"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 128: Şeytan Kral Savaşa Katılır


Ursa Karagüneş Polis şehrinden 6 ay önce ayrılmıştı. O ve adamları atlarını Ölümsüzler'in topraklarına doğru sürüyorlardı. Kayıp ruhun nerede olduğu belli değildi. Ölümsüzleri takip edeceklerdi. Bir kez ruhun izine rastladıklarında Yılanadamlar'ın izini kaybetmesi imkansızdı. İnsan bedenine kavuşsalarda ırklarına has özellikleri yitirmemişlerdi. Yeşil keskin gözler, iz sürme ve kokuyu izleme bunlar arasındaydı. Soğukkanlılıkları devam ediyordu.

 

'Ulu Elf topraklarına varmak üzereyiz Bayan Rochel.' At sürenler arasında Rochel'ın başka alemden yakın arkadaşı Elix'te vardı. Prens'in emir subayı rapor vermek için dönüyordu. Atlarını yavaşlattılar. Henüz şafak sökmemişti.

 

'Sınırda çatışma var Prens'im. Ölümsüzler harekete geçmiş.' 

 

'Acele edelim.'

 

Sürdüler atlarını Prens'in birliği çatışmaya doğru. Elf konakları arasında şehir görüntüsüne sahip olan tek konak Ulu Elfler'indi. Hortlak sürüleri çarpık dağ geçitlerinden elf ormanlarına giriyordu. Kirli ellerini bakir topraklara sürüyorlardı. 

 

Tepelerden akın akın gelen hortlakların sonu gelmiyordu. Sınırda elf kuleleri direniyordu. Karanlık dağlardan çığlıklar atarak uçan yaratıklar belirdi. Gözleri olmayan yarasaya benzeyen büyük gri yaratıklardı bunlar.

 

Yaratığın tepesinde onu süren bir süvari vardı. Uçan yaratık elf kulesini pençeleriyle yıktı. Kayalar etrafa savruldu. Elflerin okları yaratığın kalın derisine işlemiyordu. Elf Lordu Arel yayını gerdi. Attığı ok yüz metre uzaktaki yaratığı uçuran süvariye isabet etti. Hortlak çığlık atarak yere düştü.

 

Karanlık dağlardan daha fazla uçan süvari geliyordu. Kara topraklardan Şeytan Kral savaşı izlemekteydi. Lordlar emirleri bekliyorlardı. Piyonlarını önden göndererek düşmanın durumunu yokluyordu. Ateşi harlıyordu. 

 

'O burada mı?'  diye sordu Auron'a.

 

'Hayır. Eğer gelseydi hepimiz varlığını hissederdik. İlerlemeye devam edersek mutlaka yüzünü gösterecektir.'

 

'Bütün kanlar arasında en beğendiğim her zaman elf kanı olmuştur.' Lordlarına işaret verdi. Elit askerlerin savaşa katılma sırası gelmişti.

 

Elf Lordu Arel hortlak sürüleri ve uçan süvarileri zor tutuyordu. Askerleri yorgundu. Her şey pamuk ipliğindeydi. Ufak bir hatada ülkesine elveda diyebilirdi. Üzerine düşen gölgeyle yukarı baktı. Gökyüzünde büyük kartallar vardı. Periler sonunda gelmişti. 

 

Kartal filosu uçan yaratıkların üstüne bindi. Hem yerde hemde gökyüzünde savaş sürüyordu. Kara bir kartal Elf Lordu'nun yakınlarına indi. Altın zırhıyla Frimold Arel'e katıldı.

 

Ölümsüz elit askerler hortlakların seviye olarak çok üzerindeydi. Güç ve zeka farkı fazlaydı. Düşmanın üzerine ölüm saçıyorlardı. Elf safları bir anda yarıldı ve düzen bozuldu. Askerler elfleri katlediyorlardı. Frimold hançerini kaldırdı.

 

Gökyüzünden inen ışıklar düşmanı kavurmaya başladı. Hemen buna karşılık olarak kara topraklardan karanlık bir sis savaş alanının ön hattını sardı. En cesur askerler bile kara sisin içinde kendini kaybediyordu. Elleri silah tutmaz oluyordu. Hortlaklar sisle beraber ilerliyor ve herkesi katlederek hattı yarıyorlardı. 

 

'Şimdi ne yapacağız?!' diye bağırdı Arel. Yayıyla durmadan kara sise ok fırlatıyordu.

 

'Korkmayın! Ben Doğa Anayım!' Gözlerini yumdu. Doğa onun emrindeydi. İklimleri dahi kontrol edebilirdi. Kaşları çatıldı ve yanaklarından terler damladı.

 

Kara sisin ortasında bir kasırga belirdi. Sisi dağıtmakla kalmadı, düşman birliklerini havaya savurdu. Ursa ve adamları atlarını düzenleri kırılan baskıncılara sürdü. Elfler onu takip etti. Dağılan sisin hemen arkasında gördükleri hepsinin ruhuna korku saldı. Yüzlerce Ölüm Şövalyesi savaşa katılmıştı. 

 

Frimold, bir Ölüm Şövalyesi yüzünden hayatını bir kez kaybetmişti. Bu tekrar yaşanmayacaktı. Elf Lord'u ile ileriye atıldılar. Ne kadarını tutabileceklerini bilmiyordu. Ölüşünü hatırladı. Bu yaratıkları doğduklarına pişman edecekti. Düşman safları arasında iki ışık gördü. Işıklar elflere çarpıyor ve canlarını alıyordu. Koşmaya devam etti. Işık ona döndü.

 

Bir çift gözün ona baktığını hissetti. Vakit kaybetmeden kalkanını ve kargısını kuşandı. Işık kalkanına çarptı. Öfkeli bir ses kulaklarındaydı.

 

'Beni hatırladın mı sürtük!' Bu tarikatta savaştığı Auron'un oğluydu! Kafası karıştı. Auron Ölümsüzler'e mi katılmıştı?

 

Kalkanını adamın suratına çarptı. Son savaştan sonra çok güçlenmişti. Auron'un oğlu onun rakibi olamazdı. İkinci ışık hemen yanında belirdi. İkinci oğulda dövüşe katılmıştı. 

 

.

.

.

 

Ursa'nın atı korktu ve sahibini üstünden attı. Ölüm Şövalyesi tam karşısındaydı. Kukla orkunu çağırdı. Şövalyeye bu kadar yakınken bacaklarının titremesini durduramıyordu. Dış dünya hakkında fazla tecrübesi yoktu. Gördüğü en korkunç yaratık buydu. Miğferin içinden bir çift kızıl göz Ursa'ya baktı. Koca yaratık kılıcını savurdu.

 

Ursa'nın orku kılıcı tuttu. Genç Prens havaya sıçradı ve zehir kılıcını yaratığın miğferine sapladı. Miğferden kara dumanlar yükseldi. İnsana ait olmayan çığlık uzun süre kesilmedi. Parçalanan miğferin arkasındaki çirkin yüz Ursa'nın midesini bulandırdı. Asasıyla yaratığın suratını kavurdu.

 

Ölüm Şövalyesi yere devrildi ve hareket etmeyi kesti. Askerler koca yaratığın ölmesiyle tekrar moral kazandılar. Lakin Ölüm Şövalyelerinden yüzlerce vardı. Sevinmek için erkendi. Şövalyelerin arasında yeniden hortlaklar gelmeye başlamıştı. Savaş alanına Şeytan Lordları da geliyordu. Hepsi aynı kırmızı zırhı giyiyordu. 

 

'İnsana benziyorlar.' dedi Ursa.

 

'Öyle göründüklere bakma, gerçek biçimleri bu değil. Hepside korkunç yaratıklara dönüşüyor.' Rochel, Prens'e yetişti. Elix hemen yanındaydı.

 

'Bayan Rochel ön safta yer almamalısınız. Gücünüzü kullanırken savunmasız kalıyorsunuz!'

 

'Yeterince yaklaşmazsam Şeytan Lordlar'ından birini esir almana yardım edemem!' Ursa kadına hak verdi.

 

'Tamam ama dikkatli olun.'

 

Rochel biraz geri çekildi ve sakin bir yer buldu. Konsantre oldu ve gücünü serbest bıraktı. Oval siyah kapılar belirmeye başladı. Kapılardan ellerinde silahlarıyla koşan 400'den fazla asker vardı. Hortlaklar nerden geldiğini göremedikleri düşmanla dağıldılar. Rochel saklandığı yerde kıpırdamadan durmayı sürdürdü.

 

Şeytan Kral savaşı izlediği tepede öfkeliydi. Garip doğa olayları ve kartallar saldırı yavaşlatıyordu. Elleri kan dökmek için kaşınıyorlardı. Savaş alanında ölenlerin ve metallerin buluşma sesi kanını kaynatıyordu. Daha fazla izleyici olarak kalmamaya karar verdi. Bütün lordlar savaş alanına inmişlerdi. Kral'ın da inme vakti gelmişti. Boynunda asılı duran kolyeyi kopardı. Kolye kızıl ışıklar saçarak göğe yükseldi. Işıklar şiddetini artırdı. 

 

Kara dağlardan yükselen kızıl ışık bir ejdere dönüşürken beraberinde herkesin umutlarını söndürdü. Bu dünyada ejderlerin yok olduğuna inananlar hala vardı ama artık onlarda gitmediklerini öğrenmişlerdi. Ograth ejderin tepesine bindi ve savaş alanına doğru süzüldü. Eski zamanlarda katledilmiş bu ejder, Şeytan Kral Ograth’a efendisi tarafından verilmişti.

 

Kara nefesi ölümlülerin ruhlarını parçalıyordu. Yeşeren umutlar sönmüş ve askerler korkuyla geri çekilmeye başlamışlardı. Korkunun yeşerdiği topraklar kara lekelere bulanmıştı. Her şeyin sonu gelmişti. Şeytan Kral asırlar önce yarım bıraktığı işi bitirmek için cehennemden dönmüştü. Korku nedir bilmez Ölümsüzler düşman saflarını talan ederek ilerledi. Gökyüzündeki kartallar kudretli ejderin etrafında bir bir can veriyordu. Bugün düşman hamlesini sağlam yapmıştı.

 

Ursa, Rochel’ı bulmak için savaş alanında son kalanlar arasındaydı. Kadının nereye saklandığını hengame arasında göremiyordu. Acele etmeli ve hemen buradan çıkmalıydılar. Uzaklardan başka bir kükreme sesi duyuldu. Ses kara dağlardan gelmiyordu. Başka bir belanın arkalarından onları çevrelediğini düşündü. Şafakla doğan güneş umudun hala sönmediğini müjdeledi. Ufukta 2 ejder belirmişti.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1460

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1200

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 992

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 782

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15288 Üye Sayısı
    • 722 Seri Sayısı
    • 33472 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr