“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 81: Fedai Otea Scan'dra


Meseleyi hallettikten sonra Otea'ya durumu anlatmaya karar verdim.

 

'Pekala. Demin 'Olduğun yerde dur seni serseri suçlu!' dediğin kişi yaşadığın yerin kurucusu oluyor ve aynı zamanda kendisi ejderlerin kralı.'

 

Başımdaki yaraya dokundu. Parmaklarına siyah kanım bulaştı.

 

'Kafanızı yere sert çarpmışsınız efendim. Kurucunun yaşıyor olması imkansız. Onu geçtim, ejderler dünyayı uzun zaman önce terk etti.'

 

Kral araya girdi. Genç görünebilirdi ancak hareketleri yaşlı bir adam ile aynıydı. 

 

'Çekil kenara. İstersen sabaha kadar anlat, zihinleri yalan zehirleriyle dolu. Zihinlerini temizleyecek güce sahip değilim.'

 

'Zihinlerindeki zehri temizleyebilirim. Fakat nasıl yan etkiler doğuracağını söyleyemem.'

 

'Öyleyse ilk kobayımız karşımızda duruyor.'

 

Hepimiz Otea'ya baktık. Kadın kollarını tuttu.

 

'B-Bakışlarınızdan hoşlanmadım…'

 

Extia nazikçe kadının ellerini tuttu.

 

'Korkma.  Ölsen bile hayatın iyi bir amaç uğruna feda olacak.'

 

'Hayır hayır! Ölmek istemiyorum. Bırak beni!'

 

Ellerini çekmeye çalıştı ama boşunaydı. Otea'yı omuzlarından tuttum. Korkuyla sıçradı.

 

'Efendim? Lütfen bana yardım edin.'

 

'Üzgünüm Otea. Bunu bir devrim olarak düşünebilirsin. İçine sürüklendiğin bir tayfundasın. Bunu kaderin olarak düşünürsen belki ruhun huzur bulur.'

 

'Onu yere yatır Azyl. Zehri zihninden çıkaracağım.'

 

Otea'yı bacaklarından yakaladım. Ellerini Extia tutuyordu. Buz büyüsünü kullanamıyordu. Kaçmaması için daha sıkı tuttum. Yere yatırdım ve bacaklarını ve ellerini Extyl ile yere sabitledim. Yalvarmaya devam ediyor ve ağlıyordu.

 

'Hayır. Lütfen!'

 

İçimde onu serbest bırakmak için yoğun bir arzu vardı. Extia elini göğsüme koydu.

 

'Bu gerekli.'

 

'Ölmek istemiyorum!'

 

Bu olanlar sırasında kral sessizce izliyordu. Extia kadının mavi beyaz üniformasını soydu. Sağ elini kalbinin, sol göğsünün üzerine koydu. Sol elinide alnına bastırdı. Otea'ın göğsü acıyla yükseldi. Nefes alışverişi hızlandı. Bağırmaya devam etti. Gözlerinden kanlar aktı. Mavi saçları zeminin yer yanına yayıldı. Direnişi son buldu. Gözleri kapandı. Chinjoka'nın dili acımasızdı. 

 

'Zayıfların iradesi gerçekleri kaldıramıyor. Bu şekilde elimize hiçbir şey geçmeyecek.'

 

Extia'yı dinlememeliydim. Eğer onu bıraksaydım ölmüş olmayacaktı. Cansız bedenine baktım. Gözlerinden süzülen kanlar saçlarına bulaşmıştı. Göğsü hareketsizdi. Extia ellerini kadından çekti. Onu tanımıyordum bile ama o bizi kontrolünü kaybeden kralın elinden kurtarmıştı. Bunu düşünmeden sadece ona verilen görevi yerine getirmek için yapmıştı. Percyvell'a olan sadakatini görmüş oldum. Yalvaran çığlıkları hala kulağımdaydı. 

 

Masumları öldürmek ve bir şey olmamış gibi yolumuza devam etmek… Bu yolun diğerlerinden farkı neydi? Dünyayı kurtarmak için istilacıların yaptığının aynısını yapıyorduk. Bu yanlıştı, bu cahillikti, bu, bu sadece zalimlikti. 

 

Ellerim kendiliğinden Extyl ile parladı. İşaret parmağım Otea'yı gösterdi. Zihnimde bir yaratığın sesi çınladı. Ses kulaklarımı yırtıyordu. Kafamın içi sesle doldukça patlamaya hazır bir bombaya dönüyordu. Ses bana emrediyordu. Emirler arka arkaya ve tekrarlanıyordu.

 

'Onu bana yolla… Bekçiyi öldür… Beni özgür bırak… Onu bana yolla…'

 

Emre itaat ettim. Kadının dudağına iki parmağımı bastırdım. Diğer elimi kalbine koydum. Ağzımdan dökülen sözler bana ait değildi.

 

'Orduma yeni bir asker ol. Özgürlüğüm için savaş. Uyan savaşçı.'

 

'Azyl sen ne yapıyorsun? Onu Ölümsüze çevirme. Ruhu yeterince acı çekti!'

 

Otea'yı Ölümsüze mi çeviriyordum? O zaman onun ölmesine dayanamayan hislerim Şeytanın kulağına gitmişti. Benimle bağlantıya geçti ve Otea'yı canlandırmama yardım etti. Ancak bir Ölümsüz olarak… Şeytanın bir kuklası olarak.

 

Bunu durdurmalıydım. Otea'nın kalbi yeniden atmaya başladı. Bedeni hala soğuktu. Extyl'e yön verdim. Dudaklarına koyduğum parmaklarımı çektim ve alnına bastırdım. Mavi saçları uçlarından mora dönüşüyordu. Teni ise beyazdan tamamen pudra pembesine dönmüştü. Köpek dişleri uzamıştı. Kapalı dudaklarından uçları dışarı çıkıyordu. 

 

Geç mi kalmıştım? 

 

Alnında gücümü yoğunlaştırdım. Elimi kalbinden karnına indirdim ve Extyl'i bütün sinirlerine yaydım. Bedeni titriyordu. Köpek dişleri kısaldı. Mora dönüşen saçları eski mavi haline döndü fakat teninin rengini düzeltemedim. Ellerimi bedeninden çektim. Bütün derisi soyulmuş elim simsiyah kanımla kaplıydı. Her parmağımın ucundan yere kanlar damlıyordu.

 

Ve Otea gözlerini açtı. İki gözünün rengi farklıydı. Biri saçlarıyla aynı mavilikteydi. Diğeri ise Ölümsüzlerinki gibi kırmızıydı. Yattığı zeminden kalktı. Neler olduğunu anlamaya çalışıyordu.

 

'Ben. Ben ölmüştüm. Bundan emindim. Güzel bir bahçede annemi ve babamı gördüm. Ardından bahçe yok oldu. Alevlerle sarılı bir çukurdaydım. Kaçtım ama o iğrenç yaratık beni yakaladı. Ona katılmamı istedi. Ruhumu yutmak üzereyken seni gördüm Efendi Azyl. Beni o yaratığın pençesinden kurtardın.' Tek elini yumruk yapıp göğsüne dayadı ve diz çöktü. 'Tanrıların ve Ejderlerin gerçek hikayesini öğrendim. Bırakın sizinle savaşayım. Hayatımı sana adamak istiyorum.' 

 

Otea'yı bir Ölümsüze çevirmiştim ama kontrolü kaybetmeden iradesini onda bırakmayı başarmıştım. Hayata bir melez olarak devam edecekti. Hayatın bedeli ağırdı. Canını aldı ama insanlığının yarısını kaybetti. O sırada aklıma yeni bir fikir geldi. Frimold doğanın gücüyle Perileri oluşturmuştu. Bende Otea'yı yeni bir türe dönüştürmüştüm. İnsan ve Ölümsüz kırması…

 

Periler kadar saf bir tür değildi. Oluşturduğum yeni türü dikkatlice incelemeliydim. Eğer kusurları fazlaysa onu yok etmeliydim. Bu yüzdende Otea'nın benimle durması gerekiyordu. Sesimi bir rahip gibi çıkardım.

 

'Kalk çocuğum. Yeni hayatına başladın. Yeniden doğmanla ikinci bir isim almaya hak kazandın. Otea Scan'dra adını gittiğin her yere yay. Seni sorumluluğum altına alıyorum.'

 

Elimi Scan'dra'ya uzattım. Soğuk dudakları elimi öptü. Dicos'u kaybetmiş olabilirdim. Artık onun yerini alacak birisi vardı. Bir fedai kaybetmiş ve bir fedai kazanmıştım. Ne kadar güçlü ve nasıl yetenekleri olduğunu merak ettim. Kendimi o kadar kaptırmıştım ki Chinjoka ve Extia'yı unutmuştum bile. Konuştuklarını duyunca kendime geldim.

 

'Bunun olmasını beklemiyordum. Siz tanrıların güçleri düzen çizgisini kırmayı başarıyor.'

 

'Bizler yeni türler yaratma gücüne sahibiz. Kimsenin bilmediği birçok farklı tür dünyada yaşıyor. Sayıları çok az olsada varlar.' 

 

Bana baktı. Yüzünde kıskanmış bir hal vardı. Sesi emrediyordu.

 

'Sakın o gücü kendine bir harem kurmak için kullanmaya kalkma. Gözünün benden başkasında olduğunu görürsem canını yakarım.' Belimde ufak bir acı hissettim. Minik bir iğne batmış gibi acımıştı.

 

'Harem mi? Sen yanımdayken neden hareme ihtiyacım olsun ki?' 

 

Fena fikir değilmiş. Bunu neden ben düşünemedim ki? Ah şu kadınlar yok mu…

 

'Aklında bulunsun. Rochel denen kadınla işim henüz bitmedi.'

 

Önceki konuyu açmanın sırası değildi. Scan'dra, Chinjoka ve Extia'nın önünde eğildi.

 

'Efendilerime saygılarımı sunarım. İstekleriniz benim için emirdir.'

 

'Öyleyse sana diyeceklerimi iyi dinle fedai. Azyl'in fazla yakınında durmayacaksın. Aynı odada kalmak yok. O seninle konuşmadığı sürece onunla konuşmayacaksın. Ayrıca her hafta ayaklarıma masaj yapacaksın.'

 

'Nasıl isterseniz Leydi Extia.'

 

Chinjoka şaşkındı.

 

'Biraz abartı olmadı mı? Özellikle son kısım…'

 

'Biz tanrılar işte bu kadar nankörüzdür.'

 

'Orası kesin.'

 

Extia ile tartışmaya girmedim bile. Kadınlarla tartışmaya girmenin anlamı yoktu. Her zaman onlar kazanırdı. 

 

'Elimdeki kitaplardan kurtuldum. Yazdığın kitapları okumak için can atıyorum.'

 

Kütüphanesindeki yüzlerce kitabı gösterdi. Yazarı dışında kimsenin sayfalarını çevirmediği bir sürü kitap vardı. Onca kitabı nasıl okuyacağımı düşünüyordum. Chinjoka da bunu düşünmüştü.

 

'Vaktinin fazla olmadığını biliyorum. Gönül isterdi ki hepsini tek tek okuyasın ama bunu yapamazsın. Sana bunca bilgiyi tek seferde vereceğim. Yinede aralarından bazılarını okumanız için üçünüze de vereceğim.'

 

Elleri raflar arasında gezindi. Merdiveni kullandı. Üzerleri toz tutmuş kitaplardan birkaçını seçti. Kütüphanesinde yatan bütün bilgisini bize bahşedecek olmasına rağmen kitaplarını vermek istemesine saygı duydum. Chinjoka aslında bir yazardı. Bir tarihçiydi. Yazmaya olan tutkusu sonucu bu kütüphane oluşmuştu. Belkide dünya üzerinde geriye kalan tek doğru bilgi kendi kütüphanesiydi. 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1362

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1144

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 727

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 97

Site İstatistikleri

  • 18952 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26537 Bölüm Sayısı


creator
manga tr