"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 157: Bazen Asıl Kahramanlar Sıradan Askerlerdir


Tanrı, asasını Aleif'e doğrulttu. Savaş alanı yok oldu. Bu sefer kumsalda değildi. Buz sarayının zindanındaydı. Zincirlere vurulduğu yerdeydi. Soğuğu hissetti. Bu ilizyon gerçeğe çok yakındı. Zincirlerin seslerine döndü. Izdırap dolu geçen günlerini burada geçirmişti. Fakat zincire vurulan başkasıydı. Suratını göremediği tutsağa yaklaşırken savaş alanında gördüğü tanrı arkasında belirdi. Elinde dikenli bir kırbaç tutuyordu. Acımadan tutsağın çıplak sırtına indirdi. Tutsak acıyla inledi. İniltisi zindanda yankılandı. Tanrı iki kırbaç darbesi daha indirdi. Kolları zincirli tutsak boynunu eğerek kendini saldı. Başı sarktı. Sırtında açılan yaralardan akan sıcak kanın dumanı soğuk zindanda yükseldi.

 

Aleif'in aklı ona oyunlar oynuyordu. Demin neredeydi? Hayır o hep bu zindandaydı. Savaşla ilgili bir şeyler hatırlar oldu ama onlarda uçup gitti. Tanrı tutsağın saçlarını kavradı. Dağınık siyah saçları aralandığında onun babası olduğunu gördü. Yüzü tanınmayacak haldeydi. Suratı kan içindeydi. Gri gözleri kızını görünce yaşardı.

 

'Ben başaramadım kızım… Kaç kurtar kendini.' Aldığı kırbaç darbesiyle göğsü gerildi. Kanlı dişlerini sıktı. Tanrı konuştu.

 

'Baban hatalıydı Aleif ve yenildi. Dünya onun zorbalığında acıdan başka bir şey tatmadı. Ancak bunlar artık geride kaldı. Barışı tekrar sağladık. Yeryüzü Tanrılar'ın yönetiminden mutlu.'

 

Aleif'in başı ağrıyordu. Tanrının sözleri gerçekmiş gibi geliyordu. Buna inanmak istiyordu. İçindeki bir parça ise babasına üzülüyordu.

 

'Neden babam hatalıydı?'

 

'Çünkü başaramayacağı işlere bulaştı. On binlerce hayat onun yüzünden öldü.'

 

'Babam yeryüzüne önderlik ediyordu.'

 

'Evet ediyordu.'

 

'Yani savaşı kayıp mı ettik? Onca çaba ve emek hiç mi oldu?'

 

'Bir hiç için savaştınız.'

 

'Ya kardeşlerime ne oldu!?'

 

Tanrı asasını salladı. Zindana yeni hücreler eklendi. Kardeşlerinin cansız bedenleri sıralıydı. 'Geriye sen ve baban kaldı.' Belinde duran kılıcı kabzasıyla kadına attı. Aleif silahı yakaladı. Bu onun kılıcıydı. 'Bu rezaleti sonlandırmayı sana bıraktık. Babanı öldür ve adını temizle! O çirkin Karagüneş adından kurtul!' 

 

Elleri kılıcı kabzasından çıkardı. Metal kılıcı kaldırdı. Babası başını kaldırdı. Dudakları titriyor ve yaşlar akıyordu. Başını kılıca yaklaştırdı. Kollarını tutan zincirler gerildi.

 

'Öldür beni…' Kılıcı savurmak için büyük bir arzu içerisindeydi. Başının ağrısı şiddetlendi. Çatlayacakmış gibi ağrıyordu. Tanrı ona doğru bir adım attı. Çok güzel kahve gözleri vardı. Kafasında siyah uzun bir şapka takıyordu. Uzun ucu ağırlığa dayanamayıp arkaya doğru düşmüştü. Kır kısa saçları şapkanın altından sırıtıyordu.

 

'Öldür onu. Onu ellerinle öldürürsen ancak o zaman yeryüzü barışa hazır olacak.'

 

'Barış… uğruna savaştığımız şeydi.' Başının ağrısından düşüncelerine odaklanamıyordu. 'Barış ve,' diğer kelime aklına gelmiyordu. Barış ve bir şey için daha savaşıyorladı. Başı zonkluyordu. Dayanılacak gibi değildi. Elini alnına götürdü. 

 

'Her şey düzelecek. Eski güzel günlerine döneceksin.'

 

'Güzel günler.' Eskiyi hatırladı. O bir hiçti. Öldüğünde arkasından kimsenin üzülmeyeceği bir kuklaydı. Babasıyla tanışana kadar. İşte güzel günler onlardı. Başının ağrısı geçti. Zihni açıldı. Tanrının büyüsüne kapılmıştı. 'Haklısın, yaşadığım güzel günlerin devamı için savaştım. Biz özgürlüğümüz için savaştık!' Kılıcını hışımla savurdu. Tanrı Aleif'in uyandığını anlamadı. Kılıç gırtlağına saplandı. Kolundaki kuvveti artırdı. Kılıç Tanrının ensesinden çıktı. Yüzündeki şaşkın bakış ölürken duruyordu. 'Sana hayallerimle oynama demiştim adi. Yerini bilmeliydin.'

 

Tanrı öldüğünde yerdeki asasını aldı. Bu tanrı silahları başıboş bırakılamayacak kadar tehlikeliydi. Buz zindanı parçalanıyordu. Dakikalar sonra savaş alanına dönmüştü. Tanrılardan birini yenmişti. Geriye halletmesi gereken bir tane kalıyordu. Havada uçan tanrı can sıkıcı duruyordu. Ölen tanrıyı gördüğünde saldırıya geçti. Aleif tanrı asasını üzerine gelen düşmanına doğrulttu. Asa uzayı büktü. Tanrı havada asılı kaldı. Yerden çıkan buz kütlesiyle havalandı. Hızla havaya yükseldi ve yumruğunu Tanrının suratına geçirdi. Asanın büyüsü bozuldu. Öldürdüğü tanrı kadar asayı etkili kullanamıyordu. Yumruk attığı tanrı havada taklalar attı. 

 

Asayı kullanmaya uygun olmadığını hemen anladı. Bunu kardeşi Ursa kullanabilirdi. Asayı tekrar doğrulttu. Onu kullanmak aşırı yorucuydu. Bir kez daha kullanabileceğini düşündü.

 

'Azalot'u nasıl öldürdün!?' dedi tısladı Tanrı. Azalot asayı kullanan Tanrıydı.

 

'Gücümü küçümsedi. Şu an senin küçümsediğin gibi. Yeryüzü artık oyunlarınıza kanmayacak. Yakında ona katılacaksın.' 

 

Buz kesen enerjisi gökyüzünden kar yağdırmaya başladı. Bakışlarındaki öfke rakibineydi. 

 

.

.

.

 

Otea yeni yeteneğine uyum sağladı. Element Kalkanı adını verdiği kalkan emdiği elementlerin gücüyle şekilleniyor ve çeşitli özellikler kazanıyordu. Rüzgar, başka elementlerden uzak kaldığında daimi elementiydi. Otea'nın elinde sürekli geçiş yapabileceği rüzgar ve buz vardı. Kalkanın etrafındaki hava akımını hissedebiliyordu. Dev Tanrının kalın yumruğunu kalkanıyla durdurdu. Rüzgar akımı darbeyi karşılıyordu. Yazın ortasında kar yağıyordu. Yağan kardaki öfkeyi hissetti. Ablası gerçekten sinirlenmiş olmalıydı. Umarım öfkesi kendisine değildi. 

 

Devin yumruğunu itti. Arkasından dolanan buzul tanrının saldırısını karşıladı. Kalkanı buz kesti. Keskin buzul kollar kalkana çarptı. Tanrının kanlı gözlerini gördü. İkisi arasında buz patlamaları oldu. Etraflarında dönen buz dalgaları çarpışıyordu. 

 

'Sen Buz Tanrısı mısın!?'

 

'Öyleyim. Buzumdan korktun mu yoksa?' Otea güldü. 'Komik olan ne!?' Tanrı öfkelenmişti.

 

'Seni yendikten sonra Buz Tanrıçası ben olacağım. O ismi hak eden benim!'

 

'Küstah. Buz Tanrısı İxer'im ben!' Buzul bedeni çatırdadı. Sivri 4 kol daha kalkana hücum etti. Otea tüm darbeleri engelledi. Fakat darbelerin arkası kesilmedi. Başına isabet eden kol, miğferini parçaladı. Aldığı darbeyle buz kontrolünü kaybetti. Tanrının buzul fırtınası bedenini yaralarla kapladı. Zor nefes alıyordu. Dikkati dağıldığı sırada dev tanrıyı unutmuştu. Kalın elleri Otea'yı yakaladığında debelenmeye başladı. Devin elleri buz kesti ama ısınan bedeni buzu hemen eritti. Kasla kaplı parmakları kraliçeyi sıktı. Otea çığlık attı. Nefesi kesildi. Baskı devam ederse vücudu patlayacaktı.

 

'Kraliçemiz!' 

 

Kara zırhlı askerler kraliçelerini kurtarmak için deve saldırıyordu. Dev Tanrı yumruğunu askerlere savurdu. Tanrının kudretine çoğu dayanamadı. Otea amansızca devin elini buzla kaplıyordu ama faydası yoktu. Buzu hemen eriyordu. Askerlerden biri devin baltasını ele geçirmişti. 5 metrelik baltayı zar zor tutan asker ondan beklenilmeyecek güçle baltayı fırlattı. Tanrı silahı olan balta devin kraliçeyi tutan kolunu kesti. Dev acıyla bağırdı. Otea yarı baygın devin kopan kolundan aşağı kaydı. Kendini yere çarpmaya hazırlarken bacaklarını ve sırtını kavrayan kolları hissetti. Baltayı fırlatan asker kraliçeyi tutan arkadaşının yanına koştu.

 

'İyi yakalayıştı Zephyr!' Zephyr kraliçeyi ayakları üzerine dikti. Otea kendine geldi. Buz Tanrısı İxer'in buz fırtınası onlara ilerledi. Askerleri koruması gerekiyordu ama asker ileri atıldı. Ellerinden fırlayan alev duvarı buzul fırtınayı bastırdı. Tanrıya karşı direniyordu. Bu iki asker hayatını kurtarmıştı. Alev duvarı yok olmak üzereydi. Otea uzun buzul bir mızrak yaptı. Alev duvarının hemen arkasındaki İxer'e nişan aldı. Yapacağı atışı tanrı beklemeyecekti. 

 

'Eğil!' diye askere bağırdı. Parmaklarından ayrılan buz mızrağı hızla alev duvarına ilerledi. Zephyr ona uçarak gelen mızrağı görünce çığlık atıp yere yattı. Alev duvarı silindi. İxer'in buz fırtınası tekrar kuvvetlendi. Otea'nın buz mızrağı fırtınayı yardı. Tanrının buzul kafasını paramparça etti. Dev Tanrı'nın baltasını yerden alan asker sevinç bağırdı. Dev Tanrı kopan elini yerden alıp kopan kısma geri kaynaştırdı. Kesik yerden dumanlar yükseldi ve tamamen yenilendi. Zephyr ayağa kalktı. En azından Tanrılardan biri yenilmişti. Otea, Zephyr'e doğru koştu. Kalkanını kaldırdı. 'Çabuk alevlerini kalkanıma ateşle. Kendini yeniliyor asker!' Zephyr alevlerini ikiletmeden ateşledi.

 

'Emredersiniz Kraliçem!' Kraliçenin buzdan kalkanına alevlerini püskürttü. Kalkan alevleri yuttu. Artık alevlerle kaplanmıştı. Kalkanı tutan kolu yanıyordu. Acıyla inledi. Kolunu katlarca buzla kapladı. Kalkanda biriken güç patlamaya hazırdı. İxer'e koştu. Buz Tanrısı'nın parçalanan kafası geri oluşmuştu. Kanlı gözleri nefretle tekrar açıldı. Suratına çarpmak üzere olan alevli kalkanı görünce irkildi. Kalkan yeni oluşmuş kafasını dağıttı. Tüm bedeni parçalandı.

 

'Bu seni öldürmeye yetmez!' Kalkanda birikmiş alevleri püskürttü. İxer'i oluşturan buz kristalleri suya dönüştü, ardından buharlaştı. Tamamen yok oldu. Kalkan rüzgar formuna geri döndü. İçindeki tüm alevi tüketmişti. Otea'nın kalkanı tutan sol kolu yanmıştı. Dayanılmaz bir acı kolundan bedenine yayılıyordu. Zırhının sağlam hiçbir tarafı kalmamıştı. O ayakta dikilirken metal parçalar yere yığıldı. Onu koruyan bir zırhı kalmamıştı. Sadece kumaş giysisi kalmıştı. Başarmıştı. Bir Tanrıyı yenmişti. Sevinci kısa sürdü. Arkasındaki askerler devin saldırıya geçtiğini bildirdiler. Zırhı olmadan alacağı darbe ölümcül olabilirdi. Güldü. Konu zırhsa ondan istediği kadar yapabilirdi. Sol kolunun acısı yüzünü buruşturdu. Tüm bedeni kalın buzlarla kaplandı. Yıllarını ayırdığı tekniğine inancı tamdı. Bu sefer yaptığı zırhı şimdiye kadar yaptığı en sağlam zırh olacaktı.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1369

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1143

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 952

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 777

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 729

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 588

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 104

Site İstatistikleri

  • 19104 Üye Sayısı
  • 553 Seri Sayısı
  • 26851 Bölüm Sayısı


creator
manga tr