“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 153: Sözlerin Yetersiz Kaldığı An


Bedel ödenmeden bir şey kazanmanın mümkün olmadığı bir dünyada yaşıyorduk. İsteğimizin büyüklüğü beraberinde ağır bir bedel getirirdi. Bu kuralı herkes bilir fakat çiğnemekten çekinmezdi. Kimi insanlığından feragat eder, kimi duygularından. Eleel Sho ile aramda fark yoktu. Onda cennetten atıldığım halimi gördüm. Nutku tutulmuş elfin gözlerine baktım.

 

'Acele ediyorsun çünkü umursadığın biri var. Kardeşin Akira Sho onun elinde. Kardeşini cehennem efendisinin elinden kurtarmak istiyorsun. Kaybettiğin onca şeyi geri almak istiyorsun.'

 

Başını salladı. 'Cehennemde olmayı hak etmeyen binlerce ruh gördüm. Hepsinin aynı yerde toplanması haksızlık.'

 

'Öyleyse aynı tarafta olduğumuzu bil. Bizlerinde Tanrı olması onlar gibi olacağımız anlamına gelmiyor.' dedi Frimold. Sözlerinde haklıydı.

 

'Sana duygularını geri verebilirim. Bunu ister misin?' Şaşırarak yüzüme baktı. 'Ama duygularını geri aldığında kırdığın kalpleri geri kazanabilecek misin?'

 

'Ben, elimden geleni yapacağım efendimiz!' 

 

'Tamam öyleyse.' İki parmağımı kalbine bastırdım. Kısa süren zayıf parıltıdan sonra avucumdaki kendi emeğim olan kan kırmızı mücevherimsi hapı avucuna bıraktım. Aslında az önce yaptığım hareket tamamen gösterişten ibaretti. Eleel'in duygularını kolayca geri alabileceğini bilmesinden kötü etkilenmemesi için bunu yapmıştım. Tek yaptığım avucumda geliştirdiğim hapı yapmaktı ama o bu hareketi bir tür ayin sanmış olmalıydı. Avuçları arasındaki hapa baktı. 'Bu hap seni iyileştirecek ve duygularını geri getirecek.' 

 

Tereddüt etmeden hapı yuttu. Bedeni kızıl ışıkla parladı. Zincirlerini kırışını hep beraber izledik. Gökyüzü sisteminin zirvesinden bir önceki Kral seviyesine yükseldi. Kızıl ışık kesildi ve normale döndü. Diz çöktü. Gözlerindeki yaşları zorla tutuyordu. Duygusuzca yaptığı davranışlarından pişman gibi duruyordu.

 

'Teşekkür ederim efendimiz.'

 

'Daha erken karşılaşmış olmayı dilerdim. Bunlar hiç yaşanmamış olabilirdi.' Eleel'in sorununu hallettikten sonra toplantı odası yavaş yavaş boşaldı. Mirana, Aleif ve yanında duran adam haricinde herkes çıkmıştı. Mirana bazı evraklara göz atıyordu.

 

'Baba, seni biriyle tanıştırmak istiyorum. Bu adam seni aradığım yıllarda tanıştığım bir dostum. Adı Parzival.' Parzival'ın elini sıktım. Kızımın güçlenmek için söz verdiği adam bu muydu? Melek olmaya çok yakın olan Ata seviyesindeki kızımın bu adamla nasıl bir ilişkisi vardı?

 

'Memnun oldum efendimiz, adınızı uzun yıllardır biliyordum ancak tanışmak bugüne kısmetmiş.' Heyecan dolu sesi, siyah kısa saçları, hafif eğik bir burnu, kahve gözleri ve sıradan bir görünüşü vardı. Kral seviyesinde olduğunu hissettim. 

 

'Kızımın buz panterini verdiği adam sen olmalısın.'

 

'Evet, Numy bahçede bekliyor.'

 

Dört buz panterinden geriye sadece biri mi kalmıştı? Jagos'u bulmak için döndüğümde artık bıraktığım yerde değildi. O zekiydi. Tek başına hayatta kalmayı başarmıştı. Belkide Numy onu bulabilirdi.

 

'Uzun zamandır beni rahatsız eden bir konuda yardımını alabilir miyim Parzival?' Adam dikkat kesildi.

 

'Tabii, dinliyorum.'

 

'20 yıl kadar önce Jagos adındaki buz panterimi Ulu Elf topraklarında bırakmak zorunda kalmıştım. Geri döndüğümde ondan hiçbir iz bulamadım. Benim için eski yoldaşımı bulabilir misin? Muhtemelen Numy gibi görünüyordur.' 20 yıl öncenin izlerini bulabilecek miydi? Tereddüt ettim. 'Belkide sana bu görevi vermemeliyim. Vaktini boşa harcamanı istemem. Jagos ölmüş olmalı. Yoksa beni bulurdu.'

 

'Parzival tanıdığım en iyi iz sürücüdür baba. Jagos'u bulabileceğine inanıyorum.'

 

Parzival'ın elini bu sefer içtenlikle sıktım. 'Eğer onu bulabilirsen bana büyük bir iyilik yapmış olursun. Ki ben, bana yapılan iyilikleri asla karşılıksız bırakmam. Bir Tanrı olarak benden istediğini dileyebilirsin.' Parzival biraz şaşırmıştı. Bir buz panterinin bu adam, Tanrı, için önemini yeni yeni kavrıyordu. Aralarında güçlü bir bağ olmalıydı. Bu görevi bir ödül için yapmıyordu. O zaten ödüllerin en yücesini çoktan karşısında duran adamdan almıştı.

 

'Hemen yola çıkıyorum efendimiz!'

 

'Gereken her türlü yardımı almakta özgürsün. Başdanışmana söylemen yeterli.' Parzival Başdanışman Avarosa'nın yanına giderken bahçede bekleyen Numy'i görmeye indik. İki metre boyundaki Numy'nin tüm bedeni kristallerle kaplıydı. Eski sahibi Aleif'i hemen tanıdı. Kuyruğunu sallayarak yanımıza geldi. Uzattığım elimi önce kokladı. Kulakları dikeldi. Ardından yalamaya başladı. İnsanlar geçmişi unuturdu ama hayvanlar asla!

 

'Seni gördüğüme sevindim kızım.' dedi Aleif. Gün ışığı kristallerini parlatıyordu. 'Zaman ne kadarda hızlı geçiyor değil mi baba? Onları bulduğumuz mağarayı hatırlıyorum. Boyları elim kadardı.'

 

'Geceleri beni uyutmuyorlardı. Tam bir baş belasıydılar.' Numy kafasını yan çevirip bana baktı. 'Hayvanlara neden çocuk diye seslendiğimizi bilir misin Aleif?' 

 

'Neden baba?'

 

'Çünkü onlarda çocuklar gibi dertlerini anlatamazlar.' Numy'nin çenesini okşadım. Tüylerinin rengi Jagos'tan biraz daha açıktı. Nerdesin oğlum? Özlem dolu bakışlarımı fark eden Aleif elini omzuma koydu.

 

'Merak etme, onu bulacak.' 

 

'Haklısın. Güvenilir bir dost edinmişsin. Aranızdaki ilişki sadece dostlukla mı sınırlı?'

 

'Ne? Hayır, dur evet… Baba!'

 

'Sadece sordum tatlım. Kardeşin ve ablana kıyasla sen bana çok az şey anlatıyorsun. Senin için endişeleniyorum, hepsi bu. Ona yoldaşını verdiğinden senin için özel birisidir diye düşünmüştüm.'

 

'Özel birisi doğru ama biraz farklı. Parzival ile ilk tanıştığımda doğuştan gözlerini kaybetmişti. Dünyanın neye benzediğini bilmeyen o adamın azmine hayran kalmıştım. O zamanlar aynı güçteydik ama bu eşitlik kısa sürecekti. Ona Numy'i verdim. Böylece hayat onun için daha kolay olacaktı.'

 

Kör bir adamın azmi benide hayran bıraktı. Yediğin yemeğin, giydiğin giysinin, sevdiğin insanların neye benzediklerini görememek büyük bir acıydı. Lakin bu onu güzelliklerin arkasında saklanan yalanlar ve kötülüklerden korumuştu. Parzival insanları kalp gözüyle görmeyi öğrenmişti. 

 

'Hapı ilk ona verdin değil mi? Dünyayı ilk kez gözleriyle görecek olan adamı mutlu etmek istedin. Ona yaptığın bu iyilik hayatını değiştirdi.' Aleif'in gözleri yaşardı. Burnunu çekti. Başını salladı. Yaptığım hap insanları güçlendiriyor, aynı zaman bütün hastalık ve engelleri yok ediyordu. 10,000 yıl önce çabaladığım şeyi başarmıştım. Dünyamdaki tüm hastalık ve engelleri ortadan kaldırabilecek bir hap üretmiştim. 

 

Aleif, Parzival'a hapı verdiği günü hatırladı. Kör adam çadırda oturuyor ve kadının anlattıklarını dinliyordu. Babasının ürettiği hapın insan bedeninin zincirlerini kırıp muazzam güçler verdiğinden bahsediyordu. Parzival bu habere çok heyecanlı görünmüyordu. Aleif yeni bir ordu kurmak için şehirden ayrıldığında ona destek olmak için gelmişti. Dostunun ricasını geri çeviremezdi. Kadın mücevherimsi hapı adamın avucuna bıraktıktan sonra yutmasını istedi. Parzival kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünerek hapı yutmuştu. Bedeninin ısındığını kısa bir süre hissettikten sonra hiçbir değişim hissetmedi. 

 

Kadın kapalı gözlerini açmasını istediğinde gözlerinin açık olduğunu düşünmüştü. Gözlerini açtığında sadece adlarını bildiği eşyaları ilk kez gördü. Renk renk çiçekleri gördü. Parzival eliyle gözlerini kapattı. Parmaklarını aralayıp tekrar baktı. Boğazı düğümlenmişti. Aleif çiçekleri ona verdiğinde korkuyla çiçekleri aldı. Renklerin canlılığı inanılmaz sonra kadına baktı. Sadece sesini duyabildiği Aleif'i gördüğünde ağlamaya başladı. Kadın, dostuna sarıldı. Bu mucizevi anda sözlerin hiçbir değeri yoktu. 

 

Bir şeyi kaybetmeden değerini bilemeyiz. Aç kalmadan yemeğin kıymetini, kesilmeden bir bacağın işlevini, ölmeden bir annenin değerini… Ya o şeye baştan hiç sahip değilsek? Bu dünya adil değildir. Adil olduğunu savunanlar ise hayalperesttir.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1451

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1198

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 157

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 150

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 149

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14940 Üye Sayısı
    • 709 Seri Sayısı
    • 33159 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr