Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 99: Düşünceli Gece


Misafirlerimiz geleli 3 gün oluyordu. Geçen 3 günde kabus görmüştüm. Gecenin ortasında ter içinde uyanıyordum. Üçüncü günde korkuyla gözlerimi açtım. Extia sessizce yanımda uyuyordu. Uyanmamıştı. Yatağımdan kalktım. Pencereye bakan sandalyeye yaşlı, hayata dair ümidini kaybetmiş bir adam olarak oturdum. Başımı ellerimin arasına aldım. Göğsüm susuz kalmışcasına kavruluyordu. Acı hissetmemek bir kutsama olmaktan çıkıp lanetlerin en beteri haline gelmişti. Onu hissetmiyor oluşum ruhumun varlığını unuttuğu anlamına gelmiyordu.

 

Gördüğüm kabus kızımın düğününden bir kesitti. Kendimi uzaktan seyrederken buluyor, Frimold'u güzel zarafet saçan gelinliğiyle öldürüyordum. Kızımı ellerimle öldürürken yüz ifademin korkunçluğu attığım kahkahalara karışıyordu. Sırasıyla önüme çıkan herkesi öldürüyor ve; Beni bunu yapmaya zorladınız! Suçlusu sizsiniz! diye bağırıyordum.

 

Ben böyle bir şey asla yapmam. Aynı kabus 3 gündür tekrarlanıyordu. Sanıyorum huzuru asla bulamayacağım. Uykuya ihtiyacı olmayan bedenim uyumak için yalvarıyordu. Acınacak halime sırıtıyordum bu beni sinirlendiriyordu. Daha kendime neler olduğunu anlayamıyorum. Birde kalkıp dünyayı mı şekillendireceğim? Zihnimdeki düşüncelerim bana karşı saldırıya geçti. Sen öldürülmeye bile değer görülmemiş zavallı bir çöptün. Şimdi değişen ne? Başımı ellerimin arasından çektim, Düşüncelerim her zamankinden daha yorucu ve saldırgandı. Seni seçen bir tanrı var diye kendini kral sandın. O olmadan sen bir hiçsin. Bir tanrıya bel bağlamayı reddeden kızın seninle aynı güce sahip.

 

Düşüncelerim zihnimi yırtmaya başladı. Eğer acı hissedebilseydim, hiç şüphe yoktu ki içimdeki sesin yaşattığı ağrılardan delirmeme veya başımın gerçekten patlamasına sebep olabilirdi. Hiç acı yoktu fakat onun yerini dolduran huzursuzluk ve öfke çok büyüktü. O kadar büyüklerdi ki Frimold'un Kutsal Düzen tarikatının koca ağacı yanında küçük kalırdı. Varlığını dokunarak anlayamayacağım hislere şekil verdiğimi fark ettiğimde kendime şaşırdım. 

 

Huzursuzluğum arttıkça yatakta uyuyan Extia'nın hareketlendiğini gördüm. Siyah ince bir gecelik giymişti. Bedeninin tüm hatlarını gözler önüne seriyordu ama mükemmel bedenine bakmaktan çok uzaktaydım. Kendi kutsaması acıyı bedenimden alıp kendi bedenine aktarıyordu. Kafasını hızla sağa sola çeviriyor, bacakları ve kolları yukarı aşağı oynuyordu. Onu izlerken bedeninin büyük bir acıyla sarsıldığına tanık oldum. Daha önce yaşadığım acıya Extia nasıl katlanıyor diye ne düşünmüş ne de görmüştüm. Şimdi karanlık odada sandalyede oturmuş acıma benim için katlanan bedenini ilk kez izliyordum. İliklerim buz kesti. İzlediğim görüntü tüylerimi ürpertti ve kendimden iğrendim. Sandalyeden kalkıp yatağın üstüne çömeldim. 

 

Düşüncelerim saldırılarına devam etti. Sevdiklerinin kaçını mutlu edebildin? Frimold onu terk ettiğin için sadece kendini düşünen zalim bir kadına dönüştü. Aleif senin gücünü kıskanıp gözü kör göçebelerden biri oldu. Extia soğuk terler dökmeye başladı. Kaşlarını çattı. Kötü bir rüya görüyormuş gibiydi. Düşünceler aktıkça aktı. Mirana'nın nerede olduğundan haberin yok. Belkide seni bulayım derken katledilmiştir. Ya son kızın Otea? Kızlarından birini öldürürken çok eğlenmişsindir. Onu geri getirmedin, onu kurtarmadın, onu en aşağılık biçimde cezalandırdın! Extia artık dişlerini sıkmaya başlamıştı. Parmakları yatağın çarşafını sıkıca kavramıştı. Bacakları titriyordu. Hissettiği acıyı tarif edemeyeceğim kadar o hissi unutmuştum ama gözlerim hissedemediğim acıyı anlıyordu. Yanaklarımdan akan yaşlar çenemden yatağa damlıyorlardı. Ve son darbe geldi. Extia'yı hiçbir zaman sevmedin. O dahil diğer tanrıların hepsinden nefret ediyorsun. Senin için kolumdan vazgeçtiğinde bundan zevk duydun. Keşke ölseydi dedin! 

 

Extia yataktan sıçrayarak uyandı. Bulutların arasından sıyrılan loş ay ışığı odaya vurdu. Etrafına bakınıp nerede olduğunu hatırladı. Göğsü hızla ve düzensizce inip kalktı. Yanında beni oturur gördüğünde rahatladı ve sarıldı. Bedeni terden buz gibi olmuştu. Kollarımı ona sarmaktan çekindim. Ben Extia'ya hiçbir şey vermemiştim. Bana her şeyi veren oydu. Acıların Tanrıçası olarak bilinen bu kadının bir adamın katlandığı acıya göğüs geremeğişi beni utandırdı. Aşağılık herifin tekiyim! Extia ufak bir ağrı yaşamış gibi inledi. Boğazımda düğümlenen yumrudan bir türlü kurtulamadan konuştum. Sesim buruk ve zayıf çıkıyordu.

 

'Ben sana ne yaptım böyle…'

 

Titreyen soğuk bedenini çekti. Beceriksizce gülümsese de gülüşü daha ziyade bir somurtuya benzedi. Yüreğimde bir dalgalanma yayıldı. Elimi göğsüme bilinçsizce koydum. Extia'dan bir inilti yükseldi. Ay ışığında belirginleşen okyanus mavisi gözleri buruşarak kısıldı. Elini göğsüne aynı benim koyduğum yere yerleştirdi. Beraber geçirdiğimiz 11,000 yıl boyunca acıma katlanan oydu. Kimse bu kadarına dayanamazdı. Eli gevşeyerek yatağa düştü. Korkuyla kayan bedenini yatağa yatırdım. Gözlerini açamayacak kadar yorgundu. Yumuşacık soğuk ellerini tuttum. 1 saniyeliğine de olsa gözlerimi açıp kapatana kadar Extia'nın bedeninin değiştiğini sandım. Elini tuttuğum kol incecik ve buruş buruştu adeta. Extia çok kısa süreliğine gözümde yaşlı bir kadına dönüşmüştü. Görüntüyü aklımdan sildim. Sesi yorgun çıkıyordu.

 

'Bu acı… sana olan aşkımın yanında bir kum tanesi. Benden nefret etsende seni… seviyorum. Tanrı olduğum için beni öldürmeye... karar verirsen karşı koymayacağım. Çünkü sen buna değersin.' Onu incitmeyeceğime dair söz vermek istedim ama bu imkansızdı. Yalandan sözler veremezdim. Bugüne kadar düşüncesizce davranmıştım. Hareketlerimin Extia üzerinde yarattığı çarpıcı etkileri önceden görseydim, ileri adım atmaktan vazgeçirdim.

 

'Buna tek başına katlanmak zorunda değilsin. Bırak yüklendiğin acı sahibini bulsun.' Başını şiddetle salladı.

 

'Olmaz. Sen dayanamazsın. Az sonra hepsi geçecek.' Dediği gibi daha iyi görünüyordu. Bir kaç dakika içinde eski haline döndü. Extia'nın Tethos'a karşı nasıl yenildiğini anlayabiliyordum. O sırada bende Şekildeğiştiren ile dövüşüyordum. Bedeni 2 dövüşün acısıyla güçsüz düşmüştü. Gülümsedi. 'Benim için endişelenme lütfen.' Siyah sol koluna baktım. Endişelenmeyi kesersem ölüp gideceksin. Düşünceme yanağımı okşayarak cevap verdi. 'Ölmeyeceğim. Hükmetmek istediğim bir evren var.'

 

Ben dünyamı acımasız boyunduruğun altından kurtarmak adına savaşıyordum. Peki ya Extia ne için savaşıyordu?

 

'Bana kendinden hiç bahsetmedin? Geçmişini biliyorum ve neden kendini ölüme terk ettiğini de. Bunun ötesini merak ediyorum. Alem Hükümdarı ne ve neden olmak istiyorsun?' Tanrıça yatakta doğrulup oturdu. Doğruca gözlerime baktı. Kendini yavaşça topluyordu.

 

'Ben geniş Tanrı kabilesinin bir üyesiydim. Alemlerin birbirlerine bağlı olduğu evrenin merkezinde yaşardık. Kabilemin soyu evrenin ilk kabileleri arasında yer alırdı. Çevremizdeki zayıf alemlere boyun eğdirip köleleştirdik. Onları memleketimize getirip hizmetçilerimiz yaptık. Evimizi zevklerimizle şekillendirdik, pisliklerinden arındırdık. Fakat bunun bir hata olduğunu fark ettiğimizde iş işten geçmişti.' Pencereden uzaklara baktı. 'Alemimizin düzenini bozduk. Eski haline getirilemeyecek şekilde hasara maruz kaldı. Bu bahtsız olayda benim aileminde dahil olduğu pek çoğumuz sürgün edildik.'

 

Tanrıların alemi. Tanrıların yarattığı yıkım memleketlerinde başlamıştı. Evren denilen alemlerin bulunduğu engin denizde tek kurban onlar değillerdi. Onlar gibi yüzlercesinin başı ezilmişti. Dünyamın kralı olmak bizi kurtaracak. Diğer mazlum alemler acı çekmeye devam edecek diye düşündüm. 'Alem Hükümdarı evren dediğin yüzlerce alemi yönetiyor olmalı. Kim bu kişi?'

 

'Alemlere hükmedecek güce kimse sahip değil. Lass bile o kadar güçlü değil.'

'O zaman neden Alem Hükümdarı olmak istiyorsun?' Yüzü bir çocuk gibi kızardı.

'Küçüklüğümde kabilemdek benim yaşlarımdaki çocukların hepsi Alem Hükümdarı olmak isterdi. Bende onlardan biriydim. Hepimiz hükümdarın nasıl güçleri olabileceği üzerine iddialaşırdık. Kimi tek parmağını şıklatmasıyla bir alemi yok edebileceğini düşünürdü. Bense bunu zalimce bulurdum. Tüm evreni koruyabilecek gücün varken neden yok etmeliydim diye sorardım kendime. Acının Tanrıçası oluşumun bir şans olmadığına inanmıştım. Eğer evrene hükmedecek gücüm olursa kimsenin acı çekmesine izin vermeyecektim.' Acısız bir evren. Hayatta ne olmak istediğimize çocukken karar vermeye başlardık. Bilgisiz ve samimi duygularla yola çıkar, gerçeklik duvarına toslayana kadar koşardık. Bu çarpma bazı durumlarda o kadar sert olurdu ki o yoldan bir daha gidemeyeceğimize karar verip başıboş dolanmaya başlardık.

 

Ben bu duvara tüm ömrüm boyunca vurmaya devam edenlerdendim. Başta sapkınlık olarak görülen bu tutum gerçekten tanrı olabileceğimi öğrendiğimde çatlamıştı. Adım adım zaferime yaklaşırken duvarımın ardından sızan ışık giderek parlamaktaydı. Duvar yerle bir olduğunda ne yapmam gerektiğine karar vermiştim. Alemimi iğrenç tanrılardan temizleyerek diğer alemlere örnek olacak bağımsızlık fitilini ateşleyecektim. 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1317

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 436

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17096 Üye Sayısı
  • 473 Seri Sayısı
  • 22965 Bölüm Sayısı


creator
manga tr