“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 159: Ben Azyl Karagüneş'im ve Bu Tek Başına Yeter


Ben Dünyanın Tanrısıyım. Dudaklarımdan dökülen her söz, sorumlusu olduğum milyonlarca hayatı temsil eder. Sıfırdan tırnaklarımla kazıyarak geldiğim bu noktayı bırakmaya niyetim yok. Yolum sonsuz ama hayalperest değilim. Gücüm aşılmaz dağları dümdüz eder. Bakışlarım yalan duvarlarını yıkıp geçer. Sesim gönüllerdeki kuşkuyu siler. Adım ise umuttur! Gücüme şahit olmamış, bakışlarıma denk gelmemiş yahut sesimi duymamış birileri her zaman olacaktır. Lakin adım tüm cihana yayılmışsa eğer, Azyl Karagüneş adı tek başına yeter!

 

Triton'un üstün beyaz alevlerinin bende artık etkisi yoktu. Beni şaşırtan numarası kalmamıştı. Kopan kolu ve dokunulmaz kılıcını ilk karşılaşmamızda yok etmiştim ama silahıyla beraber koluda sapasağlam yenilenmişe benziyordu. Şeytan istediği her numarayı kullanabilirdi. Ben onun çıkabileceği gücün üzerindeydim. İsterse tepemizdeki güneşin sıcak alevlerini üzerime salsın bana zarar veremezdi. Oğlumu kaçırmış olması ona avantaj sağlayamazdı. Buraya gelmeden önce kendimi her şeye hazırlamıştım. Eğer oğlum ölürse bunun acısını tüm kalbimde yaşayacaktım ancak yeryüzünün kaderi bu savaşa bağlanmışken oğlumu geride bırakmaya hazırdım. Şimdi gözümde her şey önemini yitiriyordu. Tanrılara olan nefretim tekrar harlandı. 

 

Gücümün doruklarındaydım. Zincire vurulmuş bir boğanın öfkesi içimde köpürüyordu. Daha önce hissetmediğim kadar güçlü ve kudretliydim. Gücüm etten bedenimin sınırlarını aşıyordu. Ölümsüz ruhum tanrı gücümle patlıyor ve çıldırıyordu. Limitsizliği keşfettim. Engel olan zorlamalar ortadan kalktı. Bedenim kan kırmızı parladı. Bedenim ve ruhum bütün bunlara dayanabilirken zihnim çöküyordu. Üçünü bir araya getirdim. Beden, ruh ve zihin artık tekti. O da bendim! 

 

Tüm sorulara cevap verebilirdim. Artık Ebediyetin Ötesini* keşfetmiştim. Yaşayan milyarlarca canlıyı, gezegenleri ve ötesini! Ve onu gördüm. Tüm evrenin hakimi ve her şeye gücü yeteni. O Alem Kralıydı. O tek lafıyla gezegenleri yok edebilirdi. Sonsuz uzayda gözlerini gördüm. Binbir parıltıyla doluydu. Bana baktı! Bakışlarındaki hakimiyet beni delik deşik etti. Bütün bir yokuşun eşiğine sürüklendim. Demin güçle patlayan bedenim korku dalgasıyla sarsıldı. Varlığı efsane olan Alem Kralını görmüştüm. Bedenimi saran kızıl enerji turkuaza döndü. Kemiklerimin kasıldığını hissettim. Yavaşça turkuaz ışık bedenimden sonsuzluğa yükseldi. Resmi olarak Tanrı Lordu olmuştum. Alem Kralı konuştu. Tüylerim ürperdi. Kanım damarlarımda akmaz oldu. Zaman, o konuşurken kralına boyun eğdi. Bu kudret altında çıldırmak üzereydim. Nefes alamıyor, damarlarım patlamak için dayanılmaz bir isyan sergiliyordu. Ölmek, bu andan kurtulmak için bir çözüm olmaktan çok uzaktı. O mutlak ve varlığı sorgulanamaz olanın mükemmellik kelimesinin bile yanında sönük kaldığı sesini duydum. 

 

'Adın bana ulaştı, Azyl Karagüneş.'

 

Alem Kralı gözlerini benden çekti ve kendime geldim. Zaman akmaya devam etti. Triton ile aynı seviyeye ulaşmıştım ama ikimiz arasındaki güç farkı inanılmazdı. Demin gördüğüm Alem Kralı ile aramda adeta binlerce okyanus vardı. Bedenim korkuyu iliklerine kadar hissetti ama artık bilmediğim bir şey kalmamıştı. Sonsuz evrende kendimi karınca gibi hissettim. Kapkaranlık ve dondurucu soğuğu kemiklerimdeydi. Bu soğuk beni amacımdan vazgeçiremezdi. Ömrüm yalnızlığın pençesinde geçmişti. Hiçbir soğuk yalnızlığın zalim soğuğundan daha ölümcül olamazdı. 

 

Kızıl zırhım güçlerime dayanamayarak tiksinerek bedenimden ayrıldı. Biçimsiz nefret yığınına baktım. Bu benim öfkemin şekil bulmuş haliydi. Beni buraya getiren yakıttı. Bundan sonrada benimle olacaktı. Gitmesine izin vermedim. İğrenç orantısız uzvunu yakaladım. Daha önce duymadığım insana ait olmayan bir çığlık attı. Artık benimle olmak istemiyordu. 10,000 yıllık nefretim Alem Kralı'nın tek bir bakışından korkmuştu ve kaçmaya çalışıyordu. Nefretim bedenimden ayrıldığında kendimi yoklukta bulmadım. Hayatım bu nefret üzerine kurulmuştu ama geçen asırlarda onun yerini daha güçlüsü almıştı. O sevgi idi. Bu noktaya asıl gelmemi sağlayan, pes etmek istediğimde, bedenim yaralarla kaplıyken bile ilerlememi sağlayan sevgiydi. Aileme duyduğum sevgi.

 

Yumruğumu nefretimin şekil almış hali olan kızıl zırhıma geçirdim. Ciyaklamaları tiz ve acınasıydı. Derinlerinde yatan korkuyu buldum. Bu onun zayıflığıydı. Onu söküp çıkardım. Nefret çığlık attı. Elimde tuttuğum nefretimin zayıflığını paramparça ettim. Siyah külleri gökyüzüne yükseldi. Zırh sakinleşti. Uysallaştı. Onu bedenime geri ekledim. Sülük gibi yapıştı. 10,000 yılın birikmişi birden üzerime bindi. Sinirlendim ama kendimi yatıştırdım. Zırhım huzursuzca kıpırdandı. Kaynayan su gibi fokur fokurdu. Şekli değişiyordu. Deforme olmuş zırhtan bir yaratığı andıran kafa yükseldi. Keskin dişleri ve ölümcül gözleri vardı. Derisi olmayan kan ve etten oluşmuş bir yaratıktı. Nefretimin asıl şekli buydu. Zırh kükredi. Yer sallandı. Toprak çatladı. Yağan kar kesildi. Triton'un bile bu yaratıktan korktuğunu hissettim. Güldüm. Korkması gereken nefretim değil, onun sahibiydi. 

 

Yaratık yakut kadar parlak bir kristale dönüştü. Yakut bedenimi sardı ve zırh şeklini aldı. Pürüzsüz yüzeyi ışıl ışıldı. Kuru kafayı andıran boynuzlu bir miğfer başımı sardı. Benzer kuru kafa simgesi göğüs zırhımın ortasında belirdi. Eldivenlerim, dizliklerim ve omuzluklarından sivri yakut dikenler çıktı. Yaratığı gördüğüm şekle benziyordu. Tatlı bir ağırlığı vardı. Kılcım Geceyırtan'ı tuttum. Nefretim kılıcıma sıçradı. Siyah metali yakutumsu kristalle buluştuğunda eridi. Siyah dumanlar yükseldi. Nefret silahın içine çekildi. Kara kılıç eski rengine döndü. Mor hatlarının yanına kırmızı eklenmişti. Eskisinden daha ağır olduğunu hissettim. Normal bir insanın üzerine kılıcı hafifçe bırakmam halinde ölme ihtimali yüksekti. Benim dışımda kimsenin kaldıramadığı kılıç tam bir isyankardı.

 

Triton, Zeus'un adını duyduğunda yüzü buz kesti. Yinede kazanabilirdi. Binlerce yıllık zindanından kurtulmuştu. Bu işin burada bitmesine izin vermeyecekti. Kazanacak ve hak ettiği ünvanını geri alacaktı. Gökyüzünü devasa beyaz alev denizine çevirdi. Her şeyi tek seferde yok edecekti. Bu değersiz hayatların yok olması önemli değildi. O yaşadığı sürece geri kalan her şey mübahtı. 

 

Şeytan’ın ne yapmaya çalıştığını anlamıştım. Bu alevlerden ben zarar görmesem bile binlerce kişi ölecekti. Buna izin veremezdim. Alev denizi yeryüzüne inmeye başladı. Gökyüzü bembeyaz olmuştu. Kılıcımı havaya kaldırdım. Ben alevlerin efendisiydim. Hiçbir alev emrime karşı çıkamazdı. Alev denizi emrime itaat etti. Yere inen tüm alevler kılıcıma akıyordu. Kılıcımı havada asılı bıraktım. Triton’u çıplak ellerimle öldürecektim. Yanına hızla yaklaştım, hızıma yetişemedi. Suratına attığım yumruk burnunu kırdı. Kırılan burnundan boşalan kanlarla kara kılıcını savurdu. Bileğinden yakaladım. Kara kılıç başımın üstünde durdu. Triton'u aşan gücüm bileğini kırdı. Acıyla inledi. Kara kılıç avuçlarından kaydı. Havada dönerek savaş alanına düştü. Onu öldürüp savaşı noktalamadan oğlumun nerede olduğunu öğrenmeliydim. Zırhımdan uzanan yakut pençe Triton'un boğazına yapıştı. Şeytan kaybettiğini kabullendi.

 

'Söyle!' diye haykırdım. 'Oğlum nerede pislik? O değersiz kafanı bedeninden ayırmadan önce konuş!' Karnına bir yumruk indirdim. Kustuğu kan yakut pençemi kirletti. Gözleri kararıyordu. Çirkin gülüşü suratına yayıldı. 

 

'Ben ölünce… oda benimle ölecek. Başında bir tanrı... bekliyor.' 

 

'Nerede!?' Tekrar kan kustu. Cevap vermedi. 'Söyle!!!' Işıkgetiren ve Eleel oğlumun nerede olabileceğini biliyorlardı ama başında bir tanrı varsa onlara yardım etmek zorundaydım.

 

Triton dumanlı dağlara baktı. Bu kadarı yeterliydi. Gerekirse bu dağları dümdüz edip oğlumu bulurdum. Beyaz alev denizinin hepsi kılıcım tarafından yutuldu. Sağ elimi kaldırdım ve kılıç uçarak elime geldi. Yeryüzü bir beladan kurtulmak üzereydi. 'Seni şimdi öldürmek elimden kurtulman için büyük bir lütuf ama Zeus Baba'ya bir söz verdim. Senin ve Lass'ın kellelerini ona teslim edeceğim.'

 

'Zeus... ' dudaklarından ve burnundan kanlar akıyordu. 'Bizim türümüze güvenemezsin… Bugün dostun olan... yarın seni sırtından bıçaklayacak.'

 

'Ölecek olan birinden nasihat almaya niyetim yok!' Geceyırtan'ı içinde birikmiş tüm alevle savurdum. Triton'un kellesi bedeninden ayrıldı. Başsız bedeni savaş alanına düştü. Triton'un ölmesiyle gücü ona bağlı olan ölümsüzler ölmeye başladı. Saniyeler içinde düşmandan eser kalmadı. Geriye sadece 2 tanrı kalmıştı. Dev tanrı ve kuşa benzeyen bir tanrıydı. Etrafları çevrelenirken savaşmayı bıraktılar. Teslim oluyorlardı. Hiçbirini esir alma gibi bir niyetimiz yoktu. Frimold'un zincirlerinin tanrıları yakalayışını izledim. Kapılar üzerlerine kapanmak için bekliyordu. 

 

Şeytan'ın başını saçlarından tutarak havaya kaldırdım. Triton'un kanlı kellesi elimde sallanıyordu. 'Savaş bitti!' diye bağırdım. Zafer naraları cesetlerle dolu alanda çınladı. Frimold yanıma süzüldü. Triton'un kellesini ona verdim. Dumanlı dağlara döndüm. Oğlumu kurtarmam gerekiyordu. Hemen!

 

 

*Ebediyetin Ötesi - Beyond Eternity




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1458

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 987

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 779

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 633

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 596

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 596

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15098 Üye Sayısı
    • 716 Seri Sayısı
    • 33278 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr