Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 82: Saray ve Şekilci Kuralları


Tozlarını temizlediği kitapları bizlere uzattı. Sert deri kapaklı kalın kitabı elime aldım. Kenarları yılların etkisiyle yıpranmıştı. Sayfaları biraz sararmıştı ve yıllanmış kokusu burnumu kaşındırıyordu. Kapağında yazan adı kalan her şeyden çok dikkatimi çekti.  Yaralarla kaplı ellerimi sarmıştım. Artık kanamıyorlardı.

 

'Şekildeğiştirenler. Yazan; Haspin Danori. Bunu sen yazmamışsın.'

 

'Evet, Şekildeğiştirenlerle müttefiktik ama onlar hakkında pek şey bilmiyorduk. Onlarla ilgili öğrenebildiklerimiz yine onlardan biri sayesinde oldu. Bu kitabı yazdıktan sonra, Haspin adındaki Şekildeğiştiren kendi halkı tarafından katledildi. Kitap bir hazine niteliğinde. İçinde yatan bilgi ciddi öneme sahip.'

 

'Teşekkür ederim. Ona gözüm gibi bakacağım.'

 

Chinjoka diğerlerine kitaplarını verirken kitabın ilk sayfasını açtım. Bir önsöz bırakılmıştı. Normalde önsözleri okumazdım ancak kitabın önemi ve içimdeki büyük merak beni onu okumaya itti. Şekildeğiştirenler kendilerinden 'Şekilci' diye bahsediyorlardı.

 

'Bir Şekilci olmak başlı başına bir meseledir. Şekilci doğduğunda çocuğa hemen isim verilmez. Çocuk 6 yaşına gelene kadar nelere dönüştüyse ona uygun bir isim verilirdi. Neye benzediğimizi söylemek güç bir kavram. Bizler şekilsiziz. Öyleyse birbirlerimizi nasıl mı tanıyoruz?

 

Şekilciler diğer ırklardan farklı olarak altıncı ve yedinci hissi kuvvetli varlıklardır. Bu sebeple birbirimizi tanıyabiliriz. Ömrümüz dönüşüm geçirdikçe azalır. Buda çok sık kabuk yani şekil değiştirmemizi önler. Yinede aramızdan bazıları buna uymayıp sık sık şekil değiştirir.'

 

Kitabın kapağını kapattım. Odama döndüğümde onu okuyacaktım. Chinjoka bana döndü ve kolumu tuttu. Kolumu bir serinlik dalgası kapladı ve kafama ilerledi. Sanki soğuk bir içkinin hepsini kafama dikmişimcesine beynim uyuştu. Kafamdaki ardı arkası kesilmeyen sorularım bir bir cevaplandı. Sadece sorularım değil, ihtiyacım olabilecek tarifleri ve içerikleri de öğrendim.

 

'Saraya dönmemiz gerekiyor. Diğer prenslerle tanışmalıyım ve Scan'dra'nın kızıl gözü için bir şeyler düşünmeliyim. Sizde annenizi bulmalısınız. Buz halkından Seth adındaki bir çocuğun içinde saklanıyor.'

 

'Annemin peşinden gideceğim. Bir daha karşılaşana dek kendinize dikkat edin ve daha da güçlü olun.'

 

Kütüphaneden çıktık. Üst saray kütüphanesine çıkan merdivenleri tırmandık. Saçlarım siyahtan mora dönmüş ve uzamışlardı. Hepsini ensemde topladım ve bağladım. Gözlerim Extyl'i kullandığım zaman mor renge bürünüyor onun dışında eski gri haline dönüyordu.

 

Otea hayata dönmekten memnundu. Uyandığında nedense bizi suçlamadı. Şikayette etmedi. Gerçeğin özü buna sebep olmuş olabilirdi. Sol kızıl gözünü kapalı tutuyordu. Böyle yapması dikkat çekecekti. Arkamı döndüm. Extia ve Scan'dra da durdu. Scan'dra'ya yaklaştım.

