Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Beyond Eternity - Kitap 2, Bölüm 44: Ne Saçmalık Ama


Sonsuz karanlığın içindeki savaş zirvesine ulaşmıştı. Gökyüzünde daireler çiziyor, büyülerimiz çarpışıyordu. Savaşımızın arasına gemiler girdi. Ateşlerinde sıyrıldım. Birkaçını parçalara ayırdım. Diablo ile aramıza devasa gemilerden biri girdi. Üzerime dönen toplar ateşlendi. Toplar bedenime zarar veremedi. Duman bulutunun içinden çıktım. Silahım Galaksi Katili filo gemisini kesti. İkiye ayrılan gemi yüzeye düştü. Patlamanın şiddeti sisi dağıttı. 


Karlı savaş alanını gördüm. Ordum iki orduyla savaşıyordu ancak tüm generallerim aşağıdaydı. Diablo'yu burada tuttuğum sürece savaşı kazanacaklardı. Sinsi saldırılar işe yaramıyordu. Hile yapmadan savaşmak ne can sıkıcıydı. Kılıcım Diablo'ya atıldı. Çoklu saldırılarla karşı saldırı şansını azaltıyordum. Ellerimde ölecek olan Kozmik Krallardan sonra evrenin düzeni değişmeye başlayacaktı. Üç imparatorlukta benden nasibini alacaktı. Darkinler, Melekler ve Titanlar küllere boğulacaklardı. Diablo'nun ardından geride kalan yedi kral, Titan'ın üç kralı olan kızlarım ve Mantis meleklerinin imparatoriçesi Extia! Sen bile öleceksin!


'Seninle daha fazla oynamayacağım Diablo.' Yumruğumu havaya kaldırdım. 'Sonsuz karanlığı hisset.' 


Sonsuz karanlık avucumda birikip patladı. Kara uzuvlardan yüzlercesi bedenimden patlayarak Diablo'ya yöneldi. Bedenimden ayrılan karanlık derimin sökülmesine yakın bir acı veriyordu. Acı yoksa kazançta yoktu. Zırhımın içinde, derimde akan kanları hissediyordum. Zırhtan dışarı taşıyordu. Siyah kan zırhtan belli olmuyordu. Diablo'nun acı çektiğimi görmesine izin veremezdim. Diablo akın akın gelen kara uzuvları kesti. Elleri arasında mavi ipliğe benzer esnek ve ince büyü akıyordu. İplikten yaptığı büyü hem savunmasını hemde saldırılarını kapsıyordu. Mavi ve kara büyü karşılıklı çarpışıyordu ama benim kara büyüm baskındı. Daha fazla büyüme karşı koyamadı. Bedenine saplanan büyünün haddi hesabı yoktu. Mavi büyüsü soldu. Elini bana doğru uzattı. Şişmiş damarlarını görebiliyordum. 


‘Gittiğin yerde Asura seni bekliyor olacak.’ 


Bana uzanan kolu kopardım. Yumruğum göğsünü deldi. Omurgasını kavradım ve sıkarak kırdım. Çığlığı herkesin duyabileceği kadar gür ve acıklıydı. Cansız bedeni savaş alanına düştü. Güçlerimin yarısını kaybetmiş halimle Kozmik Kralların ikisi karşımda duramamıştı. Darkinler ve Alem Kralı dışında beni durdurabilecek bir varlık mevcut muydu? Savaş alanında bir hareketlilik sezdim. Ordular savaşmayı bırakıp kaçışıyorlardı. İki devasa yaratık savaş meydanındaydı. Alçaldım. Bunlar öldürdüğüm kralların cesetlerinden çıkan yaratıklardı. Dövüş başlıyordu. İnsan bedeninden kurtulan krallar asıl bedenleriyle dirilmişlerdi. Lunastar benim Behemot yaratık bedenimle savaşırken Extia’nın yardımını almıştı. Bu yaratık bedenleri Kozmik Kralların nihai şekliydi. İsimlerimiz şeklimize göre Alem Kralı tarafından verilmişti. 


Asura’nın bedeninin yarısı buz diğer yarısı ise ateştendi. Sivri boynuzları omuzlarına kadar iniyordu. Geniş iki uzun pençeleri öldürücü sivrilikteydi. İfadesiz gri bakışları onu öldürürken ki öfkesine kıyasla tezat oluşturuyordu. Soğuk bir katilin enerjisini hissettim. 


