Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 125: Karagüneş Festivali


 Zihnimde Tanrı güçlerim belirdi:

 

Binlerce yılın birikmiş nefreti bedenini kaplıyor. Nefret ve kin senin zırhın. Öfken arttıkça zırhın zincirlerini kırıyor.

Cennetin ve Göklerin Gazabısın, yok ettiğin her şey patlamaya sebep oluyor. Hiçbir ateş sana etki edemez. Sen bütün ateşleri harlayan en derin yürek ateşinin sahibisin. Gazabın!

Kanla kutsanmış kanatların jilet kadar keskin ve bir yıldırım gibi hızlı. Işık seni kıskanıyor.

Kanın yeryüzündeki varlıklar için şifa kaynağı. Tek bir damlası dahi yaraları iyileştirebilir. Sadece bu kanın ağır bedelini ödemeye hazır olanlar kanınla iyileşebilirler.

Kolların dağları kesecek güçte. Kendini yıkılmaz sanan dağlar önünde saygıyla eğiliyor.

Büyünün kavurucu yankısını duyan herkesin delirmesine neden oluyor.

Büyün şekilsiz ve katıksız nefre yığını. Adı hayırsız ve acı verici.

 

Bedenimi saran nefretim zırha büründü. Kan kırmızısı parlak zırhın ihtişamı nefes kesiciydi. Avuçlarım kırmızı, içi mor bir dalgayla parlıyordu. Şekilsiz ve katıksız büyüm bu olmalıydı. Avucumu kılıcımda gezdirdim. Kılıç ince bir kızıl parıltıya kavuştu. 

 

Zırhım öfkemin boyutuyla gelişecekti. 11,000 yıllık nefretin sonucu bu muydu? Bunun mutlak hali neydi? Kaç bin yıla daha ihtiyacım vardı?

 

Ursa saldırıya geçti. Ejder kanatlarıyla yükseldi. Hemen peşi sıra havaya yükseldim. Kılıçlarımız birbirine kenetlendi. Çarpışan metallerden kıvılcımlar sıçradı. Kendimi eski ben ile dövüşüyorum sandım. Zehir Lordu tekniği gerçekten harika bir teknikti. 

 

Aramızda bariz bir kaba kuvvet farkı vardı. Kılıcımı zorlanmadan tekrar savurdum. Ursa geriye savruldu. Ayakları üzerinde düşmeden durdu. Zamanında deneyemediğim zırhın sağlamlığını merak etim. Tepesine atladım ve kılıcımı savurdum. Kol zırhından destek alarak dayandı. Mat siyah zırh dayanıklı duruyordu. 

 

Miğferinin altında parlayan yeşil gözleri hırsla doluydu. Bana neler yapabildiğini göstermeye can atıyordu.

 

Kılıç dövüşüne devam ederse hemen kaybedecekti. Geri çekildi ve boştaki elinde Girdap Zehri Lordu Asası'nı çıkardı. Ateş toplarını arka arkaya üstüme yolladı.

 

'Yeryüzündeki hiçbir ateş bana etki etmez.' Alevlerden kaçınmadım. Rüzgar emrimdeydi. Dumanları ve yayılan alevleri dışarı fırlattı. Tüm elementlere hakim olan o asa büyüleyiciydi. Auron ile yaptığım son savaşta çok işime yaramıştı.

 

Asa 5 farklı renkte parladı. Bütün büyülerini aynı anda mı yapıyordu? Bedeni ilahi bir kutsama almış gibi parlamaya başladı. Hızı iki katına çıkmıştı. Arkamdan dolandı. Tam vaktinde kılıcımı kaldırdım. Havaya yükseldim.

 

Büyümü saldım. Çok hızlıydı. Atışlarım ona isabet etmiyordu. Hız konusunda benden aşağı kalır yanı yoktu. Zıplayarak tam karşımda belirdi. Süzüldüm ve zümrüt kılıç burnumun üzerinden geçerek saçlarımı kesti.

 

Göğsüne sağlam bir tekme attım. Öksürüğünü tutmaya çalışıyordu ki onu zırhından tutup mermer zemine fırlattım. Zemin göçtü. Göçüğün içinde onu göremiyordum. Fazla mı derine gömülmüştü?

 

Karanlık titreşimi ensemde hissettim. Kaçmaya fırsatım olmadı. 5 metre uzunluğundaki Karanlığın Ahiret Mızrağı bana çarptı. Dövüşümüz sırasında aldığım en ağır darbeydi. Ahiret Mızrağı bana çarpmadan hemen önce sanki zaman yavaşlamıştı. Cisimleşmiş zırhımın hareketini izliyordum. Sert metal buharlaştı ve mızrak bana çarpmadan önce etrafını sardı. Yıkımın büyük çoğunluğunu yuttu. 

 

Patlamayla yere düştü. Karanlık üzerime bulaşmıştı. Aldığım ilk darbeydi ve bedenime acı yayıldı. Artık Extia ile bağım yoktu. Bedenim acıyı hissedebiliyordu. 

 

Ahiret Mızrağından nefret ediyordum. Acı çekmekten de nefret ediyordum. Zırhım parlıyordu. Mızrağı soğurarak gelişime mi girmişti?

 

Ayağa kalktım. Ursa da göçükten çıkmıştı. Karanlık hala üzerimdeydi. Canımı yakıyordu. Parlayan zırh şekil değiştirdi. Rengi siyaha büründü ve bedenimi saran karanlığı içine çekti. Yeniden parlayarak eski haline döndü. Gelişimden kastı bu muydu? Durumdan duruma göre şekil değiştirerek her türlü dejavantajdan beni koruyordu. 

 

Ursa parmağındaki yüzüğe dokundu. Yüzükten cüsseli bir ork çıktı. Asanın sağladığı bir diğer yetenekti bu. Henüz ilk aşamasında olduğu belli oluyordu. Kukla edinme sayısı birdi. O orkun beni tutması imkansızdı.

 

'Yolculuk pekte güvenli geçmedi baba.' 

 

Ork iki baltasını kuşandı ve kükredi. Kükreyişi dizlerimi titretti. Göremediğim bir baskı dizlerimi aşağı çekiyordu. Bacaklarım direniyordu. Ork baltalarını fırlattı. Kanatlarım beni yere çeken güce karşı koyamıyordu. Jilet keskinliğindeki tüyler baltaları engelledi. Ork ellerini havaya kaldırdı ve baltalar yeniden ellerine uçtu.

 

'Yeni arkadaş edinmişsin. Onu parçalara ayırırsam kızma bana.' 

 

Kılıcımla iki ardışık çapraz kesit fırlattım. Saldırım kukla orkun tam göğsünde patladı. Dağılarak havaya uçtu, geriye hiçbir kalmadı. Kestiğim her şey patlayacak derken ciddiydi. Oğlumu patlatmak istemiyordum. Kılıcımı kınına soktum. 

 

'Bu kadarı yeterli…'

 

Yok olan orkun arkasında bıraktığı dumanlar dağıldı. Ursa kollarını havaya kaldırmış devasa bir alev topunu bana fırlatmak üzereydi. Dövüşün bittiğini söylediğimde çoktan alev topu ellerinin arasından çıkmıştı.

 

'Kahretsin! Baba dikkat et!' 

 

Alevler bana zarar veremezdi. Yerimden kıpırdamadım. Koca alev topu buzla kaplandı. Hemen tepemde buzdan bir yol oluştu ve koca buz topu beni aşıp salonun duvarına tosladı. 

 

Alev topunu buza ben çevirmemiştim. Aleif ve Otea üst kattan aşağı atladılar. 

 

'Baba iyi misin?'

 

'Bir şeyim yok. Zamanında engellediniz.' O alev topundan etkilenmeyecektim ama neyse…

 

Mirana merdivenlerden inerek yanımıza geldi. Endişeli görünüyordu. 

 

Bende endişeliydim. Çocuklarım benden sonra yeryüzünün en güçlüleri olacaklardı. Hiçbirinin benden önce ölmesini istemiyordum.  Bu yüzden güçlenmeleri gerekiyordu. Tanrılarla yapacağımız savaşa hazır olmalıydılar.

 

O günden sonra yoğun eğitimlerine başladım. Mirana hariç 3 çocuğumla her gün antrenman yaptım. Üçüde çok güçlüydü ancak gerçek bir Tanrı olan benim karşımda çaresiz kalıyorlardı. Onları Tanrılar'a denk savaşçılar haline getirmeliydim. Onları gözlemliyor ve Gökyüzü Sistemi'nin basamaklarını oluşturuyordum.

 

Halkımızın ve Dünyamız'ın geleceği bu sisteme bağlıydı. Güçlenemezsek köle olmaya devam edecektim. Kimse köle olmak istemezdi. Köleysen bunun iki sebebi vardır.  Güçsüzsündür ya da köle olarak doğmuşsundur. Kaderini kabullenip sesini çıkarmazsan tepene basarlardı.

.

.

.

Büyük kartallar ufukta kara lekeler halinde göründüğünde antrenmanların 4. ayındaydık. Gökyüzü Sistemi üzerine çalışmalarımı ilerletmiştim. Bunun dışında tapınakların yıkım emri verilmiş ve ilk yıkılanlardan biri Kehanet'in Tanrısı Foemis'in Vura şehrindeki tapınağı olmuştu. Zavallı sesini bile çıkaramamıştı.

 

Frimold, Omen ve torunum gelmişti! Bugün tüm ailenin bir araya gelişinin kutlamaları olacaktı. Bugüne Karagüneş Festivali adını verdim. Otea bütün hanların bedava içki ve yemek sunmalarını emretti. Bugün hiçbir yemek ya da içki parayla satılmayacaktı. Herkes Krallık'tan karşılanacaktı. Halk gökyüzünde süzülen kartalları sevinç gösterileri ile karşıladı. Kale bahçesinde kızımın, damadımın ve torunum gelişini hep beraber bekliyorduk. 

 

Simsiyah tüylerle kaplı kartalı hemen tanıdım. Tanrı olmadan önce Extyl ile yarattığım kartaldı bu. Ona kendi iradesini bahsetmiştim. Bütün kartallardan daha heybetli ve görkemliydi. Kutsal Düzen tarikatının içinde bulunduğu Peri Ormanı'nın Kartal Kralı olmuştu. Benim hayat verdiğim bir varlıktan daha azını bekleyemezdim zaten. 

 

Kartal Kralı kale bahçesine tüm asaletiyle indi. Diğer 2 kartalda bahçeye iniş yaptı. Kayn ve Rochel'i gördüm. Otea'nın tarikattaki eğitmeni Ailmar da gelmişti. Diğer kartalda ise dünürlerim Bay Dust ve Bayan Zusda Ateşnefes'te gelmişlerdi. Kara Kartal Kralı kanatlarını kapattı. Sonunda asıl beklediklerim yere ayak bastılar.

 

Frimold ve Omen'in ortasında ufak torunumu gördüm. 10 yaşlarındaydı. El ele tutuşmuş bu tarafa doğru yürüyorlardı.  Bugün bütün ailemin toplandığı en güzel ve muhteşem gündü.

 

'Merhaba baba, biz geldik. Torunun Elisar Ateşnefes ile tanış.'




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1340

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1131

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 706

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 620

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 578

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 465

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17780 Üye Sayısı
  • 486 Seri Sayısı
  • 24182 Bölüm Sayısı


creator
manga tr