Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 152: Tüylü Nusret'in Enfes Yemeği


Tüylü Nusret bizi masamıza oturttuktan sonra  özel olarak ilgilendi. Sipariş vermemizi istemiyordu. Kendi elleri ile hazırlayacağı özel yemeğini tam 10 dakika boyunca anlattı. Heyecanla yemeğini anlatırken beyaz kuyruğu sağa sola hızla sallanıyordu. Boş masa yoktu, insanlar merakla masamıza ve yerinde duramayan dükkan sahibine bakıyordu. Dükkana göz attım. Sade ama sıcak bir görüntüsü vardı. Onu özel yapan dükkanın şıklığı değil yemekleriydi. Yapacağı yemeği anlatmayı yeni bitiren Tüylü Nusret mutfak tarafına uçarak gitti. Giderken kuyruğu deli gibi sallanmaya devam ediyordu. Müşteriler onu izlerken kahkahalara boğuldu. Birkaç dakika sonra mutfaktan elinde içki şişesi ile çıkan garson yemekten önce bardaklarımızı doldurdu. Daha önce tavernalarda yemek yemiştim fakat bu benim için yeni bir deneyimdi. Güzel eşim ile cam bardaktaki şarap olduğunu tahmin ettiğim kırmızı içkimizden içtik. 

 

Hayatın bu yanını uzun zamandır tatmamıştım. İçimde bu duyguya hasret kaldığımı fark ettim. Normal insanlar gibi dışarı çıkmak, yemek yemek ve yarın olacakları düşünmemek ne kadar güzel ve tatlıydı. Anı yaşamak ve gerisini sonraya bırakmak. Bugün burada olan müşterileri kıskandım. İstediğim her şeye sahiptim ya da sahip olacak gücüm vardı ama bu refah duygusuna sahip olamıyordum. Kadehimdeki yarısını içtiğim içkiyi hafifçe salladım. Şarabın cam bardakta yükselip alçalan görüntüsünü izledim. Zenginlik, güç, şöhret ve mutluluk hepsine sahiptim. Aralarından elde ettiğim en zoru hangisidir diye düşündüm. Bu kesinlikle mutluluktu. Mutluluğumun geçici olmaması için kime dua etmeliydim? Duaları dinleyen biri var mıydı? Tanrı olan ben bunun cevabını veremiyordum. Varlığı bir efsane olan Alem Kralı bunu cevaplayabilir miydi?

 

‘Ne düşünüyorsun hayatım?’ Düşüncelerimden sıyrıldım. Masada oturduğumuzu dahi unutmuştum. Eşim dalgın halime gülüyordu.

 

‘Anı yaşamanın ne kadar güzel olduğunu düşünüyordum. Yarın ne olacağına kafa yormadan şimdinin tadını çıkarmak harika.’

 

‘Hahaha, bu halini daha önce görmemiştim. Sen sürekli gelecekten bahsedersin.’ 

 

'Seni sıkıyor muyum yoksa?' Ellerimiz masada buluştu.

 

'Hiçte bile. Bu halini ayrı sevdim.'

 

Yemeklerimiz bu sırada geldi. Kale yemeklerinden daha lezzetliydi. Tüylü Nusret yemeğimizi kendi servis etmişti. Yediğin tadını çıkarırken kıvrılan dudaklarımızı keyifle izliyordu. Polis'te büyük bir üne sahipti. Şimdiyse Tanrı ve Kraliçe eşininde yemeğini tatması herkesin kulağına gidecekti. Dükkanı büyütmeyi ya da ikincisini açmayı düşünmeye başlamıştı. Kıymetli misafirlerinin yemeğini beğendiklerini görebiliyordu. Kapı aralandı ve dışarıda bekleyen askerlerin başı içeri girdi. Gözüyle masaları taradı. Bizi görünce yanımıza geldi. Yemeğimin tadını çıkarıyordum ve bugün başka meselelerle ilgilenmek istemiyordum. Çavuş biraz eğildi.

 

'Efendimiz kaleden bir mesaj geldi.' Gözlerimi devirdim. Dönmemi bekleyemeyecek kadar önemli ne olmuş olabilirdi? 'Şeytan Kovucu başkente geldi. Sizinle görüşmek istiyormuş.'

 

İç çektim. 'Prenseslerle görüşebilir.' Çavuş ona verilen emirden ısrar etti.

 

'Prens Ursa'nın başı beladaymış efendimiz.'

 

'Ne dedin sen? Tamam hemen geliyorum.' Çatalımı ve bıçağımı hala yarısı duran yemeğimi bitirmeden bıraktım. Draris gözlerimin içine bakıyordu. 

 

'O elf kadına güvenmiyorum. Oğlumuz onun peşinden gittiği için bu hallere düştük. Kafasını Şeytan'ı öldürmekle bozmuş bir sapıktan başkası değil.'

 

'Eleel'i uzun zamandır tanırım. Eskiden tanıdığım elfe hiç benzemesede içinde bir yerlerde hala insanlara değer verdiğini düşünüyorum. Oğlumuzun başı belada olabilir, sırf kadına güvenmiyoruz diye Ursa'yı çaresiz bırakamayız.'

 

'Bende seninle geleceğim.' Yemeğini bıraktı. 'Oğluma acı çektiren şu kadını kendi gözlerimle görmek istiyorum.' Masadan yemeklerimizi bitirmeden kalktık. Yemek yemeye ihtiyacı olmayan ben, yarım kalan tabağıma üzülerek baktım. Beklediğinden erken kalktığımızı gören Tüylü Nusret koşarak yanımıza geldi. Bitirmediğimiz yemekleri görünce güler yüzü paramparça oldu.

 

'Efendimiz yemeği beğenmediler mi?' Dükkan sahibini unutmuştum.

 

'Tam tersi, yemeğin şahaneydi. Kısa zamanda ikimizide memnun ettin dükkan sahibi. Maalesef bir takım öncelikli işimiz çıktığından acilen ayrılmamız gerekiyor.'

 

'Oh anlıyorum.' Tüylü Nusret derin bir nefes aldı. Eğer Tanrı yemeğini beğenmeseydi bu dükkanın itibarını kötü etkilerdi. 'Sizi tekrar Tüylü'nün Yerinde görmeyi bekleriz efendimiz.'

 

'Tekrar geleceğimden emin olabilirsin. Kale ziyafetlerinin yemeklerini sana yaptıracağım.' Dükkan sahibi başını eğdi. Bu onun için büyük bir onurdu. Masamızdan ayrılırken diğer müşterilerde ayağa kalkıp saygıyla eğildiler.  Eşimle beraber geçirdiğim güzel akşam yemeğini zehir eden elfin sözlerini merak ediyordum. Şehir sokaklarının kalabalığından kaleye geri döndük. Toplantı odasına uğramadan kıyafetlerimi değiştirdim. Odada herkes toplanmıştı. Tanımadığım bir kişi bizle beraberdi. Aleif'in yanında duruyordu. Eleel Sho, elfler arasındaki adıyla Şeytan Kovucu, Ursa'nın başının dertte olduğunu anlatıyordu.

 

'Gökyüzü yarıldı ve Tanrılar yeryüzüne indi. Ursa'nın kaçmaya fırsatı olmadı.'

 

'Tanrılar neden Şeytan'a yardım etsinler ki? Onu cehenneme süren Tanrılardı.'

 

'Hem Ursa'nın orada ne işi vardı?' Sorular Eleel'i sıkıştırıyordu. Elf sorulara cevap vermekte yavaş kalıyordu. 

 

'Şeytan Tanrı bedenine kavuşunca onu destekleyen Tanrılar yardımına gelmiş olabilirler. Ursa bana oraya gideceğini söylemişti. Konuşmak istediği şeyler olduğunu söyledi.'

 

'Ne gibi şeyler?' Draris tek kaşını kaldırdı. Son derece şüpheciydi.

 

'Bilmiyorum, konuşmaya başlamadan Tanrıların saldırısına uğradık.'

 

'Benim merak ettiğim...' Otea elfin arkasından dolandı. Onu suçlar gibi bir hali vardı. 'Küçük kardeşim yakalanırken sen nasıl kaçtın?'

 

'Ursa yakalandığında beni daha önce görmediğim bir büyü ile uzağa ışınladı.'

 

Tanrılığa yükselmeden Ursa'nın yeteneklerinin değiştiğinin farkındaydık. Onları geliştirmek için durmadan çalışıyordu. Kılıç ustalığını bırakıp büyücülüğe dönmesi ona zor gelmişti. 

 

'Ursa nerede tutuluyor öyleyse?' diye sordum.

 

'Şeytan ordusunun kalbinde olmalı.'

 

'Biliyordum! Oğlumu falan düşündüğü yok. Şeytan'a saldırmak için oğlumu bir bahane olarak kullanıyor sadece!'

 

'Sakin ol Draris. Zaten Şeytan'a saldırmak için hazırdık. Ursa'nın ellerinde olduğunu bilmesekte saldıracaktık.'

 

'Onun sözlerine güvenmiyorum, son olaydan sonra Ursa'nın onunla görüşeceğine inanmıyorum.' Eleel başını eğdi. Suçluluk duygusunun altında eziliyordu.

 

'Eşim yaşananlardan dolayı hala sinirli, ona katılmak durumundayım. Oğlumla görüşmeyi bırak, mektuplarına bile cevap vermeyen sen, neden bu sefer onunla buluşmayı kabul ettin?'

 

'Şeytan Kovucu'nun Triton'un tarafına geçmiş olabileceğinden mi şüpheleniyorsun yoksa baba?' Frimold konuşmaya yeni bir boyut katmıştı. Odadaki herkese bu soru mantıklı geliyordu.

 

'Belki, belkide hayır.' Henüz bunu destekler bir kanıtım yoktu ama şüphelendiğim başka bir mesele vardı.

 

'Efendimiz! Ben Şeytan'ın zulmünden kaçtım. Ona çalışmaktansa kendini öldürürüm daha iyi. Bütün bunlar bir yanlış anlaşılmadan ibaret!'

 

'Şimdi düşündümde, Şeytan cehennemdeki bütün ruhlara hükmederdi. Senin yaşadığın acıdan daha fazlasını yaşamış yüzlerce ruh varken nasıl onun elinden sadece sen kurtulabildin?' diye sordu Aleif.

 

'Ben…!'

 

Oturduğum sandalyeden kalktım. Çaresizce susan Eleel'in karşısında durdum. 'Ölümden kaçtığında insani duygularını kaybettin değil mi? Geri dönmenin bedeli bu oldu.’




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1206

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 805

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16140 Üye Sayısı
    • 730 Seri Sayısı
    • 34267 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr