"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Beyond Eternity - Bölüm 75: Kütüphanenin Gizli Bölümü


Kaliteli kalın deri kağıtların üzerine çizilmiş parça parça resimlere bakıyordum. Yaratığın tam boyutunu gören kimse yoktu. Sivri pençelere, uzun dişlere sahipti. Pençesinin biri insandan daha büyüktü. Halk arasında zaman zaman geceleri yerin altından sesler geldiği söyleniyordu.

 

Canavarın tek ilgimi çeken yönü gözleriydi. Rüyamda gördüğümle aynı gözlere sahipti. Resmin yanına alınan notlarda renginin mor olduğu yazılmıştı.

 

'Sizin için canavarla ilgileneceğim Prensim. İstediğinizi yerine getirmeden önce bir şeyi teyit etmek istiyorum.'

 

'Nedir?'

 

'Zindanınızda aradığım birisi var. Onunla görüşme talep ediyorum.'

 

'Kiminle görüşmek istiyorsunuz?'

 

'Aleif Karagüneş.'

 

'Zindan komutanıyla konuştuktan sonra size haber veririm. Öyleyse konuşmamıza bir son verebiliriz. Sarayı gezebilirsiniz. Kuzgun bahçesini mutlaka görmelisiniz. Yılın bu zamanı yeni açmış çiçeklerle muhteşem bir görünüme sahiptir.'

 

Ekselanslarına teşekkür edip huzurundan ayrıldık. Bize eşlik eden bir hizmetçi ekibi yoktu.

 

'Burada uzun bir süre kalacağız gibi gözüküyor. Bunun olacağını biliyor muydun?'

 

'Bir saraydayız. Hiçbir karar aceleyle alınmaz. Uykun sırasında diğer prenslerle tanıştım. Bir Tanrıya nasıl davranmaları gerektiğini hepsi çok iyi biliyordu. Senin aksine.'

 

'Sana saygısızlık ettiğimi hatırlamıyorum. O günü kast ediyorsan eğer... onu başlatan sendin. O garip elbiseyi giydirip üzerime çıkmıştın.'

 

Yüzünde hafif bir kızarıklık gördüm. Yanımda Tanrı değil, bir insan gibi davranıyordu.

 

'Uzatmayalım, Prens Percyvell dışındaki varislerde güçlü. Özellikle birinci ve ikinci prensler ciddi bir güce sahip. Bakanların çoğu onları destekliyor. Percyvell'ın planı büyük olsa bile destekçisi olmadan fazla ilerleyemez.'

 

'Kafanda yine birkaç tilki dolanıyora benziyor. Herkesin iyi olduğunu kontrol etmek istiyorum. Sonra, kütüphaneye ve diğer prenslerle tanışmaya gidebiliriz.'

 

'Birkaç tilkiymiş, hıh! Kafamda yüz tilki dolanır ama hiçbirinin kuyruğu bir diğerine deymez.'

 

'Evet Extia, kesinlikle…'

 

Muhafızların sık olduğu saray bölümüne geçmiştik. Kadınların ve erkeklerin ayrı odaları vardı. Frimold ve diğerlerinin olduğu odaya yöneldik. Muhafızlar kim olduğumu biliyorlardı, bu yüzden soru sormadılar.

 

‘Baba!’ Koşarak bana sarıldı. ‘İyi misin? Gözlerin! Onlar normale dönmüş!’ Güçlerimden vazgeçtiğimde yeşil gözlerimde normal gri haline dönmüştü.

 

‘Bu ne anlama geliyor?’ diye sordu Eleel.

 

‘Tanrı olamayacak, anlamına geliyor. Normal bir insandan farkı yok. Yaşlanacak ve ölecek.’ Extia’nın sözleri acımasızdı. Kapıyı arkasından kapattı. Bu huyu değişmeyecekti.

 

‘Sen!’ Rochel, Extia’yı işaret etti. ‘Sen o gördüğüm kadınsın. Burada ne işin var?’

 

‘Öncelikle, Azyl’in yanından hiç ayrılmadım. 1000 yıla yakın bir süredir beraberiz. Benimle bu şekilde konuşmaya devam edersen canını yakarım ölümlü!’ Sesini yükseltti. Onu durdurmaya çalıştım ama beni geri itti. ‘Eğer onu istiyorsan önce beni geçmelisin.’

 

İstemek?

 

‘N-Ne diyorsun be?’ Rochel’in yüzüne baktım ama benimle göz göze gelmekten kaçındı. ‘Onu istediğimi de nerden çıkardın? Azyl’in güçlerine bir şey yapmış olabilirsin. Senden hoşlanmıyorum hepsi bu.’

 

‘Hahaha, Buradaki herkese istediğin yalanı söyleyebilirsin. Gözlerinin arkasında yatan aşk acısını görebiliyorum. Ben Acının Tanrıçasıyım, her gece ağrıdan uykunu kaçıran kalbinin yakarışlarını duyabiliyorum. Herkesi hatta kendini bile kandırabilirsin ama beni kandıramazsın.’

 

‘Extia! fazla ileri gidiyorsun!’ Kolunu sertçe tuttum. Gözlerinin içine baktım. ‘Bu kadarı yeter. Böyle bir zamanda konuşmamız gereken daha önemli meseleler var.' Odadakilere durumu açıklamaya başladım. 'Bir süre daha bu odada kalacaksınız. Prensin benden istediği şeyi yaptığımda serbest kalacaksınız.'

 

'Senden ne yapmanı istedi baba?'

 

'Bir ejder bulmamı…'

 

'Ya bulamazsan?' bunu kimsenin sormasını istemiyordum. Eleel'e baktım. Akira hemen arkasından bana bakıyordu. Hibiki ise sessizce oturduğu sandalyeden dışarıyı izliyordu.

 

'Başaramazsam büyük ihtimal canınızdan olacaksınız.'

 

'Neden onların dediklerini yapmak zorundayız?' Rochel'in siniri hala geçmemişti. 'Senin güçlerin gitmiş olsa da hala Frimold'unkiler duruyor. Buradan kaçabiliriz.'

 

'O zaman kız kardeşimi terk etmiş oluruz! Aleif hakkında bir şeyler öğrenebildin mi baba?' Elini Rochel'in omzuna koydu. Bu onu biraz sakinleştirmişti.

 

'Prense sordum, yakın zamanda beni bilgilendirecek. Sizden istediğim biraz burada sabretmeniz. Hızlı olacağım ya da sizi buradan kurtarabilecek bir yol bulacağım.'

 

Extia'ya seslendim. Beraber kapıya yöneldik. Çıkmadan odadakilere baktım. Erkeklerin bulunduğu odaya girdim. Extia'dan dışarıda beklemesini istedim. 

 

'İyi olduğuna sevindik Azyl.' Gregor ayağa kalktı. 'Durumumuz ne olacakmış?'

 

'Bende sizlerin iyi olmasına sevindim. Bir süre burada misafir olacağız. Dışarı çıkmanıza izin yok. Bir yolunu bulup sizi çıkaracağım.'

 

'Anlıyorum. Öyleyse bekleyeceğiz ama ork arkadaşımız için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çoktan buradan kaçma planları yapmaya başladı.'

 

'Ben sadece yedekte bir plan bulundurmanın iyi olacağını düşündüm. Hazırlıklı olmak her zaman iyidir.' dedi Ragor. 'Aklımda henüz bir şey yok ama yakında gelir.'

 

'Fazla dikkat çekmesen iyi edersin. Sizin için geri geleceğim.'

 

Odanın kapısını kapadım. Kütüphaneye yürüyorduk. Nasıl kurtulacağımızı düşünüyordum. Kütüphaneye adımımı attığımda hayli şaşkındım. Barbar denilen bi kavim için bu kadar kitaba sahip olmak nasıl mümkün olmuştu? Kitaplar tarih, yazar ve konu olmak üzere düzgün bir şekilde sıralanmıştı. Boş vaktimde okumak için yanıma Buzun Doğuşu Cilt 1 ve Yoktan Medeniyet adındaki 2 kitabı aldım.

 

Depo yüzüğüme koymak için bıraktığım kitaplar ahşap zemine düştü. Kütüphane görevlisi yaptığım şeyi gördü. Yanıma geldi ve beni azarladı. Özürlerimi sunarak kitapları yerden aldım.

 

‘Onları senin için taşırım, bana ver.’ ondan istemediğim bir şeyi yapmak isteyen Extia beni şaşırttı. Kitapları ona verirken yumuşak ellerini benimkilerin üzerine koydu. Bakışları her zamankinden farklıydı. Hızlıca ellerimi geri çektim ve kütüphanenin gizli tarafına yöneldim. Gizli bölümün önünde uzun mavi saçlı bir kadın beklemekteydi. Kraliyet mensuplarının giydiği beyaz ve mavi renklerine sahipti. 

 

‘Efendi Azyl, lütfen bu taraftan.’ Prensin bilgilendirdiği hizmetçilerden biri olmalıydı. 

 

‘Beni gizli bölüme götürecek olan kişi olmalısınız.’

 

‘Evet efendim, adım Otea. 3. Prens Percyvell beni kişisel muhafızınız olarak görevlendirdi. Nereye giderseniz gidin yanınızda olacağım.’

 

Bir kadın daha… Bir bu eksikti.

 

‘Ben buradayken senin varlığının bir önemi yok muhafız, efendinin yanına geri dönebilirsin.’

 

‘Ama Leydi Extia, Prens…’ Okyanus mavisi gözleri mora döndü. ‘Nasıl isterseniz hanımım.’

 

Korumayı başımızdan sağdıktan sonra gizli bölümün merdivenlerinden aşağı indik. Parlak kristallerin aydınlattığı merdivenlerden aşağı doğru indik.

 

‘Bize gizli bölüm hakkında bilgi verebilirdi. Onu geri göndermen prense saygısızlık olmadı mı?’

 

‘Ben bir Tanrıçayım. Benim hareketlerim saygısızlık oluşturmaz. Hatta bir Tanrıçanın koruması altında olan birisini korumak için muhafız göndermek bana yapılmış bir saygısızlıktır.’

 

‘Peki benim Muhteşem Tanrıçam kraliyet kütüphanesinin gizli bölümü hakkında bana nasıl bir bilgi sunabilir?’

 

‘Bu tatlı konuşmalar bana her istediğini yaptırabileceğin anlamına geliyor sanma. Sadece seni korumak için dünyaya indim. Bunu biraz hava alacağım şeklinde düşünebilirsin. Uyuduğun sırada, sen uyanana kadar endişeyle yanında oturduğumu falan da düşünme sakın.’

 

‘Tabikide öyle düşünmedim. Sen o duygulara sahip bir varlık değilsin Extia.’

 

Bakışları ciddileşti. Onunla dalga geçtiğimi düşünüyordu. Geçiyordum bu doğru ama ciddi durmaya gayret ettim. 

 

‘Bunu daha sonra tekrar konuşacağız. Seni burada bekleyen sürprizi şimdi söylersem ben nasıl eğleneceğim. Beklemekten ve siz ölümlülerin vakit kaybettiğiniz uzun konuşmaları beni çok sıkıyor. Yinede sana buradaki tarihten biraz bahsedebilirim.’

 

‘Merakım boyumu aştı Extia.’

 

‘Yağcılığı kes ve dinle, tüm bu buz başkentinin kuruluş hikayesi bir tek şeyi gizlemek içindi. İlk atanın adının bilinmemesi de bu sebeptendi. İlk ata aslında bir insan değildi. O bir ejderdi ve kendini Tanrılardan gizlemek için burayı inşaa etti. Barbarlara buzu nasıl kullanacaklarını öğretti ve sonrada ortadan kayboldu. Şu an inmekte olduğumuz merdivenler bizi onun inine götürüyor.’ 

 

‘Bu in kimin?’

 

‘Kim olacak! Tabikide yeni Ejder Kral Chinjoka’ya!’




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1285

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1093

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 907

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 831

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 717

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 557

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 398

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16063 Üye Sayısı
  • 427 Seri Sayısı
  • 21055 Bölüm Sayısı


creator
manga tr