"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Beyond Eternity - Kitap 2, Bölüm 46: Teklifin Hala Geçerli Mi?


Büyü çekirdeği metal sayaçların arasında hapsedilmişti. Sayaçların ortasında asılı durarak büyüyü metallerle gemiye aktarıyordu. Alucard bombaları yerleştirme işini yeni bitirmişti. 


'Bu iş görür.' 


İndiği merdivenleri geri çıktı. Geldiği yoldan gemiden ayrılmak üzereyken arkasından bir ses duydu.


'Senin burada ne işin var!?' 


Korsanlar onu görmüştü. Hemen elindeki düğmeye bastı. Geminin büyü motorları havaya uçtu. Sarsıntıyı fırsat bilip hızla koşmaya başladı. Korsanlar hemen arkasından onu takip ediyordu. Işın kılıcını çıkarıp karşı ateşi sektirdi. Ateş sekerek korsanı vurdu. Kılıcın etkili kullanımı korsanları şaşırttı. Ateşi kesip siper aldılar. Alucard gemiden çıktı. Korsanlar onu uzaktan izliyorlardı. Elleri silahlarının tetiklerinde hazır duruyorlardı. Vurulması korkusuyla kimse ateş edemiyordu. Geminin başka bir bölümü daha havaya uçtu. Korsanlar kendilerini zorla gemiden dışarı attı. Geminin biri patlasada diğeri duruyordu ve düşman burada olduğunu öğrenmişti. 


Sağlam gemiden bir grup korsan çıktı. Tek gözü bantlı adam grubun önünde yürüyordu. Alucard adamın sakin tavrına hayran kaldı. Az önce gemilerinden birini havaya uçurmuştu. Adam patlayan gemiye baktı.


'Onlara dikkatli olmalarını söylemişti. Şu hale bak. Sen, genç adam, bize bayağı maliyetli oldun.'


Alucard ışın kılıcını indirmeden konuştu.


'Bu noktadan itibaren olayları konuşarak çözemeyiz değil?' diye sordu.


'Başımıza açtığın beladan sonra bu çok zor. Yine de ben medeni bir adamım. Konuşmaya her zaman açığım… Hele kâr elde edeceksem.'


Sen bir korsansın. Medeniymiş! Kıçımın medenisi.


'Hiçlik saflarına ait bir gemiyi kovalamanın akıllıca olmadığını baştan anlamalıydın.' 


'İmparatorluğun sizlere ödediği meblağdan haberin yok sanırım. Tüm kelle avcılarının odak noktasısınız.'


'Kelle avcılığı yerine Hiçliğe takılmayı düşünebilirsiniz. Alacağınız ücret eminim daha fazla olur.'


'Bunu kelleni Şafakgetirenlere sattıktan sonra düşüneceğim.'


Alucard kılıcını kavradı. Dağların arasından başka bir geminin sesi duyuluyordu. Buraya geldikleri gemi dağın yanından süzüldü. Ön tarafında duran büyü bombasını ateşlemek üzereydi. Koşmaya başladı. Korsan kaptanı ve grubu da gemiden uzaklaştı. Ateşlenen top gemiyi korumayan kalkanları es geçip yüzeyine çarptı. Patlayan geminin parçaları etrafa savruldu. Öfkelenen korsan kaptanı bağırdı.


'Hepsini öldürün!'


Dağın tepelerinden korsanlara ateş açıldı. Alucard tepeye baktığında kendi geri çekilen askerlerinin döndüğünü gördü. Peşlerindeki korsanlara ne olmuştu? Işın kılıcını savurdu. Yüreği özgüvenle dolmuştu. Korsan karşı ateşinin içine daldı. Gemi ve asker desteğiyle korsanlar hızla bozguna uğradı. Korsan kaptanını bir enkazın altında sıkışmış şekilde buldu. Alucard bacağını enkazın üstüne attı.


'Teklifin hala geçerli mi?' diye sordu kaptan alaycı gülümsemesiyle.


Işın kılıcı parladı.


'Artık çok geç dostum.'


Korsanlar yenildikten sonra varış noktasına yola çıktılar. Düz bozkırlara döndüler. Varış noktasının farklı bir yanı yoktu. En azından gözle görülür bir farkı yoktu. Asker sırtında taşıdığı paketi yere bıraktı. Alucard askerlerin çukur kazdıklarını fark etti. Paketi açmalarını emretti. İçinde soluk mor bir küre vardı. Küreden hiç canlılık belirtisi hissetmedi. Soğuk, boş bir topa benziyordu. Açılan derin çukura küreyi bıraktı. Çukur kapatıldıktan sonra herkes gemiye döndü. Alucard arkasına dönüp baktığında topraktan mor parıltılar yükseliyordu. 


Komuta bölümüne girdi. Pilotlar gemiyi kalkışa hazırlıyorlardı. Bölük lideri CP.043 yanına geldi.


'Efendim bunu görmek isteyebilirsiniz.'


Panelde gezegenin minyatür bir kopyası belirdi. Parlayan kırmızı, yeşil ve mavi noktalar vardı. 


'Bunlar ne anlama geliyor?' diye sordu.


'Kırmızılar tehlikeli yaratık ya da düşmanı, yeşiller yaşayan toplulukları, maviler ise değerli madenleri gösteriyor.'


'Çekirdeğin başka işlevleri olması harika.'


Küreyi toprağa yerleştirmeden önce haritada hiçbir şey göremiyorlardı. Karanlığı yayarken tüm gezegeni taraması olağanüstüydü. Hiçliğin ihtiyacı olan kaynaklara kolayca ulaşabilirlerdi. 


'Peki şu mor nokta neyi ifade ediyor?' diye devam etti.


'Bende size onu göstermek istiyordum. Morun neyi ifade ettiğini bilmiyoruz.'


Alucard'ın gözleri parladı. Lorduna sunabileceği değerli bir eşya ya da bilgi onu örgütün başına geçirebilirdi.


'İlk görevimiz çekirdeği yerleştirme tamamlandı. Bundan sonra ikinci görevimize odaklanabiliriz. Mor noktaya ilerleyelim CP.043.'


'Emredersiniz efendim.'


Gemi mor noktaya ilerledi. Alucard biraz dinlenmek için kamarasına çekildi. Sandalyeye oturdu ve önündeki küçük panelden görüntülü bağlantı kurdu. Kendisi gibi diğer bir çaylak olan Nicolay’ı aradı. Diğer çaylaklarla fazla konuşmuşluğu yoktu. Nicolay ile eğitimleri sırasında yakınlaşmıştı. Alucard başta Nicolay’dan hoşlanmamıştı. Aklı sadece kadınlara çalışan fesat bir adamdı ama özünde keçi gibi inatçıydı. Panelde görüntü belirdi. Elinde kadeh, kolunda bir kadınla Nicolay her zamanki gibiydi. 


‘Alu! Dostum nasıl gidiyor?’


‘İdare eder. Senin yolculuğunun benimkinden iyi gittiğine şüphe yok.’ Nicolay güldü. Kolundaki kadın yanağına bir öpücük kondurdu. 


‘Tatlım senle az sonra ilgileneceğim. Bir yere kaybolma tamam mı?’ Kadın görüntüden uzaklaştı. ‘Sana her konuda şanslı biri olduğumu söylemiştim, değil mi? Yolculuk sorunsuz gidiyor. İlk gezegene paketi bıraktık. İlginç bir şey bulamayınca ikincisine yola çıkmadan önce biraz askerlerimle eğlenmeye gelmiştik. Hey, CP.042 biraz buraya gel.’ Sallanan bölük lideri CP.042 görüntüye girdi. 


‘Askerlerle beraber yabancı topraklarda sarhoş olmak bana doğru gelmiyor. Başınıza kötü bir şey gelirse hazırlıksız yakalanacaksınız. Daha doğrusu karşılık veremeyeceksiniz.’ dedi Alucard. Biraz endişelenmişti. 


‘Bu adamlarında benim kadar eğlenmeye hakları var. Eğlenmeyi bile bilmiyorlardı. Onlara nasıl eğleneceklerini gösteriyorum.’


‘Eğlendiğinizi görebiliyorum. Pekala, ikimizin de yolları farklı. Kendine dikkat et.’


‘Son sözünü bir kadından duymayı tercih ederdim dostum ama yine de teşekkürler. Yolun açık olsun.’


‘Senin de.’


Yatağına uzanıp varana kadar dinlenmeye karar verdi. Yorulduğunu fark etmemişti. Hızla uykuya daldı. Gün kararmaya yakın kamarasının kapısı çalındı. Ne kadar hızlı uyuya kaldığına şaşırdı. Yüzünü ovuşturup ayağa kalktı. Kapıyı açtığında CP.043 karşısında duruyordu. 


‘Geldik mi?’


‘Evet. Tuhaf bir enerji dışarıda geziniyor. Gemiyi içine sürmekten çekindik efendim.’


‘İyi yapmışsınız. Güvenli bir yere inip yaya olarak kontrol edelim.’


Gemi indikten sonra enerjinin kaynağına yaya olarak devam ettiler. Tarayıcılar mor noktanın merkezinin hala ileride olduğunu gösteriyordu. Alucard’ın damağı kurudu. Başına büyük bir işe bulaştırdığını düşünüyordu. İlk günden bu kadar macera onu yormuştu. Sadece göz atacaklardı. Yarın detaylı araştırmayı yaparlardı. Enerjinin içine, tarayıcıda görünen mor noktaya ilerlediler ama göze çarpan bir şey bulamadılar.


‘Korsanların icabına bakacağınızı açıkçası beklemiyordum kaptan CP.043.’


‘Onlar sadece korsandı efendim. Taktikten anlamazlar. Burada gördüğünüz tüm adamlar asker olarak doğdu. Savaşmak kanımızda var.’


‘Böbürlenmekte kanınızda var.’ Güldü. ‘İyi iş çıkardınız. Bugünlük enerjinin kaynağına daha fazla yaklaşmayalım. Yeterince olay yaşadık. Dönüp dinlenelim. Yarın araştırmaya devam ederiz.’


‘Nasıl isterseniz efendim. Çocuklar dönüyoruz, herkes geri dönsün. Dinlenmeyi hak ettiniz.’




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1466

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 804

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15921 Üye Sayısı
    • 728 Seri Sayısı
    • 34146 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr