Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Beyond Eternity - Kitap 2, Bölüm 38: Karanlık Henüz Küçük Ama Temelleri Sağlam İlerliyor


'Efendim size bir soru sormamda sakınca var mı?' dedi Nicolay. Desmo minik gözlüğünü çıkardı. Yaşlı adam doldurması gereken belgelerden başını kaldırdı. Bakışları yılgın ama hafif bir merakı barındırıyordu.


'Burada aradığın güzel kızlar yok Nicolay. Hiçliğe katılmadan önce sana bunu söyledim.'


'Konu o değil efendim. Tüm generallerin ikişer kuyruğu varken sizin sadece bir tane var. Kuyruğunuzu nasıl kaybettiğinizi soracaktım.’


Desmo bu hikayeyi anlatmamayı tercih ederdi ama Nicolay'ın ona benzer bi tarafı vardı. Kellesini erkenden kaybetmemesi için ona hikayesini anlatmaya karar verdi.


'Lord Ayaad tarafından cezalandırıldığımdan kuyruğumun tekini kaybettim.'


'Suçunuz neydi?'


'Senin gibi kadınlarla takılmayı seven biriydim. Kendime bir harem kurmuştum.’ Harem kelimesini duyduğunda Nicolay’ın gözleri büyüdü. ‘Lord bunu öğrendiğinde küplere bindi. Onu ilk kez sinirli gördüm ve bir daha görmek istediğimi sanmıyorum. En azından bana karşı.'


'Anlamıyorum. Harem tüm krallıklarda olur. Lord neden hareme karşı çıkıyor?'


'O gün söylediği birkaç cümle hala aklımda: Kişi yalnız bir kişiyi yürekten sever. Kalpte bu sevgiye layık tek kişilik yer vardır.'


'Öyleyse Lord'un sevdiği tek bir kadın var. O kim?'


'Kimse bilmiyor. Kadın generallerden biri olmadığı da kesin.'


'Gerçekten bilmiyor musunuz? Gücüyle umudu yok eden efendimizin arkasında muazzam bir kadın olmalı. Onun ihtişamına yakışacak biridir muhakkak.'


'Yıllardır hizmet ettiğim efendimin bir kadını olsaydı bunu bilirdim. Şimdi kendi işine dönmenin vakti geldi. Örgütün liderliği için sen yarışacaksın, ben değil.'


'Fakat sizin adınıza yarışıyorum.'


'Gevezeliği bırak şımarık velet. Ben kuyruğumu kaybetmiş olabilirim ama sen bu gidişle dilini kaybedeceksin.'


Nicolay esas  duruşa geçti. Duruşunda biraz alay vardı.


'Emredersiniz efendim.' Çizmelerini yere vurarak odadan çıktı.


'Ukala serseri.'


Nicolay hayatını kadınlarla geçirmeye adamış biriydi. Onun felsefesinde kadın kelimesi ilk sırada yer alırdı. Sekiz kız kardeşi arasında tek oğlan çocuğu olmak ve ilginin her zaman onda olmasına alışıktı. Ailesinin şımarık çocuğu olarak yetişmişti. Sarsılmaz iyimserliği yüzünden ailesi yangında öldüğünde bile yüzü gülebilmişti. Hiçbir kötü haber bu genç adamı kafasına koyduğu şeyden yıldıramazdı. Hiçliğe güç ve şöhret arzusu ile katılmıştı. Kendine kadınlardan oluşan devasa bir dünya kurmak istiyordu ama Karanlıklar Efendisi'nin hareme karşı nefreti şimdilik onun önünde engeldi. Boynuzun kulağı geçeceği zamanı iple çekiyordu.


Şatonun koyu koridorlarında yürürken generallerden Gecenin Kıyısı Terror ile karşılaştı. Şatoya giren herkesin bilmesi gereken isimler arasında generallerinkiler vardı. Devasa general tüylerini ürpertiyordu. Kenara çekilip selam verdi. General ona bakmadı bile. Geçip gitti. İri yarı generalin arkasında yürüyen narin güzellik Nicolay'ın aklını uçurdu. Güzellik gittiğinde arkasından uzun uzun baktı. Nicolay onun General Terror'ün çaylağı olduğuna bahse girebilirdi. Yüreğinde yatan kazanma azmi körüklendi.


'Bekle beni güzellik. Örgütün lideri olduğumda yanıma alacağım ilk kişi sen olacaksın.' Adımlarını hızlandırdı.


Arkasını döndüğünde hayatında hissetmediği kadar huzursuz oldu. Koridorda ona doğru gelen yaşlı bir adam ve peşi sıra hizmetçilerden bir ordu vardı. Nicolay gelenin Lord Ayaad olduğunu biliyordu ama onu daha önce görmemişti. Karanlığın Sahibi geçerken yerlere kadar eğildi. Daha genç biri olacağını sanmıştı. Hayal kırıklığına uğramıştı. Tüm bu şanın ve gücün sahibinin karizmatik biri olmasını bekliyordu. Fakat Nicolay'ın reddedemeyeceği bir şey vardı. O da Lord Ayaad'ın ezici enerjisiydi. Lord yanından geçerken yüreği buz kesti. Demin kazandığı azim ve cesaret yok oldu. Elinde bir bıçağı olsaydı kendini oracıkta öldürüp bu işkenceden kurtulmayı isterdi. Lord Ayaad durdu. Genç adamın kalbi sanki Lord'un adımlarıyla aynı anda durdu. Başını kaldırmak istedi ama bedeni donakalmıştı. Lord'un tok, sert sesi sırtına bindirilmiş bir çuval yük etkisi yarattı.


'Şehvet, yollar arasında ilerlenecek en onursuzudur. Kendine saygın kalmamışsa bile kalplerini çaldığın kadınların namuslarını ve saygınlıklarını düşünmelisin.' Lord çekip gitti. 


Nicolay dakikalar sonra ayağa kalkabilecek kuvveti kendinde bulabildi. Adımlarını atarken bacakları hala titriyordu. Lord hakkındaki tüm kötü düşüncelerini geri aldı. O, sözleriyle birini öldürebilecek kadar kudretli bir varlıktı.




Terror az önce yanından geçtikleri kişinin başka bir çaylak olduğunu anlamıştı. Karanlıklar Şatosunda çaylaklar dışından kimse başıboş gezecek kadar aptal olamazdı. Bu yüzden kendi çaylağı Evie'ye eşlik ediyordu. Lord Ayaad zaman zaman şatoda gezintiye çıkardı. Evie'nin Lord ile karşılaşıp korkudan ölmesini istemiyordu.


'Deminki adam…' dedi Evie. 'Benim gibi bir çaylaktı, değil mi?'


'Evet o da bir çaylak. Şu an o senin rakibin. Örgütün lideri olduğunda yoldaşın olacak.'


'Rakibim olan kişi sonra yoldaşım olacak.'


'Tek başına hayatta kalmak zordur. Yırtıcılar bu yüzden sürü olarak avlanır.'


'Tüm yırtıcılar sürü olarak avlanmıyorlar.'


'Evet… Lord Ayaad gibi.'


'Örgütün lideri olamazsam ne olacak?'


'Ölmeyeceksin.' Kadının korkmuş yüz ifadesini görünce kahkaha attı. 'Öleceğini mi sandın? Bu şatoya girdiysen Lord tarafından onaylandın demektir. O bir kez kabul ettiğini sonra geri çevirmez.'


'Fakat daha Lord ile tanışmadım.'


'Onun çoktan sizlerden haberi var. Huzuruna çıktığında ne demek istediğimi anlayacaksın. Sahip olduğu enerjiyi hissettiğinde sözcükler bile anlamsız kalacak.'


Evie Karanlıklar Şatosunun korkuyla yönetildiğini düşünmüştü. Dışarıda, sonsuz karanlığın içinde, herkes yüreğinde korkuyla yaşıyordu. Şatoya girdiğinde korku dışarıda kalmıştı. Burası bambaşka bir gezegendi adeta. Kendisi karanlık gelmeden önce  sarayda çalışıyordu. Orada korku vardı. Saray, soyluların iftiralarına kurban giden sıradan insanlarla doluydu. Her gün ayrı mücadele vardı. Evie hayatta kalmak için Hiçliğe katılmıştı ama şatoya adımını attığında değişik enerjiyi hissetmişti. Burası ait olduğu yerdi. Burada sıradan bir şey yoktu. Her şey şato ile koordineli bir bütündü. Kendini evinde hissetti. 


'Yoldaşlarımla tanışmak için can atıyorum. Sizin gibi bir efendim olduğunu düşündükçe onlarında yetenekli kişiler olduklarına hiç şüphe yok.'


'Yalakalık bende işe yarayabilir ama bunu sakın Lord'un karşısında yapma. Bundan hoşlanmaz.'


'Emredersiniz.'


'Diğer çaylaklar… Senin kadar becerikliler mi merak ediyorum. Kendini en gerideymiş gibi düşünerek hazırlan. Bu da eğitiminin bir parçası. Rakibinden haberin yoksa başına gelebilecek en kötü şeye hazırlanmalısın.'


'En kötüsü ölüm olurdu.'


'Hayır. En kötüsü ölüm değil. Ölüm muhtemelen en iyi seçenek olurdu.'


'Nasıl yani?'


'Lord'un gözünden düşmek en kötüsü olur. O delici bakışlarına maruz kalmaktansa ölmeyi yeğlerim.'


Evie, efendisi General Terror'ün sözlerinde gizlenmiş duygunun korku olmadığını fark etti. Bu hüzündü. 


'Siz nasıl diyorsanız.'


Karanlıklar Şatosu sonsuz karanlıkta ihtişamla ayakta dikilirken barındırdığı yeni çaylaklar hırsla önlerinde bekleyen rekabete hazırlanıyorlardı. Evren, henüz karanlığı tehdit olarak görmüyordu. Küçük görülen isyanın boyutu kimsenin tahmin edemeyeceği yerlere ilerleyecek ve sonra önüne geçmek imkansız bir hal alacaktı. Güçsüzün bile ilerleyebileceği bu düzende çarklar değişmek için bekliyordu. Evrenin başka ücra yerlerinde farklı olaylar gerçekleşiyor ve değişim kendi kendine başlıyordu. Işık ve Karanlığın bitmeyen savaşı tekrar alevleniyordu. Kıyamet tekrar koptuğunda geçen sefer tarafsız kalanlar artık bir taraf seçmek zorunda kalacaktı. Çünkü yavaş yavaş yaklaşmakta olan kıyamet her şeyi beraberinde götürecekti. O zaman geldiğinde evren ne kadar tarafsız kalacaktı?




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17274 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35905 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr