Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 94: Kadınıma El Sürdün!


Kapışan iki Tanrının savaşı devam ediyordu. Extia, Tethos'un pençelerinden sıyrılıyor ve büyüsüyle karşılık veriyordu. Çarpışmalarının şiddeti duvarları çökertiyordu. Extia, Tethos ile arasına mesafe açmaya çalışıyordu ama Tanrı peşini bırakmıyordu. Tanrı silahını çekti. Kapkara hançeri Tethos'a doğrulttu. Tutsak İhtiras parladı. Tethos durdu.

 

'Silahını çıkardığına göre benden gerçekten kurtulmak istiyorsun.'

'Konuş! Amacın ne? Bir krallık ele geçirmek sana güç getirmeyecek.'

'Cennete 200 yıldan uzun zamandır uğramadın. Hiçbir şeyden haberin yok. Yeryüzüne inmeye karar verdik. Ama bunu yapacak kutsamadan yoksunuz. Gökyüzündeki geçit olmadan dünyada gezemiyoruz. Bu yüzden sen ve senin gibi bu kutsamaya sahip Tanrıları kıskanıyorum. Sizleri ele geçirip cennette yeniden şekillendireceğiz. Böylece kutsamanızı hepimiz kullanabilicez.'

'Siz aklınızı kaçırmışsınız. Cennetin güzelliği size yetmiyorken yeryüzünü istiyorsunuz. Ejderleri ve Ademleri yok ettiğimiz yetmedi mi?'

 

Tethos kollarını yana açtı.

 

'Bir Tanrı olduğunu unutuyorsun. Bizler ölümsüz ebedileriz. İstediğimizi yaparız. Yeryüzüne indiğimizde bütün ırkları temizleyeceğiz. Kendi çocuklarımız yaşamaya başlayacaklar ve bizlere hizmet etmeleri için melez ırklar oluşturacağız.'

 

Extia duydukları karşısında şok oldu. İstila ettikleri alemi temizleyip yeniden şekillendirmek çılgınlıktı.

 

'Evimizden bu yüzden kovulduk. Yaşadığımız alemin döngüsünü altüst etmeseydik bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Yine aynı sonla karşılaşağız.'

'Alemler biz eğlenelim diye varlar. Var olmamızın tek sebebi bu Extia.'

'Yanılıyorsun. Alemler biz eğlenelim diye değil, koruyalım diye varlar. Alem Hükümdarı olduğumda bütün döngüyü düzelteceğim.'

 

Kıskançlığın Tanrısı gülmeye başladı.

 

'Sen? Alem Hükümdarı mı olacaksın? Hahahaha… Acı Tanrıçasının buna gücü yok. Tek başına hepimize karşı gelemezsin.'

'Yalnız değilim. Seçilmişimle beraber hepinizi sonsuza dek sileceğiz.'

 

Tethos ciddileşti.

 

'O köpek bir Tanrı bile olamaz. Onu bilerek kışkırttım. Böylece ikimiz baş başa dövüşürken Şekildeğiştiren onu öldürecek. Seni canlı götürmeyi planlıyordum ama Alem Hükümdarı olmak istiyorum demen kıskançlığımı zirveye çıkardı. Köpeğinin yanına yollayacağım senide.'

 

Hançer boğazını sıyırdı. Tanrılar ölümsüz olabilirdi ama Tanrı silahları yıkıcı güçlerine rağmen onlar üzerinde de ölümcül etkiye sahipti. Kendi Tanrı silahını çıkardı. Kırmızı ve mavi renklerini barındıran baltası belirdi. Baltadan bütün şehre bir dalga yayıldı. Extia'nın hançeri mutlak tanrı silahlarındandı. Ejder Kral Tbaung Morokat'ın kanı ve derisinden yapılmıştı. Diğer tanrı silahlarından çok daha güçlüydü.

 

Hançerinin daha güçlü olması Extia'yı öne geçirmiyordu. Yakın dövüşte iyi değildi ve Tethos bu konuda iyiydi. Saldırı yapamaz hale geldi. Kendini korumaya başladı. Baltanın darbeleri büyü kalkanına çarptıkça kırılmalar oluşuyordu. Kalkan sonunda parçalandı. Extia sendeledi. Balta omzuna saplandı.

 

'Ah!'

 

Hızla yere düştüler. Zemin çatladı. Tethos baltasını çekti. Siyah kan, silahına bulaştı. Extia yerde yatıyordu. Sarı saçlarından tutup kaldırdı.

 

'Silahını alıyorum.'

 

Hançer karnına saplandı. Tethos acıyla geri çekildi. Ellerini karnına götürdü. Kıpkırmızıydı.

 

'Henüz ölmedim.' Sol kolunu kaybetmişti. Elini kaldırdı ve silah Tanrının karnından çıkıp ona geldi. Sol tarafını büyüsüyle sardı. Kendine bir sol kol yaptı. Siyah mor karışımı yeni kolu katılaştı. Silahı sol eline aldı. 

 

'Seni fahişe! Canlı kurtulacağını düşünme bile.'

 

Yeniden saldırdı. Saldırıları düzensizdi. Delirmişti. Boğazına dolanan zincir nefesini kesti. Zincir onu arkasından yakalamıştı. Elleri boğazına gitti. Geriye doğru çekildi. Kılıcımı boynuna savurdum.

 

'Kadınımdan uzak dur!'

 

Kılıcım boynuna çarptı ve parçalandı. Vücudunu kesecek kadar güçlü değildi. Zincirlerimden kurtuldu ve aramıza mesafe açtı.

 

'Sen! Sen nasıl ölmedin? Şekildeğiştirene ne oldu?'

'Cehennemde, eğer çok merak ediyorsan. Kadınıma elini sürme cesaretini gösterdin aşağılık Tanrı. Diz çöküp yalvarsanda merhamet etmeyeceğim.'

 

'Seni küçük köpek. Boyundan büyük işlere bulaşıyorsun.' Kudurmuştu. Gözleri hiçbir şeyi görmüyordu. Baltasından kaçınıyordum. Tanrı silahıyla yaralanması yavaşlamasına neden oluyordu. Genede hızlıydı. Parçalanan zırhımı yeniden sarıyordum. Yumruğu suratıma geldi ve miğferim toza döndü. Kafama gelen baltasından son anda kurtuldum.

 

Tethos'un bedenini mor mızraklar deldi. Yüzüstü yere sabitlendi. Öfkeyle kükredi. Yer sallandı.

 

'Çabuk Azyl. Tüm gücünle ez onu!'

 

Extyli saldım. En güçlü ruhum olan ejderhaya büründü. Ruh bedenimin içine girdim. Rüzgarın ve toprağın adını seslendim. Tethos'un sabitlendiği zemini yerden kaldırdım. Rüzgarla gökyüzüne fırlattım. Sarayın dışını kaplayan soğuktan koruyucu buz bariyeri parçalandı. Kanatlarımı gerdim ve Tethos'un bağlı olduğu toprağın yanına uçtum. Hala bağırıyor ve mor mızraklardan bedenini kurtarmaya çalışıyordu.

 

Rüzgar onu havada tutuyordu. Çıkabildiğim kadar göğe yükseldim. Başkent baktığım yerden ufalana kadar yükseğe çıktım. Rüzgar kanatlarımın altında dans ediyordu. Dalışa geçtim. Rüzgar arkamda bana hız veriyordu. Yere bir yıldız gibi kaydım. Tethos'a tüm gücümle vurdum. Yeryüzüne inen bir meteoru andırıyordu. Yere çarptığında büyük bir gümbürtü koptu. Hemen arkasından üzerine indim ve ikinci bir yıkım yarattım. 

 

Ruh bedenimden çıktım. Nefes nefeseydim. Toz dumanlarını rüzgarla dağıttım. Tethos yerde uzanıyordu. Öksürüyordu.

 

'Pislik naptın bana?'

'Bu kadınıma dokunduğun içindi. Güzel saçlarını pis ellerinle tuttun aşağılık!'

 

Rüzgarla kollarını gerdim. Toprakla uzuvlarını yere sabitledim. Bütün bedenini zincirlerle sardım. Bana işkence eden Tanrılara karşılık verme vakti gelmişti. Baltasını elime aldım. Çok ağırdı. Onu hemen öldürmek istemiyordum. Sırayla bacaklarına nişan aldım. Balta bacaklarını kopardı. Bacaklardan fışkıran kanlar yer yana saçıldı.

 

'Bu kızıma çektirdiğin acı için.'

 

Çığlıklarını umursamadım bile. Kollarına koparırken yalvarmaya başlamıştı.

 

'Dur ne istersen veririm. Cennette yaşayabilirsin!'

 

'Cennet gibi bir çöplüğü istemiyorum. Sana yalvarsanda merhamet göstermeyeceğimi söylemiştim.'

 

Kollarını bedeninden ayırdım.

 

'Bu bana köpek dediğin için. Bu da…'

 

Baltayı kafasına çevirdim. Gözyaşlarıyla ölümünü bekledi. 

 

'...Bir Tanrı olduğun için!'

 

Balta boğazını yırttı ve kellesi uçtu. Çukur kan gölüne dönmüştü. Baltayı kanlı göğsüne öfkeyle sapladım. Hareketsiz et yığınından tok bir ses geldi. Parçaladığım iğrenç bedenine baktım. Bir Tanrı öldürmüştüm. Titreyen ellerime baktım. Aşağılığın kanı ellerimdeydi. Extia koşarak geldi.

 

'Extia iyi mi-'

 

Üstüme atladı ve yere düştük. Yüzünü göğsüme bastırdı. Ağlıyordu. Saçlarını okşadım.

 

'Öldüğünü söylemişti. Şekildeğiştirenin seni öldüreceğini söyledi.'

'Tamam geçti hepsi. Buradayım. Ağlama.'

'Çok korktum. Seni göremiycem sandım.'

'Yanındayım. Şekildeğiştirenin icabına baktım.'

 

Güzel yüzünü kaldırdım. Islak gözlerini gördüm.

 

'Biraz daha böyle kalamaz mıyız? Çok bitkinim ve sana biraz daha sarılmak istiyorum.'

'Ama kolun ne olacak? Frimold'u bulursak hemen kolunu yerine takabilir.'

'Kolum umrumda değil. Sadece biraz daha böyle durmak istiyorum.'

 

Kollarımı ona sardım. Bende çok yorulmuştum. Gözlerimi kapadım.

 

'Nasıl istersen…'

 

.

.

.

 

Darbe bastırılma işlemine geçilmişti. Kızların gücüyle soylu askerleri bertaraf edildi. Teslim olmaya gelen askerler bile öldürüldü. Bir kez ihanet eden yine ihanet ederdi.

 

Darbe iç sarayda gerçekleşmişti. Kargaşayı gören halk ellerine buldukları her türlü silahla Kraliçenin talimatı üzerine saraydan kaçan askerleri linç etmişlerdi. Kayıplar binleri aşıyordu. Başkent birbirine girmiş vaziyetteydi ve kimsenin anlam veremediği bir ejder buz bariyerini kırarak gökyüzüne yükselmiş ve geri inmişti. İnmesiyle sarsılan yer birkaç gün önce olan depremi andırıyordu. Ejderi gördüğünde Kraliçenin ifadesi değişmişti. Yaydığı enerjiden Frimold bunun babası olduğunu anlamıştı.

 

'O gördüğünüz babam Azyl'di Kraliçem. Tanrıya karşı tüm gücünü kullanıyor olmalı.'

 

'Baban bir ejderha mı?'

 

Frimold güldü.

 

'Hayır ekselansları. Gücünün şekillenmiş haliydi. Sanıyorum Tanrıya son darbeyi vurdu.'

'Onu yendiğini mi söylüyorsun?'

 

Bu sırada gökteki yeşil geçit kapandı ve mavi gökyüzü normale döndü. İdarr'ın sesi öğrencisinin zihninde yankılandı.

 

'Kıskançlık Tanrısı düştü. Geçidi mühürledim.'

 

Frimold sözlerine kesinlik getirdi.

 

'Evet onu yendi. Ülkenizi tehdit eden sorun çözülmüş oldu.'

'Bir Tanrının gücünün boyutlarını hayal edemem. Eğer baban onu yendiyse kime şükretmeliyim?'

'Kimseye efendim. Bunun sizden daha çok kendi için yaptı.'

'...' 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16645 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22392 Bölüm Sayısı


creator
manga tr