“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 154: Damat Adayları?


Parzival bahçede bize katıldı. Nefes nefeseydi. Merdivenleri hızlı inmiş olmalıydı. Yola çıkmak için hazır görünüyordu. Bakışlarındaki heyecanı yakaladım. Gözleri karşısında duran kahramanına, bana, sevgiyle bakıyordu. Numy kulaklarını dikti ve gökyüzündeki şeye hırlamaya başladı. Bulutsuz gecede alçalan Pegasus'u ilk kez görüyordu. Bu dünyaya ait olmayan büyüleyici hayvan ona tehditkar geliyordu. Burnunu okşayıp sakinleşmesini sağladım. Pegasus ona zarar vermezdi. Beyaz kanatlı at bahçeye tüy kadar hafif bir iniş yaptı. Güzelliği ve asaleti muazzamdı. Parzival hayatında ilk kez gördüğü ata yoğun bir ilgilyle baktı. Dünyayı yeni yeni görüyor ve görmeyi umduğu yüzlerce şeyin heyecanını yaşıyordu.

 

'Aman Tanrım. Bu şey gerçek mi?'

 

Ona espriyle cevap verdim. Tanrı yanında duruyordu. 'Tanrın onun gerçek olduğunu söylüyor. Pegasus'a dokunmakta özgürsün.' 

 

'Pegasus… Ne büyüleyici bir isim.' Ellerini kar beyazı sırtında gezdirdi. Pegasus sessizce ona dokunan adama bakıyordu. Gözlerinden bilgelik akıyordu. 'Çok güzel ve saf. Ona bakarken kendimi kirli ve günahkar hissediyorum. Bu normal mi?' 

 

'Saf duygulardan doğmuş bir at o. Ruhu kirden ve günahlardan yoksun. Kendini kirli hissetmen normal. O dünya üzerinde görebileceğin en saf ve temiz varlık.'

 

Numy Pegasus'a yaklaştı. Kanatlı at buz panterinden korkmuyora benziyordu. Etrafında 2 tur attıktan sonra ondan uzaklaştı. Sahibinin yanında durdu ve sıradaki talimatını bekledi. Parzival yola çıkmak için hazırdı. Aleif ile beraber kalıp Gelecek Ordusunda savaşmak istiyordu ama kader ona farklı bir yol çizmişti. Numy'nin sırtına bindi. Gitmeye hazırdı.

 

'En kısa sürede geri döneceğim.' Adamla vedalaştıktan sonra kalenin kapısından hızla uzaklaşmasını izledik. Kızımın şimdilik dost dediği adamın bir gün karşıma damadım olarak çıkacağını düşündüm. Eğer bu olursa ikisinin evlenmesine karşı çıkmayacaktım. Bu hatayı bir kez kızım Frimold'da yapmıştım.

 

'Her şey sona erdikten sonra ne olacak baba?' Aleif'in sorusuna şaşırdım.

 

'Her şeyin sonu…' Tanrılar yok olduktan sonra ne olacaktı? Dünya özgür ve barış içinde olacaktı. Barışın devamı için yoğun uğraşlar verilmeliydi. Gelecek Ordusunun askerleri adaletsizlik yaratmamalıydı. Ellerindeki gücü hor kullanmamalıydı. 'Belki bir tatile çıkarım. 10,000 yılın acısını keyif sürerek atabilirim.'

 

'Sen bunu yapmazsın, tek düşündüğün çalışmak. Eline bir içecek alıp bütün gün oturacağını hayal edemiyorum.'

 

'Bunu yapabilirim tatlım.'

 

'İmkansız, haha.'

 

'Zoru hemen yaparım, imkansız biraz zaman alırım.' Kızım beni iyi tanıyordu. Güldü.

 

'Sen hep imkansızı başarıyorsun zaten. Tüm bunlar senin eserin.' Bahçe korkuluğundan şehri izliyorduk.Uçsuz bucaksız şehre dakikalarca baktık.