 

'Efendim?'

 

'Gözünü saklamak için henüz iyi bir şey bulamadım. Sana bir maske yapabilirim ama bu bize sorun oluşturabilir.'

 

Ellerimi uzun mavi saçlarına götürdüm. Karşı koymadan sabırla bekledi. At kuyruğu saçını açtım ve sol gözünü kapatacak biçimde keserek yeniden şekillendirdim. İyi bir iş çıkaramamıştım. Kahkülü sadece sol tarafında vardı. En azından gözünü kapatıyordu.

 

'Gözünü açabilirsin. Saçından kimsenin onu görüceğini sanmam.'

 

'Teşekkür ederim efendim.'

 

Yumruk yaptığı elini göğsüne vurdu. Extia koluma girdi ve sertçe yönümü değiştirdi.

 

'Ona fazla yüz verme!'

 

'Sadece yardım ediyordum.'

 

'Hayır etmeyeceksin. Otea'yı bana ver. Onu düzgünce eğiteceğim.'

 

'Yine içimden bir ses bunun kötü bir fikir olduğunu söylüyor.'

 

Belimde birkaç iğne batışı hissettim. Acı çekmekten nefret ediyordum.

 

'Ah… Tamam tamam. Tanrıçam nasıl isterse.'

 

Parçalanan giysilerimizi değiştirdik. Otea'yı Extia'ya bıraktım. Dolap birbirinden gösterişli kıyafetlerle doluydu. Hiçbirini giymek istemedim. Extyl'den kendime yeni bir kıyafet yaptım. Siyah ve morun ağırlıklı olduğu uzun bir ceket ve pantolon yaptım.

 

'Daha iyi.'

 

Aynada kendime baktım. Saçlarımı kesip kesmeme konusunda kararsızdım. Odamdan dışarı çıktım. Extia'nın odasının önünde bekliyordum. İçerden gelen sesleri duyabiliyordum. Extia bağırıyordu. Kapılarımızda muhafız olmaması içimi rahatlattı. Kutsal kabul ettikleri tanrıların utandırıcı konuşmalarını duymuyorlardı.

 

'Hayır seni aptal onu öyle giyemezsin. Daha önce hiç jartiyer giymedin mi? Saçlarını ben toplarım.'

 

Scan'dra ona cevap veriyordu ama ne dediğini duyamıyordum. Tek duyabildiğim Extia'nın bağırışlarıydı.

 

'Bana cevap verme! İlk önce kollarını geçirmelisin yoksa elbiseyi yırtarsın. Oh, kutsal ana adına… Umarım kimse seninle evlenmez. Çok beceriksizsin.'

 

İçerde neler döndüğünü görmek istiyordum… Yine duyamadığım bir şeyler söyledi.

 

'Ne? Evlenmek için becerikli olmaya gerek yokta ne demek? Seni baştan aşağı terbiye etmem gerekecek.'

 

Yere çarpan kırbaç sesleri duydum.

 

'Çıkıyoruz. Cezana sonra karar vereceğim.' 

 

Ayak sesleri kapıya doğru geliyordu.  Aceleyle kapıdan uzaklaştım. Köşeyi döndüm ve saklandım. Önden Extia çıktı.

 

'Azyl'in yanına gidiyoruz.'

 

'Peki leydim.'

 

Bana doğru geliyorlardı. Doğal davranmaya çalıştım. Birkaç adım geriledim ve köşede karşılacakmışız gibi adımlarımı ayarladım. Diğer prenslerin huzuruna çıkmamız bekleniyordu. Yolda yürürken üçümüzde siyah giysiler içindeydik. Extia aynı elbisesinin yeni bir tanesini giyiyordu. Scan'dra ise kolları kabarık, yakasını gerip gevşetebilecek bir tunik giyiyordu. Altında dizlerine kadar inen kısa bir pantolon vardı. Uzun çorapları bacaklarını kapatıyordu. Giysileri tamamen siyahtı. Saçlarının taranma yönü sağdan sola getirilmişti. Yamuk kestiğim saçları belli olmuyordu ve kızıl gözünü gizliyordu.

 

Akşamın ilerleyen saatlerine kadar prenslerle tanışma faslı sürdü. İkinci ve beşinci prensle tanıştık. İsimleri sırayla Gualtian ve Jessop idi. Hepside kraliyet soyundan gelenlerin 'Buzdoğan' adını taşıyordu. Beyaz saçlara sahiptiler. 2. Prens Gualtian Buzdoğan halktan bir kadın ile evliydi.  Aşkını her şeyden önde tutmuş ve tahtan çekilmiş bir prensti. Bir oğlu ve iki kızı vardı. Onlarda saray halkından sayılsalar da saf buz kanını bozdukları gerekçesiyle tahta herhangi bir hak iddia etme hakları yoktu.

 

Çocuklarda babalarının beyaz saçlarına sahip değildi. Sadece kızlarından biri beyaza olan tutkusundan dolayı saçlarını beyaza boyatıyordu. Tahtta hak sahibi sadece 4 prens vardı. Prens Gualtian orduda, halk arasında ve bakanlar kurulunda söz sahibi biriydi. Halktan biriyle evlenmesi otoritesini sarsmıştı. 3. Prens Percyvell Buzdoğan ona baskı yapıp ikinci prens konumuna düşürsede Gualtian tahta gözü olmadığını açıklamıştı. Tahtan çekilse de devlet yönetiminden uzaklaşmış sayılmazdı.

 

En küçük kardeş 5. Prens Jessop Buzdoğan hırslı ve hızlı kararlar alan birisiydi. Buz büyüsüne ayrı bir tutkusu vardı. Vaktinin çoğunu antrenman yaparak geçiriyordu. Siyasetten nefret ediyordu. Genç ve güçlüydü. Buz ordusunun otorite sahibi generallerinden birisiydi. Halk tabakasıyla konuşmayı sevmeyen, soylularla eğlence ve ziyafetler düzenleyen bir adamdı. Birinci ve dördüncü prensle yarın tanışmayı umuyordum ancak iki prens beraber zorlu buz coğrafyasında keşif görevine gönderildiklerini öğrendim. 

 

Bu müddette sarayla daha yakın ilişkiler içine girmem gerektiğinin farkındaydım. Dostlarım oda hapsindeydi ve kızım Aleif de burada tutsak edilmişti. Yanlış bir harekette bulunmak istemiyordum. Sabır küpüm çok büyüktü ama ne kadar büyük olursa yıkılışıda o kadar gürültülü olurdu. Gece odamda yanan mumun ışığında koltuğa yaslandım ve kitabımı elime aldım.

 

'Bir Şekilci doğaya zarar verecek unsurlara karşı saygı duymalı ve onları durdurmalıdır. Benzer şekilde Şekilciler kendi aralarında katı kurallara sahiptir. Kimse kimseden üstün değildir. Güç kullanarak başkasının üzerinde sağlanan hakimiyet ebedi değildir. Sırlar yalnız Şekilciden Şekilciye aktarılabilir. Başka ırklara açıklanan sırların cezası ölümdür. Dünya ile etkileşimde bulunacak olan Şekilci mutlak iradeye müdahalede bulunamaz ve doğanın kanunlarına etki etmemelidir. Bu kuralı çiğnemenin cezası ölümdür. Kişisel çıkar için kargaşaya sebep olunamaz. Son olarak Şekilcilerin Ejderler ve Ademlerle yapılan 'Karşı Hidayet' antlaşması ile bu iki ırka dönüşmesi yasaklanmıştır. Bütün kuralların çiğnenmesinin tek cezası ölümdür.'

 

'Ne  katı kurallar.'




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1451

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1198

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 157

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 150

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 149

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14940 Üye Sayısı
    • 709 Seri Sayısı
    • 33159 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr