“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 92: Katil Şekildeğiştiren


Sarsıntılar devam ediyordu. Kunduz bahçesine ulaşmayı başarmıştık. Güzel bahçeyi alevler ele geçirmişti. Ağaçlar yanıyor, kuşlar uçuşuyordu. Gökyüzünde garip bir delik vardı. Yeşil delik gökyüzünü kirletiyordu. Onu sonra düşünürdüm. Ekipten birilerini bulmamız gerekiyordu. Ekipten kimseyi göremedik. Odalara yöneldik. Extia'yı da bulmam gerekiyordu. 

 

Bütün odaları kontrol ettim. Hepsi harap olmuştu. Yerde kan izleri vardı. Sürüklenmiş bedenlerin lekelerini takip ettim. İzlerin bittiği kapıyı açtığımda korkunç manzarayı gördüm. Akira, Ragor ve Eleel öldürülmüştü. Kızlar görmeden kapıyı kapadım. Geldiğim yoldan geri döndüm.

 

Kahretsin… Diğerleri nerede? Mabet!!!

 

Mabede doğru koşmaya başladım. En azından Extia'yı bulmalıydım. Merdivenler ve koridorlar geçtik. Her yer yıkılıyordu. Kristal heykellerle süslenmiş mabet koridoruda harap olmuştu. Mabedin kapısı hala kapalıydı. Kapının önünde kraliyet askerleri vardı. Yüzleri kapıya dönüktü. Kapıya yöneldim. Büyük bir sarsıntı oldu ve mabedin kapısı havaya uçtu. Parçalanan kapının kristalleri askerleri delik deşik etti. Zırhıma çarpan kristaller bana zarar vermekten çok uzaktı. Mabedin içine koştum. Şiddetli rüzgar beni geriye savurdu. 

 

Extia savaşıyordu. İçeride başka bir Tanrı vardı. Beyaz tüylerle kaplı kanatları, beyaz takım giymiş bir adam vardı. Saçları uzun ve kırmızıydı.

 

'Burada ne işin var Tethos?' Kara kanatlarını çıkarmıştı.

'Bende aynısını sana soracaktım Extia. Yoksa Hain mi demeliydim?'

Hemen saldırıya geçti. Büyüler havada uçuşuyordu.

 

Başka bir Tanrı mı?

 

Düşünecek vakit değildi. Extia'ya yardım etmem lazımdı.

 

Tethos beni fark etmemişti. Avuçlarımdan çıkan zincirler ayak bileğine dolandı. Onu kendime çektim.

 

'Azyl yapma!'

'Sende kimsin?'

Sesi arkamdan geliyordu. Onu çektiğime emindim. Birden ortadan kaybolup arkamda belirmişti. Arkamı döndüm ve kılıcımı savurdum. Bu seferde tam kılıcımın üzerinde duruyordu.

 

'Hahaha şimdi anladım. Özü değişmiş ama bu Extia'nın büyüsü. Demek kendine bir köpek buldun.'

'Sen kime köpek diyorsun!'

Kılıcımı ittim. Kanatlarıyla havada durabiliyordu. Aynısını bende yapabilirdim. Extylden ruhsal ejder kanatlarını oluşturdum. Tethos'un suratına savurdum. Yumruğumu havada yakaladı. Elimi geri çekemiyordum. Suratlarımız birbirine çok yakındı.

 

'Sana dedim. Bir sorun mu var köpek?'

Yumruğumu tutan elini sıktı. Elimi koruyan zırhım paramparça oldu. Zırh parçalanırken suratına büyümü ateşledim. Yeterince hızlı kaçamadı. Kanadının tekini deldim. Havada savaşırsak avantaj onda olurdu. Yere indi. Öfkelenmesini bekliyordum ama kızgın değildi. 

'Dostlarım nerede?'

'Hmm, bilmem. Ama sana bir ipucu verebilirim. Yakında yanlarına katılacaksın.'

 

Bütün ekibi öldürmüş müydü?

'Sende kimsin?'

'Bir Tanrıya adını soracak kadar kibirlisin. Ölü bir adam olsanda bunu sana söyleyebilirim. Ben Kıskançlığın Tanrısı Tethos'um.'

'Kıskançlık mı? Ne acınası bir duygu!'

'Onu kışkırtma Azyl. Sen geride dur.'

'O piç dostlarımı öldürdü!'

'Yeterince güçlü değilsin. Geri çekil.'

'Hayır. Güçlüyüm. Kafasını bedeninden ayırıcam.'

'Sana hayır dedim!'

'...'

'Ulaklarım bu sırada kızlarınla biraz eğlenebilirler değil mi?'

'Ne!?'

 

Koridorun diğer tarafında kızlarımın etrafını saran kanatlı ulakları gördüm. Mızrakları çok uzundu. Kalabalıklardı. Beni alıp götüren iğrenç yaratıkları hatırladım. Tethos'un unuttuğu bir şey vardı. Frimold da bir seçilmişti. Gülmeye başladım.

 

'Neden gülüyorsun köpek?'

'Onlar çoktan beni aştı. Sen kendin için endişelenmelisin.'

'Hahaha! Seni kıskanıyorum zavallı köpek.'

Parçalanmış zırhımı yeniden yaptım. Üzerime gelmesini bekliyordum. Çarpışmadan önce Extia'nın büyüsü Tethos'a çarptı.

'Seçilmişime dokunmana izin vermiycem!'

'Ah, köpeğin çok havlıyor. Senin için onu biraz terbiye edeceğim.'

Kanatlarını kullanamıyordu ama hızı değişmemişti. Yine suratımda belirdi. Extia bile ne ara bana geldiğini görememişti. Çok yavaştım. Sanki zaman yavaşlamıştı. Hareketlerim ağırdı. Göğsüme attığı yumruk beni metrelerce uçurdu. Zırh parçalandı. Ayağ kalktım. Kaburgalarm kırılmıştı. Oynayan kemiklerimi hissedebiliyordum. Ben insandım. Acı hissetmesemde kırılmış kemiklerim organlarımı kesip beni öldürebilirdi. 

 

İkinci darbeyi yemekten Extia sayesinde kurtuldum. Araya girdi ve yan duvara çarpıp gözden kayboldular. Başım dönüyordu. Düzgün düşünemiyordum. Ulaklarla savaşan kızlarımı görebiliyordum. Askerler her yerdeydi. Kafamdan akan kan tek gözümün görmesini zorlaştırdı. Boğazıma dayanan hançerin soğukluğuyla kendime geldim. 

 

'Her şeyi mahvettin insan! Seni öldürmeden önce ne söyleyeceksin?'

'S-Sen?'

'Aradığın Şekilci benim.'

 

Bedenimi büyüyle sarıp patlattım. Şekilci ortaya çıkmıştı! Gördüklerime inanmak istemedim. Bu Otea'ydı. Hayır. Onun kılığına girmişti.

 

'Kızıma naptın?'

'Buna cevap vereceğimi nerden çıkardın? Belkide onu çoktan öldürdüm.'

'Bunun yanına kalacağını sanıyorsan yanılıyorsun.'

Ortadan kayboldu. Otea siliniverdi. Varlığını hissedemiyordum. Sırtıma saplanan hançer beni yere serdi.

 

'Önce seni, sonra serbest bıraktığın kızları en sonda tüm krallığı alacağım.'

'Yani planın buydu.' Hançeri çıkardım. Sesin geldiği yer sürekli değişiyordu. Varlığını sezemediğim bir düşmanla savaşamazdım. Bedenimi yeniden zırhla kapladım. 'Düşmanın olan bir Tanrıyla anlaştın, hepsi kendine bir krallık almak içindi. Bundan Tethos'un çıkarı ne?'

'Bunu bilmen sana bir şey kazandırmayacak insan. Zaten öleceksin.'

'Ölecek olan sensin.'

 

Avuçlarımı yere bastım. Bütün alan büyümle doldu. Alana girdiğinde zincirler onu yakalayacaktı. Sesi Otea ile aynıydı. Aklımı karıştırmasına izin veremezdim.

 

'Baba çabuk ol.'

'Annemin sana ihtiyacı var.'

'Baba!'

'Acele et.'

'Kes şu saçmalığı ucube!'

 

İki hançer farklı bölgelerden fırladı. Zırhıma çarptılar ve hiçbir şey olmadı.

 

'Ne oldu? Hoşuna gitmedi mi? O zaman hoşuna gidecek şeyler sunayım.'

Ses değişti. Bu benim sesimdi. Kopyam karşımda belirdi.

'Hangimiz gerçeğiz?'

'Kim olduğumun farkındayım.'

'Öyle mi dersin?'

Şekli yine değişti.

 

'Bana kütüphanedeki bilgiyi verirsen dostlarını serbest bırakırım.'

 

Ve yine.

'Gezgin Efendi, Kardeşim Percyvell'ın oyunlarına kanmamalı.'

 

Son olarak Extia'ya dönüştü.

'Eğleniyor musun?'

'Seni pislik. Beni kullandın. İç savaşı başlatan sendin. Prenslere ne yaptın?'

'Sence? Hepi öldü.

'Ya Kraliçe?'

'Onu öldürürsem soylular kimi öldürecek?'

'Başaramayacaksın. Seni durduracağım!'

'Siz kendini kahraman sanan züppeler aynı şeyleri diyorsunuz. Ama biliyor musun?' Alanıma adım attı. Zincirler kopya Extia'yı yakaladı. Mızraklarımı ona doğrulttum. 'Tanrıçanı kendi kişisel zevklerim için alabilirim.'

 

Elleri kopyaladığı Extia'nı. yüzünde ve göğsünde gezindi.

'Seni piç!'

 

Mızraklar Şekilciye saplandı. Extia'nın bedeni kayboldu. Toza dönüştü. Gözlerimi açtım. Hançer boğazıma dayanmış şekilde duruyordu. Bubların hepsi bir rüyaydı. Baştaki Otea'nın kılığındaydı.

 

'Sana öleceğini söyledim. Beni durduramazın insan. Sizin ihanetiniz dünyanın sonunu getirdi. Bunu telafi edemezsin.'

'Telafi etmek isteyen kim? Hepsinin kökünü kazıyacağım!'

'Haha, boğazında hançer olan benmişim gibi konuşuyorsun.'

Toprağa adıyla seslendim. Şekilcinin bacaklarını ve kollarını yakaladı. Hareketsiz şekilde bekliyordu. Hançeri yere düştü.

 

'Yolumda duruyorsun Şekilci.'

Kılıcımı kopya Otea'nın kalbine sapladım. Çevirdim ve bedenini ikiye ayırdım. Şekilci gerçek bedenine döndü. Soluk beyaz tenli, ellerinde ve ayaklarında parmak olmayan insana benziyordu. Ayağa kalktım. Kırık kemiklerim ve sırtımdaki yara yürümemi engelliyordu. Nefes almak her zamankinden çok zordu. Hepsini boşverdim. Ruhsal ejder kanatlarımı çağırdım.

 

Sırada Tanrı Tethos vardı.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1362

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1144

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 727

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 97

Site İstatistikleri

  • 18950 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26535 Bölüm Sayısı


creator
manga tr