Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Beyond Eternity - Kitap 2, Bölüm 39: Benim Rüyam Benim Fantazim


Medas tüm çaylakların ilerlemesini gizlice takip ederek bana rapor ediyordu. Satranç adında yeni bir oyunu oynuyorduk. Altı piyon, iki kale, iki at, iki fil, bir vezir ve bir şahın olduğu oyun son derece zevkliydi. İkimizde oyunda yeniydik. Medas piyonlarını feda etmekten çekinmeden oynuyordu. Kalelerini pek kullanmayıp fillerine ağırlık veriyordu. Bense piyonlarımı ağır ilerleterek atlarımı öne sürüyordum. Her rolün kendine has ilerleyişi vardı. Yaptığım hamleye sakallarını kaşıyarak düşündü.


'Çok zekice bir hamle Lordum.' Medas sözlerini uzatmazdı. Onun sözlerinde sadece gerçek vardı. Yalakalıkla uğraşmazdı. Yenilgiyi kabul ediyorum. Siz kazandınız.' 


'Sharita ve Nispact'i iyi kullandın ama çaylakları çok hızlı kaybettin.'


'Efendim?'


'Taşları diyorum. Rollere göre onlara generallerin isimlerini verdim. Sonuçta bu bir strateji oyunu. Elimdekileri tahtaya dökerek savaş stratejimi yapıyorum. Filler Sharita ve Nispact'i temsil ediyor.'


'Altı piyonda altı yeni çaylağı temsil ediyor.'


'Çabuk kaptın.'


'Şah sizsiniz. Diğerlerinin konumları nedir?'


'Desmo ve Terror kalelerim, Beau ve Reau ise atlarım. Vezirim de sensin.' 


'Sharita'nın vezir konumunda olması strateji açısından daha uygun olur.'


'Çirkinlik saplantısından kurtulmadan o konuma ulaşmasına izin veremem.'


'Kendisini çirkin bulması ne gibi bir sorun yaratabilir?'


'Liderlik vasfına karizma gerekir. Karizma içinse özgüven. Sharita'nın karizması eksik bu yüzden liderliğini ortaya tam koyamıyor.'


'Suratını gizleyerek zaafıyla iyi baş ediyordu. Generaller arasında sözleri kanun niteliğinde.'


'Miğferini çıkarana kadar dediklerin doğru. Yüzünü sergilerken savunmasız bir kadına dönüşüyor. Böyle zayıf yönü olan birini generallerin başı olarak tutmak tehlikeli.'


'Eğer saplantısını yenerse eskisinden daha kararlı olabilir.'


'Kesinlikle. Bana hizmet edenlerin zayıflıklarından bir an önce sıyrılması gerek. Düşmanımız tüm evren.'


'O halde rövanşa ne dersiniz?'


'Hiç sormayacaksın sanmıştım.' Taşlar tekrar hizalandı. 'Bu sefer atları kullanmayı dene.'


Rövanş maçını Medas kazandı. Bu oyunda atlar gerçekten çok güçlüydü.




Reau şatonun alt katına indi. Beau'nun sorumluluğunda olan kat onunkinden bir kat aşağıdaydı. Şato girişinden sonraki altı katın her birini farklı bir general korurdu. Yedinci kat taht salonunu ve komuta karargahını barındırırdı. Hizmetçiler ve askerler görevlerinin başındaydı. General Reau'nun habersiz ziyaretinin özel bir sebebi yoktu. Şatoda Şafakgetiren saldırısının ne zaman olacağını bilmeden beklemekten sıkılmıştı. Beau'ya bakındı ama onu bulamadı. Çaylağıyla vakit geçiriyor olmalıydı. Şansını odasına bakmada denedi. Kara dumanlı bedeni kapının içinden geçti. Reau ne zaman bu odaya girse cafcaflı renklerle süslü eşyalar göz zevkini bozardı. Çift kişilik ve geniş yatağın üstü yumuşak yastıklarla doluydu. Beau yastık yığınına sarılarak uyuyordu. Tüylü kuyruklarını battaniye gibi üzerine örtmüştü.


'Günlerce deliksiz uyuyabileceğini unutmuşum.' 


Gecenin Kıyısı generallerinin yemeğe ya da uykuya ihtiyaçları yoktu. Reau, Beau'nun sadece rüya görmek istediğinde uyuduğunu biliyordu. Rüyalarını kendi iradesiyle şekillendirebilirdi. Bu başkalarının rüyalarını şekillendirmesini de sağlıyordu… Özellikle onları kabusa çevirme konusunda. Yüzündeki mutlu ifadeye bakılırsa hoş bir rüya görmekteydi. Reau'nun rüyalara girebilmesine olanak sağlayan özel bir yeteneği vardı. Böylece avını uykusunda iz bırakmadan öldürebiliyordu. Sessiz, yırtıcı bir katildi. Normalde Beau ve diğer yoldaşlarının rüyalarına girmezdi ama sıkkınlığını atmak istiyordu. 


'Bir göz atıp çıkacağım. Haberi bile olmayacak.' Beau'nun rüyasına usulca sızdı.


Kiraz çiçeklerinin pembeliğiyle iki tarafı kaplanmış ahşap bir köprüdeydi. Beau'nun koşarak geldiğini gördü. Hemen ağaçların arasına saklandı. Beau onun olduğu noktaya gelince durdu. Etrafa baktı.


'Demin buradaydı sanki. Nereye kayboldu?'


Onu görmüş müydü? Karşı taraftaki ağaçların arasından bir adam çıktı. Sessizce Beau'ya arkadan yaklaştı. Reau tetikte bekledi. Adamın ani bir hareket yapması halinde saldırıya geçecekti. İçgüdüsüne hakim oldu. Bu Beau'nun rüyasıydı. Adamın arkasından ona yaklaştığını zaten biliyordu. İzlemeye devam etti. Adam elleriyle Beau'nun gözlerini kapadı. Sert ama dokunaklı sesi Reau'nun yüreğini hoplattı. Adama dikkatlice baktı. O… O Lord Ayaad'dı!


'Seni çok beklettim mi?'


Beau Lord'un ellerini tutup gözlerini açtı. Ellerini sımsıkı tutuyordu. Reau izlediği manzaraya karşı kin ve kıskançlıkla doldu. Sen sürtük! Rüya olsa bile bunu yapmaya nasıl cüret edersin!? Affedilemez! Lord'u çirkin ve pis emellerine alet etmekten utanmalısın! İçinden kızıyor, bir yandan kıskançlıktan kuduruyordu. Onun yerinde olmak için neler yapmazdı. Beau ondan tarafa baktı. Saklandı. Duygularına hakim olmalıydı. Son isteyeceği şey burada olduğunu bilmesiydi.


'Epeydir bekliyorum. Bunu telafi etmek için ne yapacaksın?' 


Beau kurnaz oynuyordu. Reau tekrar öfkelendi. Lord ile senli benli konuşuyor! İstekte bile bulunuyor. Lord bunu duysaydı dilini kestirip yaratıklara yedirirdi! Lord Ayaad Beau'nun kulağına alçaldı. Reau Lord'un yüzüne dikkatle baktı. Sağ tarafı yaralarla kaplı değildi. Yarası yokken yakışıklı bir yüze sahipti. Ak saçları ve sakalları yerini koruyordu. Daha genç bir hali vardı. Lord, Beau'nun saçlarını aralayıp onu boynundan öptü. Kulağına hoş tonda konuştu.


'Benden her şeyi dileyebilirsin.' dedi Lord.


Reau, Beau'nun yüzünün kızardığını onca mesafeden görebiliyordu. Kıskançlığı baş edebileceği seviyenin üzerine çıkıyordu. Ahlaksız!


'Görkemli dudaklarının tadına bakmak istiyorum.' dedi Beau. Lord gülümsedi. Onu tutkuyla öptü. Reau'nun nefesi kesildi. Rüyada olduğunu biliyordu ama… Yüreğinin acısına engel olamadı. 


Beau rüyayı şekillendirdi. Kiraz çiçekleri ve ahşap köprü silindi. Reau hemen görünmez oldu. Beau'ya fazla yaklaşmamaya dikkat etti. Varlığını fark ettirmemeliydi. Çan seslerinin eşliğinde Beau'yu kara bir gelinliğin içinde gördü. Reau heyecanla etrafına baktı. Lord nerede? Sakın bana bunun düşündüğüm şey olduğunu söyleme! Kapı aralandı. Kapının ardından saf beyaz ışık içeri düştü. Beyaz smokini içinde tamamen beyazlara bürünmüş Lord Ayaad ağır adımlarla kara geline yürüyordu. Kar beyazı altı melek kanadı dışarı çıktı. Melek tüyleri havada süzülüyordu. 


Reau kalbinin deliler gibi attığını fark etti. Kendini artık sakinleştiremiyordu. Beau'nun kalbi ise göğsünden fırlayacak gibi duruyordu. Bu sadece bir rüya! Sadece bir rüya, sakinleş. İşe yaramıyordu. Gelin ve damadın önünde bir rahip belirdi. İki ruhu birbirlerine sonsuza kadar bağlayacak olan sözleri söylemeye başladı.


'İyi ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, sonsuz karanlığın gündüz ve gecesinde, karanlığın ve ışığın bitmeyen savaşında, sonsuz ömrünüzde birbirinizi sevmeyi asla bırakmayacağınıza, birbirinizi daima koruyacağınıza söz veriyor musunuz?'


'Veriyorum.' dedi Beau. Dili heyecandan sürtmüştü. Gülerek Lord'a baktı.


'Veriyorum.' dedi Lord.


'Bende sizi karı ve koca ilan ediyo-'


'Bu nikah kıyılamaz!' diye bağırdı Reau. Bu hayatta her şeye katlanabilirdi ama efendisinin başka bir kadınla evlenmesine asla katlanamazdı. 


Beau afalladı. Reau'yu gördüğünde elinde tuttuğu çiçek demeti yere düştü.


'Sen… Sen.' dedi kekeleyerek. Yüzü utanç ve öfkeyle doldu. 'Burada ne arıyorsun?' diye bağırdı.


Rüya değişti. Bina yıkıldı. Rahip silinerek yok oldu. Zemin ve gök kan kırmızı parladı. Lord Ayaad'ın ifadesiz bedeni hala duruyordu.


'Yaptığın ahlaksızlığın bedeli çok ağır olacak.' dedi Reau.


'Benim rüyam! Benim fantazim!' diye kükredi Beau bir aslan gibi. 'İstediğimi yaparım.'


'Lord bunu öğrendiğinde ne yapacak merak etmiyor musun?' 


Beau geri adım attı. Köşeye sıkışmıştı. 


'Ne istiyorsun?' diye tısladı.


Reau hayali Lord'a baktı. 


'Onu benimle paylaşırsan sesimi çıkarmam.'


'...'


Beau'nun çaylağı Ravedo eğitiminde günlük raporunu bildirmek için efendisinin odasına girdi. Önceden kapıyı çalardı ama efendisi artık çalmasına gerek kalmadığını söylemişti. 


'Efendim burada mısınız?' dedi genç kız. Yatakta birbirine sokulmuş uyuyan iki generali gördüğünde minik kalbi dayanamadı. Koşarak odadan kaçtı. Efendisi uygulama amaçlı onu öpüp bayılmasından bu yana birkaç gün geçmişti. Tekrar benzer bir olay yaşamak istemiyordu. Hiçbir şey görmemiş gibi yaparak odayı terk etti. 'Yeni hayatım gerçekten zorlu geçiyor.' diye yakındı Ravedo.


Şatonun en üst katında raporları inceliyordum. Beklemediğim şekilde hapşurdum. Medas hızla mendilini uzattı.


'İyi misiniz Lordum?'


'Bir şeyim yok. Hadsizin biri adımı kötü düşüncelerinde anmış olmalı.'


'Umarım ruhları asla huzur bulamaz.'


Fazla acımasız, diye düşündüm.



Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1459

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1200

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 992

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 782

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15279 Üye Sayısı
    • 722 Seri Sayısı
    • 33452 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr