Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 109: Kaçınılmaz Kadere İlerleyiş


Gözleri buz mavisi parlayan adam bana seslendi. Sesinde öfke vardı.

 

'Sen. Atından in.'

 

Adamların Azat olduğundan şüphem yoktu. Siyah giysileri ve yüzlerini kapatan siyah peçeler çok tanıdıktı. Kırmızı gözler Sertleştirme tekniğinin eseriydi. Buz mavisi ise tekniğin 5. seviyesiydi. Bu ucuz tekniği öğrendiğim zamanlarda 5. seviyeye ulaşan neredeyse kimse yoktu. Biraz şaşırdım ama Azatları tekrar görmek beni mutlu etti. Bu insanlara derinden bir saygı ve sevgi besliyordum. Attan indim ve adama yaklaştım. Bedenimde ufak bir üşüme dalgalanması oldu. Bu soğuk havadan değil, karşımdaki Azatın buz mavisi gözlerindendi.

 

'Selam olsun yüce Azat insanlarına! Evinizden çok uzaktasınız dostlar.' Adam onları dost diye çağırmamdan tökezledi.

 

'Dost değiliz insan, tatlı sözlerin seni bu durumdan kurtarmayacak.' Kılıcını kaldırdı. 'Ya bizimle gelin ya da burada ölün.' 

 

'Kendi halkından birine zorbalık yapıyorsun. Damarlarımızda aynı aşağılanmanın kanı akıyor dostum.' 

 

Adam kılıcını indirdi. Peçesini açtı ve buz mavisi gözleri soluk griye döndü. Gri gözlerimiz birbiriyle buluştu. Tereddüt ediyordu.

 

'Dışarı gönderilen bütün Azat akıncılarını tanırım. Sen onlardan biri değilsin yabancı. Yalancı büyünle beni kandıramazsın. Bir Azat olduğunu bana kanıtla!'

 

'Sertleştirme tekniğini kullanıyorsun. Bunu öğrenmek için aylarca sopa talimi yaptın. Tekniğinin ilk aşaması çevrende olup bitenleri daha net algılamanı ve dikkatini en üst düzeye çıkarmanı sağlıyor. Ardında gelen gri gözler rakibine korku aşılamana yardımcı oluyor. 3. seviyede kızıl gözler güçlerini artırmana olanak sağlıyor. Ama sen bu seviyeleri çoktan aşmışsın. Benim zamanımda sayılı Azatın ulaşabildiği 5. buz seviyesine çıkmışsın. Genç görünüyorsun ve bu oldukça etkileyici ama gidecek çok yolun var.' 

 

'Dediklerin tekniğimizin özünü bildiğini gösteriyor yabancı. Şüphelerim geçmiş değil ancak bizi tanıdığını kabul edeceğim. Yalnız bir yanlışın var. 5. seviye ulaşılabilecek en kolay aşamadır.' Arkasında duran adamların hepsinin gözü birden buz mavisine döndü. Heyecanımı bastırmaya çalıştım. İlk öğrendiğim tekniğin 200 yıldan fazladır kat ettiği yolu görmek büyüleyiciydi. 5. seviyenin verdiği güç onlarca askeri yenmeye yeterde artardı. Ve adam bunun artık kolay aşamalardan biri olduğunu söylemişti. 'Sen hangi aşamadasın yabancı? 10. seviyeye ulaştın mı?'

 

10. seviye mi? Hükümdar Ophelia bile 5. seviyedeydi. 5. seviye zirveydi ve ben o zirveyi kırıp 6. seviyeye ulaşmıştım. Diğer 4 seviyenin neler olduğunu merak ediyordum. 'Yurdumdan çok uzaklarda yaşamak zorunda kaldım dostum. İnsanlar Sertleştirme tekniğimi kullandığımı görüp beni öldürmesinler diye onu terk ettim. Ancak sana ulaştığım seviyeyi göstereceğim ve sende bana hangi seviyeye ulaştığımı söyle.' Extyli saldım ve gri gözlerim mora dönüştü. Adamların buz mavisi gözleri söndü. Gri gözleri kocaman açıldı. Kurduğumuz göz temasıyla aramızdaki uçurumu gözler önüne serdim. 

 

5. ya da isterse 10. seviye olsun benim gücümün yanında sönük kalırdı. Tek bir tekniğe bel bağlayamazdım. Tanrı olduğumda edineceğim güçlerle şu an kullandıklarımı bile geride bırakabilirdim.

 

'Gücünün bizim üzerimizde olduğundan şüphem yok ama hangi seviyede olduğunu söyleyemedim. Senin gibi güçlü birinin bu topraklarda işi ne?'

 

'Aynı şeyi bende sana sorabilirim. Birini arıyorum diyelim. Onu bulmayı umduğum yere gidiyordum. Ya siz?' Kuşkucu yaklaştı.

 

'Aldığım emirleri paylaşamam. Bizden biri olduğuna inanmaya başlıyorum yabancı fakat arkandaki 2 kadının Azat olduklarını sanmıyorum. Onlar kim?' 

 

Extia attan inip yanımıza geldi. Adamların hareketleri daha rahattı. Kadının yaklaşmasına izin verdiler. Kukuletasını geri attı. Son derece doğaldı. Elini koluma koydu. Sesi her zamankinden farklıydı. Bunu bilerek yaptığını anladım. Dikkatin benim üzerimde kalmasına özen gösteriyordu. Tanrı olduğunu anlayacak olurlarsa paçayı kolay kurtaramazdık. Aslında onları kolayca öldürebilirdim fakat kendi halkımdan kimseyi öldürmek istemiyordum.

 

'Eşiyim. Arkadaki ise kızımız.  Buz Diyarında yaşayan halkın üyeleriyiz.' Azat çözdüğü peçesini geri taktı. Konuşarak sorunu halletmiştik.

 

'Anlıyorum. Sizlere zarar vermeyeceğiz ama bu yolu bir daha kullanmayın. Mümkünse İnsan Krallığı'nı en kısa zamanda terk edin. Ve kimseye bizden bahsetmeyin. Bu konuda sizlere güvenebileceğime inanıyorum ayrı düştüğümüz yoldaşımız. Güvenle yol alın.' Arkasını dönerken adamları çoktan ormana doğru geri çekilmişlerdi. Merakla yeni Azat evinin nerede olduğunu sordum. Bana hala tam güvenmediğini görebiliyordum. Yıllar önce benim yaptığım hatayı yapmayacaktı. O faciadan sonra Azatlar sağlam bir ders almışlardı.

 

'Evi arıyorsan önce kalbine sor yoldaş. Eğer temizsen sana yolu gösterir. Bizi arayacak olursan arama. Biz seni buluruz. Biz artık her yerdeyiz.' Ormana girdi ve kayboldu.

 

Küllerinden doğan Azatlar moralimi yükseltmişti. Toparlanmakla kalmamış güçlerine güç katmışlardı. Ley Han Ro'nun heykelini yeniden yapıp yapmadıklarını merak ettim. Eğer Weed yaşıyor olsaydı kesinlikle bir tane daha yapardı. Weed bir Tanrı olabilir miydi? Atlara binip yola devam ettik.

 

Tanrı olduğumda sevinebilecek miyim emin değilim. Otea duymasın diye Extia ile zihnimizden konuşmaya başladık. 

 

'Neden sevinemeyeceksin?'

 

Çünkü… birisine zamanında bir söz vermiştim. Bu gerçekleştiğinde yanına döneceğim ve… Cümlenin gerisini getirmek çok zordu. Extia cümlemi tanımladı. 

 

'Ve o kadınla evleneceksin.' Sesinde hiç üzüntü yoktu. Bu kadar duygusuz söylemesine üzüldüm. Birbirimizi seviyorduk. 

 

Evet. Bunun için senden özür dilerim. Eğer söz vermiş olmasaydım-

 

'Azyl önemli değil. Bunun olmasına engel olacak tek şey bu değildi zaten.'

 

Ne demek istiyorsun?

 

'Sen Tanrı olduğunda aramızdaki bağ kopacak. Tanrı Divanı'na katıldığımda yeryüzüne inemeyeceğim. Medusa'yı sevdiğini biliyorum. İkimizin kaderinde beraber olmak yokmuş ki eninde sonunda ayrılmamız gerekecek.'

 

Aniden durdum. Ayrılmamız gerektiğini bilmiyordum. Extia'dan ayrılmayı düşünmek bile korkunç bir düşünceydi. Anladım ki onsuz hayat bana boş gelecekti. Otea neden durduğumuza anlam veremedi. Dikkatlice ormana ve arkamıza bakınıyordu. Başka birilerin çıkacağını sanmıştı.

 

'Baba neden durduk? O adamlar peşimizden mi geliyorlar yoksa?'

 

'......'

 

Atımı Extia'ya çevirdim. Zihinden konuşmayı kestim ve yüzüne baktım. Kar yeniden yağmaya başladı.

 

'Medusa ile evlenmeyeceğim. Bu evrende sevdiğim tek bir kadın var ve o kadında sensin. Beni bırakacak olursan yokluğunun kahrıyla ölürüm.'

 

'Bunu zamanı geldiğinde konuşuruz Azyl.'

 

'Hayır zaman geçiştiremeyeceğimiz kadar yakın.  Beni bırakıp gitmene katlanamam.' Otea kıpkırmızı kesildi. Annesinin ve babasının tuhaf konuşmasını dinliyordu. Yol sırasında babasının duygu değişimlerin hissetmişti. Azatları gördüğünde sevinçle dolan yüreği birdenbire soğumuştu. Yerini hüzne bırakmıştı. Şimdi anlıyordu ki annesi ile konuşuyordu.

 

'Divana girdiğimde yeryüzüne dönemeyeceğim. Sana yukarıdan yardım edeceğim. Yolun başındayız henüz. Seninde kendine birini seçip yükselmen gerekecek.'

 

'Yine beraber olabilecek miyiz?' Extia sessiz kaldı.'Seni tekrar görebilecek miyim Extia?'

 

'Görüşeceğiz. Bundan emin olabilirsin.'




Kuzey Hava Tapınağına ilerlemeye devam ettik. Otea annesinin ve babasının ne kadar gizemli olduklarını düşünüyordu. Gücün beraberinde zorluklar getirdiği apaçık ortadaydı. Belinde asılı duran Kraliçe Esmeralda'nın kılıcına baktı. Zarif kılıç eşsizdi. Onu Hiçlik'te kullanmıştı. Dünyaya geri döndüğünde ise hiç kullanmamıştı. Bende güçlü olacağım! dedi kendi kendine. Babam ve annemin bir daha ayrılmaması için güçleneceğim!

 

Ben babamın gücüyle doğdum. Onun enerjisini miras aldım. Önceden bir çöptüm ama artık bu geride kaldı. Daha güçlü olacağım ve huzuru yayacağım. Bende babam gibi dünyamın kahramanı olacağım! Gerçekte bir Tanrının çocuğu değildi ama pes etmeyecekti. 


Otea Scan'dra o karlı gecede kendine yeni bir amaç edindi. Korkularını bir kenara bıraktı ve gerçeği kabullendi. Kimse hayatı altın tepside sunmuyor. Korkak gibi saklandığım sürece beni bekleyen tek şey isimsiz bir mezar taşı...'




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1385

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1159

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 960

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 780

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 739

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 697

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 594

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 554

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 518

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 214

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 128

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 125

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 121

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Site İstatistikleri

  • 20048 Üye Sayısı
  • 567 Seri Sayısı
  • 28161 Bölüm Sayısı


creator
manga tr