Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Beyond Eternity - Bölüm 97: Yeni Yeryüzü Sistemi Düşüncesi


Güneş batana kadar aradık ama Jagos’u bulamadık. Ümidimizi kestik ve elf şehrine geri dönmeye karar verdik. Konuşmak için çok vaktimiz olmuştu.

 

‘Yani ablam istemediği biri ile evlenecek. Adamın adı ne demiştin?’

‘Omen Ateşnefes. Benim için değersiz bir eşyayı tamir etmiş. Artık kullanmadığım bir çöpü…’

‘Bunu ablam biliyor mu?’

 

Kaşlarımı çattım.

 

‘Tabikide bilmiyor. Kendini bir hiç uğruna feda ettiğini bilmesine izin veremem.’

‘Ama bana söyledin baba.’

‘O senin ablan, ne demem gerektiğini bilmiyorum. Bu yüzden bana yol göstermeni istiyorum.’

‘Baba sen iyi misin? Sen her şeyi bilirsin. Benden yardım mı istiyorsun?’

‘Beni gözünde büyütmen hoşuma gitti ama bende bir insanım. Ailemi bir arada tutmaya uğraşıyorum. Sende bizimle Peri Ormanına gelecek misin?’

‘Hayır sizinle gelmeyeceğim. Yolculuğuma devam edeceğim ve dahada güçlü olacağım.’

‘Güçlü olmanın bir sebebi olmalı tatlım. Hedefsiz insan, çobansız sürüden farksızdır. Nereye gideceğini bilmeden sonunu bulursun.’

‘Bir hedefim var. Aslında bir sözüm var. Birine güçlü olacağıma dair söz verdim. Tekrar karşılaşana kadar güçlenebildiğim kadar güçlenmeliyim.’

‘Zamanında buna benzer bir sözü bende vermiştim. Hedefime hala ulaşamadım.’

‘Umalımda ikimizde istediğimiz yerlere gelelim baba.’

 

Şehre, diğerlerinin yanına vardık. Hava kararmış olsada kartalın mor parıltıları etrafı aydınlatıyordu. Elimiz boş döndük. Kartala bindik ve havalandık. Elfler Periye veda ettiler. 

 

Az mola vererek çok yol aldık. Dağları ve nehirleri aştık. Rüzgar arkamızdan esiyordu. Serin bahar rüzgarının kokusu doğuya yönelmişti. Son molamızı güzel kır çiçekleriyle kaplı resmi olarak Cüce toprakları içinde yaptık. Sabahın ilk ışıkları Cevherözü şehrine vurduğunda bizde varmıştık. Koca kartal, muhafızların şaşkın bakışları eşliğinde şehre girdi.

 

Maceracılar loncasının önüne indik. Hayatımın ufak kısmını geçirdiğim binaya girdim. Kapıyı ittim ve sol taraftaki bara baktım. Geceden kalma 2 uyuklayan maceracı dışında kimse yoktu. Camdan güneşe baktım. Güneş doğalı bir saat olmuştu. Görevlinin bulunduğu masaya yöneldim. Açık kapının önünde bekleyen kartalı işaret ettim. Yedi Mithril seviye maceracının cansız bedenlerini getirdiğimi söyledim. Görevli adamın yüzü kederle doldu. Doğruca üst kata çıktı. Lonca müdürü Harlock'a haber vermeye gitmişti.

 

Müdür merdivenlerden apar topar indi. Babacan yüzü endişeliydi. Alnında boncuk boncuk terler vardı. Bastonunu ahşap zemine hızlı çarpıyordu. Yüzüme baktı. Kapıdan dışarı çıktık. Kartaldan indirilen kefenlerin yüzlerini açtım. Yolculuk bir aydan fazla sürmüştü. Bedenler soğumuştu. Ragor'un yeşilimsi derisi bile solmuştu. Kefenleri kapadım.

 

Hiç konuşmadım. Naaşları bırakmak için buradaydım ve işim bitmişti. Müdürün üzgün bakışları beni etkilemedi. Çocuklarını kaybetmiş bir babanın hüznü gözlerindeydi. Yozlaşan duygularımdan hissedebildiğim sadece öfkeydi. İnsanları gördükçe ellerim titriyor ve onları öldürmek için dayanılmaz bir arzu içimi kaplıyordu.

 

Bu ben miydim? Yoksa nefretim beni ele mi geçiriyordu?

 

Kartala bindik ve Cevherözün'ü terk ettik. Yönümüzü tekrardan Uluf Elf şehrine çevirdim. Oraya vardığımızda Peri Ormanına dönecektik. İnsanlardan uzak, elf ve perilerin arasında dinlenmeye karar verdim. Güçlendikçe nefretime karşı koyamıyordum. Özellikle yüzlerinde gülümseme gördüğüm insanları katletmek istiyordum.

 

Geri dönüş yolunda rüzgar bize esiyordu. Vakit kaybetmekten nefret ediyordum. Rüzgarın adını andım ve yönünü değiştirdim. İki hafta içinde Ulu Elf şehrine varmıştık. Dev kartallar çoktan şehirde bizi karşılamak için bekliyorlardı. Kutsal Düzenin lideri sonunda dönmüştü. Kısa molanın ardından tarikatın bulunduğu Alev Vadisinin içindeki gizli ormana yola çıkacaktık. Kartalın hazır olup olmadığını kontrol ediyordum.

 

Otea, periler ve elflerle arkadaş olmuştu bile. Rochel ve Kayn, Frimold'un bineceği kartala gitmişlerdi. Extia kartalın üzerinde oturuyor ve dinleniyordu. Aleif'i ise banklardan birinde yüksek ağaçları seyrederken buldum.

 

'Küstahça bir istek olduğunu bilsem de bizimle gelmeni isterdim kızım. Bizi bekleyen gelecek çok tehlikeli olacak.'

 

Bakışlarını ağaçlardan ayırmadı. Altın sarısı saçları hafif rüzgarda dalganıyordu. Kara gözlerinin içleri parlıyordu.

 

'Sizleri yeniden bulmuşken ayrılmak beni kahrediyor baba ama bizi bekleyen gelecek için hazır olmalıyım.'

 

Ayağa kalktık. Kartallar havalanmaya başlıyordu. Bir daha ne zaman göreceğimi bilmediğim kızıma sımsıkı sarıldım. Saçlarının kokusunu içime çektim. Gözümden süzülen tek damla yaşı sildim.

 

'Hoşçakal kızım. Yolun açık olsun.'

'Sağol baba, sizinde.'

'Aleif!'

 

Frimold koşarak yanımıza geldi.

 

'Bana veda etmeden hiçbir yere gidemezsin.'

'Seni çok özleyeceğim ablacım.'

'Bende seni…'

 

Birbirlerine sarıldılar. Eskiden olduğumuz birleşik bir aile değildik artık. Hedeflerimiz yollarımızın ayrılmasına sebep olmuştu. Otea'da vedalaşmaya katıldı.

 

'Tekrar karşılaşana kadar çok güçlü ol, tamam mı ufak Otea?'

'Günü geldiğinde hepinizi koruyacağım abla. Hiç merak etme.'

'Haha, işte bende bunu duymak istiyordum.'

 

Kartallarımıza bindik. Aleif ve elfler ufalana kadar Otea onlara el salladı. Extia yanıma oturdu.

 

'Şimdi ne yapacaksın? Frimold'a onunla kalacağına söz verdin. Onunla tarikatta kalmaya devam edersen hedefimize ulaşamayız.'

'Frimold'da bir tanrı olmak istiyor. Kendini kafese kapatmayacaktır. Beni yanında istemesinin sebebi evlenmek zorunda kalacağı adam yüzünden. Hem Otea'yı eğitmem gerekiyor.'

'Ben yeterince güçlendim baba!'

'Kızım güçlendim diyorsa güçlenmiştir Azyl.'

 

Otea'nın saçlarını okşadı.

 

'Anne ile kız bana cephe aldınız demek. Tarikata vardığımızda göreceğiz.'

 

Alev Vadisine gelmiştik. Doğruca lav şelalesine yöneldik. İçinden geçtik ve arkasındaki gizli ormana vardık. Yüzlerce metre uzunluğundaki altın yapraklı ağaçlar bizleri selamladı. 4 yıl sonra yine buraya gelmiştim. Dünyada gördüğüm en güzel yer kesinlikle burasıydı. Kartal sürüleri gökyüzünde süzülüyordu. Buradaki hava dışarıdakinden çok farklıydı. İçime çektiğimde ciğerlerim rahatlıyor, ruhum huzur buluyordu. Peri Ormanını terk etmek istemedim.

 

Tarikatın bulunduğu dev ağaca indik. Kartal ruhunu serbest bıraktım ama Extyl dağılmadı.

 

‘O artık özgür Azyl. Seçim yapmasına izin vermelisin.’

 

Özgür mü? Extia’nın yaptığı şey büyüsüne can mı vermişti? Öyleyse bu yaratma gücüydü. Kartala emir vermedim. Gözlerinin içine baktım. Kartal havalandı ve gökyüzünde uçan diğer kartallara katıldı.

 

‘Ona irade mi verdin?’

‘Evet. Tanrılar alır ve verir.’

‘Daha çok alıyorsunuz.’

‘Bu doğru, bizler nankörüz.’

 

.

.

.

 

Birkaç aydır Kutsal Düzen tarikatında kalıyordum. Eskiden yaptığım gibi ailem ile vakit geçiyordum. Bu sadece ailemin yarısı olsada... 

 

Otea, Hiçlikte geçirdiği 10 yılda güçlenmişti. Buz Diyarında gücünün Altın seviyesinde olduğuna karar vermiştim. Şu an Mithril seviyeyi bile aşmıştı. Gücü yeryüzünde yaşayanların çıkabileceğinin de üzerindeydi. Ancak ne kadar güçlü olduğunu anlayamıyordum. Mevcut sekizli sistem yetersizdi. Bir üst sistem olan tanrı seçilmişi sistemine girebilmesi için bir seçilmiş olmalıydı. Öyleyse yeryüzüne yeni sistem gerekiyordu. Bu düşüncemi Extia’ya anlattım.

 

‘Yeryüzündeki herkesten güçlüsün. Neden senden güçsüzler için kafa yoruyorsun?’

‘Sizlerin yolunu izleyen bizlerin sorunu bu. Tanrılığa yaklaştıkça insani duygularımızı kaybediyoruz. Tanrıları ortadan kaldırdığımda arkamdan geleceklerin güçsüz kalmasını istemiyorum.’

‘Sen bir devrimci değilsin Azyl. Tanrıları beraber yok edeceğiz ama yeryüzünde yaşayanlar seni ilgilendirmiyor. Onlar senin için hiçbir şey yapmadı.’

‘Hayır yanılıyorsun, onlar hiçbir şey yapmadılar ama ben bir devrimciyim. Bütün sistemi yeniden yapacağım. Böylece Tanrılardan sonra başka alemlerden gelen istilacılar dünyamı bozamayacak.’

‘Bütün bunları düşünmek için çok erken hayatım. Her şeyin zamanı gelecek.’




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16645 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22392 Bölüm Sayısı


creator
manga tr