisi simsiyah karardı, eski yumuşaklığından eser yoktu. Mat değildi. Saçları kül beyazına döndü. Sarı boynuzlar alnında uzadı. Yumruklarını sıktı. Gerilen kasları teninin rengini değiştiriyordu. Siyah teninin altından parlayan ikinci altın sarısı deri yüzeye yaklaşıyordu böylece teni renk değişiyormuş gibi duruyordu. Dağılan saçlarını düzeltti. Tanrı seviyeye yükselmişti.


Evie'nin dediği kadar varmış. Müthiş hissediyorum. Eski halimden eser kalmadı. 


Siyah derisini gördüğünde morali bozuldu. En yakın cama gidip yansımasına baktı. Kendini gördüğünde moral bozukluğu geçmişti. Geceleri kabuslardan fırlayan korkutucu bir yaratığa dönüşmüştü. İki kafası yoktu. En çok buna sevinmişti. Güldüğünde sivri beyaz dişleri zalimce belirdi. 


Harika! Beklediğimden daha iyi.


'BP.043 şimdi anlatmaya başlayabilirsin.' Kalın canavarımsı sesi korku saçıyordu. Yine de içinde insanlık barındıran ton vardı.


'Dördüncü kata giderken hepsini anlatmış olurum efendim. Tekrardan sizi tebrik ederim. Hiçlik ordusuna hoşgeldiniz.'





Çok uzak bir galakside karanlığın keskin pençesinden haberdar olunmadığı bir sistemde insanlar hayatlarını yaşıyordu. Burası Mantis İmparatorluğu'nun iç halkasında yer alan ışığın kutsadığı gezegenlerdendi. Meleklerin güvenilir kanatları altında korunan bu gezegene General Beau'nun öğrencisi Ravedo'nun gemisi iniş yapmaktaydı. Şafakgetirenlerin dibine gelmişlerdi. Güneşin umut aşılayan parıltısı Hiçlik askerlerinin yüzüne vurduğunda hepsi tiksinerek baktı. Gemi platformunda topuklu ayakkabıların sesi yankılandı. CP.042 başını çevirdi. Efendisini gösterişli, zarif bir elbisenin içinde gördüğünde şaşırmak isterdi ama şaşırmadı. Leydi Ravedo'nun sıradan kılık kıyafeti böyleydi. Kendisine Efendi Ravedo yerine Leydi Ravedo şeklinde seslenilmesine ilk gün karar vermişti. Takım lideri iç çekti. Bir görev için buradalardı. Gezinti için değil.


'Efen- Leydi Ravedo düşman egemenliğindeki bir gezegene indik. Lütfen buna uygun giyinin.'


'Neden? Yoksa elbisemin bir tarafı mı kirli? Hemen değiştiriyorum!' CP.042 konuşamadan içeri koştu.


'...Sizinle ne yapacağız biz? Etrafa dağılın çocuklar. Buraya indiğimizi görmemişlerdi. Yine de gelen var mı diye etrafı kolaçan edin.'


Askerler çevreye dağıldı. Şehir fazla uzakta değildi ve indikleri yerden rahat görünüyordu. CP.042, Leydi Ravedo'nun uzun süre kamarasından çıkmayacağını biliyordu. Bölgenin güvenli olup olmadığını o gelmeden sağlasa iyi olacaktı. Ateşlenen silahların sesini duyduğunda aklına ilk gelen düşmanın onları bulduğuydu. İkinci seçenek vahşi bir hayvana denk gelmeleriydi. Adamlarıyla ateş sesinin geldiği yere gitti. 


Askerlerden ikisi yerde cansız yatıyordu. Keskin yara izleri vardı. Tek uzun yara göğüslerini yarıp geçmişti. Vahşi bir yaratık kusursuz düz bir yara açamazdı. Bir kılıç bu yarayı açabilirdi. 


'Gözlerinizi dört açın. Düşman burada olduğumuzu biliyor. Gemiye doğru yavaşça geri çekilin. Görev iptal.'


Rüzgarı yırtan kılıç uğuldayarak aralarından geçti. Askerlerin düzeni bozuldu. CP.042 karşılarında uzman birinin olduğunu anladığında askerlere bağırdı.


'Düzeni bozun. Herkes gemiye koşsun! Çabuk.'


Askerler arkalarına bakmadan koşmaya başladı. Uğuldayan kılıç beraberinde ıslık çalarak askerleri kesmeye başladı. Kanları saçılmadan diğer hedefe ilerledi. CP.042 havada süzülen kılıcın adamlarını nasıl katlettiğini izledi. 


'Leydi Ravedo'ya haber vermeliyiz. En azından o kaçmalı.' 


Kılıç yanından hızla geçti. Ağzından kanlar boşalarak toprağa düştü. Gözlerini yummadan hızla ölmüştü.


On ceset yerde kanlar içinde yatıyordu. Ezici güce sahip kılıç saniyeler içinde hepsini katletmişti. Islık sesi kılıcı sahibine döndürdü. Genç bir adam, kapkara saçları ve gri gözleri vardı. Dış görüntüsü yüzünden insanlar onu sık sık Kahraman diye çağırırdı. Çünkü adı umut olana benzerliği vardı. Onun adı Karra Ayışığı, hayattaki tek amacı çirkin karanlığı yok etmekti. Işık Koruyucularından biriydi. Şafakgetirenler ön cephede karanlıkla çarpışan korkusuz kahramanlardı. Işık Koruyucuları ise geride onu savunanlardı.


Karra, cesedi tekmeledi ve üzerine tükürdü.


'Aşağılık Hiçlik askerleri. Işığın vatanına gelecek kadar yürekliymişsiniz.' 


Gemilerine doğru yürüdü. Hafif çaldığı ıslık sırtındaki kılıcını hareketlendirdi. Kınında duran ikinci kılıcını eliyle sıkıca tuttu. İğrenç askerlerden daha fazlası olabilirdi ve tetikte bekliyordu. Gemiye girdi. Sessizlik. Kendi ayak sesi dışında çıt yoktu. Odaları sırayla kontrol etti. Kimsecikler yoktu. Sonra bir varlık sezdi. Kokpitin hemen yanındaki odadaydı. Uçan kılıcının yanı sıra belindeki kılıcı da çıkardı. 


'Demek patronunuz saklanıyor. Güya bana sinsice saldıracak.'


Kapıyı açtığı gibi uçan kılıcı ileri atıldı. Karra gördüğü şey karşısında kılıcını hemen durdurdu. Uçan kılıç ağzı, kolları ve bacakları bağlanmış kadının göğsüne saplanmadan durdu. Kadının gözlerinden yaşlar süzüldü. Çok korkmuş görünüyordu. Giysileri parçalanmış yarı çıplak şekilde bağlanmıştı. Karra, patronu bulamamıştı ama esirlerini bulmuştu.


Ravedo'nun yüreği ağzına gelmişti. Dışarıdaki çatışma seslerini duymuştu. Saldıran kişinin gücünü hissetmişti ve yenemeyeceğini anlamıştı. Güzel giysisini parçalarken üzülmüştü. Bulduğu iple bacaklarını ve en son ellerini bağlamıştı. Ağzını kumaş parçasıyla kapatmıştı. İnsanları kandırma konusunda bir uzmandı. Hemen ölüp gitmeye niyeti yoktu. Oyunculukta harikaydı. Kimse ondan iyi timsah gözyaşları dökemezdi. Uçan kılıç göğsünün ucunda durduğunda korkuyu iliklerine kadar hissetti. 


Karra, korkmuş esir kadının önce ağzındaki kumaşı çözdü. Sıkı bağlanmış ipleri tek tek çözdü.


'Korkacak bir şey yok. Hepsi geçti.' dedi Karra.


Korkmuş numarası yapan Ravedo adama sarıldı. Başını adamın göğsüne yasladı. Sahte hıçkırıkları ve titreyen bedenini ustalıkla kullanıyordu. Yüzünde zalimce bir gülümseme vardı ama adam bunu göremiyordu.


'G-Gerçekten mi? Kurtuldum mu?' Titreyen sesi kekelemeyle harika uyum sağlıyordu. 


Karra elindeki kılıcı zemine bıraktı. Kadına hafifçe sarıldı. Saçlarını okşadı. Sakinleştirmek için elinden geleni yaptı. Kadının titreyen zayıf bedenine binlerce parçaya ayrılacak değerli bir eşyaymış gibi nazikçe dokundu.


Zavallı kız. Kim bilir ne zamandır bu leş yiyicilerin esiriydi. Özgürlüğe hasret kalmıştır. Merak etme. Hepsi geride kaldı. Artık hürsün. Işık seni kurtarmaya geldi.


'Elbette kurtuldun. Yürüyebilecek durumda mısın? Seni buradan çıkaracağım.'


Ayağa kalktılar. Ravedo biraz sendeler gibi oldu. Karra onu belinden yakaladı. Ceketini çıkarıp kadının omzuna serdi. Yavaşça odadan çıktılar. Ravedo çıplak ayak yürüyordu. Topuklu ayakkabılarını arkada bıraktığı için içi yanıyordu. İkisi beraber gemiden çıktı. Biraz açıldıktan sonra Ravedo elbisesinin altına gizlediği küçük büyülü kumandaya bastı. Gemi patladı. Patlamanın şiddetiyle ikili yere düştü. Sahte çığlığı yankılandı. Parçalar etrafa saçıldı ve Ravedo ile ilgili her türlü delili yok etti. 


Karra patlamada kendini kadının üstüne siper etti. Bazı parçalar sırtına çarpsada ciddi yaralanması olmadı. Patlama durulduktan sonra doğrulmayı denedi ama kadının elleri gömleğine sıkıca yapışmıştı. Derin hüzün yüreğini kapladı. Kadının haline üzülüyordu. Zordu. Gerçekten çok zor.








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19426 Üye Sayısı
  • 806 Seri Sayısı
  • 39159 Bölüm Sayısı


creator
manga tr