Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 130: Tanrıça'nın Doğuşu


Kaplanadam süvarileri Ölümsüzleri yandan sıkıştırdı. Arada sıkışan hortlaklar kaçacak yer bulamadılar. Savaş yeniden kızıştı. Kral Gualtian askerlerine ilerlemelerini emretti. Gökyüzünde çarpışan kartallar ve uçan yaratıkların savaşı sürüyordu. Kartal sayısı çok azalmıştı ve düşman kuvvetlerinden herhangi bir eksilme yoktu. 

 

Karlı tepelerde hazır bekleyen Kar Elfleri uzun yaylarını gerdiler. Gökyüzünü karartan kara oklar çok hızlıydı. Kartallar göğe yükselerek oklardan kaçındılar. Yaratıklar delik deşik olup yere düştüler. Şimdilik iki tarafta birbirine saldırmamıştı. Hortlaklar geri çekiliyordu. 

 

Şeytan Kral öfkeliydi. 2 ejder onun canını sıkıyordu. Ordusu dağıtılırlen seyretmekten nefret ediyordu. Kollarını kaldırdı ve bağırdı.

 

'Ayaklanın cehennemin askerleri!'

 

Ölen bütün hortlaklar ve diğer askerler yeniden ayaklanıyordu. Elfler, İnsanlar ve Kaplanadamlar'dan oluşan hortlaklar ilerledi. Çarpışma çok şiddetli oldu. Ölenlerin yerini yeni hortlaklar alıyordu. Ölen adamların ruhları huzur bulsun diye öldürülüyorlardı.

 

Frimold ejderlere yardım etmek için Kara Kartalla yükseldi. Kardeşini savaş alanına indirmişti. Ejderlere yetişti ve Dağ Ejderi'ne atladı. Ejder kükredi. Üzerine binen kişiyi tanımıyordu. Binlerce yıl önceki savaşta insanların ihanetini tatmıştı. Onlara güvenmekte kararsızdı.

 

'Kokun tanıdık geliyor insan. O adamla bir bağın mı var?' Frimold ejderin babasını kast ettiğini anladı.

 

'Evet o benim babam. Size yardım etmeye geldim kudretli ejderler!'

 

'Öyleyse sıkı tutun insan. Seni yitik ejderin tepesine atacağım. Şeytan Kralı alaşağı etmelisin. Bu kaosu bitirmenin tek yolu onu yenmek!'

 

'Anladım!'

 

'Kardeşim Panem rüzgar nefesinle bu insana yardım et. Yitik soydaşımızı huzura kavuşturma vakti geldi. Ruhu binlerce yıldır acı çekti.'

 

Bulut Ejderi Panem harekete geçti. Frimold Panem'in hareketlerine hayran kaldı. Rüzgarla dans ediyordu. Dağ Ejderine kıyasla daha ufaktı ama çok hızlıydı. Ejder kaslarını gerdi. Frimold kendini hazırladı. Yitik ejder ile göğüs göğüse mücadeleye girdi. Bu sırada Frimold peri kanatlarını çıkarıp zıpladı. Rüzgar ayakları altında yürümesi için yol oluyordu sanki. Yitik ejderin tepesindeki Şeytan Krala kargısını savurdu. Ograth yere serildi. Toprağa onlarca metreden düşsede bu onu öldürmeye yetmezdi. Hiçbir şey olmamış gibi yerden kalktı. Sırtındaki baltasını çıkardı.

 

'Kanını kafatasından içeceğim kadın!'

 

Rüzgar yeniden ona aşağı inmesinde yardım etti. O baltasını savuramadan Frimold hızıyla arkasına dolandı ve sırtına üç kez kargısını sapladı. Acıyla inledi Şeytan Kralı. Gücünü zincirleyen  fani bedeni yırttı. 

 

.

.

.

 

Ursa Şeytan Lordları'nın ikisiyle savaşıyordu. Hemen yanında Kara Mızrak Lideri Saulin vardı. Lordlar iki koca yaratığa dönüşmüştü. Bedenleri dikenlerle çevriliydi. Korkunç görünümleri dışında güçsüz olduklarını biliyordu. Sargon'u yendikten sonra o kadar da güçlü olmadıklarını fark etmişti. Zümrüt kılıcını korkusuzca savurdu. Bedeni dikenlere batsada zehir onu iyileştiriyordu. Bu acıya dayanabilirdi. Saulin de kara mızrağını diğer Lord'a sapladı. 

 

Mızraktan yaratığın bedenine yayılan kara büyü onu çıldırtarak patlamasına neden oldu. Ursa'da diğer yaratığı yere sermişti. Kar Efleri ve Kaplanadamlar'ın desteği beklenmedikti ve tam zamanındaydı. Neden koalisyonu reddetip yardıma gelmişlerdi ki?

 

Hortlakların arasında ışık saçan bir adam vardı. Ağır ağır yürüyordu ama ona yaklaşmaya çalışan elf, insan ve kaplanadamı ayırt etmeksizin yakıyordu. Ursa ileri atıldı ve zümrüt kılıcını adama savurdu. İnce beyaz bir kılıç saldırısını durdurdu. Beyaz saçlı adamla göz göz geldiler.

 

'Sen O'nun oğlu olmalısın.' Ursa tekrar saldırdı ama buda boşaydı. 'Damarlarında onun kanı akıyor! Enerjisini hissedebiliyorum. Sen her şeyimi elimden çalan adamın oğlusun!' Işıklar Ursa'ya çarptı. Siyah zırhı ısındı. Bedenini yakacak kadar sıcaktı.

 

'Sen kimsin!?' Işık tehlikeliydi. 

 

'Ben Auron'um. Işık Tanrıçası Vulheda'nın meleği! Seni öldürecek olanım!' Kılıcı ışıkla parladı. Zümrüt kılıcıyla karşılık verdi. Auron'un kılıcı çok sıcaktı. Gökyüzünden inen ışıklar dost düşman ayırt etmeden herkese vuruyordu. 

 

'Yanlış yoldasın Auron! Bir Tanrı'nın meleği Şeytan'ın safında yer almamalı. Seninle savaşmak istemiyorum.'

 

'Öyleyse bana yardımcı ol ve öl!' Işıklar bedenine çarptı. Ursa acıyla geri çekildi. Beyaz saçlı adamın babası ile arasında ne geçtiğini bilmiyordu fakat hoş şeyler yaşanmamıştı. Asasını çıkardı. Kukla orku hemen yanındaydı. Büyüleriyle karşı saldırıya geçti. Auron bütün saldırılarından kaçıyordu. Onu yenmek için bunlar yetersizdi. 'Babanda Tanrı olmadan önce bu yetenekleri kullanıyordu. Beni durduramamıştı. Sende durduramayacaksın.'

 

'Çok konuşuyorsun lanet melek!' Suratına bir yumruk attı. Melek kanayan burnunu tuttu. Zümrüt kılıç sonunda meleğin bedenini kesti. Zehrini bulaştırdı. Ursa bir Yılanadam olduğundan kılıcını kendi zehriyle güçlendirmişti. Etkisi çok hızlı ortaya çıkıyordu.

 

Auron dengesini kurmada zorlanıyordu. Zehirlenmişti. Gözleri bulanıklaşıyordu. Kutsal kanı kirlenmişti. Nefret ettiği adamın oğlu onu zehirlemişti. Öfkesi daha da arttı. Bedeni ışıkla parladı. Her şeyiyle savaşacaktı. Gökyüzünde bir girdap oluştu. Yeşil geçitten bir Tanrı iniyordu. İnişinin görkemi büyüleyiciydi. Işıklar saçan Vulheda yeryüzüne iniyordu. Melek kanatlarını açtı. 

 

'Yeryüzüne bir Tanrı mı çağırdın!? Sen ciddi olamazsın!' 

 

Ortalık tam bir karmaşa içindeydi. Ejderler, Ölümsüzler, Şeytanlar, Elfler, İnsanlar ve Kaplanadamlar savaşıyordu. Bunun üzerine gökyüzü yarılmıştı. Yeryüzüne bir Tanrıça inmişti. Ursa, Auron'u yenebileceğini düşünmüştü fakat bir Tanrı'ya karşı hiçbir şey yapamazdı. 

 

Vulheda gözlerini açtı. Sesi kibirliydi. Bedeni saf ışıktan oluşuyordu.

 

'Karanlığa esir düşmüş ruhlarınıza ışığı yerleştireceğim kafirler!'

 

Sırayla herkesin bedeni ışıkla doluyordu. Işık yürekleri yakıyor ve en pişman duydukları anıları günyüzüne yeniden çıkarıyordu. Pişmanlık ve vicdan azabı duyguları bedenleri içeriden parçalıyordu. Bağırışlar ve feryatlar yükseliyordu.

 

'Kes şunu seni yoldan sapmış Tanrıça! Koruman gerekenlere zulmediyorsun. Tanrıların yüz karasısın!'

 

Vulheda ona hakaret etmeye cüret edene baktı. Ejder kanatlara sahip siyah bir zırh giyen genç adam vardı karşısında. Gözleri parladı. Elini kaldırdı. Adamın yeşil gözlerine kenetlendi ve en derininde saklı pişmanlıklarına baktı. 

 

Babasını suçluyarak büyüdüğü çocukluğu hiç olmadığı kadar Ursa'ya acı verici geliyordu. Onu hiç tanıyamamıştı. Yanında sadece annesi vardı. Gündüzler sessiz geçsede gecelerin yalnızlığı daha da acı vericiydi. Geçmişi hatırlamak istemiyordu. 

 

'Çık kafamdan! Bunların hepsi geçti artık yalnız değilim.' Vulheda'nın büyüsü bozuldu. 'Siz Tanrılar ucuz numaralar kullanıyorsunuz. Benim iradem sizin gücünüzün ötesinde. Beni kandıramazsınız. Hepiniz yalansınız!'

 

Tanrıça'ya saldırdı. Vulheda eliyle kılıcı durdurdu. Ursa'nın gücü onu yenmekten çok uzaktı. 

 

'Güçsüz olduktan sonra sözlerinin anlamı yok kafir. Yıkıl karşımdan.' Işık Ursa'yı yaktı. Bayılmamak için kendini tuttu. Yıkılmayacaktı.

 

'Cesedimi çiğnemeden olmaz!'

 

.

.

.

 

Ograth bir boğayı andırıyordu. Boynuzları çok uzun ve kan kırmızı gözleri vardı. Kamçı şeklinde uzun bir kuyruğu vardı. Frimold'un iki katıydı. Ağır ve sağlam darbeler indiriyordu. Altın kalkan şimdilik bütün darbeleri engelliyordu.

 

Frimold, Şeytan Kralı yaralamaya devam etti. Hızlı ve atikti. Ograth ona yetişmiyordu. Kargıyı göğsüne sapladı. Şeytan Kral acıyla inledi. Kargı göğsünü yarmış ve arkadan çıkmıştı. Dizlerinin üzerine çöktü. Frimold kargıyı geri çekmek için uzandı. Ograth henüz ölmemişti. Kadını yakaladı ve yere yapıştırdı. Frimold gardını düşürmüştü. Kalkanını kendine siper etti. 

 

Kralın yumrukları onu sersemletti. Bedeninden kanlar akıyordu ama umrunda değildi. İki yumruğunu aynı anda kalkana vurdu. Kalkan parçalara ayrıldı. Frimold'u boğazından yakalayıp kaldırdı. Nefes alamıyordu. Bacakları çırpınıyordu. Gökyüzünün yarılmasını gördü. Işıklar saçan bir Tanrı yeryüzüne iniyordu. Pes edemezdi.

 

Hançerlerini çağırdı. İkisini birden Ograth'ın kalın kafasındaki kan kırmızı gözlerine sapladı. Şeytan Kral bağırarak onu bıraktı. Göğsündeki kargıyı Frimold hızla çekti ve gırtlağına sapladı. Şeytan Kral ölmüştü. 

 

Gökyüzündeki Tanrıça'nın karşısında dikilen silüeti görebiliyordu. Bu kardeşi Ursa'ydı. Acele etmeli ve ona yardım etmeliydi. Bir Tanrı'ya rakip olamazdı. Onun için erkendi. Yürümeye çalışsada çok yorgundu. Tüm gücünü kullanmıştı. Kardeşinin ölümünü izleyemezdi.

 

'Yükselme zamanın geldi öğrencim. Azmini takdir ederim.' Zihninde konuşan ustası Doğa ve Beşeriyetin Tanrısı İdarr'dı. 

 

Frimold'un bedeninden gökyüzüne bir ışık yükseldi. Tanrılığa yükselme zamanı sonunda gelmişti.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1335

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 945

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 704

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 576

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17734 Üye Sayısı
  • 481 Seri Sayısı
  • 23937 Bölüm Sayısı


creator
manga tr