“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 171: Erkene Alınan Planlar; Cennet ve Cehennem'in Temeli


Tehlike geçmişti. Karımı alçak saldırıdan kurtarmıştım. Alem Kralı yoluma çıkmayacağına söz verdiğine göre amacıma ilerlemem de bir engel yoktu. Nefretim bedenime döndü. Kızıl zırhım kapandı. Draris'i ne kadar sevdiğimi onu bir kez kaybettikten sonra anlamıştım. Karıma tekrar sarıldım. 'Seni kaybedeceğim diye çok korktum. Sensiz ne yapardım ben.' Onsuz geçen 3 yılım felaketti.

 

'Bende seni bir daha göremeyeceğim diye korktum. Tanrıların saldıracağını nerden bildin? Azat topraklarındaydın.' Alem Kralı ile yaptığım anlaşmayı anlatamazdım. Bunu kimsenin bilmemesi gerekiyordu. Kurtuluş için küçük bir bedel ödenmeliydi ve o bedel ben olacaktım. 

 

'Geri dönüş yolundaydım. Size küçük bir sürpriz yapmayı planlıyordum.' İç çektim. 'Yinede sürpriz oldu ama yapmayı planladığım böyle olmayacaktı.' Mahzendekilerin yanına doğru gittik. 'Ursa, Eleel ve diğerleriyle beraber olacağını söylemişti. Tanrılar sadece seni mi yakaladı?'

 

'Mahzene beraber inmedik. Kızım, küçük Helen'i almak için yanımdan aceleyle ayrıldı. Bende onların arkasından mahzene indim. Tanrı beni orada yakaladı. Tüm hizmetçilerimi katletti.'

 

Daha fazla bu konudan devam etmek istemiyordum. Mahzendeki herkesin güvende olduğundan emin olup oğluma yardım etmeliydim. 

 

'Kızın… bir zamanlar Eleel'i sevmiyordun.'

 

'Birbirimizi tanıdıkça iyi birisi olduğunu anladım. Oğlumuzu gerçekten seviyor. Hem dünyalar tatlısı bir torunumuz oldu. Oğlum ve kızımla gerçek bir aile olduk.' Draris'in çocuklarım arasında sevilmediğini biliyordum. Ne kadar çabalarsa çabalasın onların kalplerinde bir yeri olmayacaktı. Ailemin kendi içinde sorunları vardı. Bunları düzeltmem mümkün değildi. 

 

'Sana hak ettiğin değeri asla veremedim Draris. Bunun için bana ne kadar kızarsan haklısın. Senin sevgine layık bir koca olamadım.'

 

'Sırtındaki ağır sorumluluğun farkındayım. Seninle beraber savaşamayacak kadar güçlü olamamam beni üzüyor. Sen canını ortaya koyup savaşırken benim şikayet etmem, bir eş olarak görevimi yerine getiremiyorum demek olur. Şikayet etmek benim için bir lüks, ailen beni kabul etmese bile sorun değil.'

 

'Böyle şeyler söyleme. Sen benim kıymetlimsin.' Diğerlerinin kaldığı odaya vardık. Koridorda bedeni paramparça olmuş Tanrının kanlar içindeki cesedi duruyordu. Nefretim güzel bir ziyafet çekmişti. Odaya girdik. Gelinim, minik torunum ve saray halkı içeride güvende görünüyordu. 

 

'Dede! Nine!' Küçük Helen annesinin yanından koşarak bize geldi. Draris'in uzun eteğine yapıştı. Kehribar gözleri sulu suluydu. Kulakları sivriydi. Büyüyünce çok narin bir elf olacaktı. Ağlamaya başladı. Draris Helen'e sarıldı.

 

'Neden ağlıyorsun güzel kuşum? Burdayız işte.' Siyah uzun saçlarını düzeltti. Tombul pembe yanaklarından akan yaşları sildi. 'Hepsi geçti.'

 

'O-O yaratık ç-çok korkunçtu! Kırmızıydı v-ve çok çirkindi.' Bir dizi içinde çok kelimesinin vurgulandığı cümle kurdu. Ağlarken çenesi titriyor ve konuşmasını kesip duruyordu. 

 

Eğildim. 'O yaratığın işini bitirdim Helencim. Onu bir daha görmeyeceksin.'

 

'G-Gerçekten mi?' Onayladım. Boynuma atladı. 'Sen dedelerin en ama en iyisisin!' Ağlaması kesilmişti. Torunumu kucakladım. Eleel yanımıza geldi. 

 

'İyi olmana çok sevindim anne.' Birbirlerine sarıldılar. Helen'i annesine teslim ettim. Saray sallandın. Dışarıda büyük bir çarpışma dönüyordu. Yukarı dönmem gerekiyordu. 

 

'Ursa'nın bana ihtiyacı var. Birilerini yanınıza göndereceğim.'

 

'Dikkat et hayatım.' Karıma gülümsedim.

 

'Hayır, yukarıdakiler dikkat etsin.' 

 

Mahzenden çıkarken duvarda Tanrıya saplı duran kılıcımı çıkardım. Ceset yere yığıldı. Kılıcımı Tanrıların bile kaldırabileceğinden şüpheliydim. Benim dışımda onu kaldırabilecek kimse yoktu. Saraydan dışarı çıktığımda kıyamet kopuyordu. Askerlerin güçlendiğini görebiliyordum. Meleklerle kafa kafaya çarpışıyorlardı. Yirmi kadar Tanrı saydım. Ursa hepsiyle birden savaşıyordu. Beyaz asasından durmaksızın büyü yayıyordu. Gökyüzü patlamalarla doluydu. Oğlumun bu kadar güçlendiğini fark edememiştim. O sürekli arkamdaki bir gölge olarak kalmıştı. Çocuklarım arasındaki en yetersiz olandı ama şimdi bırak yirmiyi, elli Tanrıyı bile yenebilirdi. Tanrılar ona yaklaşamıyordu ama saldırılarından kaçınıyorlardı. Etrafını kuşatmışlardı. Bir açık bulmaya çalışıyor gibiydiler. Aralarına daldım. 

 

'Hiç gelmeyeceksin sanmıştım.'

 

'Sevimli torunumu özlemişim, napayım.'

 

'Haha, eğlenceye hoşgeldin öyleyse baba. Ailemize bulaşmaya cüret eden bu alçakları kızartalım!' 

 

'İyi fikir. Şöyle güzel bir kamp ateşine ne dersin oğlum?'

 

Alevlerimi salmaya hazırlandım. Ursa'nın asası mor parladı. Tanrılardan bazıları girdaplardan geri çekiliyordu. Aynı anda saldırdık. Gecenin karanlığı dağıldı. Gün doğmuş gibiydi. Tanrılar ve melekleri kavruldu. Girdaplar yavaş yavaş yok olurken biri silinmedi. Ursa geçidi yok etmek için asasını kaldırdı. Onu durdurdum.

 

'Şimdiye kadar geçitler hep kendiliğinden kapandı. Bunu Cennet'e saldırmak için kullanabiliriz.' Son savaşın tarihi belli değildi.

 

'Ya Tanrılar tekrar saldırırsa? Halkımı savunmasız bırakamam. Yeşil girdaplar halk arasında uğursuzluk işareti olarak görünüyor.'

 

'Tanrıça ablanı çağırmalıyız. Geçidi kapıları ardına alabilirse ileride bu çok işimize gelir.' Fikir Ursa'ya mantıklı geldi. 

 

'Ablam gelene kadar askerlerimin gözü girdapta olacak baba.'

 

Baskın başarısız olmuş ve Tanrılar bir darbe daha almıştı. Cennet'te daha ne kadar Tanrı vardı? Karınca gibiydiler. Tehlike geçtikten sonra herkes derin bir nefes almıştı. İçten içe beni oyuna getirmiş olsada Alem Kralı'na teşekkür ettim. Ailemle kısa bir süre vakit geçirebileceğimi bilmek mutluluk vericiydi. 

 

Yeryüzündeki meleklerle zihnen bağlantı kurabildiğimden beri iletişim kurmak çok kolay hale gelmişti. Frimold'a mektup yazıp aylar sonra eline ulaşmasını beklemek yerine Işıkgetiren ile konuştum. Haberi derhal ileteceğini söyledi. Otasis ve Odis'i de hızlı iletişim kurmak için Ork ve Elf krallıklarına yerleştirmiştim. Elbette onlara tek amaçlarının bu olduğunu söylememiştim. Onlar benim elçilerimdi. Irklar aralarında bir sorunla karşılaştıklarında, yokluğumda elçim olan meleklerime danışacaklardı. 

 

Azat Tanrıçası ile yarım kalan görüşmemi bitirmek üzere ertesi gün tekrar yola koyuldum. En ufak ayrıntıyı atlamadan her taşı yerine oturtmalıydık. Ticaret yeni yollardan sağlanmaya çoktan başlanmıştı. Bazı ara yollar eklenmeli ve uzak kasabalara yol sağlanmalıydı. Kağıt üzerinde uygulaması kolay işlerdi. Ancak yapılmaya gelince vakit ve güç ayrılmalıydı. Kafam bu işlerle doluyken Cennet'i yok edecek planın ilk büyük adımını atmıştım. Frimold silinmeyen girdabı kapıları ardına hapsetmişti. Elimizde Cennet'e açılan bir kapı vardı. 

 

Lakin bu kapının tam olarak nereye açıldığını bilemiyorduk. Karşı tarafta bizi pusuya düşürmek isteyen düşmanlar bekliyor olabilirdi. Cennet yok olduktan sonra yapmam gereken işler vardı ama Alem Kralı ile yaptığım anlaşmadan dolayı onları erkene almam gerekiyordu. Evet bu iş Cennet'i ve Cehennem'i yaratmaktı. Cehennemin yok oluşuyla serbest kalan yüzbinclerce ruhu geri toplamaktı. 

 

Mevcut güçlerim yaratma vasfına olanak sağlamıyordu ama kızım bunu yapabilirdi. Kapılarıyla Cennet'i ve Cehennem'i yaratabilirdi. İçi boş kapılar buna müsaitti. Başkente dönmek istemiyordum. Bu işleri Yılanadam sarayında yapacaktım. Frimold zaten oraya gelmişti. Kayıp ruhları kurtarmak içinde Eleel'e ihtiyacım olacaktı. Azat topraklarında işim bittiğinde Yılanadam topraklarına geri döndüm. Öğrencim Seth'te benimle beraber gelmek istedi ama karısı ve kızının yanına dönmesini istedim. Ben ailemi yeterince yalnız bırakmıştım. Aynısını onunda yaşamasını istemiyordum.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 530

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20548 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28833 Bölüm Sayısı


creator
manga tr