“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 150: Senin Kadar Güçlü Olmak İsterdim


Otea ve Aleif ailenin diğer bireylerine haber vermeye gittiklerinde eşimin rahatsızlandığı haberini aldım. Aceleyle dinlendiği yatak odamıza yürüdüm. Ursa’nın kaleyi terk ettiğini öğrenmiştim, annesini böyle bırakıp ayrılması hiç ona göre değildi. Yaralanmamdan kendini mi sorumlu tutuyordu? Kapıyı sessizce açtım ve yanında kimsenin olmadığını gördüm. Yatağı çevreleyen beyaz tülleri açtım. Kızıl saçları yatağa dağılmış duruyordu. Beyaz teni soluktu. Alnındaki soğuk terleri sildim. Göz kapakları kıpraşarak açıldılar. Sulu yeşil gözleri çok güzeldi. Dünya’nın en güzel kadınını üzmüştüm. Yavaşça kendine geliyordu. Elini tuttum, soğuktu. 

 

‘Döndüm hayatım. Dünyadaki en düşüncesiz eş olmalıyım. Bana olan sevgini asla sana gereği kadar gösteremedim. Ben, ben sadece ölene kadar seninle olmak istiyorum...’ 

 

Eşimin yaşlar süzülen gözleri boğazımı düğümledi. Draris’in ağlamasına dayanamıyordum. Hıçkırdım. Yatağından doğrulup sarıldık. 

 

‘Ayrı kalmamız beni kahretmiyor aşkım. Beni kahreden seni bir daha göremeyecek olmam. Senin yanında savaşacak kadar güçlü değilim ve bu beni üzüyor. Keşke yanında savaşabilecek kadar güçlü olsaydım. Daima seninle olabilirdim.’ 

 

Öksürmeye başladı. Onu tekrar yatağına yatırdım. ‘Sen kalede güven içinde beklerken kalbim rahat savaşıyorum. Güvende olduğunu bilmek bana cesaret veriyor. Dinlenmene devam et. Tekrar ziyaretine geleceğim.’ Draris gözlerini yumdu ve uykuya daldı. Odada onu ilk gördüğüme kıyasla şimdiden daha iyi görünüyordu. Kapıyı sessizce arkamdan örttüm. ‘Seni böyle görmek benide kahrediyor hayatım.’ Güneş tüm kudretiyle ışık saçıyordu. Ailemin geri kalanıyla tekrar buluştum. Çocuklarım, damadım ve torunlarım yeniden neşe içindeydi. Bu mutlu haberin paylaşılması için yeryüzünün dört bir tarafına ulaklar görevlendirildi. Tanrı uyanmış ve hepsine önderlik etmeye devam edecekti. Meleklerimi hiçbir yerde bulamıyordum. Frimold’dan öğrendiğim kadarıyla Şeytan’dan intikam olmak için bir plan hazırlamaktaymışlar. 

 

‘Işıkgetiren benden yardım istedi ama reddettim. O günden sonrada meleğimi görmedim. Şeytanla tek başlarına savaşacaklarını sanmıyorum.’ dedi Frimold. Küçük Elisar bacağıma yapışmıştı.

 

‘İyileştiğine çok sevindim dede!’ Eğilip en küçük torunumun başını okşadım. 

 

‘Ben yokken uslu durdun mu Küçük Elisar?’ Minik hevesle başını salladı. ‘Aferim torunuma. Deden annenle biraz konuşacak. Babanla bahçede biraz dolaşmak ister misin?’ Omen Elisar’ı bahçeye götürürken önceki konuya devam ettik. ‘Meleklerin gücü ona denk olamaz haklısın. Triton’a denk olabilecek kişilerin peşinde olmalılar. Eğer senden yardım istediyse diğer kişide Azat Tanrıçası olmalı.’

 

‘Azat Tanrıçası ziyaretine geldi ama bu konudan bahsetmedi. Sonradan haberi olmuş olabilir. Birkaç güne detayları öğrenmiş oluruz. Meleklerine ulaşmanın hızlı bir yolu var mı baba?’

 

‘Evet onlara seslenebilirim. Hemen geri dönebilirler. Yeni ordumuzun hazırlıkları ne alemde?’ Aleif bu konuda biraz ilerleme kat etmişti.

 

‘Emrimde 1,000 asker var. Sayıları artmaya devam ediyor. Hepside Cennet’e meydan okumaya hevesli askerler.’

 

‘Kraliyet askerleri ne durumda?’ Otea cevap verdi.

 

‘Kraliyet askerlerinden Gelecek Ordusuna katılmak isteyen 5,000 kişi var.’

 

‘Periler’inden davamıza kaç kişi katılacak Frimold?’

 

‘3,500 baba.’ Son olarak Mirana’ya döndüm.

 

‘Diğer ırklardan bize katılmaya razı olanların sayısı kaç?’

 

‘Azatlar hariç 10,000. Azat Tanrıçası henüz bir bildiride bulunmadı.’

 

‘Beni bekliyor olmalı. Tüm askerlerin güçlenmesini istiyorum, Şeytan’ın ölümü yakındır. Bu sefer elimden kaçamaz. Nerede saklandığını bulmalıyız.’

 

‘Aslında Şeytan saklanmıyor baba. Senden sonra kimse karşısına çıkacak cesareti gösteremedi. Ölümsüz topraklarında kendine bir ordu kurmakla meşgul.’

 

‘Ordusuyla beraber onuda yok edeceğiz. Gelecek Ordusunu toplayın çocuklarım. Bu leş yiyiciler tekrar türemeden başlarını ezelim.’

 

Herkes dağıldıktan sonra Meleklerimin neler çevirdiğini öğrenmek için onlara ulaşmaya çalıştım. Gözlerimi kapadım ve zihnimi boşalttım. Odis'in sesini duydum. Şaşırmış ama mutlu bir ses tonu vardı.

 

'Efendimiz!' 

 

'Neredesin Yaşam Meleğim?'

 

'Ejder Kralı'nın yanındayım efendim. Kendisini Şeytan'a karşı savaşa davet ediyordum. İntikamınızı almak için.'

 

'Kralı ikna edebildin mi bari?'

 

'Evet ettim. Ordusunu hazırlıyor. Müjdeli haberi ona ileteceğim.'

 

'Mutlu olurum. Şeytan’ı öldürüp Cennet’te sizleri bekleyeceğim. Şeytan’ı bana bırakın. Bu sefer işini bitireceğim. Otasis yanında değil mi?'

 

'Hayır efendim. O Şeytanı gizlice izleyeceğini söyledi.'

 

'Vakit kaybetmeden gelin meleğim.'

 

Odis ile konuştuktan sonra Otasis ile konuştum. Dört meleğin planını öğrendim. Ona Şeytanı izlemeye devam etmesini söyledim. Ordular yavaş yavaş başkentte toplanıyordu. Aralıksız yağan yağmurlar kesilmiş ve halk kötü günlerin geride kaldığını düşünmeye başlamıştı. Tanrı'nın uyanması bu sevinci artırmıştı. Genelde kötü haber tez yayılırdı ancak bu sefer iyi haber çok hızlı yayılmıştı. Yeryüzü derin bir nefes almıştı. Dünya'nın Tanrısı var olduğu sürece umut kesilmeyecekti. Çocuklar sokaklarda oyun oynuyor, halk sokakları dolduruyordu. Şehir eski canlılığına kavuşmuştu. Artık şehir demek bile Polis için yetersizdi. Etrafındaki küçük kasabalarda koca şehirlere dönüşmüş ve devasa bir metropol olmuştu. Özgürlükler şehri kapılarını herkese açıyordu. Yeni umutlarla her ırktan birey şehre geliyordu. Balkondan şehre bakarken sınırlarını göremiyordum. 

 

Azat Tanrıçası önden meleğini göndermişti. Ophelia’ya hediye ettiğim melek ile ilk kez karşılaştım. Sarışın siyah gözlü melek sert mizaçlıydı. Kaşları daima çatıktı. Kendini Savaşgetiren olarak tanıttı. Tanrıçasının güzel sözlerini ilettikten sonra sıradaki adımın ne olacağını sordu.

 

‘Sıradaki adımın ne olacağını zaten biliyorsun Savaşgetiren. Bir savaş olacak. Tanrıçanı bu savaşa sokmak için hazırlamıyor muydun zaten?’ Asyn dört meleğin planından haberimin olduğunu anladı. 

 

‘Efendimiz bizler sizin öcünüzü almak istedik. Lütfen diğerlerine kızmayın.’

 

‘Sizlerin suçu ölmemi beklememenizdi. Bu işten sıyrılamayacaksınız, hiçbiriniz. Cennet ayaklarımız altında ezildikten sonra Dördünüzün cezasına karar vereceğim. Tanrıçana Cennet’te buluşacağımızı söyle. Şeytanı gebertir gebertmez.’

 

‘Emredersiniz efendim.’ 

 

Savaşgetiren huzurumdan ayrılırken Işıkgetiren’den hala haber yoktu. Nereye gideceğini söylememişti. Ona ulaşmaya çalıştım ama başaramadım. Gelecek Ordusu Polis’te toplanıyordu. Onları takip eden haftalarda çekimser bakışlarıyla Azat askerleri şehre girdi. Tarihini unutmayan bu insanlar korkuyla yaşıyorlardı. Fakat geçmişten farklı olan bir şey varsa o da kontrolün artık benim elimde olduğuydu. Azatlar evlerindeymiş gibi hissetmeliydi. Bir tanesine yapılan hakaret bana yapılmış sayılacaktı. Azat askerlerinin kaldığı kamp bölgesini ziyarete gittim. Onlardan birini görmek üstlerindeki gerginliği biraz olsun azalttı. Birçoğu ile oturup sohbet ettim. Titan Polis’e yerleşmelerini önerdim. Ayrımcılık devri kapanmıştı ama geçmişin acımasız anıları onları elinde tutuyordu. Askerleri inceledim. Geliştirdiğim hap sayesinde Gökyüzü Sisteminde şimdiden yükselenleri görebiliyordum. Seçkin, Kahraman, Usta ve Büyükusta seviyelerinde çok asker vardı. Nadir birkaç kişinin Lord seviyesinde olduğunu gördüm ve Aziz seviyesinde ise sadece iki kişi vardı. Birkaç yıl daha lazımdı. Cenneti ezecek güce ulaşacaktık. 

 

Şeytan topraklarına yerleştiyse Thalia ve Arel'in halkları büyük acılar çekmiş olmalıydı. Pegasus'a binip kaleye geri döndüm. Büyüleyici atın Dünyada eşi benzeri yoktu. Zeus'un hediyesi olan bu ata gözüm gibi bakıyordum. Dünya dışında yaşayan onlarca halkı düşündüm. Hepsini merak ediyordum. Dünyamı kurtardıktan sonra bizim dışımızdaki halklara bakmak istiyordum. Neler yaptıklarını, geleneklerini, kültürlerini. Kale bahçesinde torunlarım beni bekliyordu. Pegasus'un güzelliğine hayranlıkla baktılar. 

 

'Ona binmekte özgürsünüz torunlarım. Sizi seveceğinden eminim.' Meira ve Myndir kanatlı beyaz atı sevmeye başladılar. 

 

'Seninle gelmemize izin verecek misin dede?' 

 

'Bunu annenize sormalısınız çocuklar. Benimle gelmenize izin verirse gelebilirsiniz.' Meira somurttu. Mirana'nın çocuklarını savaşa göndermek istemediği belliydi.

 

'Annem krallığın varisi olduğumuzu söylüyor. Hayatımızı tehlikeye atmamalıymışız.'

 

'Anneniz haklı çocuklar. Büyükler savaşırken küçükler güvende olmalı. Siz bizim geleceğimizsiniz. Krallığın geleceği sizin elinizde.'

 

'Ama biz kendimizi hiçbir şey yapmıyor gibi hissediyoruz.' Onları cesaretlendirmek için aklıma bir fikir geldi.

 

'Sizin için annenizle görüşeceğim torunlarım. Pegasus'u size emanet ediyorum.'




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1206

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 805

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16140 Üye Sayısı
    • 730 Seri Sayısı
    • 34267 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr