"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 106: Kehanet Tapınağı


Yemeğimizi keyifle yedikten sonra içeceklerimizi içerek sohbet ediyorduk. Kalabalığın gürültüsü azalmıştı. Sahneye çıkan müzisyenin güzel ritimleri bu sükunette başrolü oynuyordu. Adamın parmakları çalgısında dans ediyordu. Çıkan melodiler izleyicileri hüzünlendiriyordu. Müzisyen acıklı bir hikaye anlatıyordu.

 

'Pencereden soğuk kış manzarası,

Sen olmadan ne anlamsız.

Güzeller abidesi Liliana,

Bir gülüşün ne paha?'

 

Çalgısının tellerine küçük ağlayan bir çocuğun başını okşayarak vurdu. İkinci dörtlüğe geçmeden melodiler kuvvetlendi.

 

'Dolunayın parladığı gün…

Soğuğun uykusuna teslim olurken

Gördüm onu!

Son kez tek parça.'

 

'Ah Liliana,

Öp beni göçmeden bu topraklardan.

Soğuk katı dudaklarını,

Arzuladım son defa…'

 

Dörtlüğünü bitirdikten sonra melodisini daha yavaş çalarak şarkıyı sonlandırdı. Herkes alkışlıyordu, gözlerini silmekle uğraşanlar hariç… Extia şarkıdan etkilenmemiş görünüyordu. Koca salonda tepki vermeyen bir tek o vardı. 

 

'Adam gayet iyi söyledi. Yoksa Müzik Tanrısının şarkıları yanında bunun bir hiç olduğunu mu söylemek istersin.' dedim dalga geçerek. Dediğimi duymamıştı. Bakışları dalgındı. 'Extia?' Silkindi ve kendine geldi. Gözlerini silip bana baktı.

 

'Ne dedin?'

 

'Babam seninle dalga geçiyordu anne.' diye Otea ispiklemekte gecikmedi. 

 

'Seni ana kuzusu! Bari bunu ben yanındayken yapma hahaha. Şarkıyı kast ediyordum. Beğendin mi?' Sıradışı yapmacık olmayan gülümsemelerinden birini takındı. 

 

'Beni alıp başka yerlere götürecek bir şarkının dünyada olacağına inanmazdım. Her şeyin bir ilki varmış.'

 

'Bu ilkler bize fazlasıyla denk geliyor değil mi?'

 

'O kadar çok sayılmaz ama evet, geliyorlar. Daha önce müzikle uğraştın mı?' Başımı salladım. 

 

'Elime müzik aleti alacak kadar şanslı değildim. Şarkı söyleyip müzik çalanlara her zaman imrenmişimdir. Tarif edilemez duygulara tercüman oluyorlar.' Ellerinin belli belirsiz titrediğini gördüm. Bir kararsızlık anı yaşıyordu. 'Bir şeyler çalabiliyor musun?'

 

'Ne? Hayır hayır, ben… eskiden çalardım ama çok uzun zaman geçti.'

 

'Seni oraya çıkıp çalmaktan alıkoyan şey ne?' Ayağa kalktım. 'Hemen geliyorum.' Hancının yanına gittim. Eline 1 günde kazanabileceği parayı tutuşturdum. Gözleri fal taşı gibi açıldı.

 

'Buyrun beyim?'

 

'Senden basit bir şey istiyorum. Şu arkada oturan kadını görüyorsun. Sahnede bir şarkı çalmasına izin ver.' Hancı kalabalık olan salona baktı. Kadın kötü müzik yapsada kazanacağı para karını 2 katına çıkaracaktı. Yinede ona parayı veren adamın daha fazla vereceğini düşünmüştü.

 

'Özür dilerim beyim ama sırada bekleyen başka müzisyenlerimiz var ve kapanana kadar da doluyuz.' Adam beklediği gibi istekte bulunan adam cebinden eline bir 3 altın daha tutuşturdu.

 

'Ya şimdi? Süre sınırlaması olmadan rahatça çalacak?' Hancı altınları ceketinin cebine atarken sakalını sıvazladı.

 

'Bugünkü bütün içkileriniz benim ikramımdır beyim.'

 

Masaya geri dönerken hancıya sövmeyi ihmal etmedim. Garson kız tepside 3 içkiyle çıkageldi.

 

'Hancıyla ne konuştun?'

 

'İçkini bitirsen iyi olur, sahne seni bekliyor.'

 

'Ne?! Hayır hayır! Yapmayacağım. Bana bunu yaptıramazsın.'

 

'Emin misin?' Hancı sahneye çıktı ve kalabalığa seslendi.

 

'Bugün yeni bir müzisyenimiz var. Lütfen kuvvetli alkışlarınızla onu cesaretlendirelim. Sahne Extia'nın!' Yüzündeki öfke gözlerinden fırlayıp beni eritecek kadar sıcaktı. Alkış sesleri o sahneye çıkarken daha da arttı. Extia'nın güzelliğine hayran kalmışlardı. Kalabalığın alkışları öfkesi biraz yatışırdı. Tanrılar ilgiyi seven varlıklardı. Extia gibi popüler olmayan bir tanrıçanın az bulabileceği bir ilgiydi bu. Elleri arasından siyah mor arpı belirince ufak şaşkınlık çığlıkları yükseldi. Arpın tellerine birer kere vurdu. Sessizlik çöken handa çıt çıkmıyordu. Ve çalmaya başladı.





 

O akşam handan ayrılan misafirlerin kafaları allak bullaktı. Çoğu içkiyi fazla kaçırdığından şikayetçiydi. Bir diğer akılları karıştıran olay ise tek bir şarkı çalıp masasına dönen kadındı. Şarkısını bitirdikten sonra salonda bulunan insanlardan bazıları ağlıyor bazılarıysa sevinçle coşuyordu. Karışıklık buradan çıkmıştı. Herkes şarkıyı farklı duymuştu. 

 

At sırtında yolculuğumuzu 1 saattir sürdürüyorduk. Otea tıka basa dolmuş karnıyla yolculuk yapmaktan keyifsizdi. Yumuşak bir yatak yüzü görmek istediğini üçüncü kez dile getirdi. Bense hala şarkıyı düşünüyordum.

 

'Müzik Tanrısı ile ilgili söylediğim sözleri geri alıyorum. Ondan bir şarkı dinlersem hayat anlamsız bir hal alacak.'

 

'Fazla abartıyorsun. Sadece bir şarkıydı. Hem Müzik Tanrıçasını yakından tanıyorum. İyiki çaldığımı görmedi.' Duysaydı ne derdi acaba?

 

'Sadece bir şarkıymış! İnsanların yüzlerindeki ifadeyi gördüm. Çaldığın şey onları mest etti!'

 

'Öyle mi? Biraz paslanmıştım oysa. Herkes farklı şeyler hissetti peki sen ne düşündün?' Hancı bir şarkı daha çalması için tanrıçaya yalvarmıştı ama nafileydi. Kadından medet ummayınca bana gelmişti. Ona verdiğim altın paraları bana uzatıp bir kez daha çalmasını istemişti. Cevap hayırdı.  Yoldan sapmamaya özen göstererek cevap verdim.

 

'Ben…' Hissettiklerim belirsizdi. Şarkının başında gözlerim yaşarmış, sonuna doğru mutluluktan yerinde duramayan bir çocuğa dönüşmüştüm. '...beğendim.' Aradığı cevabın bu olmadı belliydi.

 

'Beğendin yani?' 

 

'Evet bir daha senin şarkını duyamayacağım düşüncesi huzurumu kaçırıyor.' Yüzünü göremesemde memnuniyeti hissettim. 'Şu Kehanet Tanrısı, nerede olduğunu nasıl biliyorsun?'

 

‘Foemis nerede olacağını bana söylemişti. Oraya bakmaktan başka seçenek aklıma gelmiyor.’ Merakım kabarmıştı.

 

‘Neresiymiş orası?’

 

‘Kehanet Tapınağı. İnsanlar kehanetlerini dinlemek için ona bir tapınak yaptı.’ Kimse Acı Tanrıçası Extia için tapınak yapmamıştı. Üzülüp üzülmediğini merak ettim. 

 

‘Oraya vardığımızda ya onu bulamazsak? Ne yapacağız?’

 

‘Merak etme. Biz onu bulamasakta o bizi bulur.’

 

Atlarımızı doğruca Kehanet Tapınağına sürdük. Tapınak başkentte bulunmuyordu. Tek başına çıplak araziye inşa edilip çevresine sonradan yerleşim alanı oluşturulmuştu. Büyüklüğü düzlük alanda bir sarayı andırıyordu. Sarı taşlar gün ışığında aydınlanarak dev yapıyı göz kamaştıracak seviyeye çıkarıyordu. Toprak yol taşlara dönüşürken Vura şehrine vardık. Keşiş kıyafetleri giymiş birçok insan şehre giriş yapıyordu. Muhafız yoktu. Extia’dan duyduğuma göre burada hiç asker yokmuş. Foemis böyle lütfetmişti. İnsan Krallığındaki tek silahsız bölge burasıydı. Yüzü temiz, güzel görünüşlü insanlarla dolu şehrin sokaklarından tapınağı adımladık. Sahte yüzler,  diye düşündüm. Din, duyguları ve paraları sömürmek için en iyi araçtı. Bir insana öldükten sonra huzur bulacağını söylemek, meleklerin elleriyle kendisini besleyeceklerini anlatmak karşılığında da tek yapması gerekenin biraz para vermesi gerektiğine inandırmak kolaydı. Acınacak taraf ise insanların ölüm ve cehennemde yanma korkularının buna inanmaya tetiklemesiydi. 

 

Cennet diye bir şey yok ama cehennemin olduğu kesin. Yapay olsada….




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1451

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1198

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 157

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 150

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 149

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14940 Üye Sayısı
    • 709 Seri Sayısı
    • 33159 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr