Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 178: Bunu Karıma Nasıl Açıklayacağım?


Odis'in Otasis gibi değiştiğini fark ettim. Saçları beyaz ve beline kadar uzundu. Gözleri de aynı beyazlıktaydı. Kara kanatları artık bir meleğinkilere benzemiyordu, kuzgunun kanatlarını andırıyordu. Melekler hakkında bilenmeyen çok şey vardı. Kendi seviyeleri olabileceğini düşündüm. Kendileri hakkında da pek bir bilgiye sahip değillerdi. Onlara verilen emre itaat eden sadık hizmetkarlardı. 

 

'Ayağa kalk Yaşam Meleği.' Odis beyaz gözlerini bana dikti. Varlığının sebebi sonunda başlıyordu. O Cennet'in muhafızıydı, iyi ruhların koruyucusuydu. Melek ayağa kalktı. 

 

'Size Cennet'i gezdirmeme izin verin.' Cennet'e ilerlemeden önce Otasis'i çağırdım. Cehennem'in kapısı yokluktan belirdi. Otasis de aramıza katıldığında Cennet'e girdik. Yanımda kızım ve iki meleğim vardı. Diğerlerinin Cennet'e gelmesine izin vermedim. Cennet'in güzelliğine kapılmalarını istemiyordum. Altın sarmaşık ve varaklarla kaplı beyaz kapıdan süzülerek geçtik. Geldiğimiz yer başkent Polis'in birebir beyaz taşlardan yapılma bir kopyasıydı. Yine kalenin bahçesindeydik. Sanki hiç ayrılmamıştık.

 

'Burası…' dedim. 'Bunun anlamı ne Odis?' 

 

'Yeryüzünde herkesin mutluca yaşayabildiği tek yer Polis'ti. Herkesin mutlu olduğu yer benim gözümde Cennet'tir efendim.'

 

'Buranın muhafızı olmayı isterdim.' Otasis'in yorumu beni şaşırttı. Bu kıskançlık duygusu muydu? Hala 4 meleğe ceza vermem gerekiyordu. Arkamdan iş çevirerek bütün emeklerimi mahvetmeye sebep olacakları planı unutmuş değildim. 

 

'Ruhlar burada hiyerarşik bir sıra ile mi yaşayacaklar?' diye sordum. 

 

'Oluşum kendiliğinden oluşacak. Bir ruh şehri kurma hayalim evvel zamandır vardı.' Hayal mi? 'Cehennem Otasis'in elinde mutlak kontrol altında tutulacaktır ama Cennet'i korurken yeterince katı olamayacağımdan korkuyorum. Ruhların ayrılmalarını engellemek için sadık ruhlar toplayacağım.'

 

'Ruhlar neden Cennet'ten kaçmak istesin ki?' diye sordu Frimold. 'İstedikleri her şey ellerinde olacak. Sonsuz refah ve acısız hayatta cabası.'

 

'Tanrılar'ın hepsi Cennet'te mutlu değildi kızım. İdarr ve Extia bunun nadir örneklerindendi. Odis'in amacı böyle istisnaların hiç yaşanmaması.'

 

'Kesinlikle efendim. Her şey hazır. Cennet'i yeryüzüne bağlama işini size bırakıyorum.'

 

Yeryüzüne geri döndük. Frimold'dan Cennet'in anahtarını istedim. Parlak beyaz anahtarı uzattı. Cehennem'in anahtarı soğukken bu sıcaktı. Elime aldığımda avuç içim kadar bir küreye dönüştü. İçi beyaz parlayan dışında siyah hale çevreli sıcak bir küreydi. Onu kırdım. Dumanı süzüldü. İşlem tamamlanmıştı. Odis'e döndüm. 

 

'Ruh şehrini geliştirmekle uğraşırken gelinim Eleel ile temas halinde kal. Kendisi ruhlara ulaşmak için bir teknik üzerinde çalışıyor. Birbirinize yardımınız dokunacaktır.' Odis başını salladı. Odis ve Otasis mekanlarına çekilmeden önce devam ettim. 'Dördünüzü cezanızı açıklamak için tekrar çağıracağım.' İkisinin de suratı buz kesti. Duygularla yaşamayı öğrenmek onlar için çok zordu. Hepsini keşfetmeliydiler.

 

'Emredersiniz efendimiz.'

 

Meleklerim kaybolduktan sonra Frimold ile yalnız kalmıştık. Kaçınılmaz kaderimden sadece onun haberi vardı.

 

'Alem Kralı ne kadar güçlü baba?' Benim için endişeleniyordu.

 

'Parmağını şaklatarak yeryüzünü yok edebilir.' Bunu bir kere yapmıştı. Frimold kaşlarını çattı. Bu ikimiz içinde imkansızdı. 

 

'Onu durduracak kimse yok mu? Evren güçlü varlıklarla dolu olmalı. Herkes gücünü birleştirirse onu durdurmak mümkündür.'

 

'Kimlerin gücüyle tatlım? Evren hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Tek bildiğimiz Tanrılardı. Onlardan daha kudretli varlıklar olsa bile yüz binlerce yıldır neden harekete geçmediler?'

 

'Ben… bilemiyorum.' Gülümsedim. Kızım içten içe üzülsede bana karşılık verip gülümsedi. 

 

'Bende öyle. Bu demek oluyor ki ilerlenmesi gereken çok uzun bir yol var. Tanrılığın sınırını ikimizde aştık ve önümüzde bizi bekleyen şeyin ne olduğunu bilmiyoruz. Ben köle olarak yaşamayı sürdürsemde sen asla yerinde durma kızım. Daima ilerle. Evren aynı dünyamızdaki gibi haksız bir düzenin kontrolü altında olabilir. Masumları savun ve onların hakkını ara. Ben amacımı yerine getirdim. Halkım artık özgür ve mutlu yaşayacak. Benim savaşım burada sona erdi.'

 

Frimold'un gözleri yaşardı. Bana sarıldı. 'Çok daha güçlü olacağım baba. Adım düşmanlarıma korku salacak ve adını daima yaşatacağım. Seni kurtaracağım. Söz veriyorum.' Gözyaşlarını sildim. 

 

Güzel kızıl saçlarını okşadım. 'Hayır beni kurtarmanı istemiyorum. Gözüm kapalı köleliğe gitmiyorum. Bütün hazırlıklarımı tamamladım. Kurtulacağım. Benim gibi aileni geride bırakan bir ebeveyn olma kızım. Onların yanında ol.'

 

'Seni kurtarmamı istemesen bile vicdanım bunu kabullenmiyor baba.'

 

'Beni kurtarmaya gelmeyeceğine söz vermeni istiyorum.' Alem Kralı'nın kızımın peşine düşmesine izin veremezdim. Söz vermiş olabilirdi ama ona ne kadar güvenebilirdim ki? İtiraz etti. 

 

'Hayır! Bunu benden istemeyemezsin, olmaz!' 

 

'Bana söz ver! Peşimden gelmeyeceksin Frimold. Kardeşlerine bunu anlatmayacaksın. Kısa süre sonra ayrılacağım.' Ondan uzaklaştım. Ağır adımlarla ilerledim. Rüzgar saçlarımda gezindi. Arkamı dönmeden konuşmaya devam ettim. 'Bir baba olarak bunu demeye hakkım olmayabilir… fakat artık yanınızda kalamam. Yoksa O gelip beni zorla sizden ayıracak. Beni hep iyi hatırlamalısınız. Sizlerin mutlu yaşadığını görmek bana yeter.'

 

'Baba!' Uçarak kaleden uzaklaştım. Yapmam gereken işler vardı ve zamanım tükeniyordu. Kurtarıcım için kılıcımı uygun bir yere koymalıydım. Buna uygun tek bir biliyordum. 

 

Başkentin kuzey batısında yer alan Acı Tapınağına vardığımda gün son ışıklarını saçıyordu. Burada hala rahiplerin kaldığını görünce şaşırdım. Gelişim onları da şaşırttı. Merakla toplandılar. Extia'nın heykeline ilerledim. Kalbimin derinlerinde asıl sevdiğim kişi Extia'ydı. Bunu söylerken üzülüyordum. Draris ile evlendiğim için pişman değildim. Karımı seviyordum ve onunla olmaktan mutluydum… fakat Extia kalbimde özel bir yere sahipti. Bunu inkar edemezdim. Draris Medusa yeryüzünde ki en güzel kadındı. Onunla evli olduğum çok şanslıydım ve tek kan bağım bulunan tek çocuğumun annesiydi, lakin içten içe Medusa ile hiç karşılaşmamayı diledim. Kalbim 2 kişiye ait olamazdı ve bu yanlıştı da. Bu kalbin asıl sahibi Extia'ydı.

 

Geceyırtan'ı kınından çıkardım. Yoldaşım olan bu silah ile aramızda özel bir bağ vardı. Bu bağ Extia'dan öğrenerek yarattığım Extyl büyüsüyle oluşmuştu. Onu çıkaracak kurtarıcım için içine gizli bir mesaj gizledim. Çıkardığında zihninde bugün söylediğim sözler belirecekti. İlk vedalaştığım kılıcım oldu. Extia'nın heykelinin önüne silahımı sapladım. Metali yarısına gömülene kadar soktum. Kurtarıcım için bir tane hapımdan bırakmayı düşünmüştüm fakat yanlış ellere geçmesi halinde bir felakete dönüşebilirdi. Ona fazla yardım ettiğimi düşündüm. Kendi çabanla edindiğin güç her şeyden üstündür. Hapıma ihtiyacı yoktu. Rahiplerin merakı iyice artmıştı.

 

'Bu kılıç onu çıkarabilenin gücüne güç katacak. Benden dahi güçlü olacak kişinin atacağı ilk adım olacak. Siz bu kutsal tapınağın rahipleri huzurunda kılıcımın evrenin düzenine etki edeceğine şahitlik ediyor musunuz!?'

 

Tüm rahipler hep bir ağızdan cevap verip diz çöktüler. 'Ediyoruz Yeryüzü Tanrısı Azyl.' 

 

'Güzel. Onu sizlerin gözetimine bırakıyorum.' Acı Tapınağın'dan ayrıldım.Gelecek ile ilgili her şey bununla tamamlamıştım. Başkente geri dönüşe geçtim. Meleklerime cezasını vermeli ve ailemle vedalaşmalıydım. Ancak bunlar bittiğinde yeryüzünden ayrılabilirdim. 

 

Gecenin geç saatinde yatak odama girdiğimde Draris çoktan uyumuştu. Giysilerimi çıkardım. Sessizce yatağa girdim.

 

'Hayatım…?'

 

'Buradayım tatlım.'

 

Uyuşuk gözlerini açmaya çalışıyordu. 'Nereye gitmiştin? Seni merak ettim.'

 

'Benim gibi bir adamın işi asla bitmez biliyorsun.' Gülümsedi ve elimi tuttu. Draris'e ayrılacağımı nasıl açıklayacaktım? Tanrılar'ın gezegenine Lass ve Triton'un başlarını götüreceğimi biliyordu ama geri dönmeme konusunu onunla konuşmamıştık. 'Draris?' Cevap gelmedi. Başımı çevirip baktığımda tekrar uykuya daldığını gördüm. Yüzüne düşen kızıl saçlarını düzelttim. 'Bunu yarın konuşuruz.' Uzandım. Karım elimi tutmaya devam ediyordu. Bu son kez el ele tutuştuğumuz vakitlerdi ama Draris bunun henüz farkında değildi.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1384

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1158

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 960

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 778

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 738

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 697

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 594

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 554

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 515

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 214

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 128

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 125

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 122

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 121

Site İstatistikleri

  • 19916 Üye Sayısı
  • 566 Seri Sayısı
  • 28097 Bölüm Sayısı


creator
manga tr