Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 161: Hikayen Burada Bitmeyecek!


Adamın sorusuna şaşırdım. Güzel koku mu? Üzerim kan ve terle kaplıydı. Güzel kokuyor olmam imkansızdı. Bir çeşit deli olabilir miydi? Tanrıyı yere serdiğine göre gücü hafife alınamazdı. Oğlumu tanrının elinden kurtarmıştı ama bu Ursa'nın hala tehlikede olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Kimse hayrına başkasını kurtarmazdı. Yakut zırhımın göğsündeki kuru kafa simgesinden nefretim uzadı. Kurdu andıran kafası oğlumu tutan adamı kokladı. Dişlerini sıktı ve hırlamaya başladı. Nefretimi bedenime geri çektim. Eski halini aldı ve bir daha sesini duymadım. Zırhımın parlak kızıl ışıkları söndü. Nefretim uykuya geçmiş olmalıydı. Yabancı benden bir cevap bekliyordu.

 

'Koku ile ne demek istediğini anlamıyorum. O benim oğlum.'

 

Yabancı omzuna kolunu dayamış oğluma tekrar baktı. 'Bu ikinizinde aynı kokmasını açıklıyor ama neden güzel koktuğunuzu değil.' Oğlum kendine gelmişti. Beni gördüğünde destek aldığı adamdan ayrıldı ama iki adım ilerleyemeden dengesini kaybetti. Ursa yere düşmeden onu yakaladım. Yabancı kollarını birbirine doladı. Sabırlı birine benziyordu. Oğlumun çatallanan sesini duydum.

 

'Baba…' Ona sarıldım. Ursa'yı kurtaran yabancıya minnetle baktım. Adam birleştirdiği kollarını çözdü. Dağın dışına doğru çıkan tünele yöneldi.

 

'Kontrol ettim, melek kanatları olan kadının bir gözü artık görmeyebilir ama iyi olacaklar. Sizi dışarıda bekleyeceğim. Sorum hala geçerli.' Başımı salladım. 

 

'Oğlum! Şükürler olsun iyisin!' Gözlerim yaşarırken boğazım düğümlendi. 'Beni ve anneni çok korkuttun. Bunu bir daha yapma!'

 

'Baba beni çok sıkıyorsun, nefes alamıyorum.' O anlık endişeyle Ursa'yı neredeyse boğacak kadar sıktığımı fark ettim. Kollarımı gevşettim. Ursa derin bir nefes aldı. Yüzünde yaramaz bir çocuğun gülümsemesi vardı. 'O adam gelmeseydi hepimiz ölmüş olacaktık.' 

 

Kutsal kanım yüksek iyileştirme becerisine sahipti. Bu halleriyle geri kalanları götürmem zor olacaktı. Eldivenimden uzayan yakut dikeniyle diğer elimdeki zırhı çıkarıp bir kesik attım. Avucumda biriken kanı oğlumun dudaklarına döktüm. Kanım etkisini gösterirken bunu Eleel, İzrail ve Otasis'e de yaptım. 

 

Otasis yaslandığı duvardan doğrulmaya çalıştı. Onu tuttum ve geri duvara yasladım. İzrail'in durumu daha iyiydi. Ayağa kalktı. Eleel ile ilgileniyordu. Kanımı dudaklarına sürdüm. Sol gözünü parçalayan saldırının izi iyileştiğinde dahi kalacaktı. Meleklerim benden birer parçalardı. Yaralanmaları beni üzüyordu. Bu acımasız dünyada beni en çok üzen şeylerden biride aşırı narin ve kutsal olan meleklerin acı çekmesiydi. Sanki savaşmak için doğmamışlardı. Onlar buna mecbur bırakılmışlardı.

 

'Efendim ben iyiyim. Siz oğlunuzla ilgilenin.' Kanım etkisini gösteriyordu. Parçalanan gözü kendini iyileştiriyordu. Bu sırada acıyla inledi. Onu kolundan tuttum. 

 

'En iyi halin sayılmaz ama yine iyi görünüyorsun Ölüm Meleğim. Kendini bir araç olarak görmemeni sana kaç sefer daha anlatmam gerekiyor?'

 

Bir kez daha inledi ama bu sonuncuydu. Gözü tamamen iyileşmişti. 'Çabalıyorum efendim. Doğama karşı çıkmak beni zorluyor.' 

 

'Evet yeri geldiğinde kendi başınıza iyi plan yapıyorsunuz. Biraz daha dinlen. Yakında buradan çıkacağız.' Bir melek olarak yüreğinde tarifi tuhaf bir duyguyu hissetti. Efendisinin gözünden düştüğünü hissetti. Güvenine ihanet etmişti. Bu duygu efendisinin ona karşı duyduğu hayal kırıklığıydı. Otasis hayal kırıklığının yüreğinde bıraktığı yumruyu unutmamaya karar verdi. Bu onun alması gereken bir dersti. İnsan gibi düşünmenin ilk adını attı.

 

Eleel'in durumu herkesten daha kötüydü. Hala baygındı ve kendine gelmesi zaman alacaktı. Buradaki herkesten gücü düşüktü. Yinede oğlumu kurtarmak için ikinci kez düşünmemişti. Davranışları yanlış olsada, kendi çizgisini bozmamıştı. Eleel Sho benim saygımı kazanmıştı. Belki güçlü ya da mükemmel biri değildi ama sevdikleri uğruna savaşan herkes benim saygımı kazanmaya uygundu. Umarım kardeşi Akira'yı bulabilirdi. Yıllar önce tanıdığım kaplanadamlardan Eleel'in kardeşi Akira'nun ruhu tanrılar cenneti kendilerine sakladıkları için cehenneme gitmişti. Buz Diyarındaki isyanda hayatını kaybeden Eleel dışındaki 6 maceracıyı saygıyla andım. Ruhları ne kadar iyi yürekli olurlarsa olsunlar cehennem ateşini tatmıştı. Onları kurtarabilmenin bir yolu var mıydı? Bu sorulara eskiden cevap veremezdim. Ebediyetin ötesini keşfettiğimden bu yana evreni bağlayan soruların yanıtlarını verebiliyordum. Sırıttım. O masum ruhları kurtarmanın yolu vardı ve bundaki anahtar Eleel olacaktı. Tekrar kardeşini görebileceğine sevindim. İzrail onunla ilgileniyordu.

 

'Pegasus hemen dışarıda bekliyor. Eleel'i ona bindirirsin.'

 

'Hemen efendim.'

 

'Benim meleğim olmayabilirsin ama gözümde hepiniz aynı değerdesiniz Işıkgetiren. Kendini sakın değersiz hissetme. Senin tanrıçanın kudreti bu dünyayı yıkacak güçte.' Işıkgetiren başını salladı. Tanrıçasının ona verdiği görev barışın devamıydı. İzrail yeryüzüne ışığı getirecek olan melekti. Kalplerdeki savaş aşkını silmek onun göreviydi. Ve şimdi efendisinin babasının sözleri ona çok anlam ifade ediyordu. Eleel'i kucakladı. Gitmek için hazırdı.

 

Otasis'te hareket edecek durumdaydı. Oğlumun kalkmasına yardım ettim. Frimold ile tanrı-seçilmiş bağları olduğundan o güçlendikçe ikiside güçleniyordu. Aynı zamanında benim ve Extia'nın güçlendiği gibi. Frimold 1. aşama bir tanrıydı. Bu da Ursa'nın tanrılığa bir adım uzaklıktaki Tek aşamasında olduğu anlamına geliyordu. Sürekli kendini benimle kıyaslıyor olmalıydı. Daha tanrı seçilmişi iken ilk tanrımı öldürmüştür. Ben oğlumun önünde geçemeyeceğini düşündüğü bir hedef ve de engeldim. Dağ tünelinden çıkışa ilerliyorduk.

 

'Her şeyin senin hatan olduğunu düşünüyorsan, yanılıyorsun oğlum.' Yavaşladık. 'Hayatının en neşeli olman gereken anlarında yanında olamadım. Özür dilerim.' Başını eğdi. Adımlarımız tekrar hızlandı.

 

'Tam bir bunak gibi konuşmaya başladın baba, farkında mısın? Evet, bütün çocuklar babalarıyla vakit geçirebilirken benim öyle bir lüksüm olmadı ama ben senin neden bana hiç vakit ayıramadığının her zaman farkındaydım. Sen yeryüzünü kurtaracak adamsın ve bende senin oğlunum.' Ursa'nın çoktan otuzlarında bir yetişkin olduğunu unutuyordum. 10,000 yıldan fazla yaşadığınız zaman 30 yıl gözünüze çok ufak geliyordu. 200 yaşlarını deviren üç kızıma hala çocuklarmış gibi baktığım zamanlar oluyordu. Ursa ise gözümde bebekten farksızdı. Güldüm. Bilgelik yaşanan uzun yıllarla gelmezdi. O uzun yıllarda yaşanan olaylardan gelirdi.

 

Tünelden dışarı çıktık. Yok ettiğim iki dağ hemen önümüzde seriliydi. Anormal kıvrımları onları devasa ayakları olan bir yaratık ezmiş gibi gösteriyordu. 'Bu dağlara ne olmuş böyle?' diye sordu Ursa. 

 

'Seni ararken onları yok ettim.' diye özetledim.

 

'Ne yaptın, ne yaptın!? Sanırım bir daha sözünden çıkmayacağım baba. Kulağımı sinirle çekerken elinde kalmasını istemiyorum.' Kahkaha attım. Ailemin espri anlayışımı taşıması beni gururlandırıyordu. Pegasus, yabancının yanında duruyordu. Adam onu severken rahatsız olmamıştı. Bu atta kendini herkese sevdiriyordu. Saflık ve kutsallıktan doğan at sanki sokaktaki bir köpek gibiydi. Tünelden çıktığımızda atı çağırdım. Ursa ve Eleel Pegasus ile gidecekti. Onları uçarak takip edecektik. Yabancı sabırla bekliyordu. Pegasus yükseldi. İzrail ve Otasis'te yükseldi. Gitmek için beni bekliyorlardı. Onlara gitmelerini söyledim. Gelecek Ordusuna, kızlarımın yanına gideceklerdi. 

 

Yabancının yanına gittim. 'Evet şimdi konuşabiliriz.' Yaslandığı kayadan doğruldu. Siyah ve beyaz renkte giysi giyiyordu. Koyu kahve saçları dağınık ve uzundu. Siyah gözleri vardı. İnce kirli sakalının düzgün bir tıraşa ihtiyacı vardı. Yabandan fırlamış birine benziyordu.

 

'Merak ettiğim tek bir soru var ve zaten sorumu sormuştum.' Neden güzel koktuğumu bilmiyordum. Daha önce güzel koktuğumu bile düşünmemiştim. En iyisi kim olduğumu söylemekti. 

 

'Ben Azyl Karagüneş'im. Yeryüzünün Tanrısıyım. Oğlumu ve meleklerimi kurtardığın için teşekkür ederim yabancı. Ya sen kimsin?' Adam bir tanrıyla tanıştığına etkilenmemişe benziyordu. Özellikle Dünyanın Tanrısıyla. 

 

'Adım Seth. Bu ilk karşılaşmamız değil Dünya Tanrısı. Tanıştığımızda sen henüz tanrı değildin ve bende daha küçük bir çocuktum.'

 

Hatırlamakta zorlanıyordum. Çok fazla insan tanımıştım. Hafızam o kadarda iyi değildi. 'Üzgünüm, hala seni çıkaramadım.' Seth gülümsedi.

 

'Bense Freya'yı kan kristallerinden yapılma tapınağın bariyerinden kurtardığından bu yana senin ne adını nede yüzünü unuttum. Ejder Kraliçe Esmeralda'nın senin rakibi olması için seçtiği çocuktum ben.'

 

Bakışlarım ciddileşti. Seth… Bu ismi hatırladım. Akira Sho'yu kan kristalli tapınağın bariyerinden kurtarırken Seth'in arkadaşı olan Freya adındaki kızıda kurtarmıştım. Ejder Kral Chinjoka'nın annesi Kraliçe Esmeralda'yı uyandırdığımda ejder beni seçilmişi yapmak istemişti. Fakat ben çoktan bir tanrı ile bağlanmıştım. Tanrılardan nefret eden kraliçe bana hakaretler savurarak o sıralar yeni yetme bir çocuk olan Seth'i seçmişti. O sırada Seth'i öldürmeyi düşünmüştü. Yılanın başını küçükken ezmeliydim ama Seth'in savaşmaya niyeti yok gibiydi. İsyandan sonra neler olduğunu merak ediyordum.

 

'Seni hatırladım. Bütün bunları sadece neden güzel koktuğumu merak etmek için mi yaptın?'

 

'Hayır.' dedi Seth. 'Kraliçe Esmeralda senden nefret ediyor ama ben değil. Bu 18 yıl önce bana yaptığın iyiliğin borcuydu. Seni öldürebileceğimi sanmıyorum Azyl Karagüneş ve düşmanın olmaya niyetim de yok.’

 

‘Kraliçen bu sözlerini duyuyorsa sana çok sinirlenecek. Seni cezalandırmasından korkmuyor musun?’ Seth acı dolu bir gülümse attı. Bu gülümseme daha kötü cezalara maruz kaldığını gösteriyordu. Herkesin ustası o kadar da yumuşak ve anlayışlı değildi anlaşılan.

 

‘Her dediğini eksiksiz yaptım. Freya öldüğünde yasını tutmama bile izin vermedi. Sonrada oğlunun döndüğünü öğrenince beni bir hiçmişim gibi kenara fırlattı. Hayatımda hiç bu kadar aşağılanmamıştım ama bir önemi yok, bu başka hikayenin konusu artık.’ diyerek konuyu kapattı. Kendi ustası tarafından terk edilen öğrencinin hikayesi üzücüydü. Hepimiz bu dünyada şanslı değildik. Seçilmiş kişi olmak bile yeterli değildi.

 

Elimi Seth’e uzattım. Bunun olmasına ben sebep olmuştum. Neden mi suçluydum? Çünkü o gün tapınağa gidip kraliçeyi uyandırmasaydım Seth hiç seçilmemiş olacaktı. O gün yuvarladığım küçük kar tanesi 18 yılın ardından karşıma bir çığ olarak çıkmıştı. Ben bir tanrıydım ama özüm insandı. Bu adamın hayatını mahvetmiştim ve vicdanım buna razı olamıyordu. Esmeralda’nın yarım bıraktığı işi bitirecektim. Seth’in ustası olacaktım. Adam uzattığım ele kuşku ile baktı. Onu yarı yolda bırakacak dostlar istemiyordu.

 

‘Hikayen burada bitmeyecek! Sen bana olan borcunu ödemiş olabilirsin ama yinede oğlumun hayatını kurtardın. Ustan olmayı teklif ediyorum. Seni yarı yolda bırakmayacağıma şerefim ve adım üzerine yemin ediyorum.’ Melek kanatlarım yükseldi. Tanrı Lordu seviyesine yükseldiğimden çok daha uzun ve ihtişamlılardı. Boyutu bir ejderin kanatları ile aynıydı. ‘Ben, Dünyanın Tanrısı, tanrıların soyunu kurutacak ve yeryüzüne özgürlüğü getirecek kişiyim! Cehennemi yok ettim ve sıra Cennette! Benimle beraber yürüyecek misin!?’ Öğrencim olmayı kabul edecek misin?

 

Seth ona yaptığım teklife şaşırdı. Dünyanın Tanrısı onu öğrencisi yapmak istemesi onuruna dokundu. Yaşadığı ihaneti bir kenara attı. Sonunda doğru kişiyi bulmuştu. Elimi sıkıca sıktı. 

 

‘Evet Usta!’




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1458

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 987

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 779

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 633

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 596

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 596

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15096 Üye Sayısı
    • 716 Seri Sayısı
    • 33278 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr