Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 174: Tekrar Cennet'e Ayak Bastım


'Sırada sana gösterdiğim diğer şey var baba. Bu öyle bir şey ki yeni devri taçlandıracak düzeyde. Evreni birbirine bağlayacak olan köprülerin temelleri olacak.' dedi Frimold. Rochel'a baktı. Kadın başını salladı ve ulaşabildiği alemlerden birine bir kapı açtı. Girdaptan çıkan kişiyi tanıyorduk. O Rochel'ın yakın arkadaşlarından Elix'ti. 

 

'Kapı hazır, deneyebilirsin.' Frimold'un kapısı Rochel'ınkini sardı. Siyah girdap geniş kapının ardında kayboldu. Hiçbir şey olmadı. Sabırla bekledik. Kapının rengi sanki değişiyordu. Sadece bana mı öyle geldiğinden emin değildim. Kimse bir şey demiyordu. Kapı gerçekten renk değiştiriyordu ama benim dışında henüz fark eden yoktu. 

 

'Neden olmuyor? Olması gerekirdi.' dedi Frimold. Rochel onu teselli etmeye çalışıyordu.

 

'Başka bir yolunu bulursun. Kapıların potansiyeli yüksek. Farklı yollar deneyerek çözüme ulaşabilirsin.'

 

Kapıda hareketlenme vardı. Suya düşen minik çakılın yaydığı dalgalarla başlayıp büyük ve geniş olanlara geçti. 'Bekle… işe yaradı sanırım. Bu dalgalar senin girdaplarını andırıyor.' Rochel kapının hareketlerini inceledi. Yüzünde beklediği bir şaşkınlık vardı. 

 

'Elix kapıdan geçebilir misin? Ve geri dönmeyi dene. 10 saniye içinde dönmezsen seni kendi girdabımla çağıracağım.' 

 

'Pekala, kobay fareniz olacağım.' Elix kapıdan geçtiğinde geçidin rengi kendini ağırdan belli ediyordu. Koyu kızıl renge sahipti ve dalgaların hızı artıyordu. Kadın görünürden kaybolduktan sonra geçen 10 saniyeden az sürdü ama hepimize normalinden uzun geldi. Geri gelebilecek miydi? Gelemeyecekse Rochel onu çağırdığında nereye gittiğini sormalıydık. 

 

10 saniye olmak üzereyken Elix geri döndü. Hepimiz derin bir nefes aldık. Bu büyük bir adımdı. Geçitte tekrar hareketlenme oldu. Başka kişiler de bu tarafa geliyordu. Onlar Elix'in halkındandı. Büyü kullanamayan bu halkın tamamı savaşçılardan oluşuyordu.  Bu ilerleme evrende büyük etki yaratacaktı. Gezegenleri birbirine bağlayarak sarsılmaz bir ittifak ve imparatorluk kurabilirdik. Hiçlik aleminden gelen yabancıların sözlerini hatırlıyordum; Dünya birlik olmaktan çok uzaktı. Artık değildi! Görülmemiş bir birlik ve beraberlik vardı. Hala krallıklar vardı ve tek bir imparatorluk söz konusu değildi fakat o aşamaya ulaşmak belki asırlar alacaktı. Titan Krallığının yeryüzünde ki tek imparatorluk olması her ırkı kabul edişiyle münkündü. Krallığım da yaşayacak olan ileri nesiller ayrımsız yaşamayı benimseyerek kendi ortak kültürlerini kuracaktı. Diğer krallıklar çökerken onların küllerinden Titan'ın tohumları filizlenecekti.

 

Hükmedemediğim şey olan zaman benim kaçınılmaz düşmanımdı. Zaman, Alem Kralın'dan dahi daha çok korktuğum şeydi. Ben göçüp gittiğimde bu çaba ve emek ne kadar devam edecekti? Ailem şimdiden farklı krallıkların bünyesinde yaşıyorlardı. Çıkar ve güç hırsı ailemi birbirine düşürebilir miydi? Torunlarımın çocukları, hatta onların çocukları mirasıma sahip çıkabilir miydi, yoksa onun için birbirleriyle savaşırlar mıydı? Gelecek, gençlerin elindeydi, kendimi karamsarlığa sürüklememeye çabalıyor fakat vicdanım bunca emeğin hiçe gidebileceğini dile getiriyordu. İzimi takip etmeyen nesiller yeryüzünü eski korkunç zamanlarına geri dönüştürürse mezarımda kemiklerim sızlar mıydı? Böyle düşünmemeliydim. Ölmem şimdilik imkansızdı. Dünyayı kurtaran adam kalan hayatına köle olarak devam edecekti. Dünyamın refahı için küçük bir bedeldi… hayır aslında değildi. Herkese kendi canı tatlı gelir. Sonunun yaklaştığını bilerek içimi kaplayan korkuya teslim oluyordum. Düşünmemem gereken sözler kafamda beliriyordu. Ama bu sözler arasında yeryüzünün mutluluğu gerçekti. Bir zamanlar, çokta uzak sayılmaz, insanlardan nefret ederek dolanırdım. Onlar adına savaşacağımı düşünemezdim. Ben değişmiştim, iyi anlamda. 

 

Cehennem ve Kapı elimizdeydi. Rochel'ın Ebedi Söz tarikatı sayısız alemle bağlantı kurabiliyordu. Frimold ile yapacakları iş birliği tüm evreni birbirine bağlayabilirdi. Bunun gücünü düşündükçe iliklerime kadar titredim. Tüm evren! Tüm medeniyetlerin kaynaştığı ve uyumla yaşayabildiği bir düzen! Bunun mümkün olabilmesi binlerce yıl, belki de on binlerce yıl alabilirdi. Köle olarak devam edecek olan hayatımdan beni kurtarmaya gelecek biri bu düzenden çıkabilir miydi? Alem Kralı'nın gücünü ilk elden test etmiştim. Gördüğüm hiçbir şeye benzemiyordu. Ona karşı savaşmak olanaksızdı. Bakışlarımız buluştuğunda savaşma arzum yok oluyordu. Ona denk bir varlık kaç bin yıl sonra gelecekti kim bilir. Extia'nın Alem Kralı olmak istemesi gözümde çocukça bir hayaldi. Bu seviyeye ulaşmak için ne yapmak gerekiyordu?

 

Rochel ulaşabildiği bir iki aleme daha kapılar açtı. Bu kapılar bağlandıktan sonra elimizin altında hızlı seyahat imkanı olmuş oldu. Hızlı seyahati gezegenler arası yapabiliyorken bunu kendi gezegenimiz de yapabilir miydik? Krallıklar arasındaki aylar süren yolculukları ve ticareti kesintisiz yapabilirdik! Dahası diğer gezegenler arasında ticaret sağlanabilirdi. Fikirlerin ardı arkası kesilmiyordu. Göçler, anlaşmalar ve niceleri. Zincirlerimden kurtulduğumda evrenin ne hale geleceğini merakla bekliyordum. Bir gün kurtarılacağıma nedense inanmaya başlamıştım. Alem Kralı'nın gücünü unutuyor gibiydim. 

 

Son gelişmelerin üzerinden 1 ay geçmişti. Cehennem kapısı Frimold'un ellerinde güvendeydi. O razı olmadıkça kapı sonsuza kadar belirmeyecekti. Cehenneme dönen Otasis ile iletişim kurabiliyordum. Yeryüzüne bağlandıktan sonra ruhların gelmeye başladığını teyit etti. Cehennem'e gidecek ruhları halletmiştik ama Cennet'e gidecek ruhlar hala sahipsizce dolanıyordu. Onları huzura kavuşturmak Eleel'in ellerindeydi. Onun ve eğiteceği kişilerin. Yayılan haberler Gelecek Ordusunu tekrar topluyordu. Krallıklar'ına dönen askerler Cennet Savaşı için tekrar silahlarını alıyorlardı. Birkaç ay sonra Titan'a gelmiş olacaklardı. Bundan önce Cennet'e açılan kapıyı test etmek istiyordum. Evet, oraya tek başıma giderek yolun güvenli olduğundan emin olmak istiyordum. Frimold'u ikna etmek düşündüğümden zor oldu. Benimle gelmek şartıyla kabul edeceğini söyledi. Başta kabul etmedim. Zor duruma düşersek bizi oradan en hızlı şekilde çıkaracağını biliyordum. Bu sebeple kabul ettim. Gecenin geç saatlerinde sarayın terasındaydık. Kapıyı çağırdı.

 

Yeşil girdap taş kapıların ardında bizi bekliyordu. Havaya yükseldik. Kapıdan geçtik. Hemen arkasında kendimizi başka bir yerde bulduk. Midemin kasıldığını hissettim. Bu kapılar hoşuma gitmiyordu.  Sadece sarayı görebilmiştim. Kubbesi nokta kadar gibi görünenen sonsuz uzaklıktaydı. Dışarısı da pek farklı değildi. Beyazın ağırlıklı olduğu hayallerde ki Cennet görüntüsüne sahipti. Güzelliği nefes kesiciydi. Hayvanlar ve doğanın uyumu harikaydı. Bu güzelliği Tanrılar'ın kendine ayırması haksızlıktı. Cennet'i yok etmek, bu saf güzelliğe kıymak korkunçtu ama kendi Cennetimiz'i elde etmek için var olanı yerle bir etmem gerekiyordu. Buraya geldiğimiz girdap ormanın içinde kamufle oluyordu. Yeryüzünde olmayan renk renk ağaçlar cümbüşünün tadını çıkarmak istiyordum. Ne için geldiğimi hatırlamamla bundan vazgeçtim. 

 

'Demek Cennet burası… çok güzelmiş.' dedi Frimold. Peri Ormanı yeryüzünün cenneti sayılabilirdi ama burası ile kıyaslanamazdı bile. 

 

'Elinde tutanlar sapkın ve kirli olduktan sonra bu güzellik abidesi çöplükten farksız. Cennet'te kapalı beyaz bir odada kızıl taş bir tablete bağlı şekilde 10,000 yıl geçirdim. Dinin en çok kumar konusu olan; toprakları parayla aptallara satılan, onun için şiirler, manzumlar yazılmış bu bakir yer benim en nefret ettiğim ve hayatımın tamamını harcadığım yerdir. Burada 10,000 yıl önce öldüm. Benden geriye kalanlar ise fikirlerimdi. Fikirlerimin vücut bulmuş haliyim. Tanrılar benimle oynadı ve sıkıldıklarında fırlatıp attılar. Hayallerimi hatta bedenimi dahi elimden aldılar. Beni aşağıladılar!' Gözlerim yaşardı. Cennet'ten nefret ediyordum. Bu güzelliği yakıp yıkmak istiyordum. Burayı ateşlerimle tek başıma boğmayı istiyordum.

 

'Geçmişini herkesten iyi biliyorum baba. Senin yaşadıklarını yaşamış biri henüz dünyaya gelmedi. Umuyorum ki gelmez. Bu acıları kimse çekmemeli.'

 

'Acım bitmeyecek tatlım. Koca evrende özgürlüğü elde edemeyecek tam adam benim.'

 

'Cennet'i yok ettikten sonra hep beraber huzur içinde yaşayacağız. Özgür olacağız.'

 

'Hayır, sizler özgür olacaksınız. Cennet yerle bir olduktan sonra Alem Kralı'nın kölesi olacağım. Böyle anlaştık.'

 

'Anlamıyorum baba! Alem Kralı da kim?! Neden onun kölesi olmak zorundasın.' Frimold'un sesi şaşkın ve üzgündü. Duyduklarına inanamıyordu.

 

Büyük bir kayaya oturdum. 'Uzun bir hikaye.' kızım yanıma oturdu. Son 3 yılı anlattım. Henüz yaşanmamış ve yaşanmaması için gereken anlaşmayı içeren o tarihleri anlattım. Draris'in öldürülüşünü, onu takiben kendimi tapınağa 3 yıl boyunca kapatmam ve çıktığımda dünyamın yerle bir edilişini anlattım. Ailemin ve dostlarımın çarhıma gerilişlerini anlatırken boğazım düğümlendi. Kızımın ölü bedeni gözümün önümde canlandı.

 

'Baba…'

 

'Başta olduğum adam değilim. Artık bir ailem var, sizler varsınız. Alem Kralı sizlere dokunmayacak. Teklifini kabul etme sebebim buydu. Hayatım ailemden daha değerli değil. Mutlu yaşamanızı istiyorum.'




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1384

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1158

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 960

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 778

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 738

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 697

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 594

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 554

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 515

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 214

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 128

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 125

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 122

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 121

Site İstatistikleri

  • 19915 Üye Sayısı
  • 565 Seri Sayısı
  • 28089 Bölüm Sayısı


creator
manga tr