Diablo’nun akrep kuyruğu ve çenesinin altına duran kalın kıskaçları vardı. Beş adamın yan yana durarak elde edeceği genişlikten daha kalın kolları vardı. Sert kafasında sırayla dizilmiş dört gözü bana kilitlenmişti. Sırtından başlayarak kuyruğunda sonlanan mavi bir çizgisi vardı. Çizgi kollarına geldiğinde tamamen sarıyor ve rengi turkuaza açılıyordu.


Aynı anda kükrediler. Zırhımın titremesini tenimde hissettim. Karlar uçuştu. Gökyüzüne savrulan kar yeniden yüzeye yağmaya başladı. Omuzlarıma dolan karı temizledim. Korku yoktu. Sadece ölmeyi reddeden bir avuç sinir bozucu yaşam artığı vardı. Oysa onların yerinde olup ölmeyi ne kadar isterdim. Ölmenin bile değerinin bilinmediği bu evrende hayat değersizdi. Sorun yok… Sonunda bu evreni yok edecektim. Ellerinde tutacakları hiçbir şey kalmadığında hayatın değerini anlayacaklardı ama o zamanda her şey için çok geç olacaktı.


‘Bir kez daha sizi öldürmekten zevk alacağım. Diablo… Asura… ölmek bu hayatta alacağınız en büyük hediye. Şimdi bunu anlamıyorsunuz. Çok değil… Az sonra sözlerimin önemini anlayacaksınız. İkinizi daha fazla bekletmeyeceğim.’


Galaksi Katili parladı. Pulları sıyrıldı ve buharlar fışkırdı. Turkuaz ve mor parıltılar şiddetle parladı. Gökyüzünden inen mor ışık Asura ve Diablo’nun üzerine vurdu. Bu ışık zararsızdı. Onları işaretlemeye yarıyordu. Aatrox’a yaptığım en güçlü saldırının aynısını yapıyordum. Fırtına bulutlarını yaran iki kılıç silüeti yavaşça krallara ilerliyordu. Asura yerinden sıçradı. Diablo kanatlarını çırptı. Bana doğru geliyordu. Karşı koymadım. Her şey bitmişti. Kılıç silüetleri üzerlerine indi. Kükremeleri bedenleri yok olurken silindi. Külleri rüzgarla kimsenin bulamayacağı uzaklara doğru yelken açtı. 


Karlı yüzeye indim. Zırhımı kapattım. Soğuk hava yüzüme vurdu. Ciğerlerime soğuk havayı çektim. Kozmik Kralların ordusu silahlarını bırakıp teslim oldular. Oldukları yerde öylece duruyorlardı. Hayat amaçlarını kaybetmiş gibiydiler. Melek ordusu ise geri çekiliyordu. Gemilere kaçarlarken ordum onları kovalıyordu. Kralların ordusu katledilecekti. Şafakgetirenler’e gelecek olursak… Medas yanıma geldi.


‘Senin sıran. Hiçbirinin kaçmasına izin verme.’ Şatoma yürümeye başladım.


Medas yumruğunu göğsüne vurdu.


‘Emredersiniz Lordum.’


Medas parmaklarını şaklattı. Gezegenin atmosferine yayılan büyü gemilerin büyüsünü kesti. Filo gemileri gezegene düşmeye başladı. Onları çalıştıracak büyüleri olmadan hurda yığınlarından farksızlardı. Gemiler karlı dağlara çakılırken yükselen alevler ve patlama sesleri ne kadar huzurluydu.


Şatodaki odama çekildiğimde bacaklarım ağırlığımı taşımakta zorlanıyordu. Onlarca yeni yara izi bedenimde yerleşecek yer arıyordu. İzlerle kaplı bedenim harap haldeydi. Hizmetçiler banyomu hazırladı. Sıcak su gerilmiş kaslarımı yumuşatıyordu. Henüz kapanmamış yeni yaralarımdan süzülen kara kanım suyu siyaha buladı. Ziftin içinde yüzüyormuş gibiydim. Yaralandığımı generallerim görmemeliydi. Onların gözünde durdurulamaz, kansız bir lider olmalıydım. Suyun içinde saatlerce durdum. Tatlı, kısa bir uyku çektim. Bu sırada bedenim kendini yeniliyordu. Suya akan kanım geri bedenimde toplanıyordu. Gözlerimi açtığımda su ilk berrak halindeydi. Sudan çıktım. İyileşmiştim… Yara izleri duruyordu.


Camdan dışarı baktığımda kül yağmuru devam ediyordu. Islak saçlarım alnıma düştü. Su damlacıklarının süzülüp damlamasına izin verdim. Medas odama girdi. Şatoya döndüyse görev tamamlanmıştı. 


‘Şafakgetiren generalini canlı ele geçirdik Lordum. Zindana götürüldü. Onunla ne yapmak istersiniz?’


‘Onu konuşacak kıvama getirin. İşkenceye dayanacaktır ama nereye kadar… Bildiği her şeyi anlattıktan sonra onunla dilediğiniz gibi eğlenebilirsiniz.’


Medas’ın gözleri parladı. Başını salladı. Odadan çıktı. Zindan merdivenlerini ağır ağır inerken muhafızların nöbet tuttuğu yerde duvara yaslanmış bekleyen Nispact ile karşılaştı. Kozmik Kralın karşısında hiçbir şey yapamamıştı. Tek bir çizik dahi atamaması onun hatası değildi ama Nispact böyle düşünmüyor gibiydi. Medas’ın geldiğini görünce ona katıldı. İkili beraber merdivenleri inmeye başladı. Nispact sessizliğini koruyordu.


‘Sessizlik sana göre değil. Yenilgin hepimizce normal karşılandı.’


‘Onu düşünmüyorum.’


‘Öyleyse seni sessizliğe çeken şey ne?’


‘Azyl Karagüneş. Bu ismi biliyorum.’ Medas Nispact’in kaslarının gerim gerim gerildiğini gördü. Tüyleri diken diken olmuştu. Neden böyle bir tepki verdiğini merak ediyordu. Söylediği isim neyi temsil ediyordu?


‘O isme ne olmuş?’


‘Geçmiş hayatında o ismi duymuş olmalısın.’ Medas’ın başını bilmiyorum şeklinde salladığını gördüğünde alnını kaşıdı. ‘Azyl Karagüneş ve onun Karagüneş ailesi evreni bu hale getiren kişilerdi. Karanlığın hüküm sürdüğü çağda Umudun Kahramanı Azyl unutulmuş yitik bir gezegenden parıltısını evrene saçtı. Onun ışığı ve önderliği ile karanlık yok edildi.’


‘Sonrada huzur içinde öldü? Mutlu sonlu hikayeleri sevdiğini bilmezdim.’ dedi Medas.


‘Öyle olmadı. Her şey mutlu sona ulaştığında Azyl ortadan kayboldu, onu bir daha gören olmadı. Geride sadece adı kaldı ama onun adı yokluğunda bile Karanlığa korku saçtı.’


Generalin tutulduğu hücreye varmak üzereydiler.


‘Umuyorum ki bu sıkıcı peri masalını bana boşuna anlatmamışsındır Nispact?’ Medas hücre kapısını açmak için elini uzattı fakat Nispact onu durdurdu.


‘Lord Ayaad Kozmik Krallarla savaşırken orada değildin. Onu Azyl Karagüneş diye çağırdılar. Doğru duyduğuma eminim.’ dedi Nispact tedirginlikle.


‘Geçmişin parlak kahramanı şimdi karanlığın hükümdarı mı oldu diyorsun? Düşmanının sözlerine fazla kafa yoruyorsun… Yapma. Onlar bizi birbirimize düşürmek için her şeyi yaparlar. Karanlık bu yüzden onca çağ boyunca bir araya gelemedi. Hiç olmadığımız kadar birlik içerisindeyiz. Bunların hepsi de Lord Ayaad sayesinde. Odana dön General Nispact ve biraz dinlen.’ Hücre kapısını açtı ve tek başına içeri girip kapattı. 


Ne saçmalık ama… diye iç çekti.



Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1466

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 804

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15924 Üye Sayısı
    • 728 Seri Sayısı
    • 34146 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr