Korku dağları bekler. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 78: Ejderler ve Tanrılar'ın Nihai Savaşı


Geçmişi bir ejderin gözlerinden izliyordum. Bu garip duyguyu üzerimden attım ve binlerce yıl önce yaşanan gerçekleri izlemeye devam ettim. Tbaung Esmeralda kralın hemen arkasındaydı. O da Morokat gibi kendi güç özünü oğluna verdi. Ejderler geçitten geçmeye devam etti.

 

‘Güçlerinizi bana vermeniz sizi güçsüz bırakacak. Neden bunu yapıyorsunuz?’

 

‘Çünkü oğlum… Sen bizimle gelmiyorsun. Burada kalıp dünyamızı koruyacaksın.’

 

‘Hayır burada kalmayacağım. Sizinle geleceğim ve dünyamızı beraber kurtaracağız. Beni burada kalmaya zorlayamazsınız!’

 

Kar beyazı ejder konuşmaya başladı. Bu Chinjoka’nun eşi Ydrad’dı. Chinjoka karanlığın ejderiydi. O ise ışığın. Ayrılmaz bir bütünün iki yarısıydılar. 

 

‘Burada kalıp neyi koruyacağız? İkimizde geleceğiz.’

 

‘Ydrad ne düşündüğünü anlıyorum ama bu son ölüm kalım savaşımız. Chinjoka kral varisi olarak geride kalmalı ve geleceğimizi garanti altına almalısın.’ Esmeralda sonu olmayan bir yolculuğa çıkıyorlarmış gibi konuştu.

 

'Gitmeliyiz.' dedi Arthur. Kendi adamlarına talimat verdi. Onlarda ejderlere bindiler ve girdaba yöneldiler..

 

Kral havalandı. Bu sırada girdaptan dışarıya Tanrılar çıkmaya başladı. Kırmızı gökyüzü savaş alanına dönüştü. Yıldırımlar, alevler, büyüler birbirini takip ediyordu. Kral varisi doğruca savaşın içine daldı. Gözlerini bürüyen öfke etrafına yıkım saçıyordu. Püskürdüğü karanlık alev birçok zayıf tanrıyı küle çevirdi.

 

Etrafında can veren ejderler teker teker yere düşüyordu. Bacağına dolanan zincirler onu tutmaya yetmedi.  Şu an babasından bile güçlüydü. 

 

'Hepinizi küle çevireceğim adi varlıklar!'

 

Gözü dönmüş bir şekilde Tanrılara atıldı. Onu izleyen ejderler yeniden toplandı. Tanrılar girdaba doğru geri çekiliyorlardı. Bembeyaz tüylerle kaplı kanatları, içlerinde yatan kiri saklamaya yetmiyordu. Gözünü kamaştıran bir parıltı anında önünde belirdi. Bu dünyaya ait olmayan hızda gelen ok ejderlerden birine saplandı. Ejderin haykırışı yere düşerken bile devam etti.

 

.

.

.

 

Oku atan kişi Tanrıların toplandığı yerdeydi. Elinde uzun sarı parıltılar saçan bir yay tutuyordu. Uzun saçlarıda aynı yayının rengindeydi. Teni insanlara benzemeyecek derecede beyazdı. Gözlerindeki ölü durgun bakış öldürmekten bile zevk almadığını ima ediyordu. Bedenindeki bütün kan çekilmiş ve gözlerinde toplanmıştı sanki. Kırmızı renkteki gözleri ifadesiz yüzüne ters kalıyordu.

 

Kadın yayını bir kez daha gerdi. Havaya fırlattığı kalın parlak sarı ok dağıldı. Gökyüzünü saran sarı bir örtü oluştu. Gökten yağmur gibi inen oklar ejderlerin üzerine indi.

.

.

.

 

'Savaşın Tanrıçasından daha azını da beklemezdim kardeşim. Her zaman olduğu gibi göz kamaştırıyorsun.' Beyaz elbiseler içindeki Savaşın Tanrıçası Taara gülümsedi. Öldürmek onun için sıradan bir şeydi. Bu hayatta onu gülümseten tek şey kardeşleriyle konuşmasıydı.

 

'Büyük ablam Extia'da her zamanki gibi beni şımartıyor. Bu acınası yaratıklar bize karşı koymaya devam ediyor. Silah Tanrısı Galous abimin yaptığı bu yayı çok beğendim. Denemek ister misin?'

 

Extia küçük kardeşinin uzattığı yayı geri itti. Savaşa zorla getirilmişti ama savaşmayı düşünmüyordu. Burada istilacı olanlar kendileriydi. Acının Tanrıçası olarak bu dünyanın katlandığı acıyı hissedebiliyordu. 1000 yıldır süren savaş, içinde sadece hüznün birikmesine sebep olmuştu.

 

'Öldürmeyi sevmiyorum. Belkide bu teklifi Kaos Tanrısı Iznas küçük kardeşimize sunmalısın.'

 

Iznas uçarak Extia ve Taara'nın yanına geldi. Kıvırcık siyah saçları kafasında dönen entrikaları yansıtıyordu. Her zamanki heyecanlı konuşma şekli şu an daha fazlaydı.

 

'O yaptığın da neydi öyle Taara abla? Şu çirkin yaratıklar neye uğradıklarını şaşırmış olmalılar.'

 

Taara yayı küçük kardeşine uzattı. Bu cömert teklif Iznas'ın yüzünde kocaman bir gülümsemeye sebep oldu. Yayı eline aldı sarı tüylerle kaplı yay renk değiştirdi. Artık rengi ateş kırmızısıydı.

 

'Büyünle uyum sağlayan kutsal bir yay kardeşim. İstediğin gibi kullanabilirsin.'

 

Izmas yayı tam germek üzereydiki ejderler tarafında bir parıltı gördü. Ablası Taara'nın yolladığı sarı oklar onlara doğru geliyordu. Yüzlerce tanrı kendilerini korumak için pozisyon aldı. Extia kardeşlerinin önüne geçti. Büyüsüyle oluşturduğu koca bir kalkan kendisi ve kardeşleri dahil onlarca tanrıyı korudu. Onlara çarpan binlerce ok çok sayıda tanrıyı katletti. Yüzlerindeki kendini beğenmiş ifade silinen tanrılar neler olduğunu anlamaya çalışıyordu.

 

'Bu Rüya idi. Bu dünyanın temelindeki büyüdür. Deminki büyü rüzgarı kontrol etmeye yarıyordu.' Sakin sesiyle herkesin dikkatini çeken Bilgelik Tanrısı Thoione'di.

 

'Rüzgara hükmeden bir büyü mü? Bu aciz yaratıklar böyle bir büyüye nasıl sahip olabilir? Onların tarafında sadece Ademler vardı ama bu imkansız! Ademler büyü kullanmayı bilmeyen ilkel bir halktı.' Iznas'ın sesi öfkeliydi. Ölenler arasında dostlarıda vardı. Yeşil gözlerinin koyuluğu arttı. Gözü ablası Taara'ya kaydı. 'Abla!'

 

Binlerce oktan bazıları Extia'nın kalkanı kırmış ve Taara'ya saplanmıştı. Extia kardeşinin başını ellerinin arasına aldı. Durgun ifadesinde hala gülümsemeye çalışan Taara, zar zor konuşuyordu.

 

'Kendi büyümle vuruldum. B-Bundan kaçış yok.' Extia'nın elini tuttu. Titreyen kar beyazı elleri ablasının ellerinin arasından kaydı. 1000 yıldır savaşan tanrılarda artık limitlerindeydi. Bu kader savaşıydı.

 

Extia ölen küçük kardeşinin güzel yüzüne son kez baktı. Açık kalan kırmızı gözlerini kapattı. Parıltılar eşliğinde kanatlarından başlayan yok oluşunu izledi. Geriye külleri bile kalmadı. Iznas öfkeyle elindeki yayı tekrar ejderlere doğru gerdi ama bu yapacağı şeyden tek zararlı çıkacak olanlar yine kendileriydi.

 

Extia ise öfkeli değildi. Kendi halkıyla beraber diğer halkların acılarınıda hissedebiliyordu. İki tarafta beraber huzur içinde yaşayamaz mıydı? Neden bir tarafın yok olması gerekiyordu? 

 

'Bu kadarı yeter.' Extia ayağa kalktı ve savaş alanını terk etmeye hazırlandı. Otoriter bir ses hemen arkasından seslendi. Bu Tanrılar Tanrısı Lass'dı.

 

.

.

.

 

Gökyüzünden inen binlerce oku gördüğümde ejderlerin sonunun geldiğini düşündüm ama Chinjoka Rüzgar Rüyasını kullanarak bütün okları tanrılara geri fırlatmıştı. Tanrı tarafında ölenlerin parlayarak öldüğünü görebiliyordum. Kocaman mor bir büyü kalkanı gördüm. Bu sırada Morokat ve Arthur'un birlikleri kral varisine katıldı.

 

Tanrı tarafında tekrardan bir hareketlenme oldu. Elinde büyük bir mızrak tutan tanrı elini havaya kaldırdı. Gökyüzünden inen kırmızı yıldırımlar korkutucuydu. Yıldırımlar mızrakta toplandı. Bedeni yıldırımlarla çevrelenen tanrı diğerleriyle birlikte saldırıya geçti. Sayısız kutsama büyüsü tanrı tarafında parlıyordu. Her renkten kutsama bedenlerini sarmıştı. 

 

Ejder Kral'ın müthiş kükremesi bir kez daha berrak gökyüzünde yankılandı. Gökyüzünden inen kızıl yıldırımlar kesildi. Ydrad ve Esmeralda da savaşa katıldı. Buz büyüsüyle donan tanrılar kolay hedeflere dönüşüyordu. Ydrad'ın ışık alevi, ruhları kirli tanrıları temizliyordu. Rüzgar ise ejderlerin tarafındaydı. Chinjoka isterse esiyordu. Tanrılar ağır kayıplar veriyordu. Elinde mızrak tutan, bedeni kızıl yıldırımlarla çevrili tanrı Morokat'a saldırdı. Onu görür görmez tanıdım. O aşağılık Lass'tı.

 

Arthur alev alev yanan kılıcını tanrının mızrağına savurdu. İki güç arasında bir elektriklenme yaşandı. Alevler ve yıldırımın çekişmesini uzaktan izledim. Chinjoka'nın üzerine gelen mor mızraklar bana çok tanıdık geldi. Mızraklardan biri ejderlerden birini yere serdi. Mor kanatlarıyla Extia'yı tam karşımda gördüm. Yüzü hüzünlü ve gözlerinden siyah gözyaşları akıyordu. Ona dokunmak için uzattığım elim nafileydi. Ben gelecekten gelen bir zaman yolcusuydum. Geçmişe hüküm vermeye yetkim yoktu. Extia, Chinjoka'ya saldırsada saldırıları ona dokunamıyordu.

 

'Acını hissediyorum ejder. Bu savaşı bitirmenin tek yolu savaşmak mı?'

 

'Dünyamızda sizin gibi pis varlıkları istemiyoruz. Ya siz burayı terk edeceksiniz ya da bizler bu uğurda öleceğiz.'

 

'Çok yazık,  öfke çoktan içinizi kurutmuş. Birazdan yaşanacaklardan sonra bu sorumun hiçbir önemi kalmayacak. Devriniz bugün bitecek.'

 

'Siz ve kirli planlarınız 1000 yıldır sürüyor. Bizleri artık kandıramazsınız.'

 

'Extia!' Lass'ın bağırışını duydum.

 

'Öyleyse Ejder Kralın düşüşünü izlemeye hazır ol.' Mor büyü etrafımızı sardı. Yüzlerce ejderin etrafında aynı büyü zincirleri oluştu. 'Kaderin zincirlerini elime alıyorum. Bu zincirler acılarınızın şekillenmiş hali. Artık elimdesiniz.' Bütün zincirlere asıldı. Yüzlerce ejder aynı anda haykırmaya başladı. 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1285

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1093

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 907

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 831

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 717

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 557

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 398

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16063 Üye Sayısı
  • 427 Seri Sayısı
  • 21055 Bölüm Sayısı


creator
manga tr