Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 117: Acı ve Haz İkizleri


Extia heykele dokundu. Heykelin içinde yatan sıcaklığı hissetti. Zavallı çocuklar kendilerini korumak için geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdi. Çaresiz kaldıklarında hayatta kalabilmek uğruna en kötü seçeneğe bel bağlamışlardı. En beteri ölmekti tabi, ancak hayatı bir zindana çevirmek ölmekten daha iyi miydi?

 

'Neden acele etmemiz gerektiğini söylemedin Ejder Kral. Çocuklarının üstünde bir tehdit olsaydı bunu asırlar önce yaparlardı.'

'Bende bu yüzden korkuyordum. Abin onların gerçek ejderler olduklarını öğrenmiş olabilir. Onları kullanmak, acı çektirmek isteyecektir.'

'Abim pis işleri kendisi yapmaz. Yanında hep ulakları, melekleri ya da dostları olmuştur. Zarafetini bozacak bir toz tanesi bile sinirini bozar.'

'O zaman durum çok daha kötü. Bir değil iki Tanrıyla baş etmemiz gerek.'

'Üçümüzle birden baş edemez.' Extia, Tethos ile dövüşünde kopup yerine büyüsüyle yaptığı siyah mor kolunu tuttu. Azyl zamanında yetişmeseydi ölmüş olacaktı.

'Kötü anılar ha? Kardeşlerinin sırtımda açtığı yara hala sıcak.'

'Kardeşlerimin yaptıkları için beni suçlayamazsın.'

'Doğru suçlayamam ama o gün sende oradaydın. Senin yüzünden savaşı kaybettik, dünyayı kaybettik...' Extia, Chinjoka'nın hüznünü fark etti. Özür dilemesi hiçbir şeyi değiştirmeyecekti ama pişman olduğunu söylemek istedi.

'Yaptığım hatanın geçte olsa farkına vardım. Şimdi bunu telafi etmek için uğraşıyorum.'

'Yaptığın şey için seni affedemem fakat şimdilik görmezden gelebilirim.'

'Teşekkür ederim.'

 

Bulutlar başkentin üzerinde toplaşıyordu. Güneş altın şehre ışıkları vermeyi kesti. Çevredeki insanlar endişeyle sokakları boşaltıyorlardı. Bir terslik olduğunu anlayan ikili heykellerin yanından ayrıldı. Birkaç dakika öncesine kadar tıklım tıklım olan sokaklar tamamen boştu. Dükkanlar kapanmıştı. Ölü, terk edilmiş bir şehri andırıyordu artık Polis.

 

Ve gök yarıldı...

 

.

.

.



Polis'i gölgede bırakan kara bulutları görebiliyordum. Gördüğüm şeyden memnun değildim. Hiç hayra alamet değildi. Otea'ya hızlanalım dedim. Ormanlık araziden çıktığımızda şehrin dışında yaşayan köylülerin Polis'ten uzaklaşısını gördüm. Zengin halktan bazı kimselerse at arabalarına binerek şehirden ayrılıyordu.

 

Şehvetin ve Görkemin Tanrısının yeteneği öngörülerinden mi oluşuyordu? Kehanet Tanrısı Foemis ile benzer bir yeteneği olabilirdi. Bu Tanrılara akıl sır erdirilmiyordu. Bilmediğim yeteneklerle donatılmışlardı. Şehre yaklaşırken muhafızlar bile surun içindeki güvenli yerlerinden çıkmamışlardı. Kapıdan insanlar dışarıya çıkıyor ama kimse içeri girmeye yeltenmiyordu. Garip zırhlı askerler kapıda insanları tahliye ediyordu. Her zamanki beyaz zırh yerine sıradan metal zırhları vardı. Polis'in bütün askerlerinin aynı zırhı giymesi gerekirdi. Metal zırh çok daha büyük ve ağır duruyordu. Muhafıza yaklaştım.

 

'Şehre neler oluyor? Bir saldırı mı oldu?' Muhafız bilgisizliğime sert dille cevap verdi.

'Bulutları görmüyor musun? Tanrı öfkelendi. Gözü kimi görürse onu cezalandıracak. Yerinde olsam-' Gök gürültüsü yüzünden muhafızın cümlesinin sonunu duyamadım. Yarılan gökyüzünde yeşil girdap belirdi. İğrenç ulaklar şehir meydanına doğru süzülüyorlardı. Muhafızlar bile korkuyla oluşturdukları hattı bozdu. Bozulan hattan meydana doğru koşmaya başladım. Arkamdan muhafız gitmemem için bağırıyordu.

'Annemin başı belada!'

'Evet acele etmeliyiz.'

 

Yeşil girdaptan çakan yıldırım önümüze düştü. Kaldırım ve binalar yıldırım yüzünden karardı. Duman dağıldı. Karşımızda bir kadın ortaya çıktı. Bedeninden taşan gücü iliklerimi titretti. Kadını tanımlamam için tek bir kelimeye ihtiyacım vardı: beyaz. Tamamen beyazdı. Teni, saçları, giysisi ve gözleri. Kararttığı zeminle tezatlık oluşturuyordu. Silahsızdı. Sesini duyduğumda şok oldum. Sesi Extia ile aynıydı.

 

'Daha fazla ilerleyemezsin insancık. Abimin kardeşimle konuşması gerek.'

'Sen Extia'nın kardeşi misin?' Narin başını salladı. Bana doğru yürümeye başladı ama buna yürümek denmezdi. Sanki yere değmiyor, havada süzülüyordu. Kılıcımı çekip ona doğrulttum.

'Yaklaşmayı düşünme bile.' Parmağının ucunu Geceyırtana dokundurdu. Parmağından anında kanlar akmaya başladı. Parmağını güzel dudaklarına götürdü ve kanın tadına baktı. Dudağından süzülen tek bir damla kan beyaz tenini bariz kirletiyordu.

'Ne yparsın? Beni keser misin?'

'En çok istediğim şeylerden biri bu.'

'Ben hiç öyle düşünmüyorum.' Sesi arkamdan gelince afalladım çünkü bedeni gözümün önünden ayrılmamıştı.’Oh? Bu hoşuna gitti. Ya buna ne dersin?’ Sıcak ellerini sırtımda hissettim! Neler oluyordu? Kadın önümde duruyordu, onu görebiliyordum. Kılıcım ona dönüktü fakat sesini ve ellerini arkamda hissediyordum. O sıradan biri değildi. Bir Tanrıçaydı! Uyarımı dikkate almadan bana yaklaştı. O zaman hareket edemediğimi fark ettim. Otea yaklaşan kadından ürkmüş, yanımda duruyordu.

‘Bana bak.’ Ona baktım… Saçmalık! Bu Extia’ydı.

‘Sen?’ Gülmeye başladı.

‘Hayır ben kardeşim Extia değilim. Benim adım Cornelia. Hazzın Tanrıçasıyım.’ Elleri kollarımda ve boynumda geziniyordu. Sesi kulağımın hemen arkasındaydı. Garip gücünün kaynağı belli olmuştu. İnsanların zevklerine ve tatmin duygusuna hükmediyordu. Extia ve Cornelia. Acı ve Haz... 

‘Birbirinize çok benziyorsunuz, eğer seni öldüremem sanıyorsan yanıldın aşağılık.’ Hala yüzünde kendini beğenmiş gülümsemesi vardı. Gülüşünü yerle bir etmek istiyordum. Beni tatmin edecek şey buydu! Bedenimdeki gücü serbest bıraktım. Kollarım ve bacaklarım hareketlendi. Sıcak eller ve arkamdaki ses yok oldu. İstediğim gibi yüzündeki gülümseme yok oldu. Yerini daha korkuncu aldı. Üzerinden akan bütün o saflık ve kutsallık içindeki çirkinliği gizlemek içinmiş.

‘Harika. Mükemmel! Gel, gel bana!’ Yerimden şimşek gibi fırladım. Geceyırtanı Tanrıçanın boynuna savurdum. Gözlerimden fışkıran öfkeli bakışlarım şekil almış gibiydi. Güçlenmiştim. Hepsini saldım. Yer sarsıldı. Binalar sallanıyordu. Her yerden mor zincirler fırlıyor ve aşağılık Tanrıçanın etrafını sarıyordu. İkimiz gözden kaybolana kadar zincirler etrafımızı sarmaya devam etti ve kapandılar…

‘Babaaaa!’

 

.

.

.

 

Extia ve Chinjoka soluk soluğaydı. Nefes almak onlar için hiç bu kadar zor olmamıştı. Karşısındaki abisiydi ve onunla savaşmak istemiyordu. Abisi ise ona acımıyordu. Altın zırhı üzerindeydi ki bu öfkeli olduğunu gösteriyordu. Altın tahtında oturuyordu. Extia gibi abisi Eden’da 1. Aşama bir Tanrıydı ama aralarında bir uçurum varmış gibi hissediyordu. Küçüklüklerinden beri böyle olmuştu. Abisi her şeyde iyiydi. Belkide geçmişin izleri ondan korkmasına neden oluyordu.

 

Ejder Kral tekrar ayağa kalktı. Ejder bedenine geçmek için yeterli vakti henüz olmamıştı. Extia’nın neden saldırmadığına anlam veremiyordu. Kadın, Tanrıyı görünce donup kalmıştı. En büyük kabusuyla baş başa kalmıştı. Ejder bedenine geçmeye çalıştı ama Eden’ın büyüsü ona yine çarptı ve geriye savruldu.

‘Pislik!’

 

Altın tahtında oturan Eden esnedi. Sarı dik saçları, sarı gözleri ve parlak bir yüzü vardı.

 

‘Ellerimi kirleterek dövüşmeyi sevmiyorum. Bu halinde kalıp hemencecik öleceksin, dönüşmene izin vermeyeceğim pire torbası.’ Extia’ya baktı. ‘Güzeller güzeli küçük kardeşimde buradaymış. Asırlar seni hiç değiştirmemiş.’ Kardeşi cevap vermedi. Yüzüne bile bakmadı. Daha doğrusu bakamıyordu. ‘Ne oldu Extia? Beni gördüğüne sevinmedin mi yoksa?’ Yine cevap gelmedi. Yumruğunu tahta vurdu. Onlarca yıldırım büyüsü Extia’yı çarptı. 

 

Extia çığlık attı ama yıkılmadı. Yere bakmaya devam etti. Adım sesleri ona yaklaşırken kalbi giderek hızlandı. Çenesini kavrayan parmaklar bakışını yavaşça yukarı kaldırdı. Gözlerini kaçırdı ama abisinin sesi ona emretti.

 

‘Bana bak.’ Göz göze geldiler ve o nefret ettiği bakışı gördü. Asla onaylamayan, kendini beğenmiş bakışı. 

 

Abisi gülümseyerek konuşmaya başladı.

 

‘Yeni oyuncağınla çok zaman harcıyormuşsun kardeşim. İkizin Cornelia ile de oyuncağını paylaşırsın değil mi?’




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1385

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1159

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 960

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 780

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 739

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 697

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 594

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 554

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 518

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 214

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 128

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 125

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 121

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Site İstatistikleri

  • 20049 Üye Sayısı
  • 567 Seri Sayısı
  • 28161 Bölüm Sayısı


creator
manga tr