 

'Bizim eserimiz. Bunda hepinizin katkısı var. Otea'ya en büyük sorumluluğu verirken biraz endişeliydim ama artık bana gelip evlenmek istediğini söylecek kadar cesur bir kadın oldu.'

 

'Küçük kardeşim evlenmek istiyor demek. Bunu bilmiyordum.'

 

'Evet şeyden önceydi...  ben yenilmeden öncesindeydi. Fakat endişe ettiğim şey krallığın refahını kendi mutluluğundan önde görmesiydi. Evleneceği kişinin ailemize yakışır biri olmasını istiyor.'

 

'Omen krallığın en iyi demirci ailesinden geliyor, Taelmar ise ünlü bir kar elf yazarıydı. Kardeşim Otea böyle düşünmekte haklı.'

 

'Taelmar ünlü müydü? Ben onu sıradan bir yazar sanıyordum.'

 

'Sıradandı. Ölene kadar. Bilirsin, sanatçıların eserleri öldükten sonra değer kazanır. Yeryüzünde en çok takip edilen kitaplar artık onunkiler. Bunda biraz Karagüneş adının etkiside var tabii.'

 

'Gündemi çok iyi takip ediyorsun. Benim böyle şeylere ayıracak vaktim olmuyor. Olan vaktimi sizlere ayırmak bana yetiyor.' Kızım bana sarıldı. Yanağımdan öptü.

 

'Otea'ya yardımım dokunabilir. Endişelendiğin şeyi anlıyorum baba. Belki bu konuda seni dinlemeyebilir. Bu yüzden onun yanında olacağım.'

 

'Birkaç abla nasihati fena olmaz.'

 

'Baba?'

 

'Efendim tatlım.' Konumuzdan farklı bir soru sordu.

 

'Otea sıradan bir insan. Elbet yaşlanacak ve ölecek. Ya bizlere ne olacak?' Aleif ve ablaları Işık tarikatında özel olarak seçilmiş insan çocuklarındandı. Uzun yıllar hizmet vermeleri için değiştirilmişlerdi. Otea kırklı yaşlarındaydı ve normal insanlar gibi yaşlılık belirtileri göstermeye başlamıştı. Fakat diğer kızlarımda geçen yıllarda bir değişiklik yoktu. Hala genç ve güzel görünüyorlardı. 200 yaşlarını geçmişlerdi. Torunlarımın normal insanlar oldukları gerçeği aklıma geldi. Eğer Melek seviyesine ulaşabilirlerse uzunca bir ömürleri olabilirdi. Otea'nında… Bunları düşünürken damadım Omen'in sıradan biri olduğunu hatırladım. Onada haptan vermeliydim. 

 

'Bilmiyorum canım. Ecel ne zaman bizi gelip bulursa o zaman öleceğiz. Bunu düşünme, hayatını yaşa.'

 

Eşimin yanına dönerken koridorda Mirana ile karşılaştım. Tartışmamızın üzerinden birkaç gün geçmişti ve fazla tepki gösterdiğimi düşünüyordum. Kızımda konuşmak istiyor gibiydi. Ofisine kadar beraber yürüdük ama henüz konuşmak istemiyordu. Şık odasında boydan boya cam pencereden şehir görünüyordu. Dev bir kristal avize odanın ortasında sallanıyordu. Karşılıklı oturduk. Bir ebeveyn evladıyla küs kalmamalıydı. Söylediklerimde haklı olduğumu iddia etsemde kusursuz değildim. Uzun yaşamım ve gördüklerim beni yeterince bilge yapmamıştı. Özellikle aile ilişkilerinde. 

 

'Çocuklarımla konuştum.' Gözlerimi masadan kaldırıp onunkilere diktim. 'Meira ve Myndir ilerlemek istedikleri yola çoktan karar verdiler. Seninle gelebilirler.' Huzursuzluğunu sezdim. İçten içe hala bunu istemiyordu. Tek istediği aramızdaki buzların erimesiydi. Orta yolu bulmak iyi bir çözümdü.

 

'İkiside çok toy. Şeytan safına Tanrılar'ı topluyor. Çocuklarının hayatlarını tehlikeye atamam. Başkentte bizlerin yokluğunu doldurmalılar.' Sözlerim onu rahatlatmışa benziyordu ama belli etmemeye çalıştı. Yapmacık bir hüzünle cevap verdi.

 

‘Çocuklar buna üzülecek ama haklısın baba. Geçen sefer için üzgünüm bu arada. İleri gittim.’

 

‘Sizlerin iyiliği dışında bir şey düşünmem tatlım.’ İkinci cümlemi sessiz zikrettim. ‘Ne kadar sizler başta anlamasanızda.’

 

‘Otea’nın evlenmek istediğini biliyor muydun? Benden ona uygun bir eş bulmamı istedi. Aklıma ilk memleketi Buz Diyarı geldi.’ Başımı olmaz anlamında salladım.

 

‘Darbe sonrasında bütün prensler ve çocukları öldürüldü, 2. Prens haricinde. Buna Kral Gualtian’ın çocuklarıda dahil. Geriye bir prens kalmadı. Otea’nın da Buz soylularından biriyle evlenmek isteyeceğini sanmıyorum.’

 

Aklına parlak bir fikir geldi. ‘Azatlar’dan biriyle evlenmesine ne dersin? Azatlar ve Titanlar arasındaki akrabalık, ilişkileri kuvvetlendirebilir.’ Hiç fena fikir değildi. Elleri kılıcını uzun zaman önce bıraksada, zekası kılıcı kadar keskindi. Bu evlilik Azatlar’ın Titanlar’ın koruması altında olduğunu da gösterecekti. 

 

‘Şahane bir fikir. Yinede kızımın sevdiği adamla evlenmesini savunuyorum. İleride mutsuz olması hepimizin suçu olur.’

 

Mirana aklına gelen başka bir fikri dile getirdi. ‘Baba, Melekler evlenebilir mi?’ Nereye varacaktı acaba?

 

‘Tanrılar evlenebilirler, Melekler içinde aynısı geçerli.’ 

 

‘Otea yakında bir Melek  olacak. Neden senin meleklerinden biri ile evlenmiyor?’ Bunu daha önce düşünmemiştim. Melekler evlenebilirlerdi ama insanlardan farklı düşünen ve biraz daha emir kulu varlıklardı. Yaratılışları gereği efendilerine bağlıydılar ve ne kadar uğraşlardan sonra onları davranışlarında hür bırakmakta zorlanmıştım. Mirana’nın dediği yinede mümkündü. Dünyada 3 erkek melek vardı. İkisini ben yaratmıştım ve onlara emretmem halinde kızım Otea ile evlenebilirlerdi. Asyn için bu ne kadar geçerliydi emin değilim. Onun yaratıcısı ben olsam bile, tüm kontrolü Ophelia’ya bırakmıştım. Frimold’un Işıkgetiren İzrail’i de bir seçenekti. Fakat en uygun seçenek Yaşam Meleği Odis’ti. 

 

Odis’e kızım ile evlenmesi için baskı yaparsam zorba bir Tanrı olurdum. Ben tepelerdekilerden farklıydım. Bu yanlıştı. Mirana güzel fikirler ile geliyordu ama ben konunun en başından hatalı olduğunu düşünüyordum. Otea severek evlenmeliydi. Baskıyla değil. Ne yazıkki Mirana ve Otea krallığımızın refahını düşünüyorlardı. Hatalı değillerdi elbette. Buna ben karar vermemeliydim. Sessiz kalmak en doğrusuydu. Sonucunda kızımın acı çekeceğini hissediyor olsamda, ne kadar buna karışıp hata yapılmadan engellemek istesemde, her şeyin kontrolümde olmadığını asırlar önce öğrenmiştim.

 

‘Nasıl uygun görüyorsanız öyle yapın kızım. İsterse bir Melek ile, isterse bir Azat ile, istersede bir köylü ile evlenebilir. Ne karar verirseniz arkanızda olacağım.’




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1393

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 532

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20563 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28853 Bölüm Sayısı


creator
manga tr