Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 107: Azat Nefreti


Tapınağa girdiğimizde Foemis'in bizi karşılamasını zaten beklemiyordum. Sarı kum taşlarından yapılmış binanın ortasında bir çeşme vardı. Çeşmenin ortasına sıkılmış 4 kollu bir adamın heykeli yapılmıştı. Bir kolu çenesinin altında duruyor, ikisi birbirlerine kenetlenmişti. Sonuncu kolda beline dayalıydı. Oturur pozisyondaki adamın kocaman bir sakalı vardı. Başında yapraklardan sarmalanmış bir tacı, sırtına yaslanmış üç sivri başlı mızrağı vardı. Göğsünün yarısını çıplak bırakan bir giysi giyiyordu. Bu Kehanet Tanrısı Foemis'in heykeliydi. Heykeli Weed'in yaptığından o kadar emindim ki arkasını dolaşıp bakmaya tenezzül etmedim. 

 

Çeşmeye yaklaştım ve altın paralardan artık görünmeyen mermer zeminin belli belirsiz noktalarına baktım. Kimse bir tanrının evinden para çalmaya cüret edemezdi. Tabi sıradan insanlar böyle düşünüyordu. Yetenekli hırsızlar ya da benim gibi tanrılara inancı olmayanlar rahatlıkla havuzun dibindeki parlak altınları cebe indirebilirdi. İnsanlar çeşmeye para atıyorlardı ama aldıkları kehanet neredeydi? Bunu deneyerek anlayacaktım. Otea'ya altın bir para verdim. Beraber havuza paraları yuvarladık. Altın, suya değdiği gibi hızla dibe battı. Yere temas etmesiyle zihnimde bir ses yankılandı.

 

'Ahh, hoşgeldin küçüğüm! Hoş gelmek pek sana uygun olmadı. Bu karanlık geçmiş ve nefret bütünlüğü ne kadar tatlı böyle. Dolambaçlı yollarda ilerlemiş, sevdiklerini kaybetmişsin. Kaderine küsmüş ama ondan ayrılmayı becerememişsin. Şimdiyse kehanetimi dinlemek için bunca yolu gelmişsin. Duyacaklarına sevinecek misin yoksa üzülecek misin bunu göreceğiz.' Süslü konuşmalar… en sevdiğim.

 

'Kim olduğumu anladıysan belkide daha açık konuşmalısın?'

 

'Hahahaha, hoşgeldin Tanrı Katili, sana böyle hitap etmem hoşuna gidiyor olmalı. Şimdiden 2 Tanrı öldürmüşsün tebrik ederim. İlkini haberin olmadan öldürdün. Kalem kılıçtan keskindir! Siz insanlar böyle söylüyorsunuz sanırım. Güç kullanmadan Tanrı katletmek! Ne beceri ama.'

 

'Umduğum gibi değilsin itiraf etmeliyim. Bütün Tanrılara karşı çıkmış ciddi ve öfkeli bir Tanrı bekliyordum karşımda.'

 

'Öfke mi?' Sesi gerçekten şaşırmış çıkıyordu. 'Neye öfkeliyim küçüğüm? Tanrıların benden korktuklarına inandığımdan mı? Yoksa haksızlığa uğradığımı düşündüğümden mi? Hahaha aklından bunlar geçti. Şimdiyse sinirini bozduğumu düşünüyorsun.' Evet sinir bozucusun!

 

'Extia istediği için seni dinliyorum seni çatlak Tanrı. Geçmişimi kurcalamayı kes ve bana gördüğün kehaneti anlat.'

 

'Hayır hayır o kadar hızlı değil küçüğüm. Zaman en büyük erdem.' Konudan bir anda uzaklaştı. Sanki benimle ilk kez konuşuyormuş gibi çıkıyordu sesi. 'Ah Extia! Ona cennetin çiçeklerinden bir elbise yapmıştım. O da elbiseyi kargalara parçalatmıştı. Ahh! Ne kadar da güzeldi. Bana sarf ettiği hakaretlerin tatlılığı hala kulağımda.'

 

'Midemi bulandırıyorsun. Söyleyeceğin kehanet sana kalsın. İhtiyacım olacağını sanmıyorum.' Arkamı döndüm. Kapıya doğru birkaç adım attım ve Foemis yeniden konuşmaya başladı. Bu sefer sesi ciddi ve neşeden yoksundu.

 

'Herkesi kurtaramıyorsun. Özellikle sevdiklerini Azyl Karagüneş. Hislerin sana ihanet ettiğinde doğru yolu bulmak için bir fırsat ayağına gelecek. Gece karanlıktır göremezsin ama gün ışığı da kör eder. Hangisi asıl karanlıktır o zaman? Gözlerin karanlığa alıştığında görebilirsin. Işığa alışamazsın lakin. Işık senin yolun değil Azat oğlu.'

 

Attığım kahkaha tapınakta yankılandı. İnsanların şaşkın ve garip bakışları üzerime çevrildi. Foemis'in söylediği her şeyin zaten farkındaydım.

 

'Hislerimin ihaneti, herkesi kurtaramamam, karanlığı yolum seçmem!! Sen buna kehanet mi diyorsun? Bana bilmediğim bir şey söyle seni zavallı! ' Kehanetin Tanrısını göremiyordum ama buz kesici ciddiyetini sezdim. Ensemde bir ürperti belirdi. Arkamı döndüm ve çeşmedeki dört kollu heykeline baktım. Sesi cehennemin derinlerindeki Şeytan gibi çıkıyordu. Heykelin yüzü sanki hareket etti. Gözleri ve dudakları acımasız bir ifadeye dönmüş gibiydi.

 

'Seni öldürecek güce sahip olmadığımın farkındayım Tanrı Katili. Fakat bu beni çaresiz bir Tanrı yapmıyor. Eğer bilmediğin şeyleri öğrenmek istiyorsan sana ailenden kimlerin öleceğini söyleyebilirim. Extia, Frimold, Mirana, Aleif ve Otea. Hangisinin ne zaman öleceğini bilmek ister misin? Hangisinin acılar içinde can vereceğini ya da canı için yalvarışını bilmek ister misin?'

 

'Eğer bunu söyleyecek olursan yaşamana izin vermem kahrolası Tanrı! Ölümünü öyle uzun ve acı dolu yaparım ki gözlerindeki yaşların yerini kan alır. Ölsen bile ruhunun huzur bulmaması için ölümlülerin dahi giremeyeceği sonsuz çölleri aşarım. Ebedi ömrümü sana eziyet etmekte kullanırım ve pişmanlık dolu sözlerinden sana şarkılar bestelerim!' Öfkem bedenimden taştı. Zeminde ufak bir sarsıntı yaşandı ve Foemis'in heykeli çatırdadı. İnsanlar korku ve hayretle heykelin etrafında toplandı. Korku damarlarına yayıldı ve hepsi secdeye yattı. Tanrılarından af dileyip kendilerini cezalandırmaları için yalvardılar. Foemis'in öfkesi ise bu körkütük cahil insanlara yöneldi. Otea hemen çeşmenin yanından çekilip arkama geçti. Extia ise hemen yanında olayları izliyordu.

 

Heykelden savrulan yıldırımlar secdedeki insanları çarptı. Çığlıklar ve haykırışlar tapınakta yayıldı. Kaçmaya çalışan insanların kaderide  secdeye varanlarla aynı oldu. Çoğu anında can verirken bazıları hala yaşıyordu. Yüzleri, bedenleri deforme olmuştu. Evet onlar artık birer Azat olmuşlardı. İnsanların nefretle baktığı cezalandırılmış insanlar... Tapınak keşişleri yaralı insanlara koştu. Yanlarına çömeldiler ve bir dua okumaya başladılar. Ardından geniş elbiselerinin arasından hançerlerini çıkararak Tanrının cezasından sağ kurtulan insanları öldürdüler. Tapınakta aynı cümle keşişler arasında ağızdan ağıza haykırılıyordu.

 

'Azatlara ölüm!'

 

Mermer zemin kana bulandı. İnsanlar tapınağı terk etmeye çalışıyorlardı ama keşişler kapıları kapattılar. Foemis'e secde etmeleri emrini verdiler. Kalabalık emri yerine getirdi. Korkuyla secdeye yatan insanların gürültüsü kesildi. Keşişlerden biri bana yaklaştı. Elinde bana doğrulttuğu hançeri vardı.

 

'Sen! Foemis'e secde et hemen!' Adamın dediklerini dinlemedim bile. 'Sana diyorum sağır mısın?!' Elini omzuma bastırdı. Elim belimde asılı duran Geceyırtan'a gitti. Omen yaptığı silaha bu adı vermişti. Efsanevi kara mor kılıcım kanın tadına ilk kez bakacaktı. Kabzasında titrediğini hissettim. Etin ve kanın tadını merak ediyordu. Günlerdir aç kalmış vahşi bir hayvan gibiydi. Geceyırtanın kınını kavradım. Özgür bir kuş gibi kabzasından çıkarken şakıdı. Keşişin gövdesine kara mor kılıcı savurdum. Kılıcı gevşek tuttum ve elimi serbest bıraktım. Üzerinde tek bir kan damlası izi dahi yoktu. Keşiş şaşkın gözlerle bana bakarken tek parça olan bedeni saniyeler sonra ikiye ayrıldı. Öldüğünü bile anlayamamıştı. 

 

Foemis'e bir kez daha seslendim. 'Seninde o acınası Tanrılardan farkın yok. Gücünün yettiğine zulmediyorsun. Bana zarar veremezsin ama ben seni yok edebilirim. Bütün Tanrıları dünyamdan sildikten sonra en son senin için geleceğim Foemis! O zamana kadar ya yuvamı terk et ya da kaçacak delik ara. Gerçi saklansan bile yeryüzünde benden saklanabileceğin hiçbir yer kalmayacak.'  Bir ışık hüzmesi tapınağın ortasına indi. Tıpkı Kıskançlık Tanrısı Tethos'un gökyüzünde açtığı delik gibi. Kar beyazı kanatlarıyla semadan inen Foemis'i gördüm. Bedeninin yarısını saran giysisi dört kolunu öne çıkarıyordu. Gri saç ve sakalı vardı. Koyu yeşil gözleri öfkeliydi. Sağdaki iki eliyle üç başlı mızrağını tutuyordu. Tacıda başındaydı. Extia sessizliğini bozdu.

 

'Onu Tanrı tarafından buraya getirebildin. Bu görmüş olduğun ışık yeryüzünde gezemeyen Tanrıların o ışık altında dünyaya inebilmesini sağlıyor.'

 

'Buraya ait olmadıklarının en büyük kanıtı…'

 

Foemis yere indi. Cüsseli ve uzundu. Mızrağını yere sapladı ve kollarını göğsünde kavuşturdu. Bakışları öfkeli ama çaresizdi aynı zamanda. Sesinde hiç pürüz yoktu. 

 

'Ne istiyorsun Azat oğlu?'




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1362

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1144

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 727

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 96

Site İstatistikleri

  • 18950 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26534 Bölüm Sayısı


creator
manga